Emeklilerden bir dizi talep
Emeklilerin yaşadığı zorlukları gündeme getiren Gebze EYT ve Emekliler Dernek Başkanı Nuh Erdoğan, durumlarının iyileştirilmesi noktasındaki taleplerini aktardı
Gebze EYT ve Emekliler Dernek Başkanı Nuh Erdoğan, 7500 TL maaş alan emeklilerin açlık sınırında yaşadığını ifade etti. Sadaka tutarındaki maaşlarının bir an önce iyileştirilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, yazılı bir açıklama yaptı. Erdoğan’ın açıklaması şu şekilde:
‘EMEKLİLERİN DURUMU İÇLER ACISI’
Emeklilikte insanca yaşamak haktır ve bunu sağlamak da devletin görevi ve sorumluluğundadır. Güzel ülkemizde enflasyon karşısında emeklilerin durumu içler acısıdır. Çarşıya pazara gidemez hale geldik, satın alma güçleri kalmadı. Adeta açlıkla karşı karşıya kaldık. İnsan onuruna yaraşır bir yaşam süremez durumdayız. Türkiye’de yaklaşık 12 milyon emekli açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. Bölgemizde en düşük ev kiraları 10.000 TL oldu. 9 milyon emekliye reva görülen maaş 7.500 TL; bu maaşla emeklinin nasıl geçinmesi bekleniyor? Emeklinin yaşam hakkı elinden alınmış durumdadır. Bu duruma seyirci kalanlar, hiç vicdanınız sızlamıyor mu?
‘ASGARİ ÜCRETİN ÇOK ALTINDA KALDI’
Emeklilere verilen 7.500 TL sosyal yardım niteliğindeki maaş, bu enflasyon canavarı karşısında pula dönmüş durumdadır. 2003 yılı asgari ücret 226 TL, emekli taban aylığı 332 TL’ idi. Asgari ücretin yüzde 40 fazlasıydı. Bugün asgari ücret 11.402 TL, emekli taban aylığı ise 5.683 TL. Emekli maaşları asgari ücretin çok altında kaldı. En düşük memur maaşı 22.000 TL. En düşük emekli maaşı 7.500 TL, arada tam üç katı fark var. Adalet bunun neresinde, hak bunun neresinde, bu ücretle nasıl geçinilir ki? 2003 yılından bu yana asgari ücret 51 kat artmış emekli taban aylığı ise 17 kat artmış. Her emekli, en az 25 yılını sosyal güvenlik sistemine prim ödemiştir.
‘BÜTÇEYE YÜK OLAN EMEKLİLER DEĞİL’
Maaşımızı cebimize koymadan; eşimizin, çocuğumuzun, evimizin ihtiyaçlarını karşılamadan devletimizin belirlediği oranda, Sosyal Güvenlik Kurumu’na peşin olarak primlerimizi ödedik. Ve onların belirlediği şartlarda emekli olduk. En ağırı ise hükümetin bir yetkilisi çıkıp bütçeye yük olduğumuzdan bahsediyor. Bütçeye yük olan birileri varsa bu emekliler asla değildir. Emekliler primlerini peşinen ödemişlerdir. Bütçeye yük olan birileri varsa birkaç kurumdan ballı huzur hakkı alanlar, ömür boyu milletvekili olarak maaş alanlar, kamunun bütün imkânlarını ömür boyu kullananlardır.
‘TALEPLERİNİZDEN ASLA VAZGEÇMEYİN’
Kimseden sadaka istemiyoruz, yıllarca alın terimizle ödediğimiz primlerimizin karşılığı olan hakkımızı talep ediyoruz. Emeklilere sesleniyorum. Hak edilmiş kazanılmış haklarımıza sahip çıkın. Taleplerinizden asla vazgeçmeyin. İnsan onuruna yaraşır maaş almak her emeklinin hakkıdır. Yüksek enflasyon karşısında alım gücümüz düştükçe maaşımız da eriyip gitti. Hükümetimizden 16 milyon emekli adına taleplerimiz; derhal hayatımızı etkileyen zamlar durdurulsun. En düşük emekli kök maaşının dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebileceği; aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) + 3.000 TL refah payına sabitlensin. Yılda iki defa verilen bayram ikramiyesi 15.000 TL’ye yükseltilsin.
‘MAAŞ EŞİTSİZLİĞİ GİDERİLSİN’
İntibak yasası acilen çıkarılsın. Emekliler arasında yaşanan maaş eşitsizliği giderilsin, adaletli maaş uygulamasına gidilsin. Sağlıkta katkı payı kaldırılsın. Ücret kesintisi nedeniyle birçok emekli muayene dahi olamıyor. Vatandaşlar arasında ayrım yapılmasın. Memura yüzde 86, emekliye yüzde 25, asgari ücretliye yüzde 34 zam veriliyor. Her vatandaş, aynı haklara sahip değil mi? Memura ne kadar zam yapılıyorsa emeklilere de aynı oranda zam yapılsın. Cumhurbaşkanımızın iki dudağı arasında bir yaşama mahkûm olmak istemiyoruz. Yıllarca verdiğimiz primlerin karşılığını talep ediyoruz. Sosyal yardım niteliğinde bir maaş değil insan onuruna yaraşır bir emekli maaşı talep ediyoruz. Maaşlar yoksulluk sınırını geçmedikçe adil ve insanca bir yaşamdan da söz edilemez. Haklarımızı alana kadar mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.