Hayalet binalar korkutuyor!
13 Ağustos 2013 18:11

Hayalet binalar korkutuyor!

Yüzyılın felaketi olarak nitelendirilen 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 14 yıl geçmesine rağmen, deprem sonrası yıkılmayan hayalet binalar, mahalle sakinlerini tedirgin ediyor.

Binaları gördükçe depremi bir kez daha yaşadıklarını ifade eden mahalle sakinleri, “Herhangi bir sarsıntı halinde bu binalar, birçok insanın canına mal olacaktır” dedi

 

Yüzyılın felaketi olarak nitelendirilen 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 14 yıl geçti. Sabaha karşı saat 03.02`de meydana gelen ve 45 saniye süren 7.4 şiddetindeki deprem, büyük acıları da beraberinde getirdi. Kimi anneler çocuklarını kaybetti, kimileri eşlerini. Çocuklar annesiz babasız kaldı. Aradan 14 yıl geçmesine rağmen acılar hala ilk günkü gibi taze. Depremin ardından kriz masasının destekleri ile depremde zarar gören binalar için yıkım kararı verildi. Hak sahiplerine yeni daire verilerek maddi zararın bir kısmı karşılandı. Orta hasarlı binalar ise devlet tarafından kredi imkanı ile onarıldı. Az hasarlı binalar ise yine hasarı giderilerek faaliyetine devam etti. Fakat mühendisler tarafından tespit edilen hasarlı binalar, hak sahiplerinin itirazları doğrultusunda yıkılamadı. Yıkılması engellenen bina sahipleri tam 14 yıldır mahkeme kararı bekleniyor. 14 yıl süren bu mahkemeden karar çıkmaması üzerine, dava halen devam ediyor. Ağır hasarlı binalar, doğa şartları nedeniyle  viran hale geldi. Hasarlı binaları gören vatandaşlar, 14 yıl önce yaşanan depremi bir kez daha yaşıyor.

 

‘GECE VE GÜNDÜZ TEDİRGİN YAŞIYORUZ’

Hasarlı bina etrafında yaşayan mahalle sakinleri bu konudan oldukça muzdarip. Hasarlı binaları gördükçe depremi her gün bir kez daha yaşadıklarını belirten mahalle sakinleri, “Depremin üzerinden14 yıl geçmesine rağmen, biz her gün depremi yaşıyoruz. Önümüzde hayalet gibi duran bu binalar, bizim için tehlike arz ediyor. Eğer burada bir sarsıntı yaşanırsa bu binanın yıkımı birçok insanın canına mal olacaktır. Yasalarımız çok yavaş işlediği için bu binaların akıbeti henüz belli değil. Gece ve gündüz hep tedirgin yaşıyoruz. Buna benzeyen birçok binalarımız da mevcut. Depremde hasar gören ve yıkılması gereken binalar, hissedar kardeşlerin anlaşamaması nedeniyle  yıkılamadı. Bundan dolayı bu binaların akıbeti yargıya taşındı. Yargının kararı uzun sürmesi nedeniyle, binalar doğa şartlarına yenik düşmeye başladı. Boş kalan bu binalar, geceleri tinercilerin mekanı oldu. Geceleri bu binalarda kalan kimliği belirlenmeyen kişiler bizim korkulu rüyamız oldu. Yetkililerimizden bu konuyla ilgili duyarlı olmalarını istiyoruz” dedi.

BENZER HABERLER
X