‘Gölcük’ü bütün olarak düşünmek zorundayız’
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölcük İlçe Başkanı Fikret Gürel, koronavirüs ile mücadelede normalleşme süreci ve ilçemizde yapılan çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Başkan Gürel, ilçemizin beldelerinin de hizmet beklediğini belirterek, “Gölcük’ü bütün olarak düşünmek zorundayız” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölcük İlçe Başkanı Fikret Gürel, koronavirüs pandemi süreci ve ilçemizde yapılan çalışmalar ile ilgili olarak dün bazı değerlendirmelerde bulundu. Başkan Gürel, yaptığı açıklamada, “Daima üstüne basarak söylediğimiz gibi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de koronavirüs pandemisinin etkileri devam etmektedir. Her ne kadar 1 Haziran itibariyle normalleşme süreci başlasa da virüs, ülkemizi ve dünyayı terk etmiş değil. Hala hızlı yayılma ve ciddi sorunlar yaratma potansiyeline de devam etmekte. Küresel anlamda insan vücudunun, bu hastalığa karşı bir bağışıklık oluşturmadığı sürece tehdidini de sürdürecektir. Tabii bu bağlamda normalleşme sürecini de eskisi gibi değil de içinde bulunduğumuz pandemiyle alakalı yeni normalleşme modeli olarak idrak etmeliyiz. Çünkü bu yeni bir normal süreç; daha steril ve mümkün olduğunca sosyal mesafenin korunarak sağlıklı insanlarımızın bile maske ile yaşam süreceği bir dönemdir. Bu sebepten ötürü yeni normalleşme modelinin sürdürülmesiyle hem kendimizi hem de sevdiklerimizi, kolay yayılan ve özellikle risk grubunda olan insanlarımızı ciddi sorunlar oluşturan bu virüsten koruyabiliriz” dedi.
‘KURALLARA DİKKAT ETMELİYİZ’
Sözlerini sürdüren Başkan Gürel, “65 yaş ve üstü ile 0-18 yaş grubundaki vatandaşlarımızın da sokağa çıkma yasağının kaldırılması ve havaların da ısınmasıyla birlikte, evlerde bunalan vatandaşlarımız kendilerini sahillere, parklara ve piknik alanlarına atmaktadır. Dolayısıyla buralarda kalabalık gruplar oluşmakta ve virüsün bulaşma riski daha da arttırmaktadır. Bu sebepten ötürü böyle ortamlarda sosyal mesafeye, maske takmaya, temizlik ve hijyen kurallarına özellikle dikkat etmeliyiz. Böylece olabileceği varsayılan ikinci dalga salgına karşı da önlemimizi almış, çektiğimiz üç aylık sıkıntıları da boşa çıkarmamış oluruz” dedi.
‘YOLUN EKSİKLERİ YOK DEĞİL’
Başkan Gürel, açıklamasının devamında, “Normalleşme sürecinin ardından ilçemizde yapılan ve yapılması gereken bazı konulara da değinmek istiyorum. Planlaması önceki dönem olan ama yapımı ve bitimi pandemi sürecine denk gelen Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi’nin Anıtpark ile Kavaklı sahil sapağı arasındaki bölümün çift şerit duble yol olması, ilk bakışta bu bölgenin çehresini olumlu bir şekilde değiştirmiştir. Bu bağlamda Belediyemizi ve katkıda bulunan Büyükşehir Belediyesi’ni kutlamak gerekir. Lakin yapımı bitip kullanılmaya başlanan bu yolun eksikleri de yok değil. Belki planlaması yapılmış olabilir; bilemiyorum. Ama ben yine de belirtmek istiyorum: Öncelikle bu yolun donanma ışıklara kadar yapılması gerekir. Böylece trafik akışı daha da rahatlar. Okulların açık olduğu zamanlarda sıkışıklık çok olacaktır. Bu yol güzergahında bisiklet yolu da düşünülmeliydi. Yolun genişlemesiyle araç yoğunluğunun artacak olması, bisikletiyle gezintiye çıkan büyük-küçük herkesi tehlikeyle burun buruna getirecektir” dedi.
