‘Gençlerimizin katledilmesi, insanlık dışı bir suçtur’
Cumhuriyet Halk Partisi Gölcük İlçe Başkanı İsmet İşeri, geçtiğimiz gün Suruç’ta yaşanan patlama ve sonrasında yaşanan gelişmeler ile sınır ötesinde yaşanan operasyonlar hakkında açıklamalar yaptı
Cumhuriyet Halk Partisi Gölcük İlçe Başkanı İsmet İşeri, geçtiğimiz günlerde Suruç’ta yaşanan patlama ve sınır ötesine yapılan operasyonlar hakkında açıklamalarda bulundu. Başkan İşeri, “Suruç’ta yaşanan olayları şiddetle kınıyoruz. Geleceği olan 32 gencimizin burada hunharca katledilmesi, insanlık dışı bir suçtur. Bunu kim, hangi sebeple yaparsa yapsın hiçbir haklı gerekçesi olamaz. Durup dururken suçsuz bir insanın katledilmesi, tüm insanlığı katletmeye eşdeğer. Bir insanın canının kurtarılması, tüm insanlığın canını kurtarmaya eşdeğerdir. Geleceğimizin güvencesi, çoğu üniversite öğrencisi olan gençlerimiz, hayatlarının baharında, kültürel ve sosyal bir etkinlik için bulundukları yerde katledildiler” dedi.
‘BU GENÇLERİN SİLAHI YOKTU’
Başkan İşeri, bu tür katliamların bir daha yaşanmamasını temenni ettiklerini ifade ederek “Bu gençlerimizin elinde silah yoktu. Onların en büyük silahları akademik kariyerleri, bilgili ve insani yönleriydi. Ölenleri rahmetle anıyor, ailelerine de başsağlığı diliyorum. Temennimiz, böyle katliamların bir daha yaşanmamasıdır. Ancak şunu da belirtmek isterim ki Türkiye üzerinde bu tip eylemlerin yapılabilme mesajları da alınmaktaydı. Örneğin, yaklaşık 20-25 gün önce bir grup gazeteci, Şanlıurfa Valisi’ne ‘Suruç’ta ciddi bir terör tehlikesinin var olduğu duyumlarını alıyoruz’ sözleri üzerine gazeteciler göz altına alındı. Neden? Niçin? Burada kabullenilmeyecek ne vardı? Nitekim böyle bir tehdidin de var olduğu gözler önüne serildi” dedi.
‘TÜM SİYASİ PARTİLER, BİRLİK İÇİNDE HAREKET ETMELİDİR’
Sınır güvenliğinin kalmadığını belirten Başkan İşeri, “Zaten mevcut iktidarın Ortadoğu politikasındaki yanlışları, buradaki sınırlarımızın tamamen kontrolden çıkmasını, sınırlarımızın adeta yolgeçen hanına dönmesiyle terörist unsurların ülkemize sızmasını kaçınılmaz kılmaktadır. Ve ayrıca istihbarat zafiyetinin de var olduğunu göz ardı etmemek gerekir. Basın açıklaması yapacak olan gençlerin bulunduğu alanda niçin bir emniyet koridoru oluşturulmamıştır? Buna benzer birtakım ihmaller asla kabul edilebilir değildir. Şimdi geldiğimiz nokta, zamanında giriş çıkışlarına göz yumduğumuz sözde açılım süreci adı altında devletin Güneydoğu’daki otoritesini kaybetmesi, adeta bugünlerin habercisiydi. Ama bir şekilde yapılan bu tip siyasi hatalar sebebiyle, bugün ülkemiz, Güneydoğu bataklığında bir savaş sürecinin içine çekilmek istenmektedir. Bu açıdan önümüzdeki süreci sadece iktidar partisinin inisiyatifinde değil, parlamentoda grubu bulunan tüm siyasi partilerin ortaklaşa bir siyaset uygulamaları gerekmektedir. Çünkü söz konusu ülkemiz ise gerisi teferruattır. Tüm siyasi partiler, böylesine önemli bir süreçte birlik ve beraberlik içinde hareket etmelidir” dedi.