‘Engelliler tüketen değil, üreten olmalı’
29 Temmuz 2019 16:58

‘Engelliler tüketen değil, üreten olmalı’

Gölcük Engelliler Derneği Görme Engelliler Komisyon Başkanı Mevlüt Önerbay, dün gazetemize bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyarette konuşan Başkan Önerbay, “Engelliler tüketen değil, üreten olmalı” dedi

Gölcük Engelliler Derneği Görme Engelliler Komisyon Başkanı Mevlüt Önerbay, dün gazetemize bir ziyarette bulundu. Başkan Önerbay, ziyarette yaptığı konuşmada “Görme engelimiz sebebiyle evden dışarı çıkamaz hale gelmiştik. Yaklaşık 5 yıl psikolojimizi düzeltmek, küskünlüğü atmak için kendimizi soyutladık. Baktık ki biz böyle devam edersek bizim nazarımızdaki bütün engellilerin hayatı çekilmez olur. Belki de Allah, bize bir vazife olarak bunu bizlere verdi. 5 sene kendi içimizde iç savaş yaptık. Yaklaşık 5 seneden bu yana da kendimi geliştirmek için kurslar aradım. Maddi ve manevi bir arayışa girdim. Çevrede birçok engellinin olduğunu ve onlara dokunulması gerektiğini gördüm.

‘BİR SÜRE SONRA İSTEKLER ARTIYOR’

Bu insanlara çok dokunulmamış. Görme engellilerle alakalı bir çalışma olmadığını gördüm. Bu konuda bir şeyler yapabilir miyiz dedik. Yaşların ileri olduğunu gördük. Aktiviteler yapmayı düşündük. Gençleri keşfetmeye başladık. Bu süreçte Hasan Bat da beni dernek yönetimine aldı. Dernek içerisinde Görme Engelliler Komisyonu’nu kurduk. İşlerin biraz daha organize yürümesi için böyle bir karar aldık. Çok da güzel sonuçlar oldu. Kurslar açtık, eğitimler verildi. Braille alfabelerini öğretmenlerimize öğrettik. Kurslar verdik, çocuklarımızı bilgisayarla tanıştırdık. Bir süre sonra arzu ve istekler artıyor” dedi.

‘GÖRME ENGELLİ 13 SPORCUMUZ VAR’

Aynı zamanda Gölcük Engelliler Gençlik Spor Kulübü (GÖLGEN) Başkanı olan Önerbay, “Sayımız çoğalmaya başladı, yaş seviyesi düştü. Diğer engel gruplarıyla da sportif aktiviteler yaptık. Baktık ki Engelliler Derneği içerisinde yapılan sportif faaliyetler sadece aktivite olarak kalacak, biz de kulüp oluşturalım, ulusal ve uluslararası başarılar elde edelim dedik. Spor, gençlerin iş dünyasında daha çok yer tutuyor diye, topluma yararlı bireyler haline gelsinler diye daha farklı çalışmalar yapalım dedik. Bizim de toplum nazarında bir sorumluluğumuz var diye düşündük. İlk hamle olarak Samsun’a bir gencimizi götürdük.

‘ÇOCUĞUMUZ TÜRKİYE İKİNCİSİ OLDU’

Trabzon’dan gelmişti ve orada böyle şeyler olmadığını belirtmişti. Memur olmak istediğini söylemişti. Ben de bunun yetmeyeceğini, kendisinin bir şeyler yapabileceğini, kendini ispat etmesi gerektiğini dile getirdim. Kendisini salon futboluna kaydettik. Büyükşehir ile konuştuk, salon ayarladık, çalışmaya başladılar. Atletizm olduğunu gördük. İlk görme engelli branşını açtık. Çocuğumuz Türkiye ikincisi oldu. Şu an görme engelli 13 sporcumuz var. Bu sporcularımızı sadece sahada değerlendirdik. Biraz ilgilenince güzel şeyler oluyor” dedi.

‘GENÇLİĞİMİZ AKTİF BİR ŞEKİLDE GELİYOR’

Önerbay, “Hasan Alemdar hocamızdan destek istedik. Görme engelliler, 12 takım içerisinde ilk ikiye girdi. Sadece final maçında yenildik. Kadro eksikliğinden ötürü yenildik. Bunu daha da ileriye götürmek gerektiğini gördük. Bizim çocuklarımız arasında iki – üç sporcu vardı. Bir arkadaşımız 40’ından sonra oynamaya başladı, iki gol attı. Ailesinin de kendisine bakış açısı değişti. Gençliğimiz aktif bir şekilde geliyor. Ama içlerinde görememek, yürüyememek, kolunu kullanamamaktan ötürü özgüven eksikliği oluyor. Bu sıkıntıyı aşmak, bu tarz faaliyetlerle alakalı.

‘KENDİLERİNİ ENGELLİ GİBİ GÖRMEMELİ’

Hasan Bat, çok fedakar biri. Onun gibi, kurduğumuz ekip gibi sağlam bir topluluk bulunmuyor. Engelliler kendini engelli gibi görmemeli. Bizim engelli olmaya hakkımız yok. Bizim Fatma arkadaşımız, ayaklarıyla iki kitap yazdı. Onun gibi bizim de güzel cevher kardeşlerimiz var. Onları keşfedip her alanda değerlendirmeliyiz. Dezavantajlı grubuz ama isteklerimiz var. Biz insanların göremediğini görüyoruz. Her şey gözün görmemesi değil. Bizler, normal bir insandan yüzde 80 oranda daha eksik hareket edebiliyoruz. Ama düşünce alanımız çok farklı olabilir. Duygularımız farklı olabilir” dedi.

‘BİZİM İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR NİMET’

Önerbay, sözlerine şöyle devam etti: “Kılavuz yollar, görme engellilerin tüm iletişim alanını sağlamıyor. Ama kısıtlı olmasına rağmen bir imkan da sunuyor. Bu ağın genişletilmesi lazım. Bunu da toplum kısıtlıyor. Tekerlekli sandalye kullanan bir arkadaşımız, rampadan inmek istiyor ama araba var. Geri gitse gidemiyor, öne de gidemiyor. Çaresizlikten ağlamaya başladı. Bunların biraz da kendi kabuğumuzdan bir türlü sıyrılmamamızın yansıması. Gölcük’te Engelsiz Yaşam Merkezi yapıldı ve bu bizim için çok büyük bir nimet. Belediyelerin desteği olmasa bizim de bir şey yapmamız zor. Bizlere sunulan bu imkan oldukça güzel. Bize imkan sunulmadığı zaman bir dernek kurmak ve ilerletmek çok zor.

‘ENGELLİNİN TALEP ETMESİ LAZIM’

Bu konuda bizlere destek olanlara çok teşekkür ediyoruz. Ama bunların bir lütuf olarak görülmesi bizi rahatsız ediyor. Bunun asli görev olması gerekiyor. Sosyal belediyeciliğin gereği, halka çeşitli hizmetler sunmaktır. Birçok engelli ve engelsiz grubun talebine cevap verildi. Bunlar bir lütuf değil hizmetse, engelliye yapılan hiçbir şey lütuf olmamalı. Engelliler tüketen değil, üreten olmalı. Siz nasıl ki üzerinize düşen bireysel sorumluluğu yapıyorsanız bizim de bunu yapmamız lazım. Bizim de bu elimizden geleni yapmamız lazım. Tüketen değil, üreten hale gelmemiz lazım. Toplum da o zaman üzerine düşeni yapar. Engellinin talep etmesi lazım. Toplum da onu desteklemeli” dedi. Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X