‘Grip ve soğuk algınlığı, farklı hastalıklardır’
İlçe Sağlık Müdürü Dr. M. Sabri Medişoğlu, son günlerde bazı vatandaşların muzdarip olduğu soğuk algınlığı ve grip hakkında önemli bilgiler verdi. Müdür Medişoğlu, “Grip ve soğuk algınlığı, farklı hastalıklardır” dedi
İlçe Sağlık Müdürü Dr. M. Sabri Medişoğlu, son günlerde artan ve halkın muzdarip olduğu soğuk algınlığı ve gribin nasıl bulaştığı ve bu hastalıklardan korunma yolları hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Müdür Medişoğlu, konu hakkında açıklama yaparak “Havalar soğumaya başlarken özellikle sonbahar ve kış aylarında kendini gösteren bazı hastalıklardan bahsetmekte fayda var. Bu hastalıkların başında da grip ve soğuk algınlığı gelmektedir. Halk arasında aynı hastalıkmış gibi bilinse de aslında birbirinden farklı hastalıklardır” dedi.
‘ELLERİ SIK SIK YIKAMAKTA FAYDA VAR’
Sözlerine devam eden Müdür Medişoğlu, “Soğuk algınlığı, dünya çapında en sık gözlenen akut enfeksiyon hastalığıdır. İyi seyirli, kendi kendini sınırlayan viral bir üst solunum yolu hastalığıdır. Çok fazla virüs çeşidi bu hastalığa sebep olabilmektedir ama en sık etken rinovirüsler dediğimiz bir virüs ailesidir. Hastalıklı kişilerin tükürükleri, burun akıntıları vb. yollarla kolayca bulaşabileceği gibi virüsler, deride veya dış ortamda 2-3 saat canlı kalabileceğinden virüs bulaşmış her türlü eşya aracılığıyla da kısa sürede hastalık bulaşabilir. Bu sebeple sık sık, özellikle de bir şey yiyip içmeden önce elleri sabunla ve doğru bir şekilde yıkamak, çok büyük önem arz etmektedir” dedi.
‘TEMEL TEDAVİ İSTİRAHAT ETMEK’
Hastalık belirtilerine değinen Müdür Medişoğlu, “Virüs, bulaştıktan birkaç gün sonra kendini belli etmeye başlar. Soğuk algınlığı belirtilerinin başında burun tıkanıklığı, burun akıntısı, hapşırık, boğaz ağrısı, öksürük, hafif yüksek ateş, baş ağrısı ve halsizlik gelir. Soğuk algınlığı için bir ilaç kullanmaya gerek yoktur. Sadece hastadaki şikayetleri azaltmaya yönelik (baş ağrısını hafifletmek, boğaz ağrısını dindirmek vb.) ilaçlar verilebilir. Bunları da doktor kontrolünde ve gerektiği sürece kullanmak gerekmektedir. Temel tedavi istirahat etmek, bol sıvı tüketmek ve doğal takviye edici gıdalar tüketmektir” dedi.
‘HASTALIK BELİRTİLERİ, 2 GÜN SONRA ORTAYA ÇIKIYOR’
Grip konusunda da bilgiler veren Müdür Medişoğlu, “Grip ise influenza A ve influenza B adı verilen virüslerin neden olduğu, dünya çapında salgınlara yol açabilen bir solunum yolu hastalığıdır. Mevsimsel grip, burun-boğaz salgılarına temas veya hapşırık-öksürük ile çevreye yayılan partiküller aracılığı ile bulaşır. Hastalık belirtileri, bulaşma olduktan ortalama 2 gün sonra ortaya çıkar. Hastalık ilk olarak ateş, kas ağrısı, baş ağrısı ve halsizlik ile başlar. Birkaç gün sonra bunların üstüne kuru öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı eklenir. Solunum yolu şikayetleri, soğuk algınlığına benzerdir. Gripte soğuk algınlığına göre daha yüksek ateş beklenir. Kas ağrıları ve halsizlik çok daha ağırdır. Kişinin tüm kasları ağrır, yerinden kalkmakta zorluk çeker. Gripten sonra gelişebilecek komplikasyonlar da soğuk algınlığına nazaran daha ciddidir” dedi.
‘TEDAVİDE ANTİBİYOTİKLERİN YERİ YOKTUR’
Müdür Medişoğlu, sözlerine devam ederek “Grip geçiren biri geçici de olsa bağışıklık kazanır. Bu yüzden kişinin aynı sene tekrar grip olması beklenmez ama kişinin bağışıklığı düştükçe aynı yıl içinde tekrar tekrar soğuk algınlığı geçirebilir. Gripte de ihtiyaç halinde hastanın şikayetlerini rahatlatıcı (ağrı kesici, burun açıcı vb.) ilaçlar verilebilir. Soğuk algınlığından farklı olarak gribi tedavi eden anti-viral ilaçlar mevcut. Fakat bu ilaçlar, grip geçiren her hastaya verilmez. Risk grubu dediğimiz, hızlı ve doğru tedavi edilmezse ciddi sorunlar gelişebilecek olan hastalara verilir. Hem soğuk algınlığı hem de gripte hastalığın etkeni virüsler olduğu için tedavide antibiyotiklerin yeri yoktur. Mümkün olduğunca dinlenmeli, bol sıvı tüketmeli, sebze-meyve yönünden zengin beslenmelisiniz. Bu hastalıkların acil servislik bir durumu yoktur. Bu ve benzeri hastalıklar için ilk planda aile hekiminize görünmelisiniz. İki hastalık da ortalama 1 hafta-10 gün içinde atlatılır. Eğer bu süre zarfı sonunda iyileşme olmaz, ateş 38,5 derecenin üstünde yüksek seyreder, burun veya boğaz akıntıları yoğunlaşıp rengi değişir, nefes almakta zorluk, kulak ağrısı vb. ek şikayetler ortaya çıkarsa bu hastalıkların üstüne bakteriyel enfeksiyonlar eklenmiş olabileceğinden tekrar hekiminize görünmeniz gerekmektedir” dedi.
‘CİDDİ BİR YAN ETKİSİ YOK’
Son olarak grip aşısına değinen Müdür Medişoğlu, “Birleşik Devletler Aşı Danışma Komitesi ve Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi (CDC), 6 aydan büyük tüm çocuklar ve yetişkinlerin her yıl mümkünse Ekim-Kasım ayları arasında aşılanmasını önermektedir. Biz ise özellikle risk grubu dediğimiz 50 yaş üstü bireyler, gebeler, akciğer-kalp-endokrin gibi kronik hastalığı olanlar, sağlık çalışanları, kışla-yurt-bakım evinde kalanların ve çalışanların aşılanmasını tavsiye ediyoruz. Grip aşısı güvenlidir. Ciddi bir yan etkisi yoktur. Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Yumurtaya karşı alerjisi olan bireylerde grip aşısına karşı da alerji gelişme riski yüksek olduğundan onlara bu aşı önerilmez” dedi. Erdem ŞENGÜL