Kocaeli’de Nevruz Bayramı kutlandı
Kocaeli’de baharın müjdecisi Nevruz Bayramı dolayısıyla kutlama yapıldı
$ Dolar 44,3717 %0,19
€ Euro 51,1771 %-0,07
£ Sterlin 58,9528 %-0,25
Altın $4.493,55 %2,55
Gümüş 99,51 %2,57
Gölcük Arama Kurtarma Derneği GESOTİM, önceki akşam dernek binasında, protokol ve dernek üyelerinin katılımı ile olağan genel kurul toplantısını gerçekleştirdi. Genel kurulda, Gölcük Kaymakamı Cengiz Karabulut, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, GESOTİM Başkanı Necmi Kocaman ve üyeleri, siyasi partilerin ilçe başkan ve yöneticileri, sivil toplum kuruluşları ve derneklerin başkan ve yöneticileri, Gölcük Belediyesi Meclis Üyeleri ve muhtarlar katılım gösterdi.
KOCAMAN, AÇILIŞ KONUŞMASINI YAPTI
Genel kurulda ilk olarak GESOTİMBaşkanı Necmi Kocaman, kısa bir konuşma yaptı ve “En büyük sermayemiz olan morali bizlere vermeniz, bu davetimize icabet etmenizden dolayı Gölcük Arama Kurtarma Derneği GESOTİM olarak hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Mayıs ayında yapmamız gerekli olan kongremiz, Covid-19 nedeniyle ileri bir tarihe ertelenmişti. Kongremizi bugün yapabiliyoruz. Her birinize katılımlarınızdan ötürü teşekkür ediyorum” dedi.
DİVAN KURULU SEÇİLDİ
Başkan Kocaman’ın konuşmasının ardından divan kurulu seçimi yapıldı. Seçim neticesinde divan kurul başkanlığına Lütfü Yılmaz, katip üyeliklere İbrahim İnanç Çakıroğlu, Çetin Balaban, Serdar Çankal, Suat Öztürk ve Belgin Abanoz, oy birliği ile seçildi. Divan kurulu seçiminin ardından ilk olarak bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve sonrasında İstiklal Marşı’mız okundu. Kongrenin devam eden maddeleri içerisinde, Gölcük Arama Kurtarma Derneği GESOTİM’in faaliyet raporu okundu. Ardından hesap ve denetim kurul raporları okundu. Ardından raporların tümü, üyelerin oy birliği ile ayrı ayrı ibra edildi.
‘1999 DEPREMİNDE YAŞADIKLARIMIZ TİYATRO DEĞİLDİ’
Raporların okunmasından sonra yeni yönetim ve denetim kurulu seçimi maddesine geçildi. Burada mevcut Başkan Necmi Kocaman, seçime tek aday olarak girdi. Üyelerinin oy birliği ile mevcut Başkan Necmi Kocaman, yapmış olduğu teşekkür konuşmasında “Öncelikle bizleri ibra edip yeniden göreve getirdiğiniz için çok teşekkür ediyoruz. Bu işten bir beklentimiz yok. Miladımız 1999 Gölcük depremi idi. Mücadelemiz, ölene kadar devam edecek. Bizler, 17 Ağustos öncesi sıradan bir vatandaştık. Bugün çok büyük sorumluluklar altına girmiş, beklentisiz bir şekilde insana hizmeti ön plana koyan, sevdayla işini yapan, huzur bulan gönüllüleriz. 1999 depreminde yaşadıklarımız tiyatro değildi. Hisseden ile yaşayan arasında büyük farklar var. Biz depremin oyun olmadığını yaşayarak çok iyi öğrendik. O gün hazırlıksız ve bilgisiz şekilde depreme yakalandık. Çaresiz ve hazırlıksızdık. Bir çekiç, levye veya balyozumuz yoktu” dedi.
‘SİVİL SAVUNMA EĞİTİMLERİMİZİ ZOR ŞARTLAR ALTINDA ALDIK’
Kocaman, “O günkü şartlarda sivil savunma ve Kızılay’ımız dahi tabela konumundaydı. Depremin merkez üssü Gölcük unutulmuştu. Bir metre yanımızdaki insana el uzatamadığımız için üzülüyorduk. Cenazeler, kefensiz gömülüyordu. Yaralıların hangi şehirde olduğunu bilmiyorduk. Her yer çok acı içinde geçti. Göçler başladı, Gölcük toparlanamaz diye ilçemizi terk edenler oldu. Bursa’dan, İstanbul’dan, Ankara’dan gelen yardımlar bize ulaşamamıştı. Gölcük çaresiz bir şekildeydi. Bu acılardan ibret çıkararak 10 Kasım 1999 günü kurulduk. Esnafı, işçisi, memuru, mühendisi, köylüsü olarak amatörce işe koyulduk. Sivil savunma eğitimlerimizi zor şartlar altında aldık. Çalıştık, çabaladık, yurt içi ve yurt dışı eğitimlere katıldık. Bir vali yardımcımız, bu işlerin zor olduğunu, zaman içinde saman alevi gibi söneceğimizi demişti, bu bizi daha da hırslandırdı, yüreklendirdi. Biz bu işi sevdik. Eşimizi, çocuklarımızı, işimizi bir konumda bir kenara koyduk. İnandık ve asla yılmadık” dedi.
