“Ekonomi de biz çok gerideyiz”
Saadet Patisi Gölcük Kadın Kolları Başkanı Fatma Bay; “Türkiye’de milli gelir ve ekonomi büyüme başlığı ile ele alınan raporlarda ekonomi ile ilgili gözden kaçırılan hususlar ön plana çıkartıldı. Ekonomi de biz çok gerideyiz”
"BU İŞ ÇOK UZADI"
Saadet Partisi Kadın Kolları ilçe başkanı Fatma Bay haftalık toplantısını parti binasında gerçekleştirdi. Toplantıya parti kadın kolları yönetim kurulu üyeleri eksiksiz katılım sağladılar. Başkan Bay toplantının ilk açıklamasında, kurtulan rehinelere geçmiş olsun dileklerini iletti. Başkan Bay; "öncelikle rehinelerimize geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Bu kardeşlerimiz terör örgütün elinde 101 gündür tutuluyordu. O vatandaşlarımız hürriyetine kavuşurken o sevinci hepimiz can-ı gönülden yaşadık. Bakın bu olayda gözden kaçırılmayan bir kelime vardır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, 'bu iş çok uzadı' dedikten hemen sonra rehineler kurtuldu. Peki, bu kadar kolaydı da neden bu vatandaşlarımız neden 101 gün rehin kaldılar? Burada bir yanlış vardır. Eğer Cumhurbaşkanının talimatı ile bırakıldıysa bu neden bu kadar uzatıldı? İşte bu olay akıllara durgunluk veriyor” dedi.
"HALK GİDEREK FAKİRLEŞTİ"
Fatma Bay' ın bugün ki ana gündemi ise ekonomi oldu. Ekonomi ile ilgili açıklamalar yapan Başkan Bay; “partimizin genel merkezi tarafından ekonomi, yatırım ve istihdam projeleri komisyon raporunu yayınladı. Bakın Türkiye’de Gelir ve ekonomik büyüme başlığı ile ele alınan raporda ekonomi ile ilgili gözden kaçırılan hususlar ön plana çıkarıldı. Türkiye Ekonomisi gerçekten büyüdü mü? Türkiye Milli gelirde dünya sıralamasında ilk 20. Sırada mı? Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) ye oranda olarak sunulan devletin istatistik Göstergeleri doğru mu? Kişi başına milli gelirde kaçıncı sıradayız? Gelir dağılımı Adaletli mi? Türkiye’nin
GSYH' nin ele alındığı raporda büyüdüğünden söz edilen ekonomi de halk geçmiş dönemlere nazaran giderek fakirleşti" dedi.
12 YILDA 5 KAT ARTTIRILDI
Başkan Bay; "Türkiye’nin cari fiyatlarla GSYH' si 1998 yılında 70,2 milyon TL. 2002 yılında 350,5 Milyar TL. ve 2013 yılında 1,56 trilyon olarak gerçekleşmiştir. 2002 yılından 2013 yılına kadar 12 yılda yaklaşık 5 kat artmıştır. Ancak cari fiyatlara bakarak GSYH deki artışı yorumlamak yanlıştır. Çünkü 1998 yılından 2002 yılına kadar 5 yılda tam 5 kat artmıştır. Oysa ki büyük kriz atlatılmış ve halk fakirleşmiştir. Ancak hem gelir dağılımındaki adaletsizlik, hem kişi başına gelirde dünya sıralamasında ancak 60.sırada olmamız dolayısıyla ilk 20' de olmanın refah düzeyi bakımında çok fazla bir anlamı yoktur. 2012 yılı hesaplarına göre son yüzde 20' lik, yani zengin kesimin toplam gelirinden aldığı pay ilk yüzde 20' lik gruba göre 8 kat olmuştur. Son yüzde 20' lik zengin grup neredeyse toplam milli gelirin yarısını almaktadır. Diğer yarısını ise nüfusun kalan yüzde 80 ni paylaşmaktadır. Türkiye’de kişi başına düşen 11 bin dolar denilirse de basit bir hesapla 4 kişilik bir ailenin yıllık geliri 44 bin dolardır. Yaklaşık 95 bin TL' ye tekabül ediyor. Aylık yaklaşık 8 bin TL' ye denk geliyor" " dedi.
