‘Geçim standardında bir ücret verilmeli’
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Hakan Bıçakçı, asgari ücrette olası bir zammın, devlet ve işverene etkisi hakkında bazı açıklamalarda bulundu
Serbest Muhasebeci Hakan Bıçakçı, asgari ücret ve siyasi partilerin bu konudaki vaatleri hakkında açıklamalarda bulundu. Bıçakçı, konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada “Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), asgari ücret ile ilgili tespitinde, bir ailenin insanca yaşam sınırının aylık parasal karşılının 1500 Türk Lirası’na dayandığını göstermektedir. Bunun anlamı, ‘Bir ailenin borçlanmadan, kimseye yük olmadan geçimini idame ettirmesi ve çocuklarının asgari isteklerini yerine getirebilmesi’ olarak karşımıza çıkmaktadır. Peki, 1500 TL uygulamada olur ise bunun işverene zararı ne olacak? Devlet bu kaynağı nereden bulacak? Bu soruların cevabını net olarak kimse veremez! Ancak, piyasada oluşabilecek atmosfer hakkında öngörülerimi paylaşmak istiyorum” dedi.
‘1500 TL ÜCRET SIRITMAZ’
Bıçakçı, açıklamalarının devamında işverenlerin asgari ücretten etkilenip etkilenmeyeceği hakkında açıklamalarda bulundu ve “Şu an piyasa şartlarında 1500 TL ücretin sırıtacağını sanmıyorum. Birçok sektör, bu ücreti veya fazlasını çalışanına zaten vermektedir. Ülkemizde vergilerin yüksekliğinden kaçmak adına çalışanı asgari ücretli gösterip farkının elden ödendiği herkesçe bilinen bir gerçektir. Bu durumda aslında işveren de kaybetmektedir. Kayıt dışı olarak elden ödediği ücretleri giderlerine yansıtamamakta ve vergi matrahından indirememektedir. Bir taraftan kazançlı gözüken işveren, aynı zamanda kaybetmektedir. Neticesinde, sağlıklı mali verilere ulaşılamamaktadır” dedi.
‘DEVLETİN DE YARDIMCI OLMASI GEREKİR’
Asgari ücret ve devlet ekonomisi hakkında da konuşan Bıçakçı, “Devlet yeni bir sahife açacak ve diyecek ki ‘Ey benim vergi veren, prim ödeyen işletmelerim. Devlet piyasa şartlarını iyi analiz etmiştir. Ülkemizde kayıt dışının varlığında, yanlış politikaların neden olduğunu biliyoruz. Bunu birlikte önleyeceğimizi de biliyoruz. Devlet vergi ve primleri makul seviyelere indirmeye kararlı olup kayıt dışılıkla mücadelesini etkin ve tarafsız bir şekilde sürdürecektir. Bu konuda kesinlikle taviz verilmeyecektir’ derse, inanıyorum ki kayıt dışılığın kayıt içine girmesine önemli katkı sağlayacaktır. İşverenlerin üzerinden yüksek vergi ve prim baskısı kalkmasıyla fiş veya faturasını daha rahat kesip bir çalışanı gösterdiği yerde, gerçek çalıştırdıklarını gösterecektir. Vergi yükü altında ezilenin sırtından fazlası alınıp tabana yayılacak vergi anlayışı sayesinde herkes kazanacak. Devlet de kazanacaktır. Önemli olan TÜİK verilerinde gözüktüğü gibi geçim standartlarında bir ücretin çalışana verilmesidir. Bundan daha doğal bir şey olabilir mi?” dedi.