‘En önemlisi, hayırla anılan bir kimliktir’
04 Ocak 2016 17:52

‘En önemlisi, hayırla anılan bir kimliktir’

Türkiye Muhtarlar Derneği Gölcük Şubesi Başkanı Bilge Saral ile muhtarlık görevi ve dernek çalışmaları ile ilgili olarak keyifli bir röportaj yaptık. Saral, Gölcük’te yaşadığı tecrübeleri bizlerle paylaştı

İlçemizin sevilen ve sayılan isimlerinden biri olan Türkiye Muhtarlar Derneği Gölcük Şubesi Başkanı Bilge Saral ile geçmişten bu güne kadar yaşadıklarını ve tecrübelerini anlatan bir röportaj yaptık.

Erdem Şengül: Bize kendinizi tanıtır mısınız?

Bilge Saral: 1955 yılında, İstanbul’un Üsküdar ilçesinde doğdum. İlkokulu İstanbul, orta ve lise tahsilimi Gölcük’te tamamladım. Barbaros Hayrettin Lisesi’nden 1972­ - 1973 eğitim dönemi sonunda mezun oldum. O sene İzmir'e taşındık. Eğitim hayatımı Ege Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde devam ederek tamamladım. Üniversitede okurken evlendim ve evli olarak okulumu tamamladım. İki çocuk annesiyim, ikisi de evli. İki de torunum var. Çocuklarımı belli bir döneme kadar kendim büyütmek istedim ve bu sure içinde de boş durmadım. Evde matematik ve Türkçe dersleri veriyordum. Okul koruma derneklerinde görev alıyordum. Çocuklarım büyüdükçe bana bu çalışma yeterli gelmedi ve iş arama çalışmalarına girdim. Müracaatlar yaptım ancak o dönemde Gölcük’te tersaneden başka is alanı da yoktu.

EŞ: İlk kez ne zaman muhtar oldunuz? Muhtar olmanızda kimlerin, nasıl etkisi oldu?

BS: Burada iş sorun olunca İzmir’e gitmeye karar vermiştim ki eşim “Muhtarlık seçimi var. Gel seni muhtar yapalım” dedi. Bu bana şaka gibi geldi, “Ben bunun için mi okudum?” diye serzenişte bulundum ve dalga geçiyor sandım çünkü bugüne kadar burada hiç kadın muhtar olmamıştı. Fakat düşündükçe “Neden olmasın?” diye düşünüp bir araştırma yaptım. Sonunda, aday olduğum takdirde seçim bölgesi merkez olduğu için özellikle lojmanlardan destek alacağımı gördüm ve sonrasında da aday oldum. 11 aday olarak yarıştığımız seçim sonunda büyük farkla seçimi kazanarak ilk kadın muhtar oldum. Tabii ki seçimde kadınların da büyük desteğini gördüm.

EŞ: Türkiye Muhtarlar Derneği Gölcük Şubesi ne zaman kuruldu? Derneğin kurucuları arasında kimler vardı? Derneğin kuruluş süreci nasıl geçti?

BS:  Muhtarlar Derneği, 1990 senesinde kuruldu.1989 senesinde muhtar olduğumda gördüğüm ve yaşadıklarım sonucunda derneği kurmaya karar verdim. İlk muhtar olduğum zaman baktım ki muhtarlar birbirlerini tanımıyor. Ayrıca muhtarlık konusunda tam olarak bilgisi olan da yoktu. Herkes duyduğuna, kendine göre muhtarlık yapıyordu. Ben de dernek kurmaya karar verdim. İlk önce Kocaeli'de bulunan derneğe giderek “Niçin seçilen muhtarlarınıza sahip çıkıp, arayıp, sorup bilgilendirme yapmıyorsunuz?” diye söylendikten sonra ilk olarak İzmit’in şubesini kurmak için işe başladım. Dernek onaylandıktan kısa bir süre sonra Kocaeli ile birlikte Türkiye Muhtarlar Derneği’nin şubesi olduk. Bu derneği, o günkü Kavaklı Muhtarı Selahattin Ateş, Ulaşlı Muhtarı rahmetli Şevket Korkmaz, Dumlupınar Muhtarı rahmetli Hüseyin Ellibeş, Mesruriye Muhtarı Nabi Sarı, Örcün Köyü eski Muhtarı Ahmet Tokmak, Donanma Mahallesi Eski Muhtarı Osman Öngün, Saraylı eski Mahalle Muhtarı rahmetli Atılay Arslan ile birlikte kurduk. 6 ay sonra da derneğin genel kurulunu yaparak ilk yönetimimizi oluşturduk. O gün itibari ile Gölcük’te 35 muhtarlık vardı.

