‘Göçün vicdani ve insani boyutları var’
23 Ağustos 2021 16:24

‘Göçün vicdani ve insani boyutları var’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölcük İlçe Kadın Kolları Başkanı Mine İşeri, Afgan göçmenler ile ilgili açıklamalarda bulundu. İşeri, “Göçün vicdani ve insani boyutları var” dedi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölcük İlçe Kadın Kolları Başkanı Mine İşeri, Sakarya Meydan Muharebesi’nin 100. yılı ve Afgan göçmenlerle ilgili olarak bazı açıklamalar yaptı. Başkan İşeri, açıklamasında “Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktası olarak kabul edilen Sakarya Meydan Muharebesi’nin 100. yıldönümündeyiz. Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün komutasındaki ordumuzun işgal kuvvetlerini büyük bir bozguna uğrattığı Sakarya Meydan Muharebesi, dünya harp tarihine en uzun meydan muharebesi olarak geçmiştir. Ülkemizin bağımsızlık mücadelesindeki en önemli olaylardan biri olması nedeniyle Türk tarihi açısından ayrı bir önemi bulunuyor. 23 Ağustos 1921 tarihinde Polatlı ve Haymana’da başlayan muharebe, 22 gün 22 gece sürdü. Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, Sakarya Meydan Muharebesi sırasında ülke savunmasını şu şekilde ifade etmiştir: ‘Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır’.13 Eylül 1921 tarihinde sona eren Sakarya Meydan Muharebesi, İngilizlerin destekleri ile Anadolu’yu işgale gelen Yunan ordusunun yenildiği savaştır. Cumhuriyetimizin kurucusu ebedi Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlığımız uğruna mücadele edip vatan uğruna canını feda eden tüm kahraman şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz” dedi.

‘TUZAĞA DÜŞMEMEK GEREK’

Afgan göçmenler konusuna değinen Başkan İşeri, “’Sınır namustur’ vurgusu, sınırlarımızın güvenli hale getirilmesiyle ilgili bir siyasi ifade olarak düşünülmelidir. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Afganistan’dan çıkış takvimini uygulaması ile İran üzerinden Türkiye’ye yönelen kontrolsüz Afgan göçü ile sınırlarımız, yolgeçen hanı gibi sınır güvenliğinin kalmadığı bir yer olmuştur. Sorunun çözümü, öncelikle bölgemize yönelik saldırı ve işgalleri engellemekten, bölgesel işbirliğini ve dayanışmayı güçlendirmekten geçer. Türkiye’nin yardım kapasitesini, geçici koruma altındaki sığınmacılara ayıracağı kaynağın, yapacağı ev sahipliğinin de bir sınırı, süresi vardır. Türkiye’yi sığınmacı deposu, göçmen kampı olarak gören ABD ve Avrupa Birliği’nin tuzağına düşmemek gerekir. Suriyeli sığınmacılara ilaveten Afgan sığınmacıların yarattığı sorunlar da toplumdaki öfkeyi arttırmaktadır. Hele de Afgan sığınmacıların genç yaştaki erkeklerden oluşması, akıllara pek çok soruyu getirmektedir. Afganistan’da olanlar, yurttaşlığın, uluslaşmanın, laikliğin, aydınlanmanın ve kadın – erkek eşitliğinin ne denli güç kazanıldığını bir kez daha göstermiştir” dedi.

‘AFGANİSTAN’IN GELDİĞİ DURUM İBRET VERİCİ’

Başkan İşeri, açıklamasının devamında “İnsan hakları, demokrasi, özgürlük bekleyenler, her zaman olduğu gibi yanılmışlardır. Mustafa Kemal Atatürk’ü yok sayanlar, sözün özü Afganistan deneyimi, hem Atatürk devrimlerinin önemini hem de emperyalizmle mücadelenin ne denli zor olduğunu, bu mücadelenin birlikte, kararlı ve devrimci olması gerektiğini bir kez daha görmüştür. Cumhuriyet devrimini örnek alan, Türkiye Cumhuriyeti’nin atılımlarını model olarak benimseyen Afganistan’ın geldiği durum, ibret vericidir. Göç, şüphesiz karmaşık, çok nedenli, çok boyutlu bir olgu. İşin elbette insani, vicdani ve ahlaki boyutları var. Türkiye, coğrafyasından ötürü yoğun göç alan bir ülke. Suriye’den Afganistan’a, Afrika’dan Orta Asya’ya dek dünyanın çok farklı coğrafyalarından sığınmacı akınına uğruyor. Ülkemizde milyonlarca yabancı, kaçak olarak yaşıyor, çalışıyor. Öyle ki sayıları 8 milyonu buluyor. Bu, Türkiye’nin kaldırabileceği bir yük değil. Devlet kapasitesinin sınırlarını aşıyor. Ülkemizi her açıdan yoruyor. Artan yoksulluk, işsizlik, hayat pahalılığı da bu duyarlılığı ve tepkiyi göstermektedir.  Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X