‘YÜRÜYÜŞ VE BİSİKLET YOLU OLABİLİRDİ’
Cadde çalışması hakkında açıklamalarına devam eden Başkan Gürel, “Ayrıca kaldırımlar da yenilenirken kadın-erkek birçok vatandaşımızın yürüyüş parkuru haline gelmesinden dolayı kaldırımların bir bölümüne tartan pist yapılabilirdi. Eskiden sağlı sollu ağaçlı bir yolken şimdi ekilecek alan dahi bırakılmamıştır. Şimdi birçok kişi bunu okuyunca, ‘Bunlar da başka konu yokmuş gibi ağaçlara kafayı taktı’ diyebilir. Bu arkadaşlar unutmasın ki ağaçlar, egzoz gazıyla zehirlenen havayı temizlediği gibi bölgeye görsellikte katar. Bunların yanında aslında en büyük tehlike, yetkililerin ve insanların şehir içi yol olmasına rağmen bu yolu D-130 yoluna alternatif olarak görmesidir. Çünkü trafik ve otopark sorunu devam eden şehir merkezinin içinde, bu sayede trafik yoğunluğunun oluşmasına neden olmakla birlikte egzoz gazı salınımının da artacak olması, sağlığımızı tehdit edecektir. Bence bu yol çalışması planlanırken şehir içi ulaşıma uygun bir şekilde yürüyüş parkuru, bisiklet yolu ve ağaçlandırmanın da düşünüldüğü şekilde bir planlama yapılsaydı, cadde gerçekten ilçemize daha da fazla değer katardı diye düşünmekteyim” dedi.
‘OTOPARK HALEN KULLANILMIYOR’
Başkan Gürel, sözlerinin devamında, “Diğer bir konu; yapımı 2015 yılında tamamlanan ve gerçekten bölgenin çehresini değiştirip bulunduğu alana modern bir hava katan İhsaniye Kent Meydanı ve 50 araçlık otopark projesi, olumlu bir çalışmadır. Ama aradan 5 sene geçmesine rağmen hala otopark kullanılmamaktadır. Dolayısıyla vatandaşlarımız, araçlarını yol kenarlarına park etmekte ve bunun neticesinde birçok köyümüzün geçiş noktasında kalan bir yer olmasından ve özellikle havaların da ısınmasından ötürü, hafta sonlarında trafik sıkışıklığı oluşmaktadır. Hatta esnaflarımız ve buradaki vatandaşlarımız, sıkışan yolun açılması için deyim yerindeyse trafik memurluğu yapmaktadır. Bu yüzden acilen otoparkın faaliyete geçmesi ve en azından hafta sonları burada trafik zabıtasının görevlendirilmesi gerekmektedir. Özellikle şunu da belirtmek isterim: Gölcük demek, sadece ilçe merkezi ile Değirmendere bölgesi demek değildir” ifadelerini kullandı.
‘GÖLCÜK’E GELİNCE PARA YOK, GEBZE’YE GELİNCE PARA ÇOK’
Sözlerini sürdüren Başkan Gürel, “Aksine; Yazlık’tan başlayıp Ulaşlı’ya kadar uzanan, yaklaşık 170 bin kişinin yaşadığı, birçok ilden bile büyük bir ilçedir. Dolayısıyla yıllarca belde statüsündeyken 2009’dan itibaren mahalle konumuna gelen bu beldelerimiz de yatırım ve hizmet beklemektedir. Mesela Hisareyn gibi, Yazlık gibi, Ulaşlı gibi beldelerimiz, söz verilmesine rağmen hala kent meydanlarına kavuşamamıştır. Bu yüzden Gölcük’ü bir bütün olarak düşünmek zorundayız. İnanıyorum ki buralardaki halkımızı dinlesek, birçok sorun gün yüzüne çıkacaktır. Bizler dinliyor ve elimizden geldiğince sorunları çözmeye gayret ediyoruz ama bunları yetkililerin yapması daha önemlidir. Bunları sıralarken Gölcük Belediyesi’ni de fazla eleştirmek istemiyorum. Belki yapmaya çalıştığı veya hayata geçirmeye çalıştığı projeler vardır. Ama yetki Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde olduğundan eli kolu bağlı da olabilir. Çünkü para yok, kaynak yok. Gölcük’e gelince para yok ama Gebze tarafına gelince para çok” dedi.
