Dip çamuru sanatla yapay resif oluyor
Değirmendere’de çalışmalarına devam edilen ‘Kenar Etkisi Projesi’nde İzmit Körfezi’nde yürütülen ‘Dip Çamuru Temizliği’ projesi kapsamında denizden çıkarılan çamur, sanatçılar ve KOÜ akademisyenleri tarafından yapay resiflere dönüştürülerek sualtına yerleştirilecek ve DESSAT dalgıçlarının desteği ile gözlemlenecek
Kocaeli Üniversitesi ve DESSAT ortaklığında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle hayata geçirilen “Kenar Etkisi Projesi” kapsamında düzenlenen Kıyı Arayüzünde Ekolojik Restorasyon Çalıştayı sanatsal üretim ve uygulamalı saha çalışmalarını Değirmendere kıyısında bir araya getiriyor. Çalıştay, 7 Eylül itibariyle Değirmendere DESSAT tesislerinde gerçekleştirilmeye başladı. “Marmara Denizi ve Sürdürülebilir Yaşam Araştırma Projeleri Destek Programı” kapsamında geliştirilen “Değirmendere Kıyı Arayüzünde Sanat-Tasarım Tabanlı Modüler Yapay Resifler, Doğal/ Hibrid Filtreleyici Enstalasyonlar ve Bilimsel İzleme ile Ekolojik Restorasyon Pilot Projesi” ile Marmara Denizi’nin ekolojik geleceğine yönelik sürdürülebilir ve katılımcı bir iyileştirme modeli geliştirilmesi hedefleniyor.
BİYOÇEŞİTLİLİĞİN ARTIRILMASI AMAÇLANIYOR
Kara, dere ve deniz ekosistemlerinin kesiştiği Değirmendere kıyı arayüzünü bilimsel araştırma, sanat, tasarım, yerel bilgi ve kamusal farkındalığın etkileşime girdiği dinamik bir çalışma alanı olarak ele alan proje kapsamında, 7-20 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek çalıştayda deniz tabanından çıkarılan dip çamuru ve atık malzemeler, bilimsel araştırma ve sanatsal üretim süreçleriyle yeniden değerlendiriliyor. Seramik üretiminde kullanılan bu malzemeler; sanatçıların, akademisyenlerin, öğrencilerin ve katılımcıların ortak çalışmalarıyla seramik yapay resif modüllerine dönüştürülüyor. Üretilen seramik resiflerin yeniden deniz tabanına yerleştirilmesiyle deniz canlıları için yeni yaşam alanlarının oluşturulması, kıyı ekosisteminin desteklenmesi ve biyoçeşitliliğin artırılması amaçlanıyor.
DÖNGÜSEL BİR ÜRETİM MODELİ OLUŞTURULUYOR
Araştırma, Ar-Ge, tasarım ve sanatsal üretim süreçlerinin Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi laboratuvar ve atölyeleri ile Değirmendere’deki saha çalışmalarını bir araya getirdiği projede, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi dip çamurunun temini, lojistik transfer ve teknik altyapı desteği sağlarken; proje ortaklarından DESSAT (Değirmendere Sualtı Topluluğu) sonar ölçümleri, seramik resif modüllerinin sualtına yerleştirilmesi ve periyodik izleme dalışları gibi saha süreçlerinde görev alıyor. Böylece denizden çıkarılan malzemenin bilim, sanat ve tasarım aracılığıyla yeniden denize kazandırıldığı döngüsel bir üretim modeli oluşturuluyor.
PROJE EKİBİ ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR
Proje yürütücülüğünü Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Fatoş Su Özkarataş üstlenirken; Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nermin Demirkol, İzmit Körfezi’nden çıkarılan dip çamurunun malzeme Ar-Ge’si ve bilimsel yöntemlerle işlenerek dayanıklı seramik yapay resif modüllerine dönüştürülmesi süreçlerini yürütüyor. Grafik Tasarım Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Asuman Daşdemir ise projenin kurumsal kimliği, bilgi tasarımı ve kamusal iletişim süreçleri üzerinde çalışarak bilimsel verinin toplumla anlaşılır ve erişilebilir bir biçimde buluşmasını sağlıyor.
