‘Gölcük daha çağdaş ve modern bir kent olacak’
‘Gölcük daha çağdaş ve modern bir kent olacak’
Kentsel dönüşüm projesi kapsamında, Elyapı ve Gülaş İnşaat ortaklığında, yaklaşık olarak 41 Milyon Türk Lirası maliyetle yapılan Gölcük Yeni Sanayi Sitesi’nin temeli, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık’ın katılımıyla bugün yeni sanayi inşaat alanında gerçekleştirildi. Törende konuşma yapan Bakan Işık, “‘Gölcük daha çağdaş ve modern bir kent olacak” dedi.
İlçemizde kentsel dönüşüm projesi kapsamında, Elyapı ve Gülaş İnşaat ortaklığında, yaklaşık olarak 41 milyon Türk Lirası maliyetle yapılan Gölcük Yeni Sanayi Sitesi’nin temel atma töreni, protokol ve vatandaşların yoğun katılımı ile dün yeni sanayi alanında yapıldı. Törene Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Gölcük Kaymakamı Mustafa Altıntaş, Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş, Gölcük Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Gülle, İlçe Emniyet Müdürü Mustafa Faruk Keskin, AK Parti İl Başkanı Şemsettin Ceyhan, AK Parti İlçe Başkanı İdris Alp, Gölcük Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Necmi Kocaman, Gölcük Müftüsü Mehmet Yazıcı, ilçemizdeki daire müdürleri, ilimiz ve ilçemizden sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri, sendika başkan ve yöneticileri, siyasi parti ilçe başkan ve yöneticileri, Gölcük Belediye Meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
‘GÖLCÜK, GÜNLÜK HAYATIN AKSAMADIĞI BİR KENT HALİNİ ALDI’
Yapılan temel atma töreni öncesinde ilk olarak Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Mehteran Bölüğü’nce mehter marşları çalındı. Protokolün yerini almasının ardından ilk olarak bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı’mız okundu. Programda protokol konuşmaları öncesinde, Fransa’nın Nice kentinde düzenlenen yarışmada birinci olan Gölcük Belediyesi Halk Dansları Topluluğu, kısa bir süre halk oyunları oynadı. Protokol konuşmalarında ilk olarak Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş söz aldı. Başkan Ellibeş, “Kentler de canlılar gibi bir organizmadır. Kentler de yaşamları süresince bazen sevinçli, bazen hüzünlü olaylarla karşı karşıya kalır. Geçmişe baktığımızda 1 Mart Üsküdar Vapuru faciasında 400’e yakın vatan evladımız şehit oldu. 17 Ağustos depreminde tüm yapısıyla alt üst olmuş bir kenttir Gölcük. Yaşamın bir daha eskisi gibi olacağı tartışılan bir felaket sonrasında Gölcük, depremden sonra bir filiz gibi ortaya çıktı. Gölcük’ün bugününü tarif edebilmek için bu anılarımızı sizlerle paylaştık. Birliktelik ruhu ile Gölcük’ü yeniden yapılandırmak için sabırla çalışmaya başladık. Tüm Gölcük halkı, el ele verdi ve yeniden yapılanma sürecine sahip çıktı. Kaybettiklerimizi yeniden kazanmak için yurt içi ve dışından destekler oldu. Yardımımıza koşanlar çok oldu. