“Evrensel değerlere karşı düşmanlar”
Eski adıyla İşçi, yeni adıyla Vatan Partisi Gölcük İlçe Başkanı Gürsel Albayrak, geçtiğimiz günlerde Mersin’de öldürülen Özgecan Aslan hakkında bir açıklama yaptı ve sert bir tepki gösterdi
Vatan Partisi Gölcük İlçe Başkanı Gürsel Albayrak, geçtiğimiz günlerde yaşanan olaya sert bir tepki gösterdi. Başkan Albayrak, “Güzellik insan içindir, insana hoş gelen demektir. İyilik toplum içindir, topluma hoş gelendir. Doğruluk evren içindir, evrendeki tüm varlıklara hoş gelendir. Toplumu yönetenler, herkese ‘iyilik-güzellik-doğruluk’ konusunda örnek olmalıdırlar. Türkiye ve Türk Milleti, yaklaşık 13 yıldır bunları unuttu! Türkiye’yi yönetenler, bu evrensel değerlere o kadar karşı ve düşmanlar ki her konuşmalarında her davranışlarında bu değerleri yok sayıp ‘Kadın-erkek eşitliği yaratılışa ters’ diyenler, toplumu parçalama adımlarını açıkça ifade etmekten çekinmiyorlar. ‘Annenizin dizi bile görünmemeli, erkek tahrik olur’ diyen sapığı baş tacı yapan, ‘6-9 yaşındaki kızlarla evlenebilirsiniz’ diyen yobazın elini öpen, kadını yok sayan bir rejimin temsilcisi Suudi Kral için ‘ulusal yas’ ilan edenler, her yıl artan kadın cinayetlerini görmezden gelenler, işi gücü bırakıp o küçücük akıllarını milletin apış arasına takanlar; Türk Milleti’nin toplumsal yapısını bozdunuz. Dindar-kindar diye diye şiddet üreten bataklığa döndünüz. Peygamber efendimizin o güzel hadislerini kendi sapkınlıklarına uyarlayan şarlatanlar sizin: Hiç Allah korkunuz yok mu?” dedi.
“SORUMLULUĞU NEDEN KABUL ETMİYORSUNUZ?”
Açıklamalarında tepkilerini sürdüren Başkan Albayrak, “ABD’de öldürülen 3 Müslüman genç için Obama’yı sorumlu tutuyorsunuz da vahşice katledilen zavallı Özgecan için sorumluluğu neden kabul etmiyorsunuz? Türkiye, ‘Kanarya Sevenler Derneği’ üyelik formuna imza atar gibi, uluslararası her belgeye, her sözleşmeye imza atıyor. Evrensel hukukta atılan her imza o ülkenin konuyla ilgili yasalarını bağlayıcı niteliktedir. Tıpkı İstanbul Sözleşmesi gibi. Mesela bu sözleşme koşulları uygulansa sorun çözülmüş olur. İstanbul Sözleşmesi nedir? Sözleşme, Mayıs 2011’de Avrupa Konseyi ülkelerince İstanbul’da imzaya açılması nedeniyle bu adı taşıyor. Türkiye, Kasım 2011’de sözleşmeye, parlamentosunda onay veren ilk ülke oldu. Üç yıllık süre içinde gerekli olan en az imza sayısı olan 10’a ulaşıldı. Bu ülkeler şöyle: Türkiye, Arnavutluk, Avusturya, Bosna-Hersek, Danimarka, İtalya, Karadağ, Portekiz, Sırbistan ve Andora. Fransa ve İsveç’in koyduğu rezervler nedeniyle sözleşme, bu ülkelerde 1 Kasım’da yürürlüğe girecek” dedi.
BAŞKAN ALBAYRAK, SÖZLEŞMENİN AMACINA DEĞİNDİ
Sözleşmenin amacına da değinen Başkan Albayrak, “Sözleşme’nin temel amacı, kadınları her türlü şiddetten korumak, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmaktır. Sözleşme’de yer alan hükümler özetle şöyle: Kadınların güvenliği, Avrupa Konseyi merkezli, 4 yıl süreyle görev yapan bir birim tarafından uluslararası düzeyde denetlenecek. GREVIO adı verilen bu birim 6 ay içinde Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından belirlenecek. Sözleşme’ye taraf devletler, şiddet gören kadınlara da mülteci olma hakkı verebilecek. Bu anlamda sözleşme küresel ölçekte kadına şiddetle mücadeleyi öngörüyor. Devlet, ölüm riski ve durumun aciliyeti göz önüne alınarak her türlü önlemi alacak. Kolluk kuvvetlerinin mağdurlara yönelik her türlü şiddete acil ve yerinde müdahale etmesi için çok daha etkin önlem almaları sağlanacak. Emniyet, savcı ve mahkeme arasında etkin bir işbirliği oluşturulacak. İhbar mekanizmasının işleyişi hızlandırılacak. Yargı, polis ve sağlık birimlerinin eğitimine bütçe ve zaman ayrılacak. Şiddet mağduruna ikametini değiştirmesi için destek verilecek. Mağdur korunacak ve psikolojik destek alacak. Mağdurun faille temas etmemesi sağlanacak. Şiddet mağduru kadına asgari ücretin günlük tutarına göre devlet tarafından geçici maddi destek verilecek. Kadına yönelik şiddete yataklık edenler de cezalandırılacak. Devlet radyo ve televizyonlarında her ay en az 90 dakika toplumsal cinsiyet eşitliğine dair yayın yapılacak. İlk ve ortaöğretim müfredatına, kadının insan hakları ve kadın erkek eşitliği konusunda eğitime yönelik dersler konulacak. Zorla evlendirmelerin suç sayılması için gereken hukuki, idari ve cezai önlemler alınacak. Şiddet üreten geleneksel rol modellerinin değişmesi için çalışılacak. Mağdurların faillerden tazminat talep etmesi konusunda gerekli yasal düzenlemeler yapılacak” dedi.