Depremin ağır kayıplarını  yaşadı, araştırmacı oldu
16 Ağustos 2020 16:31

Depremin ağır kayıplarını yaşadı, araştırmacı oldu

Depremin ağır kayıplarını yaşadı, araştırmacı oldu

17 Ağustos Gölcük Depremi’nde 17 akrabasını kaybeden Ahmet Yakut, deprem araştırmacısı oldu. Yaptığı araştırmalarla yaşanabilecek depremleri önceden tahmin eden Yakut, kendisini sosyal medyadan takip eden 250 bin takipçisine bilgi veriyor.

 Başiskele’de yaşayan 37 yaşındaki deprem araştırmacısı Ahmet Yakut’un ‘asrın felaketi’ olarak bilinen 17 Ağustos Depremi’nde, Gölcük’te 17 akrabası göçük altında kalarak yaşamını yitirdi. 16 yaşında yakınlarını kaybetmenin, evinin yıkılmasının acısını yaşayan Ahmet Yakut, insanlar aynı acıyı yaşamasın diye hobi olarak deprem araştırmacılığına başladı. Jeofizik alanında çalışma yapan bir şirkette yıllar önce çalışan Yakut, iş yerindeki jeolog ve jeofizikçilerden öğrendiği bilgilerle evinde araştırmalar yapıp depremleri önceden tahmin etmek için çalışmalara başladı. Yıllardır evinde kurduğu sistemden ve depremle ilgili bilgi sağlayan internet sitelerinden elde etiği verilerle hesaplamalar yapan Yakut, birçok depremi önceden tahmin ediyor. Yakut, tahminlerini bir sosyal medya platformunda açtığı hesap üzerinden kendisini takip eden 250 bin kişi ile paylaşıyor. Daha önce birçok depremi önceden tahmin ederek vatandaşlara duyuran Yakut, gece gündüz yaptığı çalışmalar için hiçbir karşılık beklemiyor.

 ‘TEYZEMİN 3 ÇOCUĞU GÖZLERİMİN ÖNÜNDE VEFAT ETTİ’

17 Ağustos Depremi’nde yaşadıklarını anlatan Yakut, “16 Ağustos 1999 gününe kadar ben de sizler gibi, en azından diğer insanlar gibi depremi bilmeyen, depremin ne olduğunu anlamayan bir insandım. 17 Ağustos’la karşılaşmak gerçekten büyük bir hüzün. İnsanı sarstığını ve bambaşka bir hayata sürüklediğini gördüm. Depremde 17 akrabamı kaybettim. Komşularımı, sevdiklerimi de kaybettim. O gece çok garip bir geceydi. Ben daha önce öyle bir gece görmemiştim. Yıldızların çok net görülmesi ve sürekli kayması çok garipti. Hatta o gece arkadaşlarla aramızda bir sohbet geçmişti, ‘Dilek tutalım’ demiştik. Gece ne olacağını bilmiyorduk ve öyle ayrılıp evlerimize gitmiştik. O gece çok kötüydü. Denizevler Mahallesi’nde yaşadık biz. Teyzemin 3 tane çocuğu gözlerimin önünde vefat etti. Enkaz sürecine girmek bile istemiyorum. Çok kötüydü. Depremden çıkıp, enkazı görmek çok kötü. Yaşamasanız bile o enkazın altında kalıyorsunuz. Ruhunuz, bedeniniz, düşünceleriniz çekiliyor, adeta bir betona dönüşüyorsunuz” ifadelerini kullandı.

 ‘HALKA ANLATMAK İÇİN BUNA KENDİMİ YÖNLENDİRDİM’

İnsanların deprem acısını yaşamaması için araştırmalar yapmaya başladığını dile getiren Yakut, “Deprem araştırma işine girmeyi, depremi yaşayan biri olarak istiyordum. Sürekli depremlerin nasıl olduğunu merak ediyordum. Depremi yaşadığınız için de böyle bir düşünceye giriyorsunuz. Allah nasip etti jeofizik alanında çalışma yapan bir şirkete işe girdim. Yaklaşık 4,5-5 sene orada çalıştım. Jeologlarla, jeofizikçilerle çalıştım, laboratuvarda koşuşturduk uzun bir süre. Ben sadece bir jeolog değilim, aynı zamanda elektrik teknisyeniyim. Orada jeologların yaptıkları zemin testlerini gördüm. Oradan merak saldım. Ben o gün 17 Ağustos Depremi’ni yaşadığımda sonraki süreçte ne olacağı ile ilgili hep haber bekledim. Bir daha deprem olacak mı, ölecek miyiz gibi birçok soru vardı aklımda. Ben bunu iyi ya da kötü bir şekilde halk diliyle halka anlatmak için buraya kendimi yönlendirdim. Merakla başladı. Belki bir hobiydi benim için ama şu son 6 seneden iyi sonuçlar aldık” diye konuştu.

 ‘ONLARA AİT HİÇBİR HATIRA KALMADI’

Depremde hayatını kaybeden yakınlarından geriye hiçbir hatıra kalmadığını belirten Yakut, bu durumun yıllardır kendisini derinden etkilendiğini kaydederek, “17 Ağustos’u yaşamadan önce benim de hayallerim vardı. Benim de umutlarım, bambaşka düşüncelerim vardı. 17 Ağustos bende çok şey değiştirdi. Sadece sevdiklerimizden geriye kalan bir mezar var. Fotoğrafları bile yok, onlara ait hiçbir hatıra kalmadı. Hepsi enkazın altına gömülmüş, tarumar olmuş bir şekilde” şeklinde konuştu.  İHA

BENZER HABERLER
X