Gereken cevabı millet verecektir’
7 Haziran 2015 tarihinde yapılan seçimlerin üzerinden 73 gün geçmesine rağmen hala hükümet kurulamadı. Seçimden sonraki durum ve hükümetinin kurulamamasıyla ilgili olarak vatandaşın görüşünü aldık
n Fahri HANER : 7 Haziran Genel Seçimleri sonucunda, hiçbir parti tek başına hükümet kurabilecek milletvekili sayısına ulaşamadı. Halk iradesini ortaya koyarak, siyasilere ‘uzlaşın’ mesajı verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da seçim sonrası, sandıktan birinci parti çıkan AK Parti’nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’na hükümeti kurması için yetki verdi. Diğer partilerle koalisyon görüşmeleri yapan Davutoğlu, koalisyon arayışlarında sonuçsuz kaldı ve görevi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a iade etti. Gölcük Postası Gazetesi olarak, seçimden sonraki genel durumu ve koalisyon çalışmalarının sonuçsuz kalması durumu hakkında vatandaşların görüşlerini aldık.

‘KOALİSYONDAN YANA DEĞİLİM’
Erken seçim olmasını istediğini ifade eden Ömer Fidan, “Bakın seçimden önce hiçbir partinin kırmızıçizgisi yoktu. Ama seçim sonrasında her partinin birer kırmızıçizgisi oluştu. Buradan anlaşılıyor ki partililer ülkenin birlik ve beraberliğini, toprak bütünlüğünü düşünmeyerek kendi çıkarlarını göz önünde bulunduruyor. Seçimde çıkan sonuca göre partilerin koalisyon kurması gerekirdi. Fakat partiler, bu koalisyondan yana olmadı. Bu kapsamda halkı bilinmez bir denklemin içine soktular. Oysa seçimlerde halk, ‘birlik olun, koalisyon hükümetini kurun ve bu ülkeyi bu şekilde yönetin’ mesajını açıkça vermişti. Ama bu oy dağılımı bazı partilileri aşırı sevindirdi. Şimdi ise ekonomi bozuldu, işsizlik had safhaya ulaştı. Komşu ülkelerimizden gelen insanlar doldu taştı. Bu kadar olumsuzluk yaşanıyorsa, erken seçimin en iyisi olacağına inanıyorum. Koalisyon olmasından yana değilim” dedi.

‘ERKEN SEÇİM EN İYİSİ OLUR’
Erken seçim en iyi tercih olacağını ifade eden İsmail Akman, “Çünkü bizim kültürümüzde birlik ve beraberlik yok. Diğer ülkelere baktığımızda bunu aşmış. Ama bizde iki kardeşin bile birlik ve beraber olması çok zor. Bundan dolayı tek başına bir iktidarın ülkemiz için en faydalısı olduğunu düşünüyorum. Bakın diğer ülkeler birlik ve beraberlik için bir şeyler yapmak için çırpınırken, bizim ülkede sadece ben denmesi bizleri kin ve nefrete sürükledi. Seçmen, AK Parti’ye ‘kendine çeki düzen vermesi’ için mesaj verdi. Çünkü vatandaş iyi yönetilmek istiyor. Doğu ve Güneydoğu’ya verilen imkânları değerlendirmeyerek, fırsatı kaçırdılar. Bundan sonra Doğu ve Güneydoğu için iyi bir politika izlenemez. Türkiye’de birlik ve beraberlik olmadığından dolayı koalisyon kültürü de yok” dedi.

‘ÜLKE MENFAATLERİNİ HİÇE SAYDILAR’
Önemli olanın ülke menfaatleri olduğunu ifade eden Arif Küçükerdoğan, “Ülkemizin ve milletimizin menfaati için erken seçim gerekiyorsa erken seçim yapılsın. Ülke menfaati için bütün partilerin bir araya gelmesi gerekirdi. Ama bu seçim sonrasında gördüğümüz kadarı ile tüm parti liderleri ülke ve millet menfaatini hiçe saydı ve birlik ve beraberliği sağlayamadı. Kimi partilerimiz, kırmızıçizgilerini olduğunu söyleyerek ülke menfaatlerini hiçe saydı. Bundan dolayı ülkemiz için erken seçimin en iyisi olacağını düşünüyorum. Tabi ki yeni seçimden çıkmış bir ülke için erken seçim ekonomik olarak sıkıntılı olabilir. Ama ülke ve millet menfaati daha çok önem taşıyor. Bu sorunlar çözülmezse, ülkemizi kriz ve zor günler bekliyor” dedi.

