Kocaeli’de Nevruz Bayramı kutlandı
Kocaeli’de baharın müjdecisi Nevruz Bayramı dolayısıyla kutlama yapıldı
$ Dolar 44,3717 %0,19
€ Euro 51,1771 %-0,07
£ Sterlin 58,9528 %-0,25
Altın $4.493,55 %2,55
Gümüş 99,51 %2,57
4 Nisan 1953 günü, NATO tatbikatından dönerken Çanakkale Boğazı’nda İsveç bandıralı Naboland isimli şilep ile çarpıştıktan sonra batan Dumlupınar Denizaltısı’nda, 81 denizcimiz şehit olmuştu. Dumlupınar Denizaltısı şehitlerini anmak adına dün Deniz Şehitleri Anıtı’nda bir anma programı yapıldı. Programa Donanma Komutanı Koramiral Ercüment Tatlıoğlu, bölgede görev yapan amiraller ve denizaltıcı personeller, Dumlupınar şehitlerinin aileleri, gaziler ve emekli denizaltıcılar katılım gösterdi. Akdeniz’de icra edilen Blue Sea isimli NATO manevrasına iştirak sonrası Gölcük’e intikal eden Dumlupınar Denizaltısı, 4 Nisan 1953 gecesi saat 02.15’te Çanakkale’de ilerlerken Nara Burnu’nda Naboland isimli İsveç şilebi ile çarpışmış, sancak başomuzluk civarından aldığı yara ile batmıştı. Bu faciada 7 subay, 35 astsubay ve 39 er olmak üzere 81 denizaltıcı şehit oldu.
ÇELENKLER SUNULDU
Denizin engin maviliklerine, bir daha satha çıkmamak üzere son dalışını yapan Dumlupınar Denizaltısı’nın 81 kahraman denizaltıcısını anma töreni, Donanma Komutanlığı, Denizaltıcılar Birliği Derneği, Denizaltını Sevenler Sosyal Yardımlaşma Derneği ile Türkiye Muharip Gaziler Derneği Gölcük Şubesi çelenklerinin Deniz Şehitleri Anıtı’na çelenk sunulması ile başladı. Ardından bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve sonrasında İstiklal Marşı’mız okundu.
‘VATAN SEVGİMİZİN ÖLÜMSÜZ KAHRAMANLARIDIR’
Dz. Albay Mete Kavcı, günün anlam ve önemini belirten konuşmasında “4 Nisan, Dumlupınar Denizaltı Gemisi’nde görevleri başında hayatlarını feda eden 81 denizaltıcımızı ve bu vesile ile tüm deniz şehitlerimizi andığımız gündür. O kahramanlar, tarih boyunca hür yaşamış Türk milletinin özgürlüğü ve bağımsızlığı için şehit oldular. Şehitlerimiz, ulus olarak var oluşumuzun, birlik ve beraberliğimizin ve vatan sevgimizin ölümsüz kahramanlarıdır. Onlar bizlere, hepimize bu topraklarda ebediyen hür ve bağımsız yaşayabilmek için karada, denizde, havada ve hatta denizin altında gerektiğinde vatan uğruna canımızı seve seve verebilmenin en kutsal görevimiz olduğunu, tarihe yazdıkları altın harflerle öğrettiler. Bugün ay yıldızlı bayrağımız göklerde gururla dalgalanıyor. Bu topraklar üzerinde hür yaşayabiliyor, bağımsız, demokratik, laik, güçlü bir Türkiye olgusunu tüm dünyaya kabul ettirebiliyorsak, Türk milleti olarak her geçen gün daha da büyüyor ve güçlenebiliyorsak bunu vatanları uğruna canlarını seve seve feda eden şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçlu olduğumuz asla unutulmamalıdır” dedi.
‘ŞEHİTLER DİYARI ÇANAKKALE İLE BÜTÜNLEŞMİŞLERDİR’
Dz. Albay Mete Kavcı, “Dumlupınar Denizaltısı, 1944 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde inşa edilmiş ve 19 Aralık 1950 tarihinde Türk Donanması’na katılmıştır. 1953 yılına kadar sayısız görevleri başarıyla tamamlayan Dumlupınar, 1. İnönü Denizaltısı ile birlikte katıldığı ve başarılı geçen bir NATO tatbikatı hitamında, 3 Nisan’ı 4 Nisan’a bağlayan gece Gölcük’e avdet etmek üzere Çanakkale Boğazı’na girmişti. Çanakkale şehitlerini iskele taraftan son kez selamlayan Dumlupınar, saat 2 civarında Nara açıklarında İsveç bandıralı Naboland isimli şilep ile çarpışmış, kısa sürede bir daha hiç çıkmamak üzere, içindeki kahraman denizaltıcıları ile birlikte sulara gömülmüştür. Çarpışma sonrası köprüüstünde bulunan komutan, vardiya harekat subayı, gözcü astsubay ile kulede bulunan seyir astsubayı, denize düşerek kurtulabilmiştir. Günün teknolojik imkansızlıkları, olumsuz hava ve deniz koşulları nedeniyle kurtarma gayretlerinden maalesef olumlu netice alınamamıştı. 7 subay, 35 astsubay, 39 er olmak üzere toplam 81 denizaltıcımıza ulaşılamamıştır. Artık onlar en yüce makam olan şehitlik mertebesine ulaşmış ve bu olaydan kısa bir süre önce kaybettiğimiz Atılay Denizaltısı’nın şehitleri ile birlikte şehitler diyarı Çanakkale ile bütünleşmişlerdir” dedi.