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı’mız İbrahim Karaosmanoğlu, bizim yeniden yapılanmamızda bize çok büyük bir destek verdi. Gölcük, şu an önemli bir eksiği olmayan, günlük hayatın aksamadığı bir kent halini aldı. Bugüne kadar elde ettiğimiz kazanımları taçlandıracak bir proje de kentsel dönüşümdür. Tüm dinamiklerimiz ile kentsel dönüşümü görüştük. Aylarca bu konu hakkında çalıştık. İlçemizde ortak bir ses çıktı. Kentsel dönüşümü, sorumluluk alarak başlattık. Sayın bakanımızın önderliğinde, hep birlikte bu projelerin oluşması adına çalışmalara başladık. Üç bölgede kentsel dönüşümün başlaması adına bir irade ortaya çıktı. 5 bölgede Bakanlar Kurulu kararı çıktı. Biz de üstümüze düşen sorumluluğu aldık. Denizevler’de 18 yıldır sıkıntısı süren bölgenin ihtiyacını giderecek olan projede mutlu sona ulaştık. 24 Nisan’da 540 konutluk ihale, 14 işyeri ve bir de caminin olduğu alan ihaleye çıkacak. 105 bin metrekarelik alanda istimlaklar yaptık. Kısa süre içerisinde %85’in üzerinde mutabakat sağladık. Mevcut sanayi de %95 oranında mutabakat sağladık. Dükkan sahiplerinin birebir haklarını teslim ettik. Kiracılara da dükkan sahibi olma hakkı verdik. İstedikleri dükkanları tercih ettiler. Bugün 416 dükkandan 209 tanesi şu an itibariyle vermiş olduk. Sanayinin altyapısını Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, sanayi içerisindeki camiyi de Türk Metal Sendikası yapacak. Böylelikle esnaflarımıza bu yükü yansıtmamış olduk. Hem Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne hem de Türk Metal Sendikası’na teşekkür ediyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” dedi.
‘MAZERET YOK, MAHARET VAR’
Başkan Ellibeş’in ardından sözü Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu aldı. Başkan Karaosmanoğlu, “Zor bir işi başarmanın sevinci içerisindeyiz. Bu tür organizasyonlar, birlikte hareket edilince kolayca yapılıyor. Nasıl gideceğimizi bilemiyorduk ama bir olduk, esnafımıza uygun bir şekilde anlattık. Karşılıklı anlayışla bugün temeli atıyoruz. İnşallah çok kısa sürede müteahhidimiz bu projeyi bitirecek. Birlikte güç doğar. Az konuşuyor, daha çok iş yapıyoruz. Yaptığımız işlerin açılışını bile yapamıyoruz. Çünkü fırsat bulamıyoruz. Yeni yapacağımız işlere bakıyoruz. Gölcük’te vatandaşımıza ne söz verdiysek hemen hemen hepsini yaptık. Altyapı pahalı bir yatırım. Bunu biz yapmak istedik. Esnafımıza ödetmeye kalksak işin altından kalkamazdık. Biz de taşın altına elimizi soktuk ve üstümüze düşeni yaptık. Önemli olan icraat ve sonuç almaktır. Mazeret yok, maharet var. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, açılışta bulunmak dileğiyle hepinizi selamlıyorum” dedi.
‘DEĞİŞİMİ DE GERÇEKLEŞTİRMEK MECBURİYETİNDEYİZ’
Başkan Karaosmanoğlu’nun ardından sözü Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu aldı. Vali Güzeloğlu, “Çağdaş ve gelişmiş bir kent modeli ile Gölcük karşımızda. Aslında son 14 yılda Türkiye’nin büyük gelişimini, yerel ve merkezi yönetim hizmetlerinde görüyoruz. Depremde acılar yaşadınız. Çaresizlikle geçen sürenin ardından bugün Türkiye, bırakın Gölcük’ü, dünyanın her yerine yardım elini uzatabilen, örnek gösterilen bir ülke halini aldı. Çok kısa bir süre önce Sağlık Bakanı’mızın