‘Göz kanlanması göz tümörü habercisi olabilir’
Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şeyda Atabay, gözde oluşan kanlanmanın tümörden kaynaklanabileceğini belirtti
Tümörlerin tanısının diğer bazı konjonktiva lezyonlarına benzeyebildiği için zor olduğunu kaydeden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şeyda Atabay, "Konjonktiva; göz kapaklarının iç kısmını ve gözümüzün beyaz tabakası yani skleranın ön kısmını örten ince, saydam, müközmembrandır. Göz dokularını korumak amacıyla kornea hariç tüm göz yüzeyini örterek ilk savunma aracı olarak görev alır. Bu nedenle gözlerimizle ilgili bir problemde ilk tepki veren ve bu tepkisini kızararak, kanlanarak, çapaklanarak, batma hissi yaparak gösteren bir zardır. Normal sağlıklı durumda beyazımsı bir renk olduğundan gözükmeyip, en ufak bir rahatsızlıkta yoğun kan damarları içerdiğinden aşırı kanlanarak kırmızı bir renk alır” dedi.
ERKEN TANI VE TEDAVİSİ
Hastaların başvuru anındaki en sık şikayetlerinin büyüyen kitle şeklinde olduğunu ifade eden Op. Dr. Atabay, "Bundan başka kızarıklık, şişlik, batma, çapaklanma olabileceği gibi bazen ise gözlük muayenesi için başvuran bir hastada rastlantısal olarak tanı konulmaktadır. Bu lezyonların erken tanı ve tedavisi hastanın görsel yeteneklerinin korunmasında, kozmetik deformite gelişiminin engellenmesi ve göz kaybının önlenmesinde önemlidir” diye konuştu.
‘KESİN TANI BİOPSİ İLE KONUR’
Öykünün tanıda büyük önem taşıdığını belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şeyda Atabay, şu ifadeleri kaydetti:"Hastada daha evvel konjonktivada öncü bir lezyon saptanıp saptanmadığı, travma geçirip geçirmediği, petrol ürünlerine maruziyet, sigara içimi, kronik viral enfeksiyon hikayesi, sistemik hastalıkları ve kullandığı ilaçlar gibi sorular sorulur. Hastalığın öyküsü ortalama 6 ay gibi kısa bir süredir. Başvurma süresinde gecikme, hiç kuşkusuz hastalığın tedavisinde güçlüğe ve hastalığın tekrarlama oranında artışa yol açabilir. Hastalara tam bir oftalmolojik muayene gerçekleştirilmelidir. Ek olarak lezyonların varlığı, yaygınlığı, yerleşim bölgesi muayene edilir. Metastatik hastalık olup olmadığı incelenmelidir. Görüntüleme yöntemleri olarak Ultrasonografı (USG), Bilgisayarlı Tomografi (BT), Manyetik Rezonans (MR) kullanılabilir. Kesin tanı biopsi ile konur. Konjonktivaneoplazilerinin tedavisi için tek bir yaklaşım yoktur. Her hasta ayrı ayrı ele alınmalıdır. Birçok tedavi yöntemi kullanılsa da primer tedavi cerrahidir. Defekt küçük olduğunda primer kapama teknikleri ile kapatılabilir. Ancak çoğu vaka büyük tümörlerdir” dedi. İHA