Deprem şehitleri dualarla anıldı
17 Ağustos 2021 17:09

Deprem şehitleri dualarla anıldı

17 Ağustos 1999’da meydana gelen Gölcük Depremi’nin 22. yıldönümü dolayısı ile düzenlenen Deprem Şehitlerini Anma Programı, Kavaklı Marina’da protokolün ve vatandaşların katılımı ile gerçekleştirildi

17 Ağustos 1999’da saat 03.02’de meydana gelen ve 45 saniye süren 7,4 şiddetindeki Gölcük Depremi’nin 22. yıldönümü dolayısı ile düzenlenen Deprem Şehitlerini Anma Programı, dün Kavaklı sahilinde protokolün ve vatandaşların katılımı ilegerçekleştirildi. Programa Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkan Vekili ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, AK Parti Kocaeli Milletvekilleri Radiye Sezer Katırcıoğlu ve İlyas Şeker, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, Gölcük Deniz Ana Üs ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Refik Levent Tezcan, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, Gölcük Kaymakamı Cengiz Karabulut, İl Emniyet Müdürü Veysal Tipioğlu, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Ümit İlbayı, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, AK Parti İl Başkanı Mehmet Ellibeş, CHP İl Başkanı Özgür Harun Yıldızlı, BBP İl Başkanı Remzi Kaya, Gölcük Cumhuriyet Başsavcısı Tayfun Akbaş, Büyük Birlik Partisi (BBP) MKYK Üyesi Gökmen Türkkanı, ilçemizdeki siyasi partilerin başkan ve yöneticileri, Gölcük Belediyesi Meclis üyeleri, kaymakamlık daire müdürleri, dernek ve sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katılım gösterdi. Protokolün programın düzenlendiği alandaki yerlerini almalarının ardından ilk olarak depremlerde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımız adına saygı duruşunda bulunuldu. Sonrasında Gölcük Müftüsü Emin Yılmaz ve imam hatipler, depremde kaybettiğimiz vatandaşlarımızın ruhuna Kur’an-ı Kerim tilavetinde bulundu ve ardından dualar okundu.

‘DOĞAL AFETLER HAYATIN BİR GERÇEĞİ’

Programda ilk konuşmayı yapan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, “İnsan hayatında 45 saniye çok kısa bir süre. Ancak 45 saniyenin bir şehrin kaderini, insan hayatını nasıl değiştirdiğini biz o akşam öğrendik. İnsanın hayatında hatırladığı önemli günler vardır. 16 Ağustos 1999 Pazartesi günüydü. O günü unutmamız mümkün değil. O gün binlerce hemşerimizi kaybettik. Bir şehrin yıkılışını ve ertesi sabah baktığımızda acaba bu bir gerçek mi dediğimiz anları unutmamız mümkün değil. Doğal afetler hayatın bir gerçeği. Yakın zamanda yaşadığımız Malatya-Elazığ depremi, İzmir depremi, Doğu Karadeniz’de yaşanan sel felaketi, güney illerimizde yaşanan yangın ve son olarak Batı Karadeniz’i etkileyen sel felaketleri, bu felaketlerin her zaman olabileceğini ve her zaman hazır olmamız gerektiğini bizlere hatırlatıyor. Geçen sene Malatya-Elazığ depremi meydana geldiğinde biz de ziyarette bulunmuştuk. 17 Ağustos’tan sonra bir daha duymamayı, hissetmemeyi ümit ettiğim duyguları orada yaşadım. Aynı duyguları İzmir’de de yaşadım. Beni en çok etkileyen; enkaz başında duyduğumuz kokuyu orada tekrar duydum. Sanki 20 sene öncesine gittim. Cenabı-ı Allah’tan niyazım, bir daha o günleri milletimize yaşatmamasıdır. Gerçekten zor günlerdi. Gece karanlığında, araçların farlarının ışığında, cenazelerin yıkanmadan defnedildiği, özellikle kokunun yoğun olduğu zorlu günlerdi. Bunlardan ders çıkarmamız, ibret almamız lazım. Kurallara uyulur, dere yataklarına evler yapılmaz, binalar sağlam yapılırsa, iç malzemesi kaliteli olursa hasar olabilir ama minimum düzeyde olur” dedi.