"KASASINA AKTARILAN KESİMDEN YENİ MİLYAR DOLARLAR ORTAYA ÇIKMAKTADIR"
ekonaminin gündemini oluşturan açıklamalar yapan Fatma Bay; "Türkiye’de Nüfusun % 95' ini oluşturan işçi ve memurların, esnafların, KOBİ sahipleri, iş adamları, doktorlar, Mühendislerin Avukatların, öğretim üyelerin vb. serbest meslek sahiplerinin çok büyük kısmın aylık gelirleri 500 ile 1000 TL. aylık ücretle çalıştıkları düşünülürse kişi başına GSYH rakamlarının da gösterge dışında çok büyük bir anlam ifade, etmediği ortaya çıkmıştır. Her bir ailenin yukarıda hesaplanan 8000 TL eksik aldığı miktar, başka bir ailenin gelirine eklemektedir. % 95' lik kesimin eksik aldığı düşünüldüğünde bütün eksik kalan kısımların % 5' lik zengin bir kesimin kasasına aktarıldığı anlaşılmaktadır. Kasasına aktarılan kesimden yeni milyar dolarlar ortaya çıkmaktadır. Kişi başına borç yükününde attığı hesaba katıldığında büyüme yalnızca rakamlarda kalmaktadırlar. Reel sektörün gittiğinde daraldığı finans ve diğer benzeri hizmet sektörlerinin büyüdüğü faiz kazançlarının reel sektördeki kar oranlarının düşmesine inat her geçen gün arttığı, kişi başına düşen gelirde gerileyen, gelir dağılımında mevcut vergi sistemi ve faizci kapitalist ekonomik sistemin sebep olduğu adaletsizliktir" dedi.
"EKONOMİ ÇIKMAZININ SEBEBİ 'FAİZCİ KAPİLİST EKONAMİK SİTEM'
Adaletsizliğin önüne geçilmeyen işsizliği bir türlü düşüremeyen Türkiye’deki büyümenin sanal bir büyüme olduğu açık bir şekilde ortaya çıkarılmaktadır. Bütün bu olumsuz tabloya rağmen Türkiye’de milli gelirin arttığı söylentisi sürekli bir şekilde halkın zihinlerine enjekte edilmektedir. 12 yıldır aynı ekonomi aynı ekonomi politikaları, bu algı operasyonu ile sürdürmektedir. Bunun sonucunda halk lüks tüketime yönlendirilmek, aracını, evini yenileme gereğini his etmektedir. Türkiye’nin içerisinde bulunduğu bu ekonomi çıkmazın sebebi faizci kapitalist ekonomik sistemin tavizsiz uygulanmaya devam edilmesidir. Bu sistem zengini daha zengin yoksulu daha yoksul etti. Tek çözüm halkın geçek anlamda gelirini arttırmak için özellikle iç borçlanma sebebiyle bütçede oluşan faiz hortumunu kesmektir. Bu miktarı işçiye memura, esnafa ve çiftçiye yönlendirmektir. Gerçek anlamıyla gelirin artırmasını sağlamak ve buna karşın üreticiye destek olarak üretim artışını sağlamaktır. Talebin artması sonucu oluşa bilecek fiyat istikrarsızlığına engel olmaktır. Yalnızca tüketime, Kaynakları satmaya ve getirisi olmayan gösterişe yönelik yatırımlar yapmak, dışardan dayatılan ekonomi bir an önce terk etmeleri gerekir. Üretime, bilişime, Sanayiye, istihdama yer verilerek ekonomik kalkınmaya gerçek refah artırıcı adil bir ekonomik düzenin uygulanmasıdır” diyen Bay; bu sistemin değişmesi gerektiğini söyledi.