“Hoca, onların mayası eksik demişti”
Saadet Partisi Gölcük İlçe Teşkilatı pazartesi akşamı parti binasında haftalık toplantısını yaptı.
Toplantıda konuşan İlçe Başkanı İbrahim Akgündüz, belediyeciliği Türkiye’nin Milli Görüşle tanıdığını söyledi ve yapılan icraatlerden örnekler verdi. Bugünkü yönetimin ise maneviyata değil maddiyata dayalı olduğuna vurgu yaptı
Saadet Partisi Gölcük İlçe Başkanlığının bu haftaki toplantısında Başkan İbrahim Akgündüz belediyecilik anlayışına dikkat çekti. Akgündüz yaptığı açıklamada, “Türkiye, gerçek anlamda belediyeciliğin ne olduğunu Millî Görüşle tanıdı. Bunun temel esprisi Millî Görüş'ün belediyecik modelinin uygulanmaya başlamasıydı. Konunun uzmanları çok iyi bilirler ki, başarının sırrı şahıslar değil; prensipler ve sistematik yapıdır. Sistem ve prensipler sağlam olmadıktan sonra, uygulayıcının uzman olması bir işe yaramaz. Bozuk kantar, uzmanının elinde doğru tartmaz; cetveli eğri olan, doğru çizgi çizemez. Önce sağlam bir plan ve program, sonra da iyi bir uygulayıcı olmalı” diyen Akgündüz, konuşmasına şöyle devam etti.
“REFAH PARTİSİ, SAĞLAM BİR BELEDİYECİLİK MODELİ OLUŞTURDU”
“Millî Görüş partisi olan Refah Partisi döneminde, özellikle 1994'ten itibaren Türkiye çapında yaygın bir belediyecilik hizmeti gerçekleştirilmesi ve efsanevi hizmetlere imza atılmasının sebebi budur. Refah Partisi, sağlam bir belediyecilik modeli oluşturduktan sonra, halkı tanıyan ve halkın içinden gelen adaylarla halkın karşısına çıktı. Seçkin, işinin uzmanı, dirayetli, dürüst ve manevî yönü güçlü adaylarla çıktı”
“ÖZLENEN EFSANEVÎ HİZMETLER ORTAYA KOYDUK”
“Millî Görüşçü Başkanlar neler yaptı diyeceksiniz? Önce, belediye aracılığı ile halkı bütünleştirdi. İnsanı merkeze aldı, "her şey insan için" anlayışı ile hareket etti. Beldelerin alt yapı, konut, su ve ekmek sorununu çözdü. Ucuzluk ve kaliteye önem verdi. Belediyelerin girişine, "Rüşvet alan da, veren de mel'ûndur" levhasını astı. Yolsuzluklara son verdi; yoksullara kucak açtı ihtiyaçlarını giderdi. İftar çadırları, bayramlarda ücretsiz otobüs seferleri gibi uygulamalarla halkı kaynaştırdı. İşin uzmanlarından "Danışma Meclisi" oluşturdu. "Halk Meclisleri" kurarak belediyeleri halka açtı. Millî ve manevî değerlere saygılı, şehir kültürünün gerektirdiği kaynaşma, dayanışma ve muhabbetle, beklenen ve özlenen efsanevî hizmetler ortaya koydu. O dönemin hizmetleri saymakla bitmez”
“MİLLÎ GÖRÜŞ DÖNEMİNİN MANEVÎ HAVASI YOK”
İbrahim Akgündüz bugünkü durumu değerlendirerek, “ Bugün de hizmet adına bir şeyler yapılıyor ama Millî Görüş döneminin manevî havası, heyecanı, güven duygusu ve efsanevî hizmetlerinden eser yok. O dönemde hizmet verenlerin bir kısmı bugün de görevde; fakat model ve sistematik yapı farklı. Erbakan Hoca diyordu ya: "Onların mayası eksik, mayası! O maya Millî Görüş'tür." Halk, belediyecilikte kopya ve taklit yerine; yemeğin tuzu, biberi misali İşin mayasını oluşturan Milli Görüş belediyeciliğinin özlemini çekmektedir.
