‘Her zaman Gölcük için çalıştık’
10 Mayıs 2013 09:59

‘Her zaman Gölcük için çalıştık’

1994 yılında Fatma Ekiz, Mustafa Cintaş, K.Ertan Nur, İsmail Balcı ve Sadık Uysal tarafından kurulan Gölcük Amasyalılar Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Rasim Tuz, dernek olarak her zaman Gölcük için neler yapabiliriz

Tuz, “Derneğimiz Gölcük ve çevresinde yaşayan hemşerilerini bir araya
getirerek birlik ve beraberliği ilke edinmiştir” dedi. RÖPORTAJ: FAHRİ HANER

Her hafta gazetemizin 7. Sayfasında yer verdiğimiz Hemşeri Derneklerine bu hafta Gölcük
Amasyalılar Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ni konuk aldık. Röportajımızda
dernek olarak ilkelerinin Gölcük’e yararlı etkinlikler yapmak olduğunu söyleyen Başkan Tuz’a
sorularımıza içtenlikle cevap verdiği için teşekkür ederiz.

GÖLCÜK AMASYALILAR KÜLTÜR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ
Gölcük Amasyalılar Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği 19.10.1994 tarihinde 41-138538
Kütük Numarası ile Yeni Mahalle Atatürk Bulvarı Numara 54 Gölcük Kocaeli adresinde, Kurucu
Başkan Fatma Ekiz ile geçici yönetim kurulu üyeleri Mustafa Cintaş, K.Ertan Nur- İsmail Balcı
ve Sadık Uysal tarafından kurulmuştur. Kuruluş tarihinden itibaren doğduğumuz yer Amasya
ve yaşadığımız şehir Gölcük için neler yapabiliriz düşüncesi içinde oldu. Gölcük Amasyalılar
Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Gölcük ve çevresinde yaşayan hemşerilerini bir
araya getirerek birlik ve beraberliği ilke edinmiştir. Hemşeriler arasında yardımlaşmayı kültürel
yönden geliştirerek sağlamlaştırmak, yaşadığımız yerde Gölcük halkı arasındaki bağların
kuvvetlendirilmesi, toplumdaki dayanışmanın, yardımlaşmanın, hoşgörünün, barışın, sevginin
ve saygının yayılmasını sağlamak, gençlerimizin ve çocuklarımızın yetiştirmeleri konularındaki
eğitimlerine yardımcı olmak, korunmaya ve yardıma muhtaç insanların problemlerine eğilmelerini
sağlamak ve bu konuda çalışmalar yapan kişi ve kuruluşlara destek vermek.

AMASYALILAR DERNEĞİ’NE SÜRDÜRÜLEN ÇALIŞMA KONULARI
Ahlâki, manevî, dinî, millî, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, tanıtılması ve yaşatılması, temel
insan hak ve hürriyetlerinin bütün dünya insanlarına tanınması ve yaygınlaştırılması konularında
çalışmalar yapmak ve yapanlara katkıda bulunmak. Yasal sınırlar içerisinde, yurtiçi ve yurtdışında
her türlü kültürel faaliyetlerde bulunmak ve yapılan organizasyonlara katılmak ve katkıda
bulunmak. Geleceğin teminatı olan insanımızın vatansever, kültürlü, manevi değerlerine bağlı, ilmi
seviyesi yüksek, çağdaş, bilimsel ve teknolojik bilgilere sahip birer şahsiyet olmalarını sağlamak
ve milletimizin birlik ve huzur içinde kalkınma ve gelişmesine katkıda bulunmak için çalışmalar
yapmak. Dünya üzerinde hiçbir kimsenin dini, dili, ırkı, rengi, fikri sebebi ile ayrımcılığa ve
ayıplamaya maruz kalmaması için gerekli çalışmalar yapmak. İnsan haklarını, insan haysiyetiyle ve
adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan, ekonomik, sosyal, hukuki, psikolojik, kültürel
ve fiili her türlü engelin kaldırılması, haksızlığa uğrayan başta insan olmak üzere bütün varlıkların
doğalarının korunması için çalışmalar yapmak. Yerli ve yabancı kültürleri araştırıp, tanıtıp; bu
kültürlere mensup insanlar arasında dostluk ve kardeşliğin gelişmesini ve kendi üyeleri arasında
ekonomik, sosyal, bilimsel, eğitim, kültürel ve benzeri alanlarda yardımlaşmayı ve dayanışmayı
tesis edecek faaliyetler yapmak.

