‘Gurur duyulacak Gölcük oluşturmak hedefindeyiz’
04 Şubat 2020 16:42

‘Gurur duyulacak Gölcük oluşturmak hedefindeyiz’

Gölcük Kent Konseyi Kadın Meclisi’nin Belediye Başkanı ile Buluşma Toplantısı’nda konuşan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer,

“Çocuklarımızın yaşamaktan gurur duyacakları bir Gölcük oluşturmak hedefindeyiz” dedi. Gölcük Kent Konseyi Kadın Meclisi’nin her ay rutin olarak gerçekleştirdiği Belediye Başkanı ile Buluşma Toplantısı, dün Gölcük Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Gölcük Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Nurten Turnalı ve yönetimi ile kadın meclisi üyeleri katılım gösterdi. Başkan Sezer, toplantıda yapmış olduğu konuşmada, “Yakın zaman önce Elazığ Sivrice merkezli bir deprem yaşandı. 45 vatandaşımız hayatını kaybetti. Deprem akabinde o gece geç saatlere kadar AFAD İl Müdürlüğü ile geç saatlere kadar görüşmekler yaptık. AFAD İl Müdürlüğü ve devletimiz, hızlı bir şekilde refleks gösterdi. 17 Ağustos 1999 Depremi’nde, neredeyse bir hafta sonra devletimizin yardımlarını hissedebilmiştik. Saat 1 civarında depremin tam boyutlarını aslında devletimiz biliyordu. İlk anda AFAD dışındaki yardım ekiplerini devletimiz, oraya göndermedi. Saat 1 civarında gönderilen bir mesaj var. Sivil savunma için görev yapan sivil ekiplerin dışındakilerin malzemeleri götürmemeleri, gitme konusunda da inisiyatifin kendilerinde olduğu ifade edilmişti. Bunun dışında yapacağımız yardımları AFAD ile konuştuk. İlk olarak bir talepte bulunulmadı” dedi.

‘DEPREMİ EN İYİ ANLAYACAK OLAN GÖLCÜKLÜLERDİR’

Sözlerine devam eden Başkan Sezer, “Depremi en iyi anlayacak olan Gölcüklülerdir. Gölcüklülerin AFAD’dan bir yardım kampanyası yapılması talebi oldu. Yeni malzemelerin toplanması istendi. Son derece isabetli bir tercihti bu. Burada malzemelerin gönderildiği sırada, gönderdiğimiz malzemeleri tasnif ettik. Her malzeme ayrı bir yere istiflendi. Yüklenebilmesi açısından kolay olması için paletlere koyduk. İki tır malzeme gönderdik. AFAD’ın Elazığ’daki deposuna istiflendi. Tüm Türkiye’de en derli toplu olarak gönderilen malzeme, Gölcüklülerin gönderdiği malzemeler oldu. Biz akabinde Elazığ ve Malatya’ya gittik. Doğanyol ve Pütürge ile Sivrice ilçelerine gittik. Konunun ilgilileri ile görüşmeler yaptık. Doğanyol Kaymakamı, geçtiğimiz gecelerde bizi aradı. Söylediklerimizin, vurguladığımız konuların doğruluğundan bahsettiler. Sonuç olarak bizim TIR’larımız, kar yağışına yakalandı. Perşembe günü gönderdiğimiz TIR’lar, ancak Cumartesi gecesi indirildi. Evvela tüm Gölcüklülere ve sizlere, yapmış olduğunuz katkılardan dolayı teşekkür etmek istiyorum. Allah bir daha memleketimize bir daha böyle acılar yaşatmasın” ifadelerini kullandı.

‘KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ GERÇEKLEŞTİRMEMİZ GEREK’

Konuşmasını sürdüren Başkan Sezer, “Şöyle bir gerçek de var: Bulunduğumuz yer deprem bölgesi. Bizim buna göre binalarımızı inşa etmemiz gerek. Deprem neticesinde de yardımları programlamamız gerekiyor. 1999 depreminde Gölcük’ün nüfusu toplam 85 bindi. Gölcük’ten göç edenler oldu, depremde vefat edenler oldu. 1999’un sonlarında nüfus 55 bindi, şimdi 162 bin 500 kişi. Aktif nüfus neredeyse 200 bin civarında. Yeni yıl içerisinde neredeyse 4 kat artan bir nüfus söz konusu. Bizim hızlı bir şekilde kentsel dönüşümü gerçekleştirmemiz gerek. Bununla alakalı olarak bizim çalışmalarımız devam ediyor. Daha erken başlaması halinde daha farklı neticeler olabilirdi. Mevcut koşullara göre yapılması gereken neyse onu gerçekleştireceğiz. Türkiye’nin dört bir tarafından gelen hemşerilerimiz, Gölcüklü olmuş durumdalar” ifadelerine yer verdi.