‘SORUN YARATAN DEĞİL, SORUN ÇÖZEN BİR SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ OLDUK’
Başkan Kocaman, “Bizim ilk koştuğumuz yer 12 Kasım 1999’da meydana gelen Düzce Depremi dolayısıyla o bölgeydi. Enkazlardan insanımızı çıkardık. 6 gün boyunca çalıştık, borcumuzu ödeme huzuru ile ilçemize döndük. GESOTİM, 21 yılda 69 afete operasyonel konumda katılmış, 32 canlının hayata dönmesine vesile olmuştur. Yine sadece ismini kullanıp hiçbir katkı almadığımız ekibimiz, Türkiye Cumhuriyeti devletimizce 110 kişilik arama kurtarma ve sağlık ordusu ile gittiğimiz İran depremi sonrasında INSARAG kapsamına alındık. Lojistik malzeme ve araçlarımızı temin etmeye devam ettik. 495 arkadaşımızı eğitimler sonucunda arama kurtarmaya hazır hale getirdik. Sorun yaratan değil, sorun çözen bir sivil toplum örgütü olduk. Eğitimlerimizi de süreç içerisinde almaya devam ettik. Bizleri tanıyanlar yanında tanımayanlar da olsa, arkamızdan da konuşulsa, bunların hepsine kulak tıkadık, işimize baktık. Burada arkadaşlarımızın çok emeği var. Bu emeğe saygı gösterilmesini beklemek de hakkımızdır. Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde bir astsubay veya subay, 25 – 30 yıl görev yapar, görev süresi içerisinde olası düşman saldırısına karşı eğitimlerini sürdürürler. Bazen sorun yaşamadan emekli bile olurlar. Ama eğitim, onların olmazsa olmazıdır. Bir gün gerginlik olur, ülkemize savaş açana karşı dimdik dururlar. Düşmanın karşısına hazırlıklı çıkar, savunmalarını yaparlar. Bizler de olası afetlere ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Felaket başa gelmeden evvel önleyici ve koruyucu tedbirleri almak lazım. Felaket geldikten sonra dövünmenin anlamı yoktur’ sözünden hareketle GESOTİM gönüllülerinin eğitimli, bilgili bir şekilde deprem ve afetlere hazırlıklı olması için çalışmaktayız” dedi.
‘21 YILIN BİZLERE KAZANDIRDIKLARI ÇOK OLDU’
Kocaman, konuşmasının devamında “Biz yaptığımız bu işten bir kuruş almamaktayız. Sermayemiz insan, moral, canlıdır. Nerede bir sıkıntı varsa biz orada olmaktayız. Bizlere Allah razı olsun denmesi yeterlidir. Depreme ve doğal afetler tam olarak önemsenmemiş olsa da biz işimizi gönülden yapmaya devam ediyoruz. Çalışmalarımıza ara vermedik. Gönüllülere biraz daha destek verilmeli ve onlar önemsenmelidir. Bu çok ciddi bir konudur. Bu iş, herkesin yapabileceği bir iş değil. Bizler bu afeti yaşadığımızda dünya ile ülkemizin tüm insanları seferber oldu. Acılarımızı paylaştılar. Allah onlardan razı olsun. Bizim de onlara karşı sorumluluğumuz olduğunu unutmuyoruz. Geçmişten bir ders çıkaran GESOTİM gönüllüleri, ihtiyaç halinde her zaman hizmete hazır olacaktır. 1999 yılında çekiç ve levyenin olmadığı dönemden 2021 yılında tüm teçhizatları olan bir arama kurtarma derneğine dönüştük. Yurtdışında bu tür derneklerin üyelerinde gördüğümüz kıyafetleri görüp kıskanırdık. Çekicimizin olmadığı bir konumdan örnek alınabilecek bir kurum haline geldik. 21 yılın bizlere kazandırdıkları çok oldu. Devletimize de bu konuda çok teşekkür ediyoruz. Bu vesile ile kongremize gelerek bizlere desteklerini esirgemeyen herkese teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum” dedi.