DERNEĞİN MEVUT YAPISI
Gölcük Amasyalılar Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nde kuruluşundan bu zamana
kadar sırası ile Kurucu Başkan olarak Fatma Ekiz, Mustafa Cintaş, Celal Deli, Osman Kemal
Ulufer, Mehmet Çolak, Muharrem Zeki Duygun başkanlık yapmışlardır. Derneğimiz halen Yeni
Mahalle 284.Sokakta Gölcük Amasyalılar Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği olarak
mevcudiyetini sürdürmekte olup 164 üyesi bulunmaktadır. Derneğimizin geliri, üye aidatları ve
dernek lokalimizin geliri sağlanmaktadır. Mevcut üye sayımızın 132 si erkek üyelerden oluşurken
32 üyemiz de bayandır. 13 Ocak 2013 tarihinde yapılan genel kurulda Yönetim Kurulumuza Rasim
Tuz(Emekli Memur), Hüseyin Davulcu (İş Adamı), Dr. Tayfun Dilli(Diş Hekimi), Şafak Kılıç

(Öğretmen Seviye Dershanesi Sahibi), Mehmet Sezgin(Öğretmen), Bahriye Gökat (İş Kadını),
Bahtiyar Gül (Türk Telekom’da Tekniker) ve Ahmet Aydan (Din Görevlisi) seçilmişlerdir ve
halen görevlerine devam etmektedirler. Derneğimiz bünyesinde 2008 yılında Gençlik Kolları
kurulmuş olup gençlerimizin bir araya gelmelerini sağlayarak yöresel kültürümüzün tanıtımı için
organizasyonlar yapmalarına imkanlar sağlanıp, ilçemizde faaliyet gösteren diğer kültür dernekleri
ile çeşitli etkinliklere katılmaları sağlanmaktadır. Yine bünyemizde kadın kolları kurma noktasında
son aşamaya gelinmiş olup en kısa süreçte bu eksikliğimizi de gidermeyi planlamaktayız. Osmanlı
İmparatorluğu döneminde Osmanlı Devletine oniki tane şehzade yetiştirmiş Osmanlı Devleti’nin
Oxford’u olan şehrin ismini taşıyan Amasyalılar Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin,
eğitim alanındaki eksikliğinin giderilmesi için, hedeflerimizi geleceğin teminatı olan genç ve
dinamik beyinlere ülkesi, milleti, devleti ve yaşadığı şehirle doğduğu şehirlere faydalı gençlere
el uzatıp, onların eğitimlerini rahat bir ortamda devam ettirebilmeleri için Yüksek Öğrenimde
eğitimine devam eden öğrencilerimize karşılıksız burs verebilmek adına gerekli çalışmalar
yapılırken, özellikle burs konusunda bizlere destek olacak iş adamlarımızı da derneğimize davet
ediyoruz. Gelsinler, bir çayımızı içsinler, bizlerle tanışsınlar. Tabii bu söylediğim sadece iş
adamlarımız için değil bütün Gölcüklü hemşerilerimiz için de açık bir davettir. 2011 yılı ocak
ayı itibarı ile yapılan adrese dayalı nüfus sayımına göre Gölcük’te 1168 Amasyalı hemşerimizin
yaşadığı ikamet adresleri ile tespit edilmiş olup bu zamana kadar bunlardan hane bazında yaklaşık
80 hane ziyaret edilerek gerek kendileri ile ilgili gerekse derneğimizin mevcudiyeti ile ilgili ve
yaşadığımız yer olan Gölcük ile ilgili fikir alış verişlerinde bulunulmuştur. Hemşerilerimiz ile
yerel yöneticilerimiz arasında köprü görevini üstlenerek Gölcük’ümüzle ilgili sorunlar ilgili
makamlara iletilmiştir. 2013 yılı içerisinde 9 Haziran 2013 Pazar günü Koray Aydın Parkı’nda
Geleneksel 8. Keşkek günü yapılacaktır. Bütün Gölcüklü hemşerilerimizi de bu vesileyle davet
etmiş olalım; ayrıca nasip olursa ağustos ayının sonlarına doğru Amasyalı olmayıp da güzel ve
şirin kentimiz Amasya’yı görmek isteyen hemşerilerimizin katılacağı 2 günlük bir Amasya Gezisi
planlanmaktadır. Derneğimizin yapısından, kuruluş amaçlarından ve fiziki yapısından bahsettikten
sonra sizlere biraz da Amasya hakkında bilgi vermek istiyorum.