EŞ: Derneğe sizden önce kimler başkanlık yaptı? Siz ne zaman üye oldunuz ve nasıl başkan seçildiniz?

BS: Derneğin kurucusu olduğum için daha öncesi yok ve halen başkanlığa devam ediyorum.

EŞ: Derneğinizin kuruluş amacı nedir?

BS: Derneğimizin kuruluş amacı; göreve seçilen muhtarlarımıza her konuda yardımcı olmak ve onları bilgilendirmektir. Çünkü muhtar olduğunuzda, seçim sonunda elinize mührü ve mazbatayı verirler, “Buyur muhtarsın” derler ama ne yapacağı, neler yapmayacağı konusunda kimse bir şey söylemediği gibi yanlış yaptığında da “Bilmemek gibi bir bahanen olamaz” derler. Bunun okulu da yoktur. O nedenle derneğimizin birinci görevi muhtarlarımızı bilgilendirmektir.

EŞ: Derneğin ilerleyen süreçteki hedefleri nedir?

BS: Derneğimiz, birlik ve beraberlik içinde çalışmalarına devam etmektedir. Her yeni konuda bilgilendirmeler yapmakta, diğer kurum ve kuruluşlara karşı muhtarlarımızın haklarını savunmaktadır. Bu görevlerine de devam edecektir.

EŞ: Gölcük halkının derneklere olan bakış açısını nasıl buluyorsunuz?

BS: Gölcük ilçemizde dernekçilik aktiftir. Derneklere katılım ve aktiviteler oldukça fazla. Bunun yanı sıra sivil toplum örgütlerinin birliktelik halindeki gücü, yeni yeni anlaşılmaya başlamıştır. Bunun iyi kullanıldığı zaman hem üyelere hem de ilçemize büyük faydaları olacağı da kesin.

EŞ: Sizce, Gölcük’ün öncelikli sorunları nelerdir?

BS: İlçemizin öncelikli sorunu her zaman söylediğim gibi trafiktir. Bu soru sorulduğu zaman sorunun hep otopark eksikliğinden doğduğu gündeme gelmiştir ancak ben hep aksini söyledim. Çünkü bakın; yeni yapılan otoparkta günde sadece 3­4 araba park ediyor. Ama etrafı araç dolu. Bazı konuları çok daha detaylı ve ciddi olarak ele almamız gerekir. Yine ayrı bir sorun da yapılaşmadaki düzensizlikler. Büyükşehir ile ilçe belediyelerinin imar konularında ayrı çalışmaları, bilgilendirme ve organize eksiklikleri, birçok konuda sorun oluşturmakta. Bu konuda yasada bazı düzenlemelerin yapılması gerekir diye düşünüyorum. İlçemiz, alan itibariyle dar bir bölgede. Bu nedenle planların çok ileriye dönük olarak yapılması gerekiyor.

EŞ: Muhtarların ne gibi sorunları var? Bu sorunlara nasıl çözüm getirilebilir?