“MİLLÎ GÖRÜŞÇÜ EMANETE HIYANET ETMEZ”
Millî Görüşçü belediye başkanı, kendisini sevsin veya sevmesin, herkese eşit hizmet götürmeye çalışır. Başkanlığı bir emanet olarak görür. Emanete hıyanet etmez. Kul hakkından korkar. Kıyamet gülü yaptıklarının hesabını vereceğine inanır. Hizmetlerini makam ve mevki için değil; ibadet aşkıyla yapar. "İnsanların hayırlısı, İnsanlara hizmet edendir" anlayana sahiptir. Hırslı değil, azimlidir.
“ÇALIŞMA MODELİNDEKİ FARKI GÖRÜYOR MUSUNUZ?”
Bugün makam ve mevki hırsı öne geçmiş durumdadır. Maneviyattan çok maddecilik hâkimdir. İhtiraslar galiptir. Parti menfaati her şeyin üstündedir. Örnek mi? Saadet Partisi 2004'te Mardin’deki 2009'da Şanlıurfa'da belediye başkanlığı seçimlerini kazandı. AKP ne yaptı etti bu illerin belediyelerini daha ilk haftalarda partilerine transfer etti. Peki, AKP bunca belediyeye sahipken Saadet Partisi'nin tek İl belediyesine niçin göz dikti dersiniz? Hem de, Sayın Başbakan'ın "Erbakan'ın yolundayız" gibi lâflar etmesine rağmen! Daha Erbakan Hoca hayatta iken böyle yapmasının sebebi neydi? Hoca'nın bu kadarcık hatırı yok muydu?
“RÜŞVET ALAN DA, VEREN DE MEL'ÛNDUR"
Sayın Erdoğan çok iyi biliyordu ki, o tek belediye ile diğer belediyeler arasındaki fark, ak ile kara kadar belirgin olacaktı. Nice belediyeler yolsuzlukla anılırken; girişinde, "Rüşvet alan da, veren de mel'ûndur" yazan belediye bütün Türkiye'nin dikkatini çekecekti. Eski Başbakan Yardımcısı Abdüllâtif Şener, "AKP döneminde Cumhuriyet döneminin en büyük yolsuzluğu yapılıyor" diye bas bas bağırırken; yolsuzluğu sıfırlamış Saadetli bir belediye Türkiye'nin gündemine oturacak ve ilgi odağı olacaktı. Çalışma modelindeki farkı görüyor musunuz?
“YA DAİRE DIŞINA ÇIKTIKTAN SONRA?”
İktidar partisinin ihtiraslı tutumu yalnız Mardin ve Şanlıurfa ile sınırlı değil. Bilindiği üzere, Rize önemli bir sel felaket yaşamış ve bundan 7 belediye etkilenmişti. Hükümet, bu belediyelerden 6'sının zararını karşıladığı halde; yalnız Saadet Partili Kendirli Belediyesi'ni dışlamıştı Rize'deki 6 belediyenin zararları ödendiği halde, yalnız Saadet Partili Kendirli Belediyesi'ne para ödenmedi. AKP'li olmadığı için cezalandırıldı tarih 26.12.2012’dir.
Geçmişte şahit olduk ki, Millî Görüşçü bir yöneticinin böyle yapmaya vicdanı elvermez. Allah'tan korkar, kul hakkı almak istemez. Recep Tayyip Erdoğan da İstanbul Belediye Başkanı iken işleyen Millî Görüşçü mekanizmanın gereğini yapmıştır. Ya daire dışına çıktıktan sonra? Ne diyelim! Halk olup biteni gözleriyle görmektedir. Bu yüzden. İnanacağız, çalışacağız, Takatimizin sonuna kadar gayret göstereceğiz” dedi.