‘GÖLCÜK, DEPREMİN İZLERİNİ SİLMEYİ BAŞARDI’

Sözlerini sürdüren Başkan Sezer, “Aradan geçen 22 sene sonra o acıyı aynı şekilde yaşıyoruz. Kaybettiğimiz canları geri getiremiyoruz. Şu an Gölcük, tersanesi, Donanma Komutanlığı ve otomotiv sanayisiyle 170 bini aşan nüfusu ile geleceğe umutla bakan modern bir şehir. O dönemde belediye başkanımız olan Sayın İsmail Barış’ın üstün gayretlerine ben bizzat şahit oldum. Özellikle Gölcük’teki altyapı ve diğer tesisleşmede çok büyük emekleri var. Akabinde dönemin Belediye Başkanı Sayın Mehmet Ellibeş ve Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın İbrahim Karaosmanoğlu döneminde Gölcük, gerçekten depremin izlerini silmeyi başardı. Gölcük’ün ne tarafına giderseniz bakın, depremin izlerine rastlamanız mümkün değil. Geçen sene burada tören yapmaya geldiğimiz yol ile şimdiki yollar bile aynı değil. Mareşal Fevzi Çakmak ve Kavaklı Sahil caddeleri ile Gölcük, şu an modern kimliğinin üstüne sürekli bir şeyler koyuyor. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Doç. Dr. Tahir Büyükakın’a da şahsım ve hemşerilerim adına ilçemizde yapmış olduğu hizmetler için şükranlarımı sunmak istiyorum. Gölcük’te 1999 depreminden sonra ağır hasarlı olan ve yıkılması gereken bina bulunmuyor. Orta hasarlı olup metruk nitelikte olan 84 binanın yıkımını gerçekleştirdik. Denizevler’deki 50 binanın yıkılıp enkazının kaldırılmasını da Büyükşehir Belediyemiz ile birlikte gerçekleştirdik” dedi.

‘KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN CANLANMAYI SAĞLAYACAĞINI ÜMİT EDİYORUM’

Başkan Sezer, “Gölcük, 1999 depreminden sonra iki önemli kentsel dönüşüm projesini gerçekleştirdi. Biri yeni sanayi sitesi, diğeri de Denizevler’in yerine Sivritepe’de yapılan konutlarının yapılmasıdır. Önceki dönem Belediye Başkanı Sayın Mehmet Ellibeş döneminde başlanılan Sivritepe konutlarının bitmesi, bu dönemde gerçekleştirildi. Baktığımız zaman halen dönüştürülmesi gereken alanlar var. Kentsel dönüşümün özellikle Gölcük merkezde gerçekleşmesi, ilçenin çehresinin modernleşmesi ve özellikle depremden sonra şehir trafiğine ve özellikle depremden sonra şehir trafiğinin ve ikametin güneye kayması nedeniyle çarşının tekrar canlanmasını sağlayacağını ümit ediyorum. Cenabı-ı Allah’ın bir daha bu milleti ağır afet ve imtihanlarla bizleri sınamamasını, üzerimizde burada edilen duaların yüzü suyu hürmetine varsa def etmesini niyaz ediyorum. Bu gece hayatını kaybeden deprem şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Memleketimizin muhtelif bölgelerinde devam eden afetlerin son bulmasını, tekrar mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşamayı niyaz ediyor, saygılar sunuyorum” dedi.

‘KOCAELİ’DE 1500 KADAR HASARLI KONUT VAR’

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, “Bundan 22 yıl önce bugün büyük bir acıya uyandığımız o gecede kaybettiğimiz tüm şehitlerimizin huzurunda saygıyla duruyor ve onları rahmetle anıyorum. Belki de deprem üzerine yapılan konuşmalar, Gölcük’te en fazla bahsi geçen konuşmalardan biridir. Her sene 17 Ağustos gecesinde burada bir araya gelir, o zaman neler yaşandı, bundan sonra nelere dikkat etmemiz gerekir konusunda uzun uzun konuşmalar yapar, ondan sonra gidilir. Belki de değiştirmemiz gereken en önemli şey, iş ve hazırlık yapma biçimlerimiz olmalı. Aslında yapılması gerekenler üzerine konuşmaktan ziyade farkındalık ve yapılanlar üzerine konuşulmasında fayda var. Eksik kalanlar konusunda da uyarılarda bulunulması gerekiyor. Kocaeli’de 1500 kadar hasarlı konut var, hala var. Zamanında temelinde ihtiras yattığına inandığım sebeplerle bir tarafında alıcının, bir tarafında satıcının, öbür tarafta kamu yöneticisinin olduğu bir yaklaşımla bu ortaya çıkmış. Kabahatli arayacak değiliz. Bu olmuş, binalar yıkılmış, insanlar vefat etmiş, sakat kalmış ama hala bugün yaklaşık 1500 konut duruyor. Niye yıkmıyorsunuz denebilir. O kadar basit değil çünkü hukuki meseleler var. Orta hasarlı konutları ben yapacağım derlerse bizim onu yıkma şansımız yok. 1400 kadar orta hasarlı konut var. Bunu yapacaksak vatandaşımızla birlikte yapacağız. Tek başımıza bu konutları yıkacağız dediğimizde, orta hasarlı konutları bırakın, ağır hasarlı konutlarda bile dünya kadar engel çıkıyor” dedi.