BS: Muhtarlarımızın bugün itibari ile geçmişte de olduğu gibi en büyük sorunu, sosyal güvencedir. Muhtarlarımız, seçildikleri gün itibari ile zorunlu Bağ-Kur’ludur ancak Bağ-Kur primini kendisi ödemek zorundalar. Asgari 350­ bin 400 TL olan primini ödeyememekteler ve bu nedenle de hastalandığı takdirde sosyal güvencesi olmadığından mağdur oluyorlar. Birçok muhtarımız, Bağ-Kur prim borcu yüzünden icralık olmuş veya cezaevine girmiştir. Şimdi “Muhtar ödenekleri arttırıldı, oradan ödesinler” denmekte ancak büro giderleri ve diğer masraflar dahi zor karşılanabilmektedir. Yine önemli bir konu da muhtarların MERNİS sistemi sonucunda birçok yetkisinin kısıtlanmasıdır. Örneğin her kurum, konusu gereği bazı kişiler ile ilgili bilgiyi muhtarlardan sorgular, kimdir, nasıldır, ailesi hakkında bilgi ister ama “Sistem sakıncalı” gerekçesi ile muhtarlara bilgileri kapatır. Muhtarlarımız da bu garabet karşısında hem sorgulayanlarla hem de vatandaşla karşı karşıya kalır. İlk zamanlar geçiş dönemidir diye bekledik ancak düzeltme olmadıkça sıkıntılar fazlalaştı. Muhtarlar sırt sıvazlama değil, çözüm istemekteler. Muhtar, mahallesinde oturan vatandaş hakkında bilgi sahibi olmalıdır. Kaç kişiler, ne iş yapıyor gibi sorulara muhatap olduğu halde sistem gereği evde kaç kişinin ve kimlerin oturduğunu dahi göremez duruma getirilmiş, hatta bunun için de sakıncalı ifadesi kullanılmıştır. Önümüzdeki günlerde bu sorunların ciddi anlamda çözülmesi için çalışmaların yapılmasını bekliyoruz.

EŞ: Geçtiğimiz dönemlerde Türk Sanat Müziği korolarında yer aldınız. Müziğe ilk adımınız nasıl oldu?

BS: Evet, korolarda yer aldım. Türk Sanat Musikisi bana huzur veren, mutlu eden, dinlendiren en önemli hobimdir. Bundan dolayı, Gölcük Belediyesi Türk Sanat Müziği korosuna 3­4 yıl önce katıldım ve halen devam ediyorum. Zira sanatçı bir ailenin mensubuyum. Rahmetli babam, askeri görevinin yanında iyi bir neyzendi ve Türk Sanat Müziği korolarında yer alırdı. Yine rahmetli annemin de çok güzel bir sesi vardı. Korolarda o da yer alırdı. Böyle bir ortamda büyüyünce, haliyle bu alanda bir merakın veya yeteneğin varsa çıkıyor. Bir kardeşim TRT İstanbul Radyosu’nda Türk Sanat Müziği ses sanatçısıdır. Onun küçüğü de Mersin Devlet Korosu’nda, yine Türk Sanat Müziği ses sanatçısıdır. En küçüğümüz de Mersin Opera ve Balesi’nde balettir. Bu kadar sanatçının yanında ben de koro da yer alayım bari dedim.

EŞ: Aynı zamanda Türk Hava Kurumu Gölcük Şubesi Başkanısınız. İki başkanlık görevini aynı anda yürütmenin zorluğu var mı?

BS: Evet, yaklaşık bir buçuk senedir de Türk Hava Kurumu’nun Gölcük Şube Başkanıyım. Bu görevi, kurumun sıkıntılı bir döneminde ve kuruma büyük katkıları olan iki eski başkanın talep ve destekleri ile kabul ettim. Başkanlık öncesinde kurumla çalışıyordum, sonra yönetiminde görev aldım. En sonunda da başkan oldum ama çalışmam aynı. Kurumda görev yapan değerli saymanımız ve diğer iki eski başkanlar Ali Bey ve Mustafa Bey olmasa, bu görevi yapmam bu kadar kolay olmazdı benim için. Hatta belki de bu görevi kabul edemezdim. Bundan dolayı, hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Muhtarlar Derneği’nde de sistem yerine oturmuş olduğu için orada zaten sorunumuz pek olmaz. Orada da gerek yönetim gerekse çalışan arkadaşlara teşekkür ediyorum.

EŞ: Türkiye Muhtarlar Derneği Gölcük Şubesi’nin ilçemizdeki muhtarlara ne gibi bir faydası var?

