‘Genel kurul sürecini takip ediyoruz’
Büyük Birlik Partisi (BBP) Gölcük İlçe Başkanı Şahin Akpınar, ülke gündemi ile ilgili açıklamalarda bulundu. Akpınar, dezenformasyonla mücadele düzenlemesine değinerek “Genel kurul sürecini takip ediyoruz” dedi
Büyük Birlik Partisi (BBP) Gölcük İlçe Başkanı Şahin Akpınar, ülke gündemi hakkında bazı açıklamalarda bulundu. Akpınar, açıklamasında “Geçtiğimiz hafta sonu Ankara’daki bir eğlence mekanında müzisyen Onur Şener, vahşi bir cinayetin kurbanı oldu. Öncelikle hayatını kaybeden sanatçıya Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz. Büyük üzüntü duyduğumuz hadiseyle ilgili olarak zanlıların yakalanmış olması tek tesellimizdir. Emniyet ve yargı kurumlarımız görevlerinin başındadır. Suçluların, hiçbir şüpheye ve kamu vicdanının zedelenmesine neden olunmadan en ağır şekilde cezalandırılacağını umuyoruz. Yaşanan hadisenin, basında ve sosyal medyada bir hayat tarzına müdahale ve yaşanan bir adli vaka üzerinden müteselsilen kamu kurumlarımızı, hükümeti ve devletimizi hedef alan yayınlara yoğun bir biçimde konu edildiğine şahit olduk” dedi.
‘MÜNFERİT HADİSELER OLARAK GÖRMÜYORUZ’
Sözlerine devam eden Akpınar, “Bu durumdan dolayı da ayrıca üzüntülerimizi dile getirmek istiyorum. Maalesef, yaşananlar ve mağdurlar adına duyduğumuz üzüntümüz, son yıllarda, her hadiseden bir çatışma ortamı yaratmak için internet üzerinden yürütülen organize kampanyalara bir yenisinin eklenmesi dolayısıyla bir kat daha artıyor. Önceki gün ise sosyal medya üzerinden Kur’an-ı Kerim’e yönelik bir saldırıya, saldırganların İslam’a ve Müslümanlara yönelttikleri ağır ve iğrenç hakaretlere şahit olduk. İçişleri Bakanlığımız, bu çirkin hadisenin faillerinin Çiğli’de gözaltına alındıklarını açıkladı. Son dönemde sıklıkla karşılaştığımız bu tip fiilleri, alkolün tesiriyle yapılmış münferit hadiseler olarak görmüyoruz” dedi.
‘AYNI DOĞRULTUDA İLERLİYORUZ’
Başkan Akpınar, açıklamasını sürdürerek “Sıkıntılarla dolu bir süreçten geçiyoruz. Dünyanın adım adım savaşa sürüklendiği, tüm dünyanın pandemiden, siyasi krizlerden, küresel emperyalizmin hiçbir ahlak ölçüsü tanımadan tüm kaynakları sömürme çabalarından kaynaklanan zor şartları yaşadığı dönemde psikolojik harp, internet medyası ve sosyal medya üzerinden milletimize karşı bir silah olarak kullanılmaya devam ediyor. İnternet yayıncılığı ve sosyal medyanın, artık hayatın görmezden gelinemez bir gerçeği olduğunu kabul etmek zorundayız. Bu gerçekten hareketle bu yayınlar karşısında hem toplum düzenini hem de fertleri korumanın, devletlerin, hukukun, dolayısıyla parlamentoların görevi olduğunu düşünüyoruz. Bu hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, ‘Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ görüşülüyor. Teklifi ilk aşamadan itibaren dikkatle takip ediyoruz. Düşüncelerimizi mecliste, ilgililerle ve kamuoyuyla hiçbir sınırlama olmadan paylaştık, paylaşmaya devam ediyoruz. Teklifin, gerekçeleri başta olmak üzere tümüyle ilgili olarak Cumhur İttifakı’nın diğer bileşenleriyle aynı endişeleri taşıyoruz, aynı doğrultuda ilerliyoruz” dedi.
