Evinde hizmet alanlar; dikkat!
Gazetemiz köşe yazarlarından olan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Hakan Bıçakçı..
evlerde hizmet veren kişilere yönelik olarak yeniden düzenlenen sigortalılık konusu hakkında açıklamalarda bulundu
İlçemizin tanınan simalarından, gazetemiz köşe yazarı ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Hakan Bıçakçı, evlerde hizmet veren kişilere yönelik olarak yeniden düzenlenen sigortalılık konusunda açıklamalar yaptı. Bıçakçı, konu ile ilgili olarak yapmış olduğu açıklamada “Daha önce, ev hizmetlerinde ücretli ve sürekli olarak çalışanlar, Sosyal Güvenlik kapsamında değerlendirilirken; torba yasa ile Sosyal Güvenlik Yasası’na eklenen ek 9. madde ile ev hizmetlerinde 10 günden az ve çok çalışanların sigortalılık durumları yeniden düzenlenmiştir. 1 Nisan 2015 tarihinde yürürlüğe girecek bu yasa nedeniyle 1 asgari ücret tutarında idari para cezasına muhatap olmamak için; evlerinde çocuk, yaşlı ve hasta bakımı için hizmet alanların; çalışan eşlerin, günün belirli saatlerinde evlerinde temizlik ve yemek hazırlamak için hizmet alanların; ayın belirli günlerinde evinin temizlik işleri için hizmet alanlar, bu yasal düzenlemeyi dikkate almaları gerekiyor” dedi.
BİR ASGARİ ÜCRET TUTARINDA CEZA
Konu ile ilgili bilgilendirme yapan Bıçakçı, “Buna göre; ay içinde ev hizmetlerindeki çalışmaların gün karşılığı 10 ve daha fazla olan sigortalılar 5510 sayılı yasanın 4/a kapsamında zorunlu sigortalı olarak devam edecektir. Bunlara ait bildirim, işverenler tarafından örneği kurumca hazırlanan belge ile en geç çalışmanın yapıldığı ay sonuna kadar SGK’ya bildirilecektir. Süresinde bildirilmeyen her bir sigortalı için bir asgari ücret tutarında idari para ceza uygulanacaktır. Bu şekilde çalışanlar normal sigortalıların tüm haklarına sahiptir” dedi.
“BUNUN İÇİN CEZA YEMEYE DEĞER Mİ?”
10 günden az çalışan kişiler hakkında yapılacak sigorta konusunda da bilgilendirme yapan Bıçakçı, “Ev hizmetinde çalışma saatlerinin ay içinde karşılığı 10’dan az güne denk düşenleri çalıştıranlar; kanunun 82. maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazancın alt sınırı üzerinden %2 oranında iş kazası ve meslek hastalığı sigorta primi ödeyerek bir asgari ücret idari para ceza yeme sorumluluğundan kurtulur. Bu durumda çalışan, tüm sigorta kollarına tabi olmadığından işçi statüsünde sayılmayacak, iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kollarından da yararlanabilmesi için iş kazasının meydana geldiği 10 gün öncesinde tescili yapılmış olması ve çalışanın sigortalılığının sona ermemiş olması gerekmektedir. Bu şekilde işçi çalıştıranların kendisi işveren sayılmadığı gibi çalışan da Sosyal Güvenlik Yasası’nın 4/a maddesi kapsamında sigortalı sayılmayacaktır. Ancak bu kişiler isterlerse, adlarına ödenen primin ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar asgari ücretin %32 oranında primi kendileri öderlerse (%20’si malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası, %12,5 Genel Sağlık primi) 4/a sigortalılar gibi tüm Sosyal Güvenlik şartlarına haiz olurlar. Ayda 10 günden az çalışanlar için ödenecek %2 iş kazası ve meslek hastalığı primi dikkate alınacak olursa; bu rakamlar için kendinizi risk etmeyin derim. Bir örnekle konuyu özetleyelim: Günde 3 saat olmak üzere ayda 20 gün ev hizmetlerinde bir çalışanın olduğunu var sayar isek; asgari ücretin 1.201,50.-tl olduğu şu dönemde prime esas günlük kazancın alt sınırı 1.201,50/30=40,05 yani bir günün karşılığı olan rakam. 3 saatten 20 gün çalışan=ayda 60 saat çalışmış olur. 60 saati/7,5 (günlük çalışma saatine) bölersek=8 gün ayda çalışmış olur. 8 gün*40,05 prime esas günlük kazanç=320,40.-tl. 8 günün karşılığı prime esas kazanç bulunur. Bu rakamın, 320,40*%2’si=6,41.-tl. ödenecek prim çıkar. Bunun için ceza yemeye değer mi?” dedi.