katıldığı, UMKE ekiplerince kara, deniz ve hava unsurlarını içeren ve dünya çapında amfibi olarak gerçekleştirilen çok başarılı bir tatbikat gerçekleştirdik. O gün orada gördük ki şüphesiz doğal afetler önlenemiyor ama öngörülerek güçlü bir devlet ve hükümet ile zararlar, can başta olmak üzere önlenebiliyor. Bunun çabası içerisindeyiz. Çabayı sergilerken her alanda değişimi de gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz. Deprem öldürmüyor; ihmal ve eksiklik öldürüyor. Şimdi aklı kullanarak, uyum içerisinde, başta Sayın Cumhurbaşkanı’mızın vizyonel liderliğinde, Başbakan’ımız ve hükümetimiz, Sayın Bakan’ımızın Kocaeli’ne dönük özel ilgisi, Büyükşehir Belediye Başkanı’mızın ili kucaklayan anlayışı ile hepimiz, çok güzel sonuçlar elde ediyoruz. Emeği geçen herkese Sayın Bakan’ımız başta olmak üzere herkese çok teşekkür ediyorum. Rabbim bizleri bir daha böyle büyük acılarla sınamasın. Sanayi sitemizin hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
‘GÖLCÜK’ÜN HİZMETİNİ YAPMAYA DEVAM ETTİK’
Programda son olarak sözü Milli Savunma Bakanı Fikri Işık aldı. Bakan Işık, “Gölcük için çok büyük önem taşıyan, sanayi dönüşümü için çok büyük gayret gösteren, sanayi sitesinin temel atılma noktasına kadar bu işi getiren Gölcük Belediye Başkanı ve çalışma arkadaşlarını tebrik ediyorum. Gölcük’te sanayinin taşınması ve dönüşümü, küçük sanayi sitesinden yeşil sanayi sitesine geçilmesi elzemdi. İl başkanlığı dönemimden itibaren Gölcük’e gelen ve sanayi esnafını ziyaret eden bir arkadaşınızım. Artık çağ dışı kalmış, insanımızın sıhhi şartlarda çalışmasının zor olduğu sanayinin kalkması ve yerine daha modern, daha çağdaş, insanımızın çok daha rahat ortamda çalışıp evine ekmek götüreceği sanayi işyerlerinin yapılması gerekiyordu. Gölcük sanayi sitesindeki bir ziyaretimde, dükkanlardan birine girdik. 14 Mart 2008 tarihinde yaptığımız bu ziyarette bir esnafımız, AK Parti’ye kapatma davası açıldığını söylemişti. Televizyonların son dakika haberleri geçtiğini söylemişlerdi. Türkiye bu günleri yaşadı. Biz durmadık, Gölcük’ün hizmetini yapmaya devam ettik. O günlerden bu günlere geldik” dedi.
‘GÖLCÜK ŞAHA KALKTI’
Bakan Işık, konuşmasının devamında “Yaklaşık 36 bin metrekarelik alan, Bakanlar Kurulu kararı ile riskli alan ilan edildi. Burada 105 dönümlük alanda 416 dükkan, 18 aydan daha kısa sürede bitecek. Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin göstergesi. Aslında küçük bir örnek. Adalet Sarayı’nın temelini atmıştık, kimse inanmamıştı. Şimdi adalet sarayı hizmet veriyor. Gölcük 1999 depremini yaşadı ve ağır kayıplarımız oldu. O acımızı arttıran, maalesef Gölcük’ün o dönemdeki dışlanmışlığıydı. Türkiye’nin bazı işleri yapacak gücü olmamasının maalesef burukluğunu yaşadık. Keşke 1999 depreminden sonra ülkenin gücü olsaydı da Gölcük yeniden inşa edilirken bugün yapmaya çalıştığımız dönüşümü o zaman yapsaydık. Maalesef yapamadık. Ama zararın neresinden dönülürsek kardır dedik ve iktidara geldiğimiz gün Gölcük’le ilgili dönüşümü başlattık. O dönemde Belediye Başkanı İsmail Barış’tı ve büyükşehirde İbrahim Karaosmanoğlu yoktu. O dönemde İsmail Barış’a çalışmalara başlamasını, arkasında olduğumuzu söyledik. 