Diş hekimlerinden 110. YIL ÇELENGİ
Kocaeli Diş Hekimleri Odası, 22 Kasım Diş Hekimleri Günü ve ülkemizde bilimsel diş hekimliğinin kuruluşunun
110. yılı dolayısı ile İzmit Saat Kulesi mevkiinde bulunan Atatürk Anıtı’na çelenk bırakarak açıklama gerçekleştirdi
Kocaeli Diş Hekimleri Odası, 22 Kasım Diş Hekimleri Günü’nde Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreni düzenledi. Oda Başkanı Dt. Töre Genç burada bir basın açıklaması gerçekleştirerek diş hekimlerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Çelenk sunma törenine Diş Hekimleri Odası Başkanı Dt.Töre Genç’in yanı sıra, KOÜ Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emre Özel, Oda’nın kurucularından İsmail Metin Ulusoy ve diş hekimleri katıldı.
‘SORUNLARIMIZIN BİRÇOĞU HALEN GÜNDEMİMİZDE’
22 Kasım tarihinin önemine değinerek açıklamasına başlayan Kocaeli Diş Hekimleri Odası Başkanı Töre Genç, “Ülkemizde bilimsel diş hekimliğinin kuruluşunun 110.yılındayız. 110 yılda mesleğimiz ve toplum ağız diş sağlığı ile ilgili önemli değişimlerin ve kazanımların olduğu bir gerçek. Ancak başka bir gerçek de yıllardır tartışılan sorunlarımızın birçoğunun bu gün halen gündemimizde olması ve önümüzdeki yıllarda da bu sorunların giderek ağırlaşacağıdır. Öncelikle belirtmek isteriz ki Türk Diş Hekimleri Birliği, toplumun ve bireylerin ağız diş sağlığının iyileştirilmesini ve nitelikli diş hekimliği hizmetinin sunulmasını amaç edinmiştir” diye konuştu.
‘ULUSAL SAĞLIK POLİTİKALARI OLUŞTURULMALI’
Tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de diş hekimliği lisans eğitiminin en maliyetli eğitim olduğunu belirten Genç, “Bu anlamda diş hekimliği eğitiminde insan gücü planlamasının daha da önem kazandığı bir gerçektir. Ülkemizde, gelişmiş ülkelere göre tüm yaş gruplarında yaygın olan diş ve diş eti hastalıklarının diş hekimlerinin sayısının artırılması ile çözümü mümkün olmayacaktır. Koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerine öncelik veren, insan gücü planlamasını; ihtiyaç, talep ve nüfus kriterlerine göre belirleyen ulusal sağlık politikaları oluşturulmadan diş ve diş eti hastalıklarının çağdaş ülke seviyelerine getirilmesi mümkün değildir” dedi.
‘İŞSİZ DİŞ HEKİMLERİ KAÇINILMAZ OLACAK’
Sözlerini sürdüren Genç, “Son 10 yıldır diş hekimliği eğitimi alanında insan gücü planlaması ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde birbiri ardına diş hekimliği fakülteleri açılmış ve öğrenci kontenjanlarında kaygı verici artışlar yaşanmıştır. 2002 yılında 19 olan diş hekimliği fakülte sayısı bugün 86’ya çıkmıştır. (86 diş hekimliği fakültesinin 63’ünde eğitim verilmektedir. Gelecek yıllarda diğer fakültelerde de eğitim başlayacaktır.) 2005 yılında 960 olan kontenjan 2018’de 63 fakültede 4 bin 991 sayısına ulaşmıştır. Bu durum sürdürülemez bir noktaya gelmiştir. Önlem alınmaz ise önümüzdeki 10 yıl içerisinde işsiz diş hekimleri ve mesleğinin dışında başka alanlarda çalışan diş hekimleri ile karşı karşıya gelinmesi kaçınılmaz olacaktır” dedi.
‘ÖĞRENCİ ALIMI DURDURULMALI’
AB ülkelerinde diş hekimliği fakültelerinin sayısı ve diş hekimi sayısı ülkemiz verileri ile karşılaştırıldığında büyük bir sorunun yaşanacağını ifade eden Genç, “Geçmiş 10 yılda olduğu gibi gelecek 10 yılda da yeni fakülteler ve kontenjan artırımlarının genel ortalaması olan yıllık yüzde 8,8 kontenjan artışı olması durumunda, 2028 sonrası için tam bir felaket tablosu ile karşı karşıya kalacağız. 2018 yılından itibaren diş hekimliği fakültelerine öğrenci alınmasının durdurulması ve mevcut öğrencilerin beş yıl içinde mezun olması durumunda 2022 yılına kadar 20 bin 450 diş hekimi mezun olacaktır. Toplam diş hekimi sayısı bu durumda 50 bin 622 olacak ve bir diş hekimine düşen nüfus bin 673 olacaktır” dedi.
‘YENİ HEKİMLERE İHTİYAÇ YOK’
2018 yılından sonra yeni bir fakülte açılmadığı ve eğitime başlamamış fakültelerin eğitime başlaması halinde 2028 yılında ülkemizdeki diş hekimi sayısının 90 bini aşacağını belirten Genç, “O günkü tahmini TÜİK verilerine göre Türkiye nüfusu 88 milyon 645 bin civarında olacak ve diş hekimi başına düşen kişi sayısı 970 olacaktır. Gelişmiş ülkelerde diş hekimine başvuru sıklığı yıllık kişi başı 5, ülkemizde ise 0.9’dur. (ADSM’lerin açılmasından sonra başvuru sıklığının bir olduğu tahmin edilmektedir.) Avrupa Birliği ülkelerinde diş hekimi başına düşen kişi sayısı ortalama bin 500’dür. Türkiye’de ise bu sayı 2 bin 300 civarındadır. Diş hekimine gitme sıklığına bakıldığında bu koşullarda diş hekimine ihtiyacımızın olmadığı görülecektir” dedi.
TALEPLERİ BELİRTTİ
Son olarak karar vericilere seslenen Genç, “Ülke kaynaklarının israf edilmemesi için taleplerimizi bir kez daha dile getiriyoruz: İnsan gücü planlaması yapılmadan diş hekimliği fakültesi açılmamalı, henüz eğitime başlamamış olan fakülteler kapatılmalı, eğitim veren fakültelerde kontenjanlar azaltılmalıdır. Yukarıda ifade ettiğimiz veriler değerlendirildiğinde bu ülkenin en zor ve pahalı eğitimini alan gençlerimizin geleceği ucuz işgücü olmak ya da işsiz kalmak olmamalı. 30 yıldır meslek alanında yaşanan sorunları irdeleyen, çözüm üreten ve önerilerde bulunan Türk Diş Hekimleri Birliği’nin değerlendirmeleri yok sayılmamalı, yetkileri ve görev alanı yasal düzenlemelerle kısıtlanmamalı” dedi.