‘DÜZENLEYİCİ BİR ROL ÜSTLENMESİDİR’
Sözlerine devam eden Akpınar, “Dijitalleşme, insan hayatında artan bir boyutta etkili oluyor. Sosyal medya platformlarının artması ve çeşitlenmesi, kişilerin sosyolojik, hukuki birçok problemle veya kişisel haklarının ihlaliyle karşılaşmasını beraberinde getiriyor. Bununla birlikte, sosyal ağ sağlayıcıların veya dijital dünyanın arka planında rol alan diğer aktörlerin, geniş çaplı kullanıcı sayıları ile kullanıcı verilerinden yararlanarak elde ettikleri milyarlarca dolar gelire veya özel bilgilere rağmen kişilerin haklarının korunması noktasında ihtiyaç duyulan önleyici ve koruyucu mekanizmaları geliştirmedikleri ya da etkin tedbirler almadıkları veyahut kullanıcıların ve devletlerin haklı taleplerine direnç gösterdikleri gözlemleniyor. Devletin bu alandaki yükümlülüğü, temel hak ve özgürlüklerin korunacağı ve aynı zamanda ifade özgürlüğünün de güvence altına alınacağı düzenleyici bir rol üstlenmesidir” dedi.
‘KİŞİSEL VERİLERİ KORUMAK ZORUNDAYIZ’
Akpınar, açıklamasına devam etti ve “Devletler, vatandaşlarının temel hak ve özgürlüklerini, hem diğer kullanıcılara hem de sosyal medya platformlarına karşı korumak zorundadır. Bu kapsamda hem Avrupa ülkeleri hem de Amerika Birleşik Devletleri, dijital dönüşümün küresel ölçekte ve toplumun tüm kesimlerinde hissedilir hale gelmesi ile birlikte, bu alanda yeni düzenlemeler yapıyorlar. Avrupa Birliği ‘Dijital Hizmetler Yasası’ ve ‘Genel Veri Koruma Tüzüğü’nde olduğu gibi arka arkaya adımlar atıyor. Biz de dijital dünyada vatandaşlarımızın karşılaştığı sorunları çözebilmek adına, söz konusu diğer ülke ve uluslararası kuruluş düzenlemelerini de dikkate alarak gerekli adımları atmak zorundayız. Bu adımların zemininde, özellikle ifade özgürlüğüne temas eden noktalarda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında bulunan hükümler yer almaktadır. Anayasamızın ilgili hükümleri ile tanınan ve koruma altına alınan temel hak ve özgürlükleri ülkemiz, gerçek dünyada olduğu gibi, dijital dünyada da korumayı amaçlıyor. Dijital dünyada da insanların onur, şeref ve saygınlığını, kişisel haklarını, özel hayatlarının dokunulmazlığını ve kişisel verilerini korumak zorundayız” dedi.
‘ÖNEMLİ KATKILAR SAĞLANDI’
Sözlerine son veren Başkan Akpınar, “Bu kapsamda, ‘yalan haberi kasıtlı olarak üretme ve yayma’ eyleminin, ‘birey ve toplum iradesini ipotek altına alan’ ve ‘vatandaşların gerçek bilgiye ulaşma hakkını engelleyen’ ciddi bir tehdit haline geldiğini kabul etmek durumundayız. Bu tehdit, aynı zamanda çeşitli özgürlükleri istismar etmek suretiyle başta ifade özgürlüğü ve haber alma özgürlüğü olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasını engellemeye yöneliyor. Tüm dünya ülkeleriyle birlikte, bizim de bir an önce hayata geçmesini zaruret olarak görüp adımlar attığımız bu düzenlemelerin, öncekilere benzer şekilde, dezenformasyon ve provokasyon çabalarının hedefi olduğunu görüyoruz. Daha önce, sosyal medya platformlarının Türkiye’de temsilcilik açmalarına yönelik düzenlemeler de benzer tepkilerle karşılanmıştı. Bu düzenlemelerle tüm sosyal medya mecralarının, siyasetin, iktidarın kontrolüne gireceği iddia edilmişti. Zaman geçtikçe iddiaların tümünün, mesnetsiz, yanıltıcı ve maksatlı olduğu ortaya çıktı. Güvenlik ve adalet kurumlarımız, çok sayıda suçun aydınlatılması konusunda, bu düzenleme sayesinde önemli mesafeler aldılar ve söz konusu suçların mağdurlarının adalet arayışlarına önemli katkılar sağlanmış oldu. Teklifle ilgili, genel kurul sürecini de dikkatle takip ediyoruz, her aşamada katkı sağlamaya devam edeceğiz. Teklifin, ülkemiz ve milletimiz için hayırlar getirmesini diliyoruz” dedi. Erdem ŞENGÜL