2004 seçimlerinde görevi Mehmet Ellibeş aldı, İbrahim Karaosmanoğlu da Kocaeli Büyükşehir Belediyesi başkanlığını alınca Gölcük şaha kalktı. İlçemiz doğalgaza kavuştu, üstyapıda örnek bir kent haline geldi. Gölcük’ün modern bir kent olma ihtiyaçlarını karşıladık. Gölcük pek çok alanda modern bir şehir hüviyetinde. Hastanemizde sıkıntı vardı. Yeni bir hastane yapma kararı aldık ve ihaleyi yaptık. Mevcut hastane çalışırken yeni hastanenin yapımının mümkün olmadığı ortaya çıktı. Çözüm ararken 15 Temmuz hain darbe girişimi oldu. Ardından asker hastaneleri Sağlık Bakanlığı’na devredildi. Bu hastanenin sivillere hizmet vermesinde sorunlar yaşanınca Yüzbaşılar mevkiinde 52 dönümlük alanı hastane yapma konusunda karar aldık. 200 yataklı modern bir hastaneyi burada sizlere sunacağız ve hastaneyi hem siviller hem de askeriye kullanabilecek. Aynı dönemde Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu da trafik sıkışıklığını önlemek için kavşak yapımını üstlendi. Bütün bu alanlarda ilçemizin tüm hizmetlerini adım adım takip ediyoruz. Vekillerimiz, valimiz, belediyemiz, sivil toplum örgütleri olarak uyum içerisinde çalışıyoruz. İstiyoruz ki Gölcük’ü layık olduğu yere çıkaralım. Bu anlamda önemli hizmetlerden biri de sanayi dönüşümüdür. Bir diğeri de içimizde ukde olan Denizevler bölgesidir. İl başkanlığım döneminde çok uzun süre bunun üzerine çalıştık. Ne zaman adım atmak istesek mahkeme kararları sebebiyle ilerleyemedik. Artık Gölcük Belediyesi ve TOKİ anlaşmayı sağladı. 24 Nisan’da TOKİ ihaleyi yapacak ve Denizevler sorununu da kökten çözmüş olacağız. Gölcük merkezdeki dönüşümü de 16 Nisan’dan sonra birlikte ele alıp hayata geçireceğiz. 20 sene sonra bile olsa bu dönüşümü yapacağız” dedi.
‘GÖLCÜK OTOMOTİV SANAYİNİN KALBİ KONUMUNDA’
Konuşmasına devam eden Bakan Işık, “Gölcük daha çağdaş ve daha modern bir hal alacak. Gölcük, Türkiye’nin savunmasına, denizlerimizin güvenliğine çok büyük katkı sağlıyor. İlimize de büyük bir katkı sağlıyor. Bütün bunlar kaynak meselesidir. Önceden bu tür projeleri 10 senede bitirmek mümkün değildi. Ülkemiz büyüdüğü ve kalkındığı için şu tesisleri yapmak, sorun olmaktan çıktı. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı döneminde karar almıştık, şimdi temel atıyoruz. Gölcük otomotiv sanayinin kalbi konumunda. Küçük sanayi, bu sanayiyi besleyen kılcal damardır. Esnafımız yeni yerinde, modern tesislerde daha sağlıklı bir şekilde çalışacak ve daha iyi hayat şartlarına kavuşacak. Bunlar, Türkiye’de istikrar sayesinde oluyor. Önceden İMF’nin üç kuruşuna ihtiyaç duyan Türkiye, bugün yardıma muhtaç kişilere el uzatan bir ülke haline geldi. 1999 depreminde Gölcüklüler için dünya yardıma koşmuştu. Milyarlarca dolar yardım geldi. Merhum Ecevit, bu paranın önemli bir kısmını memur maaşlarını ödemek için kullandık demişti. Çünkü kaynak ve istikrar yoktu. O günleri gördük” dedi.