‘ELLERİNİ TAŞIN ALTINA KOYMADILAR’
Öncelikle ülke ve millet menfaatlerinin ön planda tutulması gerektiğini ifade eden Müjdat Gazanfer, “Buna göre tüm parti liderlerinin birlik ve beraberliği oluşturması gerekirdi. Bakıldığında, bu birlik ve beraberlikten bir eser yok. 7 Haziran’da yapılan genel seçimlerde seçmen sandık başına gitti. Seçmen bu kez iyi bir mesaj verdi. Seçmen, ülkenin birlik ve beraberlik içerisinde yönetilmesini ve her türlü ayrımın ortadan kaldırmasını istedi. Seçmen parti liderlerine bu koalisyonu önerdi. Fakat göründüğü gibi hiçbir parti koalisyona yani ortak hükümet kurmaya yanaşmadı. Buradan anlaşılıyor ki hiçbir parti milletin mesajını almamış. Partililer bu birlik ve beraberliği sağlayamayarak, ellerini taşın altına koymadı. Partiler kendi çizmiş oldukları kırmızıçizgilerinden dolayı ortak bir hükümet kurmayarak bugüne kadar gelindi. Yapılacak olan seçimde halk tüm partililere gerekli cevabı verecektir. Erken seçimden tek parti hükümetinin çıkacağına inanıyorum” dedi.

‘TÜM ŞARTLAR ZORLANMALIYDI’
Ülkenin ve milletin geleceği için her zaman ellerini taşın altına koyarak, üzerlerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştıklarını ifade eden Mahmut Yılamaz, “Bu görevimiz kapsamında 7 Haziran’da önümüze sandıklar konuldu. Biz millet olarak hür irademizi kullanarak görevimizi yerine getirdik. 7 Haziran akşamı zaten erken seçimin kapıda olduğu belli oldu. Çünkü TBMM’deki bu parçalı tablo ideolojik bölünmeyi gösteriyordu. Aslında ülkemizin menfaati için bu ortamda bir kereye mahsus olarak tüm parti liderlerimiz ideolojik ayrımcılık yapmayarak, elini taşın altına koyabilirdi. Ama bunu yapmak istemediler. Buradan da anlaşılıyor ki tüm parti liderleri, ülke menfaatlerini kendi hırslarına feda etti. Burada genel başkanların birbirlerine karşı opsiyonlu davranmaları, erken seçimi önümüze getirdi. Bundan sonra da erken seçimin pek bir şeyi değiştireceğine inanmıyorum. Koalisyon için tüm partiler şartları zorlamalıydı” dedi.

‘SİYASİ BELİRSİZLİK ALDI BAŞINI GİDİYOR’
Siyasi belirsizliğin başını alıp gittiğini ifade eden Mehmet Yılmaz, “7 Haziran’da milletin önüne sandıklar getirildi. Millet, ülkemiz için tüm parti liderlerine görev verdi. Ama parti liderlerimiz bu görevi kabul etmedi. Sandıktan çıkan mesaj, artık ülkemizde birlik ve beraberliğin sağlanması ve yaşanan ayrımların ortada kalkmasıydı. Bugünkü tabloya bakıldığında hiçbir parti liderimiz bu konuda halkın iradesine saygı göstermedi. Siyasi belirsizlik aldı başını gidiyor. Parti liderlerimiz koalisyona yanaşmayarak erken seçim çalışmalarına alelacele başladı. Erken seçim, Doğu ve Güneydoğu’daki durumlardan dolayı zor geçecektir. Devletin başı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın artık kendi alanına geçmesi gereklidir. Siyasi belirsizliğe karşı en uygunu erken seçimdir. Bu siyasi belirsizliğe karşı sandıklar milletin önüne konularak millet gereken cevabı en iyi şekilde verecektir” dedi.