‘Diyabet, hayat boyu tedavi gerektirir’
Gölcük İlçe Sağlık Müdürü Dr. Sabri Medişoğlu, dün Dünya Diyabet Günü ile ilgili olarak bazı açıklamalarda bulundu. Dr. Medişoğlu, konu hakkında yaptığı açıklamada “Diyabet, hayat boyu tedavi gerektirir” dedi.
Gölcük İlçe Sağlık Müdürü Dr. Sabri Medişoğlu, Dünya Diyabet Günü ile ilgili olarak dün önemli bilgiler verdi. Konu hakkında açıklamalarda bulunan Dr. Medişoğlu, “Diyabet hastalığı, vücudumuzda insülin hormonunun hiç üretilememesi veya vücudun ihtiyacını karşılayacak kadar üretilememesi, ya da üretilen insülinin yeterince etki gösterememesine bağlı olarak ortaya çıkar. Diyabet kronik bir hastalık olup hayat boyu tedavi gerektirir. Diyabetli bireylerin yaşam kalitelerinin arttırılması, beslenme, egzersiz, tıbbi tedavi ve eğitimden oluşan dört temel faktörde mümkün olmaktadır” dedi.
‘RİSK GRUBUNU OLUŞTURMAKTADIR’
Sözlerine devam eden Dr. Medişoğlu, “Özellikle ailesinde diyabet öyküsü olan, hareketsiz yaşayan, sağlıksız beslenen, ağırlığı fazla olan kişiler diyabet hastalığı açısından risk grubunu oluşturmaktadır. Hastalığın belirtileri, sık idrara çıkma, ağırlık kaybı, halsizlik ve aşırı susama hissidir. 1921 yılında insülini bularak diyabet hastası milyonlarca hastanın tedavisini mümkün kılan FredrickBantig'in doğum yıl dönümü anısına, her yıl 14 Kasım’da Dünya Diyabet Günü düzenlenerek çeşitli etkinlikler yapılmaktadır” dedi.
‘KRONİK BİR HASTALIKTIR’
Açıklamalarını sürdüren Dr. Medişoğlu, “Diyabet, ülkemizde görülme sıklığı giderek artan, ciddi organ kayıplarına yol açan ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilen kronik bir hastalıktır.Diyabet hastalığını önlemek, onu kontrol altına almanın ilk adımıdır. Ülkemizde önemli oranda hastalık yükü oluşturan bulaşıcı olmayan hastalıklar arasında diyabet ve komplikasyonları önemli bir yer tutmakta olup müdahale edilmezse bu yükün yakın gelecekte hızla artması beklenmektedir.Yaşam tarzı değişiklikleri ile 2040 yılına kadar 160 milyon diyabetin geciktirilebileceği veya önlenebileceği öngörülmektedir. Birçok ülkede sağlıksız beslenme ve fiziksel olarak aktif olmayan yaşam tarzı, çocuk ve gençlerde de tip 2 diyabet görülme riskini küresel halk sağlığı sorunu haline getirmektedir. Küresel sağlık harcamalarının yüzde 12’si, yetişkin diyabetli bireyler için harcanmaktadır. Diyabetli her iki kişiden birinin tanı almadığı bilinmektedir. Bu durum, kişileri sakatlık ve erken ölüme neden olan komplikasyonlara karşı elverişli hale getirmektedir. Diyabette tanının gecikmesi demek, tip 2 diyabetli bireylerin komplikasyonlardan en az biri ile karşılaşması anlamına gelir. Birçok ülkede diyabet körlük, kalp damar hastalıkları, böbrek yetmezliği ve alt ekstremite(ayak-bacak) ampütasyonunun (kayıp) en önemli nedenidir” dedi.
‘EN BASİT TEŞHİS, AÇLIK KAN ŞEKERİ ÖLÇÜMÜDÜR’
Dr. Medişoğlu, açıklamalarına devam ederek “Hastalıktan korunmak için hareketimizi arttırmak, spor yapmak, sağlıklı beslenmek ve hastalığa dair belirtiler görüldüğünde sağlık kuruluşuna başvurmak gerekmektedir. En basit teşhis, açlık kan şekeri ölçümüdür. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelen diyabetin önlenmesi ve kontrolü amacıyla Sağlık Bakanlığı’nca ‘Türkiye Diyabet Programı’ yürütülmektedir.Hastalıktan korunmanın en önemli şartı, hastalık hakkında bilgi sahibi olmaktır.Bu konuda İlçe Sağlık Müdürlüğü olarak halkımızı bilinçlendirmek için okullarda,halk eğitim merkezlerinde,aile sağlığı merkezlerinde diyabet hemşiresi Ayşe Çayır tarafından eğitimler verilmektedir.Vatandaşlarımız sadece kilo vermek için değil, sağlıklı beslenme konusunda doğru bilgi edinmek için kurumumuzda görev yapan diyetisyenimize başvurabilirler” dedi. Erdem ŞENGÜL