‘TÜRKİYE İSTİKRARINI SÜRDÜRÜRSE AVRUPA’NIN LİDERİ OLUR’
Türkiye’nin gelecekte Avrupa’da lider olacağını dile getiren Bakan Işık, “Türkiye genç nüfusa sahip bir ülke. Şu anda yaş ortalamamız 30. Yani nüfusun yarısı 30 yaş altında. Bu ortalama, Almanya’da 45. Türkiye’nin nüfusu, 2050 yılında 100 milyona yaklaşacak. Almanya’nın nüfusu da 70 milyona düşecek. Türkiye bugünden itibaren istikrarını kalıcı hale getirirse, enerjisini büyümeye ve istihdama harcarsa 2050 yılında Avrupa’nın lider ülkesi olacak. Birileri de bundan fena halde rahatsız. Onlar biliyor ki eğer Türkiye istikrarını sürdürürse Avrupa’nın lideri. Türkiye istikrarını sürdüremezse, enerjisini kendi içinde harcarsa bugünkü gücünü bile koruyamaz. Onun için ülkemizde operasyon üzerine operasyon yapıyorlar. 2013 yılının Mayıs ayı, ülke açısından ekonomik anlamda en parlak zamandı. İMF’ye son borcumuzu ödedik. Kredi derecelendirme kuruluşları, Türkiye’yi yatırım yapılabilir seviyesine çıkarmış. Faizler en dip seviyeye gelmiş. Üçüncü köprünün ihalesi yapılmış ve iyi bir ihale olarak sonuçlanmış. İstanbul’da havalimanının ihalesi yapılmış. Alan konsorsiyum hem 6,5 milyar euro harcama yapacak hem de 23 yıl süre ile her yıl 1 milyar euro tutarında, devlete kira ödeyecek. Aynı anda nükleer enerji santralinin ihalesini yapmışız. Havalimanından gelen kira ile birkaç yıl içerisinde nükleer enerji santralini yapacağız. Doğalgaza bağımlılığımız azalacak. Böyle bir Türkiye’nin önünde kim durabilir, Türkiye şaha kalktı derken bir anda, 31 Mayıs 2013’te gezi olaylarını başlattılar. Birkaç gencin hassasiyetini istismar ederek FETÖ’cü hain polislerinde o gençlerin adeta duygularını istismar eden provokasyonları neticesinde ülkemiz ciddi bir sıkıntı yaşadı. Cumhurbaşkanı’mızın liderliği, oyunları boşa çıkardır. Sonrasında 17-25 Aralık Yargı Darbesi ile hükümeti düşürmeye kalkıştılar. Bunlar sadece ülke içinde cereyan eden olaylar değil. Bunlar, Türkiye’nin 2050’de nereye gideceğini iyi bilen bazı güç odakları, maalesef içimizdeki bazı mihrakları kullanarak işbirliği içerisinde giriştikleri hareketlerdir. Hemen arkasından Kobani olaylarını bahane edip Güneydoğu’yu karıştırdılar. Oradaki insanlarımız da tezgahın farkına vardı. Bu hainler, en son olarak 15 Temmuz’da hain bir darbe girişiminde bulundular. Bunu da siz sokakta önlediniz. Bu operasyonların hiçbiri kendi başına cereyan etmiş operasyonlar değildir. Bundan sonra da önümüze engel koyacaklar. Biz de uyanık olmalıyız” dedi.
