‘Gazi ve şehitler cumhuriyetin teminatıdır’
‘Gazi ve şehitler cumhuriyetin teminatıdır’
19 Eylül Gaziler Günü, dün ilçemizde Anıtpark’ta düzenlenen törenle kutlandı. Protokolün ve öğrencilerin de katıldığı programda konuşma yapan Türkiye Muharip Gaziler Derneği Gölcük Şubesi Başkanı Mehmet Arslan, “Gazi ve şehitler, cumhuriyetin teminatıdır” dedi. 19 Eylül Gaziler Günü, protokolün, askerlerin ve öğrencilerin de katıldığı programla dün ilçemizde Anıtpark’ta kutlandı. Programa Gölcük Deniz Ana Üs ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Refik Levent Tezcan, Gölcük Kaymakamı Cengiz Karabulut, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Gölcük Şubesi Başkanı Mehmet Arslan ve gazilerimiz, siyasi partilerin ilçe başkan ve yönetimleri, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri, komutanlar, askerler, öğrenciler ve Gölcüklüler katılım gösterdi.
‘AMAÇLARI, SEVR’İ ZORLA KABUL ETTİRMEKTİ’
Törende ilk olarak Gölcük Deniz Ana Üs ve Garnizon Komutanlığı, Gölcük Kaymakamlığı, Gölcük Belediye Başkanlığı ve Türkiye Muharip Gaziler Derneği Gölcük Şubesi Başkanlığı çelenkleri Atatürk Anıtı önüne sunuldu. Bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’mızın okunmasının ardından bir konuşma yapan Türkiye Muharip Gaziler Derneği Gölcük Şubesi Başkanı Mehmet Arslan, “1. Dünya Savaşı sonrasında, vatanımızı bölerek parçalamak isteyen yedi düvele mensup düşman dört bir yandan topraklarımızı işgal etti. Amaçları, Anadolu’daki Türk varlığını tamamen ortadan kaldırmaktı. Emperyalist küresel düşmanlar, bu işgali kolaylaştırmak ve Sevr Anlaşması’nı milletimize zorla kabul ettirmek üzere Yunan ordusunu Anadolu içlerine sürdü. Tarih boyunca hür ve bağımsız yaşamış, esarete alışık olmayan Türk milletinin bu işgale dur diyeceği şüphesizdi” dedi.
‘ÇAREYİ MEYDANDAN KAÇMAKTA BULDULAR’
Sözlerine devam eden Başkan Arslan, “Yunan ordusunun Anadolu'daki ilerleyişi Polatlı önlerinde Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk'ün komutasındaki kahraman Türk ordusu tarafından durdurulmuştur. Türk ordusu, 13 Eylül 1921'de, 22 gün 22 gece süren, dünyanın en uzun ve en kanlı muharebelerinden birisi olan Sakarya Meydan Muharebesi'nde mağrur Yunan ordusunu tarihinin en büyük bozgununa uğratmıştır. Yunan ordusu kurtuluşu, muharebe meydanından kaçmakta bulmuştur. Yunan ordusu bir sene sonra Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nde birliklerinin birçoğu imha edilmiş olarak hezimete uğratılmış ve topraklarımızdan tamamen atılmıştır. Sakarya Meydan Muharebesi son savunma muharebesi olup Türk ordusunun 1683 yılındaki İkinci Viyana Kuşatması'ndan beri süren geri çekilişine de son vermiştir. Anadolu'da çakan milli mücadele kıvılcımları Sakarya’da, Dumlupınar’da alev topuna dönüşerek bir volkan gibi patlamıştır. Anadolu halkının ölüm-kalım mücadelesi olan ve yokluktan var edilen bir ordu ile gerçekleştirilen Sakarya Meydan Muharebesi, Anadolu’nun karanlık günlerini aydınlığa dönüştürerek bugünün hür ve bağımsız Türk Cumhuriyeti'nin yolunu açmıştır” ifadelerini kullandı.
‘19 EYLÜL, CESARET VE FEDAKARLIĞIN TAÇLANDIĞI GÜNDÜR’
Başkan Arslan, sözlerinin devamında, “Sakarya Meydan Muharebesi’nin mimarı, muzaffer ve ebedi başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk’e 13 Eylül 1921 tarihinde TBMM tarafından mareşal rütbesi ile gazilik unvanı verildi. Bugün, bu unvanın verilişinin 98. yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına minnet ve şükranlarımızı ifade ediyoruz. Gaziler Günü olarak kutladığımız 19 Eylül, aynı zamanda Türkiye Muharip Gaziler Derneği'nin de kuruluş günüdür. 19 Eylül Gaziler Günü Kurtuluş Savaşı'nda, 1950’de Kore’de, 1974'te Kıbrıs'ta savaşan muharip gaziler ile Türkiye Cumhuriyeti'nin rejimi, üniter yapısı ve toprak bütünlüğü uğrunda vatan hainlerine karşı kahramanca mücadele eden asker, polis, güvenlik korucusu ve vatandaşların, tüm malul gazilerin kahramanlık ve şeref günüdür. 19 Eylül Gaziler Günü, Türk kahramanlığının, cesaret ve fedakarlığının Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün şahsında taçlandığı bir gündür. Kahraman gaziler, Gaziler Günü’nüz kutlu olsun. Sizler, en büyük Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yaşayan birer temsilcilerisiniz. Sizler, şehitlerimiz ile birlikte cumhuriyetimizin teminatı ve temel taşlarısınız. Gururla taşıdığımız gazi unvanı, Ata'mızdan biz gazilere intikal eden en büyük mirastır” ifadelerine yer verdi.
