‘Dönüşümün ne kadar gerekli olduğunu gördük’
01 Mart 2023 17:50

‘Dönüşümün ne kadar gerekli olduğunu gördük’

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Gölcük İlçe Başkanı Derya Çavdar, kentsel dönüşüm projelerinin önemi ile ilgili açıklamalarda bulundu. Çavdar, “Dönüşümün ne kadar gerekli olduğunu gördük” dedi

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Gölcük İlçe Başkanı Derya Çavdar, kentsel dönüşüm projelerinin önemi, Üsküdar Vapuru Faciası ve EYT düzenlemesi hakkında dün bazı açıklamalarda bulundu. Çavdar, açıklamasında “Kentsel dönüşümün ne kadar gerekli olduğunu, tecrübelerin en beteri olan ölümün on binlercesi ile sınanarak anladık. On binlerce insanımızı barındıran binalar, iki dakika aralığında resmen toz bulutuna döndü. Çöken binaların büyük çoğunluğu 1999 öncesinde inşa edilmişti ama aralarında yeni yapılmış lüks konutlar ve çok katlı rezidanslar da vardı. Zemini ve müteahhitliği devletin onayından geçen TOKİ konutlarının ise deprem sınavını başarıyla atlatması, kayıplarımız karşısındaki buruk sevinçlerimizden biri oldu. Tüm binalar TOKİ titizliğiyle yapılsaydı, bugün 44 binden fazla can kaybı yaşadığımız asrın felaketinden değil, minimum kayıplardan bahsediyorduk. Ardı ardına gelen depremlerde yıkılan birçok binanın yanı başında sapasağlam kalan binalar, neredeyse hiç hasar olmayan TOKİ konutları, bir doğa hadisesi olan depremin felaketle sonuçlanmasındaki en büyük kusurun beşeri faktörlere dayandığının kanıtıdır” dedi.

‘TÜRKİYE İÇİN BİR MECBURİYET’

Sözlerini sürdüren Çavdar, “İnsanın katili yine insan değil mi? Malzemeden çalan müteahhit, maliyet hesabını can güvenliğinin önüne geçiren yapı denetim firması, bilime uygun hazırlanmayan imar planlarına onay veren yönetici vebal sahibi değil mi? Can kayıplarımızda vebali olanların bir kısmı depremden sonra yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturmalar derinleştikçe sorumluluğu olan herkesin yargı önünde hesap vermesi mümkün olacaktır. Depremin engellenemez bir doğal afet olduğunu bilerek doğa yasalarının onayından geçen yerleşim yerleri inşa etmek, artık Türkiye için bir mecburiyettir. Bu mecburiyeti tartışma konusu hâline getirmek bile adam öldürmeye teşebbüsten yargılama konusu olmalıdır. Bu süreçte hepimizin içini tırmalayan konulardan birisi de çok daha geniş alanlarda uygulanabilecek kentsel dönüşüm projelerine bu zamana kadar çıkarılan türlü engeller olmuştur. İktidar ne yaparsa yapsın otomatik olarak karşısına bariyer oluşturan bir zihniyet, her şeye hayır dediği gibi kentsel dönüşüme de hayır demiştir. Hayat kurtarıcı olan kentsel dönüşüme siyaset üstü bir mesele olarak bakılabilseydi, mülk sahiplerinin metrekare itirazları üç beş oy fazla almak isteyen siyasetçiler tarafından ajite edilmeseydi, sağlam zeminlere oturtulacak depreme dayanıklı yapılarda birçok insanımız hayatta kalabilirdi” dedi.

‘BİR MUHALEFET SİYASETÇİSİ HENÜZ KADRAJA GİRDİ Mİ?’

Başkan Çavdar, açıklamasına devam ederek “30-40 metrekare için verilen mal mülk mücadelesi, birkaç metrekarelik tabutta son bulmazdı. Devleti vatandaşın evine, barkına göz diken arazi mafyası gibi göstererek kentsel dönüşüme rantsal dönüşüm adını verdiler. Riskli yapıların yıkım kararlarını yargı yoluyla durdurdular. On binlerce insanımızın hayatına karşı kazandıkları zaferi alkışlar eşliğinde kutladılar. Geçmişte önüne yattıkları kentsel dönüşüm projelerinin on binlerce canı kurtarabileceğini itiraf eden bir muhalefet siyasetçisi henüz kadraja girdi mi? Hayır. Varsa yoksa devlet kötülemesi. Hepsinin deprem bölgelerine gidip gelmesi, depremzede insanlarımızın acılarını devlet düşmanlığıyla yoğurup enkaz üzerinde sandık çalışması yürütme hesabıdır. Oysa doğal afetler, siyaset üstü görülmediği için bugün böylesine ağır bir tabloyla yüzleşmek zorunda kaldık. Halk sağlığının gerekiyorsa halka rağmen, gerekiyorsa at gözlüklü muhalefet zihniyetine rağmen korunması gerektiği ortadadır. Aksi hâlde şerrin içerisindeki hayrı bulmak imkânsızdır” dedi.

‘BEYANNAMEMİZİN YÜZDE 90’I GERÇEKLEŞTİ’

Çavdar, “1958 yılında İzmit-Gölcük seferi yapan Üsküdar Vapuru, İzmit’ten hareket ettikten sonra fırtınadan dolayı Derince açıklarında alabora olup batmıştı. Bu deniz faciası sonucunda hayatını kaybeden 392 vatandaşımızı rahmetle anıyoruz, mekanları cennet olsun. EYT düzenlemesi de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylandı. Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi olarak verdiğimiz bir sözü daha gerçekleştirdik. EYT ile ilgili kanun, TBMM’de AK Parti ve MHP’nin oylarıyla yasalaştı. Bu kanunun yasalaşmasıyla beraber MHP, seçim beyannamesinde yazılı olan birçok konu başlığını, söz verdiği üzere hizmete sunmuş ve beyannamesinin yüzde 90’ı gerçekleşmiştir. Milletimize hayırlı olsun” dedi.  Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X