‘DALGALARIN HIŞIRTISINDAN SESLERİNİZİ DUYACAĞIZ’
Dz. Albay Kavcı, “Bugün, elim bir kaza sonucu ebediyete intikal etmiş 81 denizaltıcı şehidimizin arkasından ağlamak için değil, şanlı bayrağımızın altında onları şükranla anmak, aziz ruhları önünde eğitmek, en az onlar kadar bu vatan uğruna canımızı feda edebilme azim kararlılığa sahip olduğumuzu göstermek için toplandık. Sahip olduğumuz bu yüksek ruh ile milletimizi ve devletimizi yüceltme gayretlerimize, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve inkılapları ile düşünce sistemi rehberlik edecektir. Aziz şehitlerimiz; denizlerden esen yosun kokulu rüzgarlar, daima sizlerden bizlere haber ulaştıracak. Dalgaların hışırtısından seslerinizi duyacağız. Ruhlarınız, bir yıldız gibi bizlere yol gösterecektir. Görevimiz korkmadan ve yılmadan azimle çalışarak hatıralarınızı layık olduğunuz şekilde yaşatmak, uğruna hiç tereddüt göstermeden can verdiğiniz bu yolda, gerektiğinde sizler gibi ‘Vatan sağ olsun’ diyebilmektir. Bu vesile ile Atılay’da, Refah’ta, Dumlupınar’da, Kocatepe’de ve şanlı tarihimizin sayısız deniz vakasında şehitlik mertebesine ulaşan aziz şehitlerimize ve ebediyete intikal eden gazilerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun” dedi.
ONLAR, ÇELİK İRADELİ LEVENTLERDİR’
Şehit aileleri adına Şehit Telsiz Astsubay Kıdemli Başçavuş Sait Yıldırım’ın kızı Prof. Dr. Berke İnel, yaptığı konuşmasında “Milli bir vefa karşılığı olarak algılayabileceğimiz ve Türk milletinin övünç vesilesi olan, anma törenlerinde var olan hüznümüzün yanı sıra, sizlerle beraber olmanın erdemi de yaşanmaktadır. 1953 yılının 4 Nisan’ında, NATO manevralarından dönerken Çanakkale Boğazı’nda Nara Burnu’nda İsveç bandıralı Naboland isimli şileple çarpışarak batan ve içinde babamın da bulunduğu 81 yiğit denizcimizi yitirdiğimiz o meşum facia, aslında deniz tarihimizdeki üçüncü trajediyi oluşturmaktadır. 1941 yılının 23 Haziran’ında kimliği belirsiz bir denizaltı tarafından batırılan ve 168 denizcimizin şehit olduğu Refah faciasından bir yıl sonra, 14 Temmuz 1942 tarihinde batan, ilk Türk hücum denizaltısı olan Atılay’da ise 38 denizcimiz şehit olmuştur. Mavi denizlerin sonsuz derinliklerinde, sonsuz uykularına dalan bu insanlarımızı geleneksel yapı gereği özel eğitilmiş güçlü bir fizik gücüne sahip, çelik iradeli leventler olarak tanımlamak, herhalde abartı olmayacaktır. Kişisel düşünceme göre her cefalı ve uzun bir görev eğitiminin ardından kutsal bir görev bilinci oluşmaktadır. Bilindiği gibi emek sarf etmeyen hiç kimse, emeğe bir anlam yükleyemez. Bu yeryüzünde ve sonsuzluk dünyasında yaşanmış misyonların elbette ki bir karşılığı olacaktır. Dumlupınar Denizaltısı’nın 81 gözü pek denizcisinin son anlarında dahi vatan sağ olsun diyerek verdikleri milli mesaj, içimizi titretirken, değil 65 yıl sonra, onları hiçbir zaman unutamayacağımızın da bir cevabıdır. Bu gibi zamanlarda, milli birliğimizin perçinleşmesi ve değer yargılarımızın bir kez daha zenginleşmesi anlamı ortaya çıkmaktadır. Bunu bizlere sağlayan ve geleneksel bir disiplin anlayışı içinde sunan, başta Deniz Kuvvetleri ve Donanma Komutanlığı ile yetkililerine, astsubayından er ve memuruna dek, emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler eder, hepinize en derin minnetlerimle saygı ve sevgilerimi sunarım” dedi.
DENİZE ÇELENK BIRAKILDI
Konuşmaların ardından Donanma Komutanı Koramiral Ercüment Tatlıoğlu, bölgede görev yapan amiraller, şehit yakınları ve misafirler, toplu bir fotoğraf çektirdi. Harp Silah Araçları Müzesi’nin gezilmesi ile birlikte Deniz Şehitleri Anıtı’nda yapılan tören ile son buldu. Şehitlerimizi anmak üzere Donanma Komutanı ve Denizaltı Filo Komutanı tarafından Denizaltı Filosu Komutanlığı önünden denize çelenk bırakıldı ve ardından TCG Doğanay denizaltı gemisi, misafirler tarafından ziyaret edildi. n Erdem ŞENGÜL