Deprem Şehitleri Kavaklı’da anıldı
17 Ağustos Marmara Depremi’nde yaşamını yitirenler, depremin merkez üssü Gölcük Kavaklı Sahili'nde bulunan Marina’da, düzenlenen anma programı ile anıldı.
Depremin olduğu saat 03.02’de depremde yaşamlarını yitirenler anısına denize çelenk ve kırmızı karanfiller atıldı
Programa, AK Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker, Gölcük Kaymakamı Adem Yazıcı, Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş, Gölcük İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı Ercan Özkan, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Müdürü Doğan Kalafat, Siyasi Parti İlçe Başkanları, Dernek Başkanları, depremde yakınlarını kaybedenler, Gölcük halkı ve çok sayıda davetli katıldı.
‘ŞEHİTLERİMİZİ RAHMETLE ANIYORUZ’
Programda ilk olarak Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş bir konuşma yaptı. Başkan Ellibeş, depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek sözlerine başladı ve "Asrın felaketi olarak bilinen Gölcük Depremi’nin üzerinden 15 yıl geçti. Yaşadığımız deprem felaketinde kaybettiğimiz canlar ve şehitler hepimizin yüreğinde hala yaşıyor. Geride kalan engelli kardeşlerimiz, gözü yaşlı halkımız ve acımızı paylaşan dünya ülkeleri o günü unutmadı ve unutmayacak. Her gün ağlayarak yaşamayacağız mutlaka. Hep hüzün hep keder olmayacak ama o gün yaşadıklarımızdan bugün ders çıkarmazsak ve yaşantımızı böyle sürdürürsek geçmişte yaşadığımız o felaketten daha büyük acılarla karşı karşıya kalabiliriz. Geriye dönmeyen canlarımız ve şehitlerimiz var. Onları rahmetle anıyoruz. Onların istek ve beklentileri doğrultusunda haykırıyoruz. Şehitlerimizi deprem öldürmedi, depreme dayanıklı olmayan binalar yüzünden onlar şehit oldu. Evlerimizi alırken binanın estetiğinden çok, zeminiyle ve statiğiyle ilgilenmemiz gerekiyor” dedi.
‘DEPREME HAZIRLIKLI OLMALIYIZ’
Alınması gereken önlemler hakkında konuşma yapan Başkan Ellibeş, “Bizler geleceklerimizi şekillendirirken depreme dayanıklı yapılar yapmalıyız. Devletimiz, hükümetimiz bir takım yasalar çıkarıyor. Bundan da önemlisi, hepimizin deprem bilincine kavuşması gerekiyor. Önlemleri öncelikle bizim almamız gerekiyor. Depreme hazırlıklı olmalıyız. Kamu görevlileri, yerel yönetimler, hükümet, meclis, herkes çalışıyor. Bizi ürküten konu, depremden önce var olan ve ayakta olan mevcut eski bina stokları. Depremi yaşamış yorgun binalarımız var. Bu binalarla ilgili olarak her birimizin bir irade ortaya koyması gerekiyor. Yetkilendirilmiş bürolara başvurmamız ve binalarımızın depreme dayanıklılık testini yaptırmamız gerekiyor. Acaba bir tabutta mı yoksa huzurlu bir çatıda mı yaşıyoruz? Önlemlerimizi tam anlamıyla almalıyız. Ümit ediyorum ki ne Gölcük, ne ilimiz ne de Türkiye’miz bir daha böyle acılar yaşamaz. Şehitlerimizi saygıyla ve rahmetle anıyoruz” dedi.
‘DEPREMLER ÖLDÜRMÜYOR’
Başkan Ellibeş’ten sonra Gölcük Kaymakamı Adem Yazıcı bir konuşma yaptı. Kaymakam Yazıcı, "15 yıl önce asrın felaketini yaşadığımız Gölcük Depremi’nin yıldönümünde hep beraberiz. Acılarımız halen taze. Özellikle ateşin düştüğü yerin yaktığını bilerek söylüyorum. O acılı ailelerin acılarını paylaşıyorum. Biz bu acıları beraber yaşadık. Türkiye bir deprem ülkesi. Depremle yaşamayı kabullenmek, öğrenmek mecburiyetindeyiz. Depremden korkulmaması gerektiğini bilmek zorundayız. Depremler öldürmüyor, bunu anlamış durumdayız. Çürük binaların sağlam olmayan binaların öldürdüğünü biliyoruz. Artık hasarlı binalarda yaşamaya tahammülümüz yok. Mevcut konut yapılarımızı gözden geçirmeliyiz. Bundan 15 yıl önce asrın felaketinde çok büyük kayıplar yaşadık. Bu anma programı dolayısıyla şehitlerimize Allah’tan rahmet, geride kalan ailelerine başsağlığı diliyorum.” dedi.