BS: Öncelikle muhtarlar arasındaki kaynaşma ve dayanışma çok güzel ve önemli. Bu da birlikteliği ve gücü oluşturuyor. İkincisi; derneğimiz sayesinde muhtarlarımızın eskisi de yenisi de kurumlarla ilgili olarak sıkıntıya düşmezler. Onların yanlış yapma riski yok. Çünkü her saat, her dakika arayıp takıldığı konuda bilgi alabilmektedir. Tüm köylerimizin sorunlarını yakından takip etmekte ve sorunlarının çözülmesinde yardımcı olmaktayız. Tüm kurumlar, muhtarlarımızla, derneğimiz aracılığı ile iletişim kurmaktadır ve bu durum her iki taraf içinde kolaylıklar sağlamaktadır.

EŞ: Ayda bir yapılan mahalle ve köy muhtarları toplantılarının derneğe, muhtarlara veya konu olan mahallelere katkısı oluyor mu?

BS: Bu tür toplantıların mutlaka her iki tarafa da faydası olmaktadır. İlk önce, belediyemizin gözünden kaçan bir sorun orada gündeme gelince sorunun çözülme imkânı olmaktadır ve sorun çözüldüğünde de muhtar, etkili olduğu veya konuya duyarlı olduğu için vatandaşın gözünde önem kazanmaktadır. En önemlisi de ilçemize bu anlamda sorunların çözülmesi ile faydası olmaktadır. Bazı aksaklıklar ve eksiklikler olmasına rağmen Sayın İsmail Barış zamanında başlattığımız bu diyalog devam etmelidir. Edeceğine de inanıyorum.

EŞ: Gölcük’te oldukça sevilen, sözü geçen bir başkansınız. Halk sizi seviyor. Bundan önce neler yaptınız, ilerleyen süreçte sizin ne gibi hedefleriniz var?

BS: Benim hayatta en önemli hedefim, insanlara imkânlarım ölçüsünde faydalı olmaktır. Her türlü okulu bitirebilirsiniz, her türlü işi yapabilirsiniz, zengin de olabilirsiniz ama bence ailenize ve özellikle evlatlarınıza bıraktığınız en önemli şey, iyi bir isim, hayırla anılan bir kimliktir. Bu güne kadar her türlü görevde bulundum. Özellikle gençler ve kadınlar için birçok konuda görev aldım. Merkez Mahalle Muhtarlığı bünyesinde Altınyonca Kız İzci Oymağı’nı kurdum ve gençlerle çalıştım. Gölcük Milli Eğitim Hizmetlerini Destekleme ve Geliştirme Derneği’nin kurucularındanım. Gölcük Halk Kütüphanesi Derneği ve Verem Savaş Derneği yönetimlerinde görev aldım. Yerel Gündem 21 ile başlayan kuruluşta, tüzük ve kuruluş aşamasından bugünkü Kent Konseyi’ne kadar devam edecek şekilde çalışmaktayım. İlçe İnsan Hakları Kurulu’nda görev yapmaktayım. Tüm bu süre içinde siyasette de aktif olarak görev aldım. Doğru Yol Partisi yönetim kurulunda 6 sene başkan yardımcılığı yaptım ve 2004 senesinde DYP’den Gölcük Belediye Başkanlığı’na aday oldum. Kısacası hayatta her şeyi dolu dolu yaşadım. Halen de çevreme, ilçeme faydalı olmak için birikimlerimden çevremin faydalanması için çalışmaya devam ediyorum. Gücüm ve nefesim yettiği ölçüde insana hizmet için devam edeceğim.

EŞ: Gölcük halkına söylemek istedikleriniz var mı?

BS: Göreve talip olduğum günden beri bana inanan, güvenen Gölcük halkına sonsuz şükranlarımı ve sevgilerimi sunuyorum.7’den 70’e herkesin Bilge ablası, kardeşi ve anası oldum. Bu benim için en büyük ve en önemli zenginliktir.

BENZER HABERLER
X