‘KAYNAŞMIŞ DURUMDAYIZ, AYRILMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL’

Başkan Sezer, açıklamasının devamında, “Gölcüklü olmak neden önemli? Ben hep ebru benzetmesini kullandım. Bu benzetme de benimsendi. Ebru, bizim kendi kültürümüze özgü bir şey. Mozaik, aslında Roma kültürüdür. Küçük taşların birleşmesi ile yapılan eserdir. Ayırdığınız zaman o taşlardan farklı bir resim de yapılabilir. Ebru öyle değil. Ebruda renkler birbirine geçmiş durumda ve ayırmanız mümkün değil. Biz Türk milletinin fertleriyiz ve kaynaşmış durumdayız, ayrılmamız mümkün değil. Gölcük’te de bunun küçük örneğini yaşıyoruz. Gölcüklü olmanın farkı, sadece burada yaşamak değil, aslında bir ayrıcalık ve farkındalıktır. Gölcüklü olmak, yardımlaşma bilincinin oluşması demektir. İnsanların kentine sahip çıkması, sevmesi, kentteki eksikliklerin giderilmesi gayretini de doğurur. Almanya’ya çalışmak için gidenlerde yeni nesil orada kalmak istiyor, önceki nesil ise yatırımlarını Türkiye’de yapmak istiyordu. Tüm gelecek planlarını ülkemiz için yapmak istiyorlardı. Şu ana kadar bizden önce emek veren pek çok yöneticimizi, belediye başkanımızın, personelimizin gayreti ile Gölcük iyi bir noktaya geldi. Hepimizin gayreti ile çocuklarımızın yaşamaktan gurur duyacakları bir Gölcük oluşturmak hedefindeyiz” dedi.

‘HASTANENİN TRAFİĞİNİ RAHATLATMIŞ OLACAĞIZ’

Sözlerini sürdüren Başkan Sezer, ilçemiz caddelerine değinerek, “Gölcük’te aslında tam manasıyla cadde işlevini oluşturan Amiral Sağlam Caddesi var. Bu caddenin dışında önemli caddelerimiz arasında Donanma ve Mareşal Fevzi Çakmak caddeleri var. Şehir olarak baktığımızda Amiral Sağlam’ı söylüyoruz. Her iki yanında ticari alanları var. Bölünmüş yolu var. Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi, bizi D-130 Karayolu’na bağlıyor. Bu açıdan önemli bir cadde. Mezbahanın olduğu alandaki köprülü kavşağın yapılması ile bu caddenin önem kazanacağını öngörmüştük. Mevcut haliyle yolun çift şeritli hale gelmesi ile şehrin o yöne doğru genişlemesi sağlanacak. Kongre Sarayı’nın karşısında yürüyüş yolu vardı. O kısmı da yola dahil ettik ve çift şeritli hale getirdik. Yarhisar Gemisi’ne kadar olan alanı da çift şeritli hale getirerek trafiğin son derece rahatlatılabileceğini öngörüyoruz. Devlet hastanesi önünde de bir çalışma yapacağız, planlamalara başladık. Orada bir düzenlemeyi hayata geçirebilirsek hastanenin trafiğini rahatlatmış olacağız. Bu konu oldukça önemli. Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi’ni şehrin yüzde 80’i kullanıyorsa hastanenin olduğu caddeyi halkımızın tümü kullanıyor. Burada kazanılacak süre, hastalarımızın hayatını kurtarabilir” dedi.

‘ULAŞLI, TERMİNAL İÇİN UYGUN DEĞİLDİ’

Başkan Sezer, terminal konusuna da değindi ve “Diğer bir konu; hastane yolu dışında Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi ile ilgili olarak bağlantılı söylememiz gereken bir şey var. Mezbaha, bütün yılda sadece kısa bir zamanda kullanılıyor. O alanı biz Büyükşehir’e terminal alanı olarak önermiştik. Aslında Büyükşehir’in terminal olarak söylediği alan Ulaşlı idi. terminalin oraya yapılacağı düşünülüyordu. Biz bunun uygun olmayacağını düşündük. Ankara’dan, İstanbul’dan gece gelen bir kişi, ilçe merkezine kolayca gelemiyor. Anayol kenarında eski Telekom binasının olduğu kısımda otopark var, orası bizlere önerildi. Karayolunun kenarında, her iki şeritten kolayca dönüş olması gerekiyor. Bir yanda kolay ulaşım söz konusu iken Değirmendere yönünden oraya giriş kolay değil. Güney otoyolu projesi neticesinde Gölcük çıkışı, Hisareyn bölgesi üzerinden olacak. Biz o bölgede uygun bir yer bulabilir miyiz diye baktık. Uygun yer olmadığı gibi benzer şekilde Ulaşlı’daki sorun olacak” dedi.