‘DEPREM GÜN GEÇTİKÇE UNUTULUYOR’
Kaymakam Adem Yazıcı’dan sonra, AK Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker bir konuşma yaptı. O günün acısını yaşadığını belirten Milletvekili Şeker, "Depremler sadece yıldönümlerinde hatırlanmamalı. Bu konunun sürekli gündeme getirilmesini insan arzu ediyor. Ben yüksek mühendis olarak depremin ne olduğunu bilmiyordum. Türkiye’nin yüzde 80-90'ının deprem ve doğal afetlerden bilgisi yoktu. Deprem gün geçtikçe unutuluyor fakat unutmamak, unutturmamak lazım. Olası bir depremde aynı miktarda can kaybının verilmemesi ve can kaybının minimum seviyeye alınması için çok çalışılması ve gerekli tedbirlerin alınması lazım. Ders olması ve aynı hataların tekrarlanmaması için depremin ve deprem gerçeğinin kesinlikle unutulmaması lazım“ dedi.
‘1999 DEPREMİ MİLAT OLDU’
İnsanların, hasarlı binalarda oturan yakınları için korktuğunu belirten Milletvekili İlyas Şeker, “1999 Depremi, deprem eğitimleri konusunda bir milat oldu ve o tarihten itibaren bir şeyler yapılmaya başlandı. Sadece bu çalışmaları belediye ve hükümetten beklemek yanlış. Hepimizin üzerine düşen ciddi sorumluluklar var. Şu an içinde yaşadığımız konutlarla ilgili, yarın olası bir depremde en yakınımızı kaybetme riski taşıyan hasarlı binalarla ilgili ne derece tedbirler alıyoruz? Olası bir İstanbul depremi bekleniyor. Bir kişi ölürse burada, bunun hesabını kimse veremez. Binalarımızda oturuyoruz, sağlam olduğunu zannediyoruz. Çalışmalar yapılırken büyük bir çoğunluğunda mimar ve mühendisler içersine girmedi. Sokaktan geçerken bakıp orta hasarlı, ağır hasarlı diye söyledi. Biz plansız ve kontrolsüz büyümüşüz. Bundan sonra gerekli tedbirlerin alınması için ne gerekiyorsa yapılmalı” dedi.
‘GENÇLERİMİZİ DEPREM KONUSUNDA EĞİTMELİYİZ’
AK Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker’in ardından, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Müdürü Doğan Kalafat bir konuşma yaptı. Kalafat, “Aradan geçen 15 yıl içersinde deprem unutuldu. Gençlerimiz, bizler depremi unuttuk. Bazı gençlerimiz depremi henüz bilmiyor. Onun için gençlerimizi bilinçli bir şekilde deprem konusunda eğitmeliyiz. Sonuç olarak baktığımızda çok sık olmayan ama nadir yaşadığımız 100 - 130 yılda bir olabilecek bir depremi yaşadık. Gölcük Depremi, Türkiye Cumhuriyeti'nde 1939 depremi sonrasında en büyük depremdir. Afetle mücadele çok kolay bir olgu değildir. Depreme karşı bilinçli bir toplum haline gelebilmemiz ve depreme dayanıklı binalarda oturmamız gerekmektedir. Japonya ile Türkiye’de yaşanan depremleri kıyaslıyoruz. Aynı şiddette orada bir deprem olduğunda bu derece kötü senaryolar ortaya çıkmıyor. Japonya ile Türkiye'yi mukayese ettiğimizde Japonya'da 5.7 büyüklüğündeki depremin şiddeti 4 tür. Çünkü Japonya'da bütün binalar depreme dayanıklı yapılmıştır. Evlerindeki eşyaları sabitlemişlerdir. Türkiye'de olan depremlerde 5.7 büyüklüğündeki depremin şiddeti 8 olur. Sebebi depreme dayanıksız konutlardır. Bu depremde hasar ve can kaybı olur. Bunu engellemek bizim elimizdedir. Depreme dayanıklı binalarda oturursak can kaybı ve yaralanmaları önlemiş oluruz. Gençlerimizin eğitilmesine önem vermeliyiz. Yağmur ve kar yağması gibi düşünerek bilinçli bir toplum haline gelmeliyiz. Doğa ile karşı karşıya gelirsek doğa bizden öcünü çıkartacaktır. Siz sulak yerlerde bina yapmakta ısrar ederseniz doğa bir depremde bunları yıkar." dedi.