‘GÖNÜLLÜLÜK ESASIYLA BU FAALİYETLERİ YÜRÜTMEKTELER’
Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, “Doğal afetler hayatın bir gerçeğidir. Ne zaman ve ne şekilde meydana gelebileceğini bilemeyiz. Biz 17 Ağustos 1999 depremini yaşadık. Depremin ne demek olduğunu, insan hayatında ne sıkıntılar yaşattığını gördük. Muhtemel İstanbul depremi ile alakalı hazırlıklar AFAD tarafından yapılıyor. Özellikle STK’lar tarafından çalışmalar yapılmasının önemli olduğunu görüyoruz. Katkı yapan herkese öncelikle şükranlarımı sunuyorum. Demokrasinin olmazsa olmazları siyasi partiler olduğu kadar demokrasinin daha da ileriye gitmesine olanak sağlayan, sivil toplum kuruluşlarıdır. Onlar tamamen gönüllülük esasıyla bu faaliyetleri yürütmekteler. Eleştiriden ziyade tebriği hak ediyorlar. Gölcük Belediyesi ile GESOTİM işbirliği konusunda bir protokol çalışmamız halen devam ediyor. Kamu yararına dernek statüsü kazanması adına ilçe belediyemizin de bir katkısı olacak. Ben böylesine bir katılımdan ötürü burada olan herkese teşekkür ediyor, yeni yönetim ve denetim kuruluna başarılar diliyorum” dedi.
‘BÖLGEMİZ İÇİN ÇOK CİDDİ BİR FELAKETTİ’
Gölcük Kaymakamı Cengiz Karabulut, “Bizler zorlu bir coğrafyada yaşıyoruz. Tarihimize baktığımız zaman çok büyük doğa olayları ile karşıkarşıya kalmışız. Bunların başında da deprem geliyor. Ortalama 100 yıl içerisinde depremlerle yüzleşmek zorunda kalmışız. 17 Ağustos 1999’da meydana gelen deprem, ülkemizdeki en büyük ikinci depremdi. Ben o zaman Ordu’da kaymakamlık görevinde bulunuyordum. Orada, o saatte elektrikler kesilmişti. İletişimi bir iki gün gecikmeli almıştık. O deprem, Ordu’da kendini elektrik kesintisi şeklinde hissettirmişti. Depremin merkezi Gölcük’tü. Kayıplarımız oldu. Hala bulunamayan insanlarımız var. Bölgemiz için çok ciddi bir felaketti. O dönemden itibaren gerek devletimizin ve bakanlığımızın olaylara bakış açısı, gerek STK’ların oluşum sürecinin hızlanması ile doğal afetlerle mücadele için yeni konseptler geliştirildi. Nelerin yapılabileceği planlandı. Süreç başladığında da GESOTİM’in kurulmuş olması, bölgemiz için bir şans olarak görülebilir” dedi.
‘AFET GÖNÜLLÜSÜ OLMA KAMPANYASI BAŞLATTIK’
Kaymakam Karabulut,“Bu tip oluşumlar, maalesef çok uzun soluklu olmuyor. Burada 21 yıldır GESOTİM’in faaliyette olması, bunları arttırarak devam ettirmesi, pırıl pırıl gençlerimizin de bu bayrağı devralarak hizmet etmesi oldukça önemli. STK’ların rolü, bütün dünyaca kabul edilmiş durumda. GESOTİM’inekipman olarak güçlenmesi, güvence kaynağımız olarak görülmektedir. İçişleri Bakanlığı’mız, içinde bulunduğumuz yılı afet eğitim yılı olarak ilan etti. Biz de bu kapsamda yoğun bir çalışma başlatarak bir seferberlik başlattık. 25 binin üzerinde öğrencimiz ve velimize çevrimiçi ulaşarak afet bilinçlendirme eğitimi gerçekleştirdik. Bu oldukça önemli bir rakam. Afet gönüllüsü olma kampanyası başlattık. Milli eğitim camiasındaki öğretmenlerimizin çoğu, kaymakamlık çalışanlarımız, belediye çalışanlarımız afet gönüllüsü oldular. Bu konuda kendisinin faydası olacağını düşünen vatandaşlarımızın afet gönüllüsü olmasını arzu ediyoruz. Bunu da buradan ifade etmekte fayda var diye düşünüyorum. İçinde bulunduğumuz süreçte 1,5 yıldır tüm dünyanın mücadele ettiği Covid-19 salgını ile mücadelede STK’ların, muhtarlarımızın, Kızılay’ımızın, derneklerimizin ve GESOTİM çalışanlarımızın çok ciddi katkılarını gördük. Her türlü organizasyon ve yapılanmada görev aldılar. Vefa Sosyal Destek Gruplarında aktif rol aldılar. Bu çalışmalardan dolayı kendilerini tebrik ediyorum. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Yeni yönetim kurulunuz hayırlı ve uğurlu olsun” dedi. Erdem ŞENGÜL