‘TÜRK ORDUSU, BAĞIMSIZLIĞIMIZIN EN BÜYÜK GÜVENCESİDİR’
Konuşmasına devam eden Başkan Arslan, “Üzerinde yaşadığımız toprakların bir vatana dönüşmesi ve bekasının sağlanması, bayrağımızın özgürce dalgalanması, şehitlerimizin ve gazilerimizin kahramanlık ve fedakarlıkları sayesindedir. Bu kahramanlık ve fedakarlığın şifresi, ‘Ölürsem şehit, kalırsam gazi’ anlayışıdır. Türkiye Cumhuriyeti bugün, dünden daha fazla olmak üzere, iç ve dış kaynaklı terör örgütlerinin tehdidi altındadır. Ortadoğu’da, güçlü ve kuvvetli bir Türkiye, emperyalist güçler tarafından istenmemektedir. Bu kapsamda terör örgütlerinin hedefi ülkemizde karışıklık çıkartmak, Türk ordusunu yıpratmak, Türkiye Cumhuriyeti'ni ekonomik ve iktisadi alanda zayıf bir ülke haline getirmek, dolayısıyla emperyalist güçlerin menfaatleri doğrultusunda sömürü planı olan Sevr’in gerçekleşmesini sağlamaktır. Aziz Türk milleti ve onun kahraman ordusu, bu hainlere hiçbir zaman fırsat vermeyecektir. Her geçen gün daha da güçlenen şan ve şeref timsali Türk ordusu dün olduğu gibi yarın da vatanımızın, hürriyet ve bağımsızlığımızın en büyük güvencesi ve dayanağıdır” dedi.
‘BU TOPRAKLAR, EN KUTSAL EMANET OLARAK KORUNACAKTIR’
Başkan Arslan, konuşmasının devamında “Topraklarımızın bir daha istila edilmesine, bölünmesine, hürriyet ve bağımsızlığımıza göz dikilmesine ne biz, ne de bizden sonraki nesiller hiçbir zaman müsaade etmeyecektir. İnanıyoruz ki kan dökülerek vatan olan bu topraklar, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türk milleti tarafından en kutsal emanet olarak korunacaktır. Sevgili gençler, Atatürk, cumhuriyetimizi sizlere emanet etmiştir. Sizlerin de Ata’mıza ve Türk gençliğine yaraşır bir şekilde durmadan çalışarak ilim ve irfanla bu yüce devleti layık olduğu seviyeye getireceğinize ve gerektiğinde canınız pahasına koruyacağınıza inanıyoruz. Şehitlerin ve gazilerin emaneti olan bu güzel vatanı teslim ederken Türk gençliğinden beklentimiz budur. Kore ve Kıbrıs’ta savaşarak gazi olanların genel sayısı 59 bindir. Halen hayatta olan, yaşları 66 ile 90 arasında olan Kore ve Kıbrıs gazilerinin sayısı bugün 28 bin civarındadır. Üzülerek şunu ifade etmek isterim ki Kore ve Kıbrıs gazilerine gösterilen ilgi ve ahde vefa, devlet ve milletimizce sağlanmış ancak gazilerimizin mevcut sorunlarının da çözümünü beklemekteyiz” dedi.
‘ŞANLI TARİHİMİZİN ZAFERLERİ UNUTULMAMALIDIR’
Başkan Arslan, konuşmasının sonunda Atatürk’ün sözlerine yer vererek “Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu konuda şunları söylemektedir: ‘Milli bağımsızlığımızı, vatanın milleti ile bölünmez bütünlüğünü muhafaza etmek maksadıyla vatanımızın her karış toprağına kanlarını akıtan, Türk tarihine altın sayfalar yazdıran gazilerimizin, can veren şehitlerimizin hatıralarını yüceltmek, onlara olan minnet ve şükran duygularımızı ifade etmek milli görevimizdir. Gazilere sahip çıkmak ve saygılı olmak milletimizin tarihine ve mazisine bağlılığının bir ifadesidir.’ Şanlı tarihimizin zaferleri hiçbir zaman unutulmamalıdır. Zafer günlerine ve bu zaferlerin kahramanlarına layık oldukları değer, her zaman her yerde verilmelidir. İlgisizlik, şanlı tarihimizle olan bağı koparır. Aziz şehitlerimiz ve gazilerimiz her zaman, her yerde hatırlanmalıdır. Şehit ve gazi, Türk toplumunun ortak değerleridir. Türkiye Muharip Gaziler Derneği adına, ebedi Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi ve aramızdan ayrılan gazilerimizi saygıyla anar, hayatta olan gazilerimize sağlık ve mutluluklar dilerim. Ne mutlu Türk’üm diyene, ne mutlu Türk olabilene” ifadelerini kullandı. Erdem ŞENGÜL