AMASYA’NIN TARİHİ
Yapılan arkeolojik araştırma ve bulgulara göre Amasya'da ilk yerleşme; M.Ö. 5500 yıllarında
başlayıp Hitit, Frig, Kimmer, İskit, Lidya, Pers, Hellenistik - Pontus, Roma, Bizans, Danişmend,
Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerinde kesintisiz olarak devam etmiştir.Bu dönemlerin
arkeolojik yerleşim yerlerine ait kalıntılar halen mevcuttur. Amasya merkezinde uygarlıklarından
derin izler bırakan Pontuslar'ın (M.Ö.333 - M.Ö.26) krallarının ölümünden sonra kayalara oymak
suretiyle yaptıkları Kral Kaya Mezarları, bugün bile ilimizin anıtsal eserleri arasında yer almaktadır.
M.Ö. 26 - M.S.395 tarihleri arasında Roma egemenliğine geçen ilimiz ve çevresinde bu uygarlığa
ait su kanalları, kaleler, köprüler vb. eserlerden bazıları günümüze kadar gelebilmiştir.
Tarihin akışı içerisinde önemli roller üstlenen Amasya Kurtuluş Savaşı sırasında yine ön plana
çıkmıştır.19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'da başlayan Milli Mücadele'nin ilk adımı, 12 Haziran
1919 tarihinde Mustafa Kemal'in Amasya'ya gelmesiyle devam etmiştir. Osmanlı idaresi altında
Amasya, birçok tarihi hadiselere şahit oldu. Osmanlı Devleti ile İran Safevi Devleti arasındaki ilk
barış da, 29 Mayıs 1555'te Amasya'da yapılmıştır. Tanzimattan sonra Sivas'a bağlı bir sancak haline
getirilen Amasya, İstiklal Harbi’nde mühim bir yer işgal etmiş, Sivas Kongresine burada karar
verilmiştir. Meşhur Amasya Tamimi Türkiye'nin bütün şehirlerine buradan duyurulmuş ve Amasya
Protokolü burada imzalanmıştır.

AMASYA İLİNİN COĞRAFİ VE FİZİKİ YAPISI
Karadeniz Bölgesinin orta bölümünde bulunur. Yüzölçümü 5520 kilometrekaredir. Dağ, su, ova ve
yeşillikler diyarıdır. Dağlar: il topraklarının % 54'ünü dağlar kaplar. Önemli dağları: Taşlıdağ (2058
m), Akdağ (2044 m), Kuşpınarı (1763 m), Tavşandağı (1909 m), İnegöl Dağı (1873 m)'dır. Kazıklı,
Kunduz, Ereğli ve Karaömer diğer dağlarıdır. Ovalar: il topraklarının % 20'sini ovalar kaplar.
Önemli ovaları: Suluova, Taşova ve Gümüşova'dır. Suluova'nın 1987'den sonra 15 bin hektarlık
alanı sulanabilir hale getirilmiştir. Akarsular: Amasya'nın en önemli akarsuyu Yeşilırmak'tır.

Yeşilırmak, Sivas'ın Köse dağından doğar. Kayabaşı mevkiinde 256 km uzunluğundaki Çekerek
çayı ile birleşir. Yozgat'tan doğan Çekerek çayına Amasya'da Ezinepazar ve Zara dereleri dökülür.
Yeşilırmak'ın Çekerek Çayı ile birleşmeden önceki ismi Tokat veya Tozanlı suyudur. Çekerek Çayı
ile birleşip Amasya'nın içinden geçer. Ladik Gölünden çıkan ve Suluova'da Gümüşsuyu ile birleşen
Tersakan Çayını alarak önce Tokat, sonra da Samsun ilinden geçerek Karadeniz'e dökülür.