‘GELİN, İSTİKRARI 16 NİSAN’DA SAĞLAMLAŞTIRALIM’
Ülkemizde sistem değişikliğinin istikrar adına gerekli olduğunu belirten Bakan Işık, konuşmasının sonunda “Türkiye’nin artık hükümet sistemini değiştirme, istikrarı sandıkta oluşturma zarureti doğdu. Şu an parlamenter sistemdeyiz. Bu sistemde hükümet, meclisin içinden çıkar, Cumhurbaşkanı da temsil makamıdır. Parlamenter sistemde Cumhurbaşkanının yetkisi sınırlıdır. Kenan Evren, 1982 Anayasası’nda kendisine öyle yetkiler yazdırdı ki Türkiye 1982 yılında aslında parlamenter sistemden ciddi oranda saptı. Ondan sonra da bütün Cumhurbaşkanları ile başbakanlar sürekli kavga etti. Cumhurbaşkanı Sezer, onun seçilmesi için en çok gayret eden Başbakan Ecevit’in suratına fırlatınca memleketin dengesi bozuldu. Sembolik olması gereken Cumhurbaşkanlığı, çok geniş yetkilerle donatılmış. Sonra da 367 icadı, Türkiye’nin parlamenter sistemden tamamen ayrılmasına sebep oldu. Bugün parlamenter sistem, ülkemizde fiilen yok. Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın güçlü olduğu sistem, parlamenter sistem değildir. Başkanlık sistemi de değildir. 16 Nisan’da gelin çift başlı sistemi kaldıralım. Bugün Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasındaki uyum, bizleri yanıltmasın. Yarın Cumhurbaşkanı ve Başbakan farklı partilerden olunca bu anayasaya göre çatışma kaçınılmaz olur. Bunun kararını 16 Nisan’da eğer evet derseniz çift başlılığı ortadan kaldıracaksınız. %50’yi bulamayan Cumhurbaşkanı olamaz. Türkiye’de hiçbir diktatöre bu ülke prim vermedi. Kenan Evren, arkadaşı için oy istedi ama halkımız rahmetli Özal’ı istedi. 28 Şubat’çı paşalar, bu sürecin bin yıl süreceğini söyledi. Bu durum, 3 Kasım 2002 gecesi son buldu. Bizim yüksek hızlı tren kullanmamız lazım çünkü rakiplerimiz bizden çok daha ilerde. Gelin istikrarı sandıkta sağlayalım. CHP Konya Milletvekili, ‘Sandıktan evet çıkarsa yine Samsun’dan başlar, yedi sülalenizi İzmir’e kadar kovalar, denize dökeriz’ demiş. Evet oyu veren kişileri, Yunanistan’ın işgal ordusu ile bir tutmuş. Bu kişi, emekli bir asker. Hani siyasetin dili yumuşayacaktı, birbirini yaralayıcı konuşmayacaktı? Ona hocalık yapmış insanlar, çok mahcup olmuşlardır. Deniz Baykal, ‘Referandumda hayır oyu çıkarsa 29 Ekim’i o gün kutlayacağız. Cumhuriyeti o gün ilan etmişiz, düşmanı İzmir’de denize dökmüşüz gibi sevineceğiz’ demiş. Milletin bir kısmını düşman Yunan askeri gibi gören bir anlayıştan bir hayır gelir mi? Cumhurbaşkanı’mız, evet oyu veren de hayır oyu veren de saygındır diyor. Cumhurbaşkanı’mız böyle söylerken evet oyu verenleri Yunan askeri gibi gören bir anlayış, kesinlikle lanetlenecek bir anlayıştır. Böyle bir terbiyesizliği Türk siyasi tarihi daha önce yaşamadı. Sonuç ne olursa olsun başımızın üzerindedir. Çünkü milletin kararıdır. Millet bu görüşü uygun görür, kabul eder; uygun görmezse kabul de etmez. Biz millete güveniyoruz. Milletimiz sandıkta hiç yanlış yapmadı. Sayın Baykal, CHP’ye genel başkan olacağım derken siyasi hayatını da bu cümle ile bitirmiştir” dedi. Konuşmaların ardından Bakan Işık, projenin müteahhidi ile bir görüşme yaptı ve projenin bitiş süresinin 12 ayda tamamlanması adına bir anlaşma sağladı. Ardından Bakan Işık’ın yönetiminde düğmeye basılarak yeni sanayi sitesinin temeli atılmış oldu. Erdem ŞENGÜL