‘24 BİN KONUTUN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ GEREKİYOR’

Başkan Büyükakın, “Bu sene başlattığımız süreçte 113 tane riskli yapıyı yıktık. Sayın Valimizle çalışmalarını yaptık. Ama 28 tane ağır hasarlı konut var. İçlerine girilmemesi gerekiyor ve maalesef insanlar burada yaşıyor. Durum ciddi ama çözecek olan bizleriz. Bir daha vadiye ev yapmamak lazım, taşkın bölgelerine konut yapmamak lazım. Bunu yapan biziz, başkası değil. Hep birlikte olmadıktan sonra, bu konular politize edilmedikten sonra bunları çözmek mümkün değil. Her seferinde, bir sene sonra yine buraya geliriz, kalan yıkılmayan konutların sayısından bahsederiz. Bir sel felaketi yaşanır, buraya bu konutlar neden yapıldı deriz. Kimisi bir başkasını suçlar ama durum devam eder. Bunun içinde hepimiz birden varız. Yaptığımız risk değerlendirme analizlerine göre bu kentte halen 24 bin konutun dönüştürülmesi gerekiyor. Ağır ve orta hasarlı konutlardan bahsetmiyorum. Kimisi zemin, kimisi deprem yönetmeliklerinden ötürü sorunlu. Yaklaşık olarak bu 24 bin konutu değiştirmek için bu kentin 1 milyar liraya ihtiyacı var. Dönüştürmek için elimizden geleni yapıyoruz. Halkımızla el ele verip dönüştürülmesi gereken yerleri dönüştürmeliyiz. Deprem bir gerçek. Bütün küresel cisimlerde meydana gelen bir gerçek. Bunun gereğini yapmalıyız” diye konuştu.

‘ERKEN UYARI SİSTEMİ KURUYORUZ’

Başkan Büyükakın, “Ülkemizin çok önemli bir kısmı deprem kuşağında. En hazırlıklı olan kentlerden biri olmamız yeterli değil. Risklerin tamamının hesaba katıldığı, risklerin tamamına ilişkin tedbirlerin alındığı bir kent olmalıyız. Burada sizlerden de yardımcı olma konusunda destek istiyoruz. Kentsel dönüşüm için çaba ortaya konulduğunda sizin de destek olmanız gerekli. Bununla birlikte eğitim çalışmalarını devam ettiriyoruz. Çocuklarımıza okullarımızda verdiğimiz eğitimler, sadece geçtiğimiz kısa süre içerisinde 100 binlere yaklaştı. Annelerimizin afete hazırlıklı anneler olması için onlara dönük eğitim programlarımızı devam ettiriyoruz. Tiyatro oyunları ile okullarda, başka sahnelerde oyunlarla bilinçlendirme yapıyoruz. Bunu var gücümüzle sürdürüyoruz. Gebze Teknik Üniversitesi ve AFAD işbirliği kapsamında, afete hazırlıklı şehir olma konusunda da Türkiye’de pilot il seçilerek çalışma başlattık. Akıllı şehir uygulamalarını yaygınlaştırarak depremden çok kısa süre önce bile olsa erken uyarı sinyallerini gönderebilecek bir sistem kurulması için çalışmalar yapıyoruz. Bu kentin 41 yerinde sismik noktalarımız var. Sismik ölçümler yapıyorlar. Bu verileri sanayide ve diğer tehlike arz eden noktalarda erken uyarı sistemleri ile birlikte bir uyarı göndererek elektriği, suyu kestiğimizde risklerin çok önemli bir kısmını azaltmış olacağız” ifadelerini kullandı.

