Hayatı paylaşmak için engel tanımıyor
10 Mayıs 2013 17:41

Hayatı paylaşmak için engel tanımıyor

1973 yılında Almanya’da doğan ve doğuştan engelli olan Serap Duraktepeli,kendi kurduğu atölyesinde ortaya çıkardığı eserleriyle büyük ilgi görüyor.


Kendi atölyesinde birbirinden güzel eserleri ortaya çıkaran ve hayatı paylaşmak için engel
tanımayan Duraktepeli, eserlerini Değirmendere’de açtığı tezgahta satışa sunuyor

Doğuştan engelli Serap Duraktepeli kendi kurduğu atölyesinde ortaya çıkardığı
eserleriyle büyük ilgi görüyor. 1973 yılında Almanya’da doğan ve doğuştan engelli olan
Serap Duraktepeli, Korkmaz ve Havva Duraktepeli’nin tek çocuğu. Baba Korkmaz
Duraktepeli ve ailesi, Almanya’da ki çalışma hayatını bitirdikten sonra memleketi
İzmir’e yerleştiler. Kısa süre sonra Gölcük’e yerleşen Duraktepeli ailesi, Gölcüklü oldu.

KENDİ ÜRETİYOR, KENDİ KAZANIYOR
Gölcük’te yaşanan asrın felaketi Marmara depreminden sonra ilçemizde Emine Cebeci
tarafından kurulan Gölcük Engellilerle Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’nde
açılan kurslarda eğitim alan Serap Duraktepeli, kursun ardından kendi atölyesini açtı.
Kursta öğrendiği bilgilerle, kendi atölyesinde birbirinden güzel eserleri ortaya çıkaran
Duraktepeli, eserlerini Değirmendere’de açtığı tezgahta satışa sundu.

‘EVE KAPANMAK ZOR GELİYORDU’
Yaşadıklarını gazetemize anlatan Duraktepeli, engellilere seslendi. Engellilerin acınacak
hali olmadığını söyleyen Duraktepeli, “Engelli ve engelsiz benim için hiç fark etmez.
Çünkü engellilerin acınacak bir durumda olmasına karşıyım. Biz ailece Gölcük’e
yerleştiğimiz dönemlerde ilçemizde Engelliler Derneği kurulmuştu. Dernek Başkanımız
Emine Cebeci engellilere yönelik birçok proje geliştirdi. Bu projelerin en önemlisi
engellilerin el becerisini geliştiren kurslar oldu. Dernek binasında el beceri kurslarını
hayata geçiren başkanımız Cebeci, bizlere öğretmen nezaretinde kurs vermeye başladı.
Bende bu konuda çok istekli olduğum için bu kursa başlayarak eğitim gördüm. El beceri
eğitimim 6 ay sürdü. Kursta kendimi çok iyi yetiştirdim. Bunca eğitimin ardından
eve kapanmak bana çok zor geliyordu. Bir şeyler yaparak, çalışmam gerekliydi. İlk
dönemlerde çalışmalara evde başladım. Fakat ev çok kirleniyordu. Babam ve annemin
büyük desteği ile Gölcük Donanma Mahallesi Saraylı Caddesi üzerinde atölye için bir
dükkan kiraladık. Atölyemde çalışmalarıma devam ettim” dedi.

‘ENGELLİ YOKTUR, ENGELLEYEN VARDIR’
Dernekte aldığı bilgi ve birikimle kendini geliştirmek için gayret ettiğini söyleyen
Duratekpeli, “Burada önemli olan hayal gücünü kullanmaktır. Ben aldığım bir vazo
ve benzeri eşyaların üzerine işlemeler yapıyorum. Bunu yaparken de hayal gücümü
kullanıyorum. Bu çalışmalar çok büyük sabır isteyen çalışmalardır. Bir nesnenin üzerine
yapılan desenler, gerçekten emek istiyor. Bende sabırla çalışmalarımı severek ve
isteyerek yapıyorum. Yaptığım bu eserleri hafta sonu Değirmendere Sanat Sokağı’nda
satarak gelir elde ediyorum. Bence engelli yoktur, engelleyen vardır” dedi.

BENZER HABERLER
X