‘Etnik çorba cumhuriyetiyiz’
04 Ekim 2013 20:52

‘Etnik çorba cumhuriyetiyiz’

Demokratikleşme Paketi’nin içinde yer alan andımızın kaldırılmasına tepki gösteren Türk Eğitim-Sen Gölcük Temsilcisi Yaşar Tokay, “Türk’e bundan sonra hem Türk olmak, hem doğru olmak,

hem de çalışkan olmanın yasak olduğu bir döneme girdik. Bir nevi etnik çorba ya da aşure cumhuriyetiyiz. Bilinmelidir ki biz ve biz gibi düşünenler var oldukça varlığını Türk varlığına adayacak çok beden, bunları yeni kuşaklara aktaracak binlerce şuurlu ruh olacaktır. Ne Mutlu Türk’üz diyene” dedi.     

 

Türk Eğitim-Sen Gölcük Temsilciliği önceki gün açıklanan Demokratikleşme Paketi ile ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi. Türk Eğitim-Sen Gölcük Temsilciliği’nde gerçekleştirilen toplantıda Demokratikleşme Paketi’nin içinde yer alan andımızın kaldırılması konusu görüşüldü. Türk’e bundan sonra hem Türk olmak, hem doğru olmak, hem de çalışkan olmanın yasak olduğu bir döneme girdiğimizi ifade eden Türk Eğitim-Sen Gölcük Temsilcisi Yaşar Tokay, “Büyük beklentilere neden olan, ülkemizi her yönüyle demokrasinin tahtına oturtacağı iddia edilen, daha önce yapılan 5.vites ileri demokrasi uygulamalarına bir yenisi daha eklenerek paketlenmiş demokrasiyle artık, Türk’e bundan sonra hem Türk olmak, hem doğru olmak, hem de çalışkan olmanın yasak olduğu bir döneme girdik. Öyle büyük bir sorun giderildi ki biz de dünya da rahatladı. Bayramın gelişi arifeden belli olurmuş. Kamuoyu bu konuda uzun bir süreden beri hazırlanıyordu. 13. Yüzyıldan beri yabancı kaynaklar ülkemize Türkiye demişler. Fakat son 10 yılda bu ülkede neredeyse Türk yokmuş, olmak ta günahmış havası var. Kaldı ki sayısı bazen 47 bazen 36 olan Türkiye’de ki etnik topluluklardan biriymişiz. Bir nevi etnik çorba ya da aşure cumhuriyetiyiz. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramını militarist ruh taşıyor diye iptali, Anayasa da Türklük vurgusunun kaldırılması isteği, Bayrak şiirinin ırkçı içerik taşıdığı, İstiklal Marşı’nın da ki kahraman ırkıma sözü, Kamu kurumlarındaki TC ibaresi rahatsızlığı ve son olarak andımızın kaldırılması gibi daha nicesi birlik ve beraberliğimizin en büyük tehdit unsurları olarak takdim edildi. Her devlet kendi çocuklarını geleceğe hazırlarken onun milli, tarihi, ahlaki, sosyal yönlerini geliştirme iddiası da taşır. Kendi çocuklarına vatan, millet şuuru ve aidiyetlerini hatırlatır” dedi.

 

‘NE MUTLU TÜRK’ÜZ DİYENE’

ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde her gün andımız benzeri okutulan marşlarla oradaki her çocuk Fransız, Amerikalı ve Alman olmayı canı gönülden isterken,  bu da sorun,  sıkıntı yaratmazken,  bizim ülkemizde doğru, dürüst, çalışkan olmayı, büyüğe saygıyı, küçüğe sevgiyi, kendi kimlik şuuru ve idealist olmayı andımızla ifade etmek büyük sorun. Tek tipleştirme, farklılıkları köreltme, ötekileştirme, red ve inkar gibi tüm marazların kaynaklarından biri görülen andımız bu düşüncelerle kaldırılmış oldu. Çocuklara karda kışta zorla okutuluyor, biz Türk değiliz ama daha çalışkan ve doğruyuz varlığımda Türk varlığına armağan olmasın diyen, ana dilde eğitimin önünün açılmasını isteyenler, özel okullarda bu isteği gerçekleşen imtiyazlı bölücüler teröristler ve yandaşları, sivil uzantıları ile içimizdeki yabancılar andımızı kaldırmaya ant içmiş bu koalisyon bir şekilde bağıra çağıra isteklerini kabul ettirdiler. Sokakta ki vatandaşa da bunları cicili ambalajlarla bir güzel takdim ettiler. Ne hazindir ki Oslo, Açılım ve şu anki müzakere dönemlerinde Ülkenin 7 bölgesinin ortak talepleri değil, merkezinin Diyarbakır ve bir kısım çevresi olan yerlerin taleplerinin dikkate alınması. Diyarbakır’da ki 57 sivil toplum örgütünün özgürlüklerin önü açılsın eyleminde, faşizan ve totaliter Andımız kaldırılsın, zalimler için yaşasın cehennem sloganları atılmış, eylem metni ülkenin yetkili sendikası olan Memur-Sen’in Diyarbakır şube başkanına okutulmuştur. İktidar yandaşı ve güdümlüsü bu topluluğa da yakışan budur. Mesele; zorla kimlik dayatan devlet anlayışından, özgürlük ve hak gibi masum isteklerle zorla kimliğini kabul ettirme anlayışına evrilmesidir.  Şu bir gerçek ki son yıllar maalesef Türk ile, Türklükle meselesi olan herkesin ve herkesimin aldığı yol gözle görülür haldedir. Peygamberimizin müjdelediği o millete ait olma binlerce yıllık tarih ve medeniyete sahip olma gibi hasletlerimiz yoğun propagandanın etkisiyle önemsiz hale getirilmiş, milletin neredeyse tarih hafızası resetlenmiştir. Bilinmelidir ki bizler ve biz gibi düşünenler var oldukça varlığını Türk varlığına adayacak çok beden, bunları yeni kuşaklara aktaracak binlerce şuurlu ruh olacaktır. Ne Mutlu Türk’üz diyene” dedi.

BENZER HABERLER
X