‘SERAMİK YAPAY RESİFLER OLUŞTURACAKLAR’
Doç. Dr. Nermin Demirkol, çalıştay boyunca yürütülecek çalışmalarla ilgili olarak “Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü öğretim üyesiyim. Kısa adıyla “Kenar Etkisi” olarak adlandırdığımız projemizde araştırmacı olarak yer alıyorum. Buradaki projemizde sanatçılarımız seramik yapay resifler oluşturacaklar. Bu seramik yapay resifleri hazırlarken benim geliştirmiş olduğum özel bir çamuru kullanacaklar. Bu çamur, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ortaklığıyla yapılan İzmit Körfezi Doğu Baseni dip çamuru temizliğinden elde edilen ve atık olarak adlandırılan bir çamur” dedi.
‘SERAMİĞİN HAMMADELERİ DİP ÇAMURUNDA DA BULUNUYOR’
Demirkol, “Aslında ben bu çamur bana geldiğinde şunu gözlemledim: Bu kesinlikle bir atık değil. Biz bunu teknik olarak “endüstriyel işlenmiş ikincil hammadde” olarak adlandırabiliyoruz. Bunu rahatlıkla ifade edebilmemin nedeni, yaptığımız analizlerde seramikte temel hammaddelerimizden olan kilin içerdiği alüminyum ve silisyum gibi malzemelerin İzmit Körfezi dip çamurunda da bulunduğunu görmemiz. Bunun yanında yüzde 7,5 ile 8,5 arasında demir içeriğine sahip. Bu da o hoş tuğla rengini bu çamura veriyor. Herkesin merak ettiği konu, bu çamurun yüzde kaç oranında kullanıldığı. Ben farklı reçeteler hazırladım. Yüzde 55 oranıyla hazırladığım seramik çamurlarım da var; ama yüzde 65 İzmit Körfezi dip çamuru kullanarak hazırladığım seramik çamurlarım da mevcut” ifadelerini kullandı.
‘PERİYODİK OLARAK GÖZLEMLENECEKLER’
Doç, Dr. Demirkol, “Bu çalışmada hem yurt içinden hem de yurt dışından gelen sanatçılarımız var. Sanatçılarımız, geliştirdiğim bu özel çamuru kullanarak hem seramik yapay resifler oluşturuyorlar. Bunun yanı sıra bazı enstalasyon sanatçılarımız da Değirmendere’de bulunan iki dere ağzında, çevreden topladıkları atık malzemeleri kullanarak enstalasyon çalışmaları gerçekleştiriyorlar. Sanatçılarımız çalışmalarına devam ediyor. Burada 1,5 metre boyutunda seramik resifler oluşturuyorlar. Aynı zamanda burada bilimsel bir izleme yapılacak. DESSAT dalgıçları 19 Eylül tarihinde bu seramik yapay resifleri deniz altına indirildikleri tarihten itibaren belli periyotlarla gözlemlenecekler” diye konuştu.
‘LARVA BIRAKMA ETKİLERİNİ GÖZLEMLEYECEĞİZ’
Demirkol, “Burada balıkların larvalarını bırakıp bırakmadıklarına bakacağız. Özellikle seramik sanatçılarından ricam, seramiğin yüzeyini kaplayan camsı tabakaya “sır” diyoruz, bu seramik resiflerin her yerini sırlamamaları yönünde oldu. Literatür taramamıza göre balıklar, larva bırakacakları yerlerin biraz daha gözenekli bir yapıda olmasını tercih ediyorlar. Dolayısıyla balıkların sırlı ve sırsız yüzeylerde larva bırakma gibi etkileri çok farklı olacak. Zaten bu projenin temel amaçlarından bir tanesi de deniz canlıları için yaşam alanları oluşturmak. Dolayısıyla öncelikle bizler de literatür taraması yaparak, biraz bilinçli bir şekilde bu seramik resiflerin hazırlanmasını istedik” dedi.
