Kocaeli’de Nevruz Bayramı kutlandı
Kocaeli’de baharın müjdecisi Nevruz Bayramı dolayısıyla kutlama yapıldı
$ Dolar 44,3717 %0,19
€ Euro 51,1771 %-0,07
£ Sterlin 58,9528 %-0,25
Altın $4.493,55 %2,55
Gümüş 99,51 %2,57
“Şeker üretiminin azaltılması, nişasta bazlı ya da sentetik şeker üretiminin önünü açacaktır. Türk milleti, çiftçisi ve ekonomisi adına endişe ve korkumuz çok büyüktür” dedi
Gölcük Ziraat Odası Başkanı ve Kocaeli Ziraat odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Bekir Çanakçı, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ile ilgili bir açıklama yaptı. Çanakçı açıklamasına, “Türk silahlı kuvvetlerinin Suriye’de 54 gündür sürdürdüğü Zeytin Dalı Harekatı’nda başarılar dileriz. Değerli askerlerimizin sağ salim bir şekilde başarı ile vatanlarına dönmesini yüce Allah’tan temenni ederiz. Kalbimiz ve dualarımız kıymetli ordumuzladır” sözleriyle başladı.
‘STRATEJİK BİR ÜRÜN’
Şekerin ne kadar önemli bir ürün olduğunu vurgulayan Çanakçı, “Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi olayına, basit bir özelleştirme politikası olarak bakamayız ve bakmamalıyız. Şeker’in stratejik ve önemli bir ürün olduğunu, şekerin hammaddesi olan pancarın ise çiftçimiz açsından hayati bir tarımsal faaliyet olduğunu bilmekteyiz. Sağlık, ekonomi, üretim açısından hayati değer taşıyan şeker fabrikalarının satılmasını görmezden gelemeyiz. Şeker birçok ürünün ham maddesi ve yan mamulü olmakla birlikte, stratejik bir üründür. Dışa bağımlı olunacak bir ürün değildir. Yerli üretimi korumak, desteklemek ve büyütmekten başka bir çare yoktur” ifadelerini kullandı.
‘DURUN VE 40 KEZ DÜŞÜNÜN!’
Başkan Çanakçı, “ABD merkezli çok uluslu bir şirket olan Cargill şirketine ülkenin sağlığı, ekonomisi ve üretimi dolaylı da olsa, teslim edilmemelidir. Ülkenin sağlığının inisiyatifi yabancıların tekeline bırakılmamalıdır. Maliye Bakanımız Naci Ağbal, 2016 yılında Çorum’da yapmış olduğu bir açıklamada, ‘Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi diğerlerine benzemez, 40 defa düşünmemiz gerekir’ demiştir. Çok doğru söylediğine katılarak, bu açıklamayı desteklemekteyiz. Fakat geçen zaman süresinde ne olmuş ve aniden 14 adet şeker fabrikamızı özelleştirmeye çalıştıklarını anlayamamış bulunmaktayız. Buradan Sayın Bakanımıza sesleniyoruz: Durun ve 40 kez düşünün!” dedi.
‘105 BİN ÜRETİCİ’
Şeker pancarı tarımı ve şeker üretiminin 1926 yılından bu yana ülkemiz tarımının vazgeçilmez konularından biri olduğunu belirten Çanakçı, “81 milyonu bulan genç dinamik ve hızla artış gösteren nüfusa sahibiz. Ülkemizde sayıları 5 milyonu bulan mülteciler bulunmaktadır. Her yıl ortalama 40 milyon turist gelmekte ve yılda 2 milyon ton şeker tüketilmektedir. Bu nedenlerden ötürü ülkenin şeker ihtiyacı daha da yükselmektedir. Bu talebin mutlaka karşılanması gerekmektedir. 2017 yılında 20,8 milyon ton şeker pancarı üretilmiştir. Üretim yapan çiftçi sayısı yaklaşık olarak 105 bindir. Mevsimlik işçilerle bu sayı 170 bin civarındadır” ifadelerine yer verdi.
‘47 BİN 758 ÇİFTÇİMİZİ MAĞDUR EDECEK’
Pancar tarımının çiftçi açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Çanakçı, “Katma değeri yüksek bir üründür ve birçok alanda değerlendirilmektedir. Posası, yaş ve melaslı kuru küspesi, ucuz hayvan yemi olarak kullanılmakta, pancarın önemi hayvancılıkta da önem taşımaktadır. Bunların yanında şeker pancarı çevreci, yararlı bir bitkidir. Oksijen üretimi açısından yararlıdır. Birim alanda 3 katı orman alanlarından daha fazla oksijen üretmektedir. Şeker pancarının bir başka açıdan önemi ise, küçük aile işletmeciliği yapılan kırsalda üretimin sürdürülebilmesi, göçün önlenmesi ve genç nüfusun üretimde tutunması açısından önem arz etmektedir. Özelleştirilmesi düşünülen 14 fabrika bin 575 köyde, 47 bin 758 çiftçimizi mağdur edecek. 14 şeker fabrikasında 4 binin üzerinde çalışan 7 milyon şeker pancarı işletmede, 947 bin ton şeker 322 bin melas, 2 milyon 74 bin ton yaş küspe üretilmektedir. Bu rakamlar ihmal ve göz ardı edilecek rakamlar değildir. Büyük bir değer bütünü tehlikededir” dedi.
‘ENDİŞE VE KORKUMUZ ÇOK BÜYÜK’
“Bizler çiftçiler ve Türk halkı adına endişeliyiz” diyen Çanakçı, “Şeker üretiminin azaltılması, nişasta bazlı ya da sentetik şeker üretiminin önünü açacaktır. Bu durum bizce çok tehlikelidir ve büyük endişe yaratmaktadır. Konu ile ilgili bilim adamları tehlikenin farkında olarak aralarında tartışmalarda bulunmakta ve bu durum bizlerin korkusunu, endişesini haklı çıkartmaktadır. Nişasta bazlı şeker kotası Avrupa ülkelerinde ve ABD’de yüzde 2 civarındadır. Türkiye’de ise yüzde 10 olan bu rakam, Bakanlar Kurulu kararı ile yüzde 50 artırılabilmektedir. Türk milleti, çiftçisi ve ekonomisi adına endişe ve korkumuz çok büyüktür. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi yukarıda bahsettiğimiz hayati konular sebebiyle, kabul edilemez” dedi.