Gözlerde sarı nokta  problemine dikkat
20 Mart 2019 10:45

Gözlerde sarı nokta problemine dikkat

Göz Hastalıkları Uzmanı Op.Dr. Şeyda Atabay, halk arasında 'sarı nokta' olarak bilenen göz hastalığına dikkat çekti

Bu hastalığın görme merkezi olarak ifade edilen makula bölgesindeki patolojileri ifade etmekte olduğunu belirten Op. Dr. Şeyda Atabay, “Bu bölge renkli görmemizi ve görme keskinliğimizin yüzde 90'ı gibi büyük bir bölümünü sağlayan en önemli retina bölümüdür. Makula hastalıkları içinde en sık rastlanan hastalık yaşam süresinin uzamasına bağlı olarak sıklığı gittikçe artan yaşa bağlı makula hastalıkları yani yaşa bağlı sarı nokta hastalığıdır” dedi. Hastalığın ortaya çıkışında en önemli patolojinin retina tabakalarında yaşlanma olduğunu belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Op.Dr. Şeyda Atabay, “Retinanın bu fonksiyonlarındaki azalma sonucu, görme işlevi esnasında ortaya çıkan metabolik artıkların atılarak, retinanın altındaki damar tabakası tarafından uzaklaştırılması işlemi zamanla bozulacağından retina altında gittikçe artan birikintiler meydana gelir. Bu birikintilerin oluşturduğu tablo sonucu retina altında meydana gelen anormal damar yapılı oluşumlar ve kanamalar sonucu ortaya çıkan görme kayıpları en belirgin özellikleridir. Hasta başlangıçta okuma güçlüğü, kırık, çarpık, dalgalı görme, renkli görmede bozukluk gibi şikayetlerle hekime müracaat eder. İleri safhalarda ise baktığı yeri göremediğini ancak baktığı yerin etrafını görebildiğini ifade eder” dedi.

‘ELLİ YAŞINDAN SONRA DİKKAT’

Göz Hastalıkları Uzmanı Op.Dr. Şeyda Atabay, “Sarı nokta hastalığı, yaşa bağlı olarak genetik ve çevresel faktörlerin rol oynadığı bir süreç sonrasında gelişir. Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (Sarı nokta hastalığı) erken ve geç evre olarak iki aşamaya sahiptir; Erken evrede makulada, pigmenter değişiklikler ve retina altı dokularda biriken ‘drusen’ adı verilen lipid (yağ) içerikli birikimler vardır, görme keskinliği normaldir. Geç evre, yaş - eksüdatif - tip veya kuru - atrofik - tip olarak ikiye ayrılır, bu evrede görme kaybı vardır. Hastaların yaklaşık yüzde 80'inde halk arasında kuru tip olarak bilinen atrofik tip bulunsa da, görme kaybından yüzde 80-90 oranında eksüdatif tip yani yaş tip sorumludur. Atrofik tipte görme kaybı yıllar içerisinde gelişir. Atrofik tipte, bulguların başlangıcından yaklaşık 10 yıl sonra görme yüzde 0,1 seviyesine iner. Eksüdatif tipte ise görme kaybı daha ani olur. Görme kaybı ortalama olarak 75 yaşında ortaya çıkmaktadır. Elli yaşından sonra görülme sıklığında doğrusal bir artış olur. Geç tip Sarı nokta hastalığı (görme hasarı var), 50 yaşının üzerindekilerin yüzde 2'sinde, 65 yaşın üzerindekilerin yüzde 0,7-1,4'ünde ve 85 yaşından sonra yüzde 11-19 oranında görülür” ifadelerini kullandı.

‘GÖRMEYİ ARTIRACAK BİR TEDAVİ YOKTUR’

Sözlerine devam eden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şeyda Atabay, “Tedavi edilmezse ileri seviyede görme kayıpları meydana gelir. Önde gelen körlük sebeplerindendir. Ancak görmeyi artıracak bir tedavi yoktur. Azalmış olan görmeyi o seviyede muhafaza etmeye yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Hastalığı arttıran risk faktörleri incelendiğinde tartışılmayan ve etkinliği kesin olan en önemli risk faktörü yaştır. Hastalık yaş ile doğru orantılı olarak artmaktadır.Yaş faktörüne ilave olarak risk faktörleri sıralandığında özellikle güneş ışığının fototoksik etkisi nedeniyle güneş ışınına fazla maruz kalan mesleklerde çalışanlarda ve kadınlarda daha sık görülür. Ayrıca kişide hipertansiyon bulunması, kan yağlarının yüksek olması ve ailevi hikayesinin olması önemli faktörlerdir. Öte yandan göz ve göze ait bazı faktörler de bu hastalığa ait riskler taşımaktadır. Özellikle açık renkli gözler, hipermetroplar ve katarakt ameliyatlı şahıslar öncelikli risk grubuna girerler. Ağır sigara içiciler önemli bir risk gurubu oluştururlar. Sigara, serum antioksidan seviyesini düşürür ve kan akımını bozar. Yine bu mekanizma ile vitamin A - C den zengin beslenme alışkanlığı olan ve çeşitli nedenlerle antioksidan (çinko, magnezyum, selenyum) kullanan şahıslarda sarı nokta hastalığı riski azalır. Güneşe maruziyet ise hastalığın riskini artırmaktadır. Hastalığın görülme sıklığı yaşın ilerlemesi ile birlikte artmaktadır. 70-74 yaşları arasında görülme sıklığı yüzde 25 iken 90 yaşın üzerinde yüzde 100'e yakın oranda görülür. Hastalık, 65 yaş üzeri şahısların yüzde 2'sine yakın bir bölümünde görmeyi yüzde 10 ve daha altına indiren önemli bir faktördür” dedi.  İHA

BENZER HABERLER
X