‘PLAN DEĞİŞİKLİĞİ, BÜYÜKŞEHİR MECLİSİNE GELECEK’

Başkan Sezer, açıklamasına devam ederek, “Güney otoyolundaki çalışmaların 4-5 sene alacağını düşünüyorum. 5 sene sonra bittiğinde Hisareyn tarafında anayola çıkmadan giren otobüsler, otoyola da rahatça girebilecek. Nasip olursa Şubat ayında Büyükşehir meclisinde plan değişikliği gündeme gelecek. Bununla alakalı olarak ön çalışmalarımızı yaptık. Ulaşım Daire Başkanlığı ile görüştük. Karayolları yönünden sorunların olmadığını belirledik. Proje ve notlar hazırlandı. Büyükşehir meclisinde inşallah Şubat ayı gündeminde olacak. Sanayinin olduğu yerle alakalı olarak o noktaya bir giriş yapılması gerekiyor. Karayolları Genel Müdürlüğü’ne, bir firmaya bir proje hazırlattık. Bu proje onaylandı. Adliyenin bulunduğu alandan Gölcük’e doğru gelirken şu an trafo olan bir yer var. O noktadan sanayi sitesindeki alana giriş olacak. Trafoyu daha uygun bir yere taşıyacağız. Sanayi sitesinin olduğu alana karayollarından bir ulaşım sağlayacağız. Mekansal Plan Genel Müdürlüğü’nde 1/1000 ve 1/5000’lik plan değişikliğini de sanayi alanı ile ilgili olarak talep edeceğiz” dedi.

‘ÜSTGEÇİTLER ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ’

Üstgeçitlere değinen Başkan Sezer, “Belediye önündeki üstgeçidin etrafını kapattık. O üstgeçidin dış kısmı iyi gözüküyordu ama iç kısmı oldukça kötüydü. Orada Donanma Kenti Gölcük yazıyordu, oraya bir araç çarptı. Biz oradaki parçaları kaldırdık. Karayolları’ndan ekipler geldi, tam anlayamadık dedi. Tüm üstgeçitteki kaplamaları kaldırdık, üstgeçidin çürüdüğünü gördük. Kaplamalar dökülmüş durumda. Netice itibariyle yazışmaları Eylül ayında yaptık. Köprü bugün sökülecek. 1 hafta-10 gün içerisinde yeni köprü buraya konulacak. Bizim iki ayrı köprü talebimiz daha oldu. Bu konu ile ilgili olarak Büyükşehir Belediyesi bir tane yapabileceğini söyledi. O köprü de Sezai Karakoç Caddesi karşısında olacak. Üzerinde çalışıyoruz. Karayolları ile başka bir noktadaki köprünün nakledilmesi konusunda mutabık olduk. Kerimağa rampasının orada otobüs kooperatifinin olduğu bir yer var. Merdivenin olduğu yere üstgeçit yapılacak. 2020 yılı içerisinde 3 üstgeçidimizi tamamlamış olacağız. 3 üstgeçit, karayollarında bizi rahatlatacak” dedi.

‘GERÇEKLERİN ORTAYA ÇIKMAK GİBİ BİR ALIŞKANLIĞI VARDIR’

Sözlerine son veren Başkan Sezer, “Pazar yeri ile ilgili olarak söylemek istediklerim var. Orada bir kişi, belediye seçimlerinden önce benim sözüm olduğunu, pazarcı esnaflarını oraya sokmayacağımı söylemiş. Söylenen toplantı, Yazlık Ilıca’da oldu. Böyle bir sözüm kesinlikle olmadı. Tam aksine, biz pazarcı arkadaşlarımızla sanayi sitesindeki alanla ilgili olarak konuştuk. Sanayide yapılacak olan alışveriş merkezinin yanı sıra pazarcı arkadaşlarımıza da orada yer ayıracağımızı söyledik. Değirmendere ile ilgili olarak hiçbir şekilde konu geçmedi. Pazarcılar Odası’nın kurduğu komisyon var. Bina yapılmadan önce pazarcılar için uygundur demişler. Akabinde oraya girmeyi kabul ettiklerine dair Pazarcılar Odası’nın kendi beyanı var. Kendi söylediklerinin tam aksini benim söylediğimi iddia ediyorlar. Orada konuşmaların kamera ve ses kaydı var. Kesinlikle öyle bir şey söylenmedi. Gelsinler, makul her şeyi tartışırız. Pazarcılar Odası yönetimi ile görüşüyoruz. Bir kısmının dışarıda olması kaydıyla çözüm üretebilir miyiz diye de konuştuk. Oradaki yolların açık olması gerekir. Arkadaşların anlamak istemedikleri konu şu: Burada yangın olabilir, acil ambulans ihtiyacı olabilir. Bina dışında olmanız doğru değil. Önemli bir kitleyi binanın içine aldıktan sonra çıkış yollarını kapatırsanız akıllara zarar bir iş olur. Çekincelere itiraz etmem, dinlerim. Ama bizim söylemediğimiz bir şeyi söyledi denmesine de cevap vermiş olalım. Nedense böyle bir yöntem uygulanıyor. Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir alışkanlığı vardır. Benzer bir konuyu başka bir konuda da yaşadık. Ne söylediğimizi, ne zaman söylediğimizi iyi biliyoruz. Konuşmalarımıza çok dikkat ediyoruz. Buradaki çalışmaları yaparken sürekli irtibat halinde oluyoruz. Söylediklerimizin arkasında olduğumuzu bilmenizi isterim” dedi. Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X