‘İLGİ DUYAN HERKESİ BU ATÖLYELERİMİZE DE BEKLİYORUZ’
Demirkol, son olarak “Bu çalıştay kapsamında ayrıca danışmanlığını yaptığım Kocaeli Üniversitesi Sıfır Atık Kulübü öğrencilerimle birlikte her akşam saat 17.00 ile 19.00 arasında, bu dip çamurundan geliştirilen özel seramik çamurunu kullanarak “Dip Çamurundan Sanata” seramik atölyeleri gerçekleştiriyoruz. İlgi duyan herkesi bu atölyelerimize de bekliyoruz. Bu atölyelerdeki beklentilerimizden bir tanesi de katılımcıların ufak da olsa yapay resifler oluşturmaları. Onların da isimlerini altlarına yazarak, yine Değirmendere’de deniz altında yaşatmak istiyoruz. Bu atölyeler kapsamında Değirmendere Sanat Kulübü’nden 5 sanatçımız da yer alıyor. Tabii onlar bizim diğer sanatçılarımız gibi o kadar büyük ölçekli seramik yapay resifler yapmayacaklar ancak en az 20-30 santimlik seramik resifler oluşturacaklar. Onları da yine Değirmendere’de DESSAT dalgıçlarımız uygun yerlere yerleştirecekler. Çalışmalarını merakla bekliyoruz” ifadelerine yer verdi.
‘ÇALIŞMAYI SANATLA BULUŞTURALIM İSTEDİK’
Proje ortaklarından Değirmendere Sualtı Topluluğu (DESSAT) Başkanı Murat Kulakaç, çalıştayla ilgili olarak “Bu projemiz “Kenar Etkisi” projesi. Daha önce denizlere hep yapay resifler atıldı ve denizin içerisindeki deniz kirliliğine dikkat çekildi. Biz de “Kenar Etkisi” dediğimiz; dereler, denizin kıyı yaşamı yani insanların bulunduğu alanlardan denize ulaşan kirletici unsurların bertaraf edilmesi ve önlenmesine yönelik bir proje yapalım istedik. Bu projede Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yer alıyor. En büyük ortağımız ise Kocaeli Üniversitesi. Kocaeli Üniversitesi'nde de bu çalışmayı sanatla buluşturalım istedik. Modellemeyi sanat, deniz, doğa, ekoloji ve deniz temizliği üzerine kurduk. İsmini de “Kıyı Etkisi” olarak belirledik” dedi.
‘AB PROJESİ OLARAK SUNMAK İSTİYORUZ’
Kulakaç, “Buradaki amacımız, derelerden gelen kirliliklerin halk tarafından görülmesi ve bunların bertaraf edilmesine yönelik çalışmalar yapılması. İki derede enstalasyon çalışması gerçekleştiriyoruz. Bunlardan biri Değirmendere'nin ana merkezinde, diğeri ise Değirmendere'nin Halıdere sınırındaki bir derede bulunuyor. Bu bir pilot çalışma. Başarılı olursak bu çalışmayı modelleyerek öncelikle Kocaeli'yi pilot il olarak belirlemek, daha sonra da ülkemizde Kocaeli'ye benzeyen illerde bu projeyi uygulamak istiyoruz. Daha sonrasında ise bu ekiple beraber çalışmayı Avrupa Birliği projesi şeklinde sunmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
‘BİLİMSEL VERİLER ELDE EDECEĞİZ’
Kulakaç, “Projemiz başladı. Yurt dışından ve Türkiye'nin birçok ilinden sanatçılarımız geldi. Denizden çıkarttığımız dip çamurunu Nermin hocamız seramik çamuru haline getirdi. Buradaki sanatçılarımız bu seramik çamurunu kullanarak farklı objeler yapacaklar. 1,5 metre boyunda 3 tane obje oluşturacaklar. Bunların hem sırlı hem de sırsız olanları olacak ve bunları yapay resif olarak su altına indireceğiz. DESSAT olarak 15 günde bir bunların fotoğraf ve videolarını çekerek izleme çalışmasını yapacağız. Su altında elde ettiğimiz verileri sunacağız. Hangi balık gelip yumurta bırakıyor, hangi canlı yapışıyor ya da denizle etkileşimi nasıl oluyor, bunları araştırarak bilimsel veriler elde edeceğiz. Yine bunlar makale olarak sunulacak. Bu çalışma başarılı olursa pilot bölge olarak hem Marmara'da hem de diğer denizlerimizde uygulanacak” dedi. Meltem ALKAN