AMASYA’NIN TARİHİ VE TURİSTİK YERLERİ
Amasya eski hüviyetini koruyabilen nadir bir ilimizdir. Tarihi eserleri ve turistik yerleri oldukça
fazladır. Şehirdeki tarihi eserlerin en meşhurlarından 40’ının, 26'sı Osmanlı ve 8'i Selçuklu devrine
aittir. Abideler bakımından Türkiye'nin en zengin köşelerinden biridir.
AMASYA KALESİ: Amasya'nın kuzeyinde Herşane dağı üzerindedir. Herşane, Han veya Pontus
Kralı Mithradetes tarafından yapıldığı rivayet edilir. Kale civarında cami, sarnıç, zindan, burç,
mahzenler vardır. Helkıs, Saray, Maydonos ve Meydan kapıları vardır. Kale, Yeşilırmak'a dimdik
inen kayalık bir tepenin üzerinde kurulmuştur. Aşağıya doğru uzanan surlar ırmak boyunca devam
ederek şehri kuşatan surlarla birleşir. Evliya Çelebi kaleyi şöyle anlatır: Beş köşeli olup, surlar
üzerinde 41 tane kule vardır. Kale içinde saray, cephanelik, su sarnıcı, ırmağa inen gizli yollar
vardır. Kale aşağı ve yukarı olmak üzere ikiye ayrılır. Bu kale Roma, Bizans, Selçuk ve Osmanlı
devirlerinde tamir görmüş ve Amasya Belediyesi ile Amasya Valiliği’nin ortak çalışmaları
neticesinde bu gün yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine açılmıştır.
BAYEZİD CAMİİ KÜLLİYESİ: Sultan İkinci Bayezid Han tarafından 26 sene valilik yaptığı bu
şehre hediye olarak 1486'da yaptırılmıştır. Caminin kapısı, mihrabı ve minberi üzerindeki yazıların
sanat değeri çok yüksektir. Darülhadis, darüşşifa, medrese, kütüphane ve imareti ile büyük bir
külliyedir. Kütüphanede 20 bin cilt eski eser ile papirüs kağıdı üzerine yazılmış Kur'an-ı Kerim’in
kufi yazılı ilk nüshaları bulunmaktadır.
BAYEZİD PAŞA CAMİİ: Kuş Köprüsü yanındadır. Sadrazam Necmeddin Halil Bayezid
Paşa Amasya Sancak Beyi iken 1414'te yaptırmıştır. Cephesi mermer, çevresi taştandır. Minber
süsleri sanat bakımından çok kıymetlidir. 1892'de tamir görmüştür. Halen kendi iç mimarisini
korumaktadır.
BİMARHANE (DARÜŞŞİFA): İlhanlı Sultanı Olcayto'nun eşi Yıldız Hatun tarafından kölesi
Abdullah oğlu Amber Lala için 1309'da yaptırılmıştır. Tek katlı bir tıp medresesi olarak inşa
edilmiştir. Hastaların müzikle tedavi edildiği ilk akıl hastanesidir. Giriş yeri çiçek ve yaprak
motifleriyle süslüdür. Bu şifa yuvası o devirde büyük üne sahipti. Burada çok kıymetli hekimler
yetişmiş ve pek çok hasta tedavi edilmiştir.
ÇAĞLAYAN KÖPRÜSÜ: Danişmendli İltekin Gazi tarafından eski bir köprünün ayakları
üzerine kurulmuştur. Turhal Yolu üzerindedir. Kemerleri kırmızı tuğladan 70 m uzunluğunda 4 m
genişliğindedir. Köprünün yanında İltekin Gazi'nin mezarı vardır.
ARASTA (BEDESTEN): Gümüşhacıköy ilçesindedir. 1669'da sadrazam Köprülü Mehmed Paşa
yaptırmıştır. Dört kapısı vardır. Üstü açık bir yolun iki yanında uzanan altışar dükkandan meydana
gelmiştir.
KARA MUSTAFA PAŞA HAMAMI: Merzifon'dadır. 1678'de sadrazam Kara Mustafa Paşa
tarafından caminin vakfı olarak yaptırılmıştır.
TERZİKÖY KAPLICALARI: Amasya-Zile yolu yakınında olup, il merkezine 27 km
uzaklıktadır. Romatizma, felç, mide, barsak, sinir, safra kesesi, böbrek ve kadın hastalıklarına iyi
gelir.
HAMAMÖZÜ KAPLICALARI: Gümüşhacıköy ilçesindedir. Romatizma ve bazı deri
hastalıklarına iyi gelmektedir.
GÖZLEK KAPLICASI: Amasya'ya 20 km mesafede Çekerek ırmağı kenarında bataklık bir
bölgededir. Kükürtlü suyu romatizma ve deri hastalıklarına iyi gelmektedir.
BENZER HABERLER
X