‘GÖLCÜK’ÜMÜZE YETERİNCE KAYNAK AKTARAMAMAKTALAR’
Başkan Gürel, açıklamasına devam ederek, “Büyükşehir, kaynaklarını ve yatırımlarını Gebze bölgesine akıtırken adeta üvey evlat konumunda olan Gölcük’ümüze yeterince kaynak aktaramamaktadır. İşte benim her zaman dile getirdiğim konu birlik olmak, güç oluşturmak bundandır. Çünkü mevzu, yaşadığımız yer olan Gölcük ise gerisi teferruat deyip siyaset gözetmeden birlik olunursa kentimizin gücünü ve birlikteliğini her yere gösteririz. Bu sayede yerel gücü de hisseden belediyemiz, çalışmalarını da ona göre yapıp projelerini uygulatır. Tabii bunda yerel anlamda iktidar partisinin ve Belediye Başkanının bu birlikteliğe bakış açısı da önemlidir. Bizlerden destek istediklerinde, Gölcük için bütün siyasi partiler olarak gönülden destek olunacağına inanmaktayım. CHP olarak bizler ve belediye meclis grubu, mevcut Belediye Başkanı göreve geldikten sonra, bizlerden ne zaman destek istediyse, Gölcük’ün menfaatine olan her çalışmaya destek vererek bunu ispat ettik. Bundan sonra da destek vermeye devam edeceğiz” dedi.
‘BİRÇOK ESNAF ARKADAŞIMIZ, SİFTAH YAPAMIYOR’
Başkan Gürel açıklamasının sonunda, “İlçemizde ticaret hayatını sürdürmeye çalışan esnafımız, normalleşme sürecini dört gözle bekledi ama maalesef kocaman bir hayal kırıklığına uğradı. Bütün dükkanların açılmasına ve hayatın yeni normalleşme kurallarıyla devam etmesine rağmen bir çok esnaf arkadaşımız, siftah yapmadan dükkanını kapatmaktadır. Hükümetin, bu pandemi sürecinde ekonomik anlamda başarısız bir yönetim sergilemesi, bu sıkıntıların etkisinin daha uzun süre hissedilmesine sebep olacaktır. Çünkü kamu alacaklarının (vergi, Bağ-Kur, SGK gibi) ötelenmesi, kredilerin ve faturaların tahsilatları ile hükümetin gururlanarak verdiği 25 bin TL’lik kredilerin ödemeleri de başladığında neler olacak, göreceğiz. Belki de esnafımızın yüzde 50-60’ı icra takibine düşecektir. Bu yüzden hep söylediğimiz gibi hükümet radikal kararlar almalı ama gerçekten halkını düşünerek, esnafını düşünerek bu kararları alırsa bu yükün altından çıkabiliriz. Yoksa durumlarımız içler acısı bir hal alır. Belki ilçemize koşa koşa gelen büyük zincir mağazalar bile ilçemizi terk etmeye başlayacaktır. Halkımız da esnafımıza alternatif olmalarından dolayı İzmit’teki alışveriş merkezlerine yönelmeye devam edecek, böylece ilçemizde ticari hayat tamamen bitme noktasına gelecektir” dedi. Erdem ŞENGÜL