Kocaeli’de Nevruz Bayramı kutlandı
Kocaeli’de baharın müjdecisi Nevruz Bayramı dolayısıyla kutlama yapıldı
$ Dolar 44,3717 %0,19
€ Euro 51,1771 %-0,07
£ Sterlin 58,9528 %-0,25
Altın $4.493,55 %2,55
Gümüş 99,51 %2,57
dün Gölcük Anıtpark’ta santral yapımına karşı imza topladı ve basın açıklaması yaptı
Gölcük’ün yukarı kesimlerinde, Samanlı Dağları’nda yapılması planlanan ve olumlu ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) raporu alınan rüzgar enerji santrallerinin ilçemize zarar vereceğini ifade eden muhtarlar ve vatandaşlar, santralin yapılmaması adına dün Anıtpark’ta imza topladı ve konu hakkında basın açıklaması yaptı. İmza kampanyasına ilimiz ve ilçemizden bazı sivil toplum kuruluşları, sendikalar, muhtarlar ve vatandaşlar katılım gösterdi. Gölcük Köyleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği adına açıklama yapan Ergun Uzuner, “Biz Kocaeli’nin Gölcük ilçesine bağlı dağ köylerinin, mahallelerinin vatandaşlarıyız. Yaşadığımız bölge, Samanlı Dağları’nın mükemmel ormanlık coğrafyasında kurulmuş, halen doğal yaşamın sürdüğü, şehir hayatının keşmekeşinden uzak, şirin yerleşim yerleridir. Bizler, atalarımızdan devraldığımız doğal ve kültürel mirası koruyarak yaşam sürmeye çalışan, vatanına ve milletine bağlı, kanun ve nizamlara saygılı, doğayla barışık yaşayan yurttaşlarız ve bu mirasımızı çocuklarımıza, torunlarımıza devretmek istiyoruz” dedi.
‘DOĞAMIZIN FEDA EDİLMESİNE ANLAM VEREMİYORUZ’
Sözlerini sürdüren Uzuner, “Bizlerle birlikte, dibine güneş vurmaz asırlık ağaçların, envai çeşit bitki ve hayvanların yaşam sürdüğü, Marmara Bölgesi’nin oksijen ve su kaynağı, kentte yaşayanların dinlenme ve soluk alma alanı olan ormanlarımız, ne yazık ki son zamanlarda bir holdingin enerji üretme projesine feda edilmek istenmektedir. Güriş firması, Kocaeli’nin Gölcük ve Bursa’nın İznik ilçelerine bağlı bu bölgede 53 türbinden oluşan bir rüzgar enerji santralleri projesi başlatmış ve bunun için de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan bir şekilde olumlu ÇED raporunu almayı başarmıştır. Dahası bunun gibi 8 proje daha sırada beklemektedir. Yanlış anlaşılmak istemiyoruz. Enerjiye, hele ki temiz enerjiye asla karşı değiliz ve devletimizin dışa bağımlılıktan kurtulma çabalarını yürekten destekliyoruz. Ancak çevreci ve yeşil olarak bilinen enerji kaynakları için ormanlarımızın ve doğamızın feda edilmesine anlam veremiyoruz. Ülkemizde ve bölgemizde rüzgar alan pek çok kırsal tepe varken rüzgar türbinleri için ormanlarımızın kesilecek olması, bizleri ziyadesi ile üzmekte, hatta infiale yol açmaktadır. Ülkemize enerji gereklidir ve doğa gerekli değil midir?” dedi.
‘İLGİ VE DESTEK BEKLİYORUZ’
Proje gerçekleştiği takdirde yaşanabilecek olumsuzlukları sıralayan Uzuner, “Bu proje gerçekleştiğinde türbinlerin kurulumu ve enerji nakil hatları için ormanlarımız paramparça edilecek, kalanlar da bu kadar çok türbinin bir arada bulunması nedeniyle ekosistemin bozulması sonucu yok olup gidecektir. Eşsiz doğası nedeniyle organik üretim ve ekoturizm konusunda çok büyük potansiyele sahip olan yöremiz, marka değerini tümüyle yitirecek, yüzlerce yıldır süren doğal yaşam geleneğimiz tarihe karışacaktır. Gölcük vatandaşları olarak yürütmekte olduğumuz doğamıza ve kültürümüze sahip çıkma mücadelemize siz sayın Gölcük halkından ve siyasi partilerimizden, sivil toplum örgütlerimizden ilgi ve destek bekliyoruz” diye konuştu.
‘ENERJİ ÜRETİMİNE KARŞI DEĞİLİZ’
Uzuner’in ardından Türkiye Muhtarlar Derneği Gölcük Şubesi adına Mehmet Sertoğlu bir açıklama yaptı. Sertoğlu, “İznik ve Gölcük ormanlarının kesiştiği bölgeye asırlık som kayın ormanlarının olduğu yere, Güriş Holding’in yuva enerji şirketi tarafından 53 adet rüzgar türbinleri yapılacaktır. Bizler enerji üretimine karşı değiliz. Bizler, yer seçiminin yanlış olduğunu, daha kıraç, daha kayalık, daha fazla rüzgar alan bölgelerde kurulmasını talep etmekteyiz. Bölgemizde kurulacak rüzgar türbinlerinin yer seçimi yanlışlığından doğacak zararlar şunlar: Her türbin için 2 bin 500 metrekare alandaki ağaçların kesilmesi. Isı artışı ve çevresindeki su kaynaklarının kuruması. Türbülans nedeniyle göçmen kuşlar ve arılar, yön bulma konusunda şaşıracak. Bu nedenle ölümlerine ve arı nesli, bölgemizde yok edilecek. Yaban hayatını olumsuz etkileyip yaban hayvanlarının yaşam alanlarını terk etmelerine neden olacak. Flora çeşitliliğinin çok yoğun olduğu bu bölgelerde ekolojik yapı değişikliğinden bitkilerin yok olmasına sebep olunacak” dedi.
YÜZLERCE İMZA TOPLANDI
Sözlerine devam eden Sertoğlu, “Türbinlerin kurulacağı alana ulaşımı sağlamak adına asırlık orman ağaçları kesilip yollar yapılacak. Ayrıca enerji isale hattı için kilometrelerce ağaçlar kesilip orman katliamına sebep olunacak. Yerleşim yerlerine yakın alanlarda kurulan türbinlerden dolayı insan sağlığını etkileyip rüzgar sendromu hastalığına neden olacaktır. Örneğin uykusuzluk, bağ ağrısı, kulak çınlaması, tansiyon yükselmesi gibi hastalıklara sebep olacaktır. Sanayi bölgesi olan Kocaeli’nin temiz hava alma, stres atma, doğa yürüyüşü yapma alanlarının, orman alanlarının yok edilmesine karşıyız. Dağ ve doğa turizminin yok edilmesine çalışılmaktadır. En kötüsü daha önceki örneklerden anladığımıza göre türbinlerin yangına sebep olacağından ormanların tamamen yok olmasına neden olacaktır. Orman Bakanımız, Cumhurbaşkanımız, böylesi bir cennet köşesi ormanlarımızın yok edilip türbinlerin kurulacağını bilse, kesinlikle onay vermeyeceklerdir. Bundan eminiz. Siyasilerin bizlere kulak verip santralin yapılacağı alanın yeniden değerlendirilmesini, daha kıraç, dağa ve doğaya zarar vermeyecek alanlarda kurulmasını talep etmekteyiz” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından santralin kurulmasına karşı imzalar toplandı. Kampanyada yüzlerce kişi santralin yapılmaması için imza verdi. Erdem ŞENGÜL