‘Dernekler hizmette köprü görevi görüyor’
Gölcük Amasyalılar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Rasim Tuz, ilçemizdeki Sivil Toplum Kuruluşları ve insanların bu kuruluşlara bakış açılarını anlattı
Sivil Toplum Kuruluşları içerisinde dernek ve sendikacılık çalışmalarınıza hangi tarihlerde başladınız?
Örgütlenme anlayışımı ilk olarak 1990 ve 1991 yıllarında benimsedim. O tarihte memleketim olan Amasya’nın Suluova ilçesinde ilk olarak sendikacılık hayatıma başladım. Bu süreçte Türk Eğitim Sen ve Kamu-Sen’in kurucu üyeliğini yaptım. Yani toplam 25 yıldır Sivil Toplum Kuruluşları içerisindeyim. 2009 yılında Gölcük’te ikamet etmeye başladım. İlk olarak yine o tarihte Gölcük Amasyalılar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin yönetim kurulunda görev aldım. Geçen bu zaman diliminde yine çeşitli Sivil Toplum Kuruluşları’nda üyeliklerim ve bir takım görevlerim oldu. 2010 yılında deneğimizin kongresinde başkanlığa seçildim. Hemen akabinde 2013 yılında da ilçemizde bulunan Kültür Dernekleri Platformu dönem başkanlığı yaptım, şu anda ise yine kendi hemşerilerimin dernek başkanlığını yapmaya devam etmekteyim.
Hemşeri dernekleri ve kültür derneklerinin amaçları nelerdir?
İnsanların arasındaki iletişim kopukluğunu ortadan kaldırmak, birlik, beraberlik ve barış ortamını sağlamak derneklerimizin en önemli görevleridir. Bu doğrultuda iletişimi güçlendirmek ve kültürel bağları kuvvetlendirmek gerekir. En önemlisi ise doğduğumuz yerin adetlerini doyduğumuz yerlere entegre edip memleketimizdeki doğru gördüklerimizi buraya, burada ki doğruları da oraya aktarmak, yani hizmet arayışında köprü görevi görebilir.
Derneklerin insan yaşamını kolaylaştırma adına ne gibi yararları vardır?
Sosyal dayanışma, sosyal yardımlaşma ve kültürel bağlar üzerine insanlarımız tarafından kurulan kurumlarımızdır. Yani insan yaşamını kolaylaştırma konusunda dernekçiliğin en belirgin özelliği hemşeriler arasındaki dayanışmayı, yardımlaşmayı güçlendirmektir. Örneğin derneğimiz olarak eğitim yardımına muhtaç olan ailelerimize gerekli olan maddi ve manevi desteği yine diğer üyelerimizle birlikte gerçekleştiriyoruz. Keza farklı yönlerden durumu kötü olan ailelere, yani ihtiyaç sahiplerine gerekli yardımlar yapılabilir. Dernekçilik anlayışı işte bu gibi faaliyetleri daha pratik bir hale dönüştürebilir.
Sizce kültür derneklerinin toplumumuzdaki önemi nelerdir?
Ülkemizin değişik beldelerinden ve değişik kültürlerinin içerisinden gelen vatandaşlarımızın dernekler vasıtasıyla yapılan etkinliklerle tanışması ve birbirleri ile kaynaşması sağlanabilir. Böyle olduğu sürece toplumsal barış anlayışında ve huzur ortamında oldukça artış yaşanır. Çünkü eski dönemlere, yani dernekçilik anlayışından önceki dönemlere bakıldığı zaman insanlar farklı etnik kökenlere ve farklı kültürlere mensup oldukları için birbirleriyle aynı ortamda bulunmuyorlardı ya da birbirlerine ön yargılı bir yaklaşım sergiliyorlardı. Ancak kültür dernekleri böylesine durumları tamamen ortadan kaldırdı ve bu sayede vatandaşlarımız gayet barışçıl, hoşgörülü yaklaşımlarla farklı kültürlerden geliyor olsalar bile uyum içerisinde yaşayarak anlaşabiliyorlar. Bu bağlamda dernekçilik anlayışı oldukça önemlidir. Bizimde insanlarımızın ve vatandaşlarımızın arasında bu önem ve anlayışı yazmamız gerekmektedir.
Gölcük’ün sorunlarına ya da projelere ne gibi katkınız olabilir?
Yerel yönetimlerimizle sivil toplum kuruluşlarımızın arasında olmaması gereken bir durum söz konusu ve yine bu durumda ilçemizdeki birçok olumsuzluğun düzelmesine engel oluyor. Yine bunun sebebi de yerel yönetimlerimizin ve Kent Konseyi’mizin biz hemşeri ve kültür derneklerine yeterince önem vermemesidir. İşin acı yönü ise 2004 yılında Türkiye’de bir ilk olarak Gölcük’te 23 tane derneğin bir araya gelmesiyle Kültür Dernekleri Platformu oluşturulmuştur. Yani ilçemizde ki derneklerin daha fazla söz sahibi olabilmesi gerekiyor. Hatta bu durumda yerel yöneticilerimizin tüm derneklerimizi tek tek dolaşıp görüşmelerine bile gerek yok, platformumuzla görüşüldüğü takdirde zaten fikirlerimiz alınır. Bizler platformumuz ve kültür derneklerimiz olarak defalarca Gölcük’te her şeyin daha verimli olabilmesi adına bir takım projeler hazırlayarak yerel yöneticilerimize sunduk. Fakat projelerimizi sunduğumuz esnada tamam, ‘hallederiz’ gibi basit kelimelerle atlatıldık. Konuşurken derneklerimiz bizim için önemlidir deniyor fakat böylesine önemli alanlarda fikirlerimiz alınmıyor.
Gerçekleştireceğiniz kongrede yeniden aday olmayı düşünüyor musunuz?
Şu anda bir takım sağlık koşullarım ve problemlerimden ötürü son zamanlarda dernekle yeterince ilgilenemedim. Buna kendi sağlığım engel olmuştu. Ben insanlara hizmet etmeyi, insanlarla birlik ve beraberlik içerisinde bir takım şeyler gerçekleştirmeyi ve görev almayı oldukça seven bir insanım. Ancak sağlık problemlerimden ötürü Kasım ayında gerçekleştireceğimiz kongreye bir daha aday olmak yerine daha genç ve daha güçlü bir kadronun gelmesini istemekteyiz. İnşallah bu düşüncemizi de başarılı bir şekilde gerçekleştiririz. Çünkü böylesine konularda gençler, bizlerden daha girişken ve verimli olabiliyorlar.