‘BİZDEN HANGİ YARDIMLARI İSTİYORSANIZ YAPALIM’

Büyükakın, “Binaların yıkılmaması konusu ayrı. Yıllardır söylüyoruz. Artık herkes biliyor. Binada gereken teknolojiye uyulmadığı için insanlar sakat kalıyor. Bazı binalar yıkılmasa da sakat kalabiliyor. Gardırop veya ağır bir cismin altında kaldığı için oluyor. Aynı şeyleri bir daha mı yaşamak zorundayız? Evin içindeki eşyalarla alakalı tedbirleri almanız gerekiyor. Bizden hangi yardımları istiyorsanız yapalım. Ama evlerinizdeki eşyaları sabitleyin ve deprem anında güvenli noktaların belirlenmesi, gerekli araç gereçlerin bulundurulması konusunda gerekli hassasiyeti gösterelim. 22 yıl önce bugün, acıyla kaybettiğimiz tüm kardeşlerimiz ve büyüklerimizi rahmetle anıyorum. Depremde canını kurtaran fakat sağlığını kurtaramayan ve depremden dolayı engeli olan tüm vatandaşlarımıza hayata tutunma savaşında başarılar diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum” dedi.

‘YILIN 365 GÜNÜNDE GÜNDEMDE TUTMAK ZORUNDAYIZ’

AK Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker, “17 Ağustos 1999 depreminin üzerinden 22 yıl geçti. Her yıl bu etkinlikler yapılıyor. Deprem sadece 1999’da olmadı. Ondan sonra da oldu, olmaya da devam ediyor. Yılda ortalama 25 bine yakın depremin olduğu söyleniyor. 2020 yılında önceki yılın ortalamasına göre daha fazla deprem oldu. Bunların bir kısmını hissediyor, bir kısmını hissetmiyoruz. Deprem bölgesinde yaşıyoruz. Depremleri yılın 365 gününde gündemde tutmak zorundayız. Çünkü deprem bölgesinde yaşıyoruz. Fay hatlarını kaldırma şansımız yok. O zaman bizim deprem fayı üzerinde yaşamayı öğrenmemiz lazım. Sağlıklı ve güvenli bir şekilde yaşamayı öğrenmemiz lazım. Yolu ve yöntemi belli. Herkes üzerine düşen görev ve sorumluluğu yapmalı. Eğer onu zamanında yapmazsak gerçekten bedeli çok ağır oluyor, onlarca insanımız hayatını kaybediyor. Maalesef paralar oraya harcanıyor. Büyükşehir Belediye Başkanımız, Kocaeli’deki binalar ve onun için gerekli olan bütçeden bahsetti. Eğer o bütçe şu anda hazırlanmazsa depremden sonra o bütçeyi 10 ile çarpın. Ciddi olarak da ekonomik bir yük ortaya çıkıyor. Ekonomik yük bir noktada halledilebilir ama kaybedilen canların geri gelmesi mümkün değil” dedi.

‘ÜZERİMİZE DÜŞEN SORUMLULUĞU YERİNE GETİRECEĞİZ’

Milletvekili Şeker, “Gölcük bugün 1999 depreminin şehircilik, sosyal alanlar açısından 100 kat daha ilerisinde. Ama o gün kaybettiğimiz bir insanın tırnağını geri getirmek mümkün değil. Belediyeler, mimar ve mühendisler, vatandaşımız kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek zorunda. Basın mensupları sadece bu programlarda değil, bunu her gün gündeme getirmek zorundadır. Orta hasarlı bir bina, yasal işlemleri yapılmadığı için ağır hasarlı konuma gelmiş durumda. Yüce Yaradan diyor ki bir insanın ölümüne sebep olmak, bütün insanlığın ölümüne sebep olmakla eşdeğerdir. Bir insanın hayatı bu kadar önemli. O halde bize düşen, o insanın hayatını kurtarmaktır. O yüzden hepimiz, üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz. Yapı denetim firmaları, yıkılan binaların büyük çoğunluğu mühendislik hizmeti almadığı için binalar yıkıldı. Bir daha bu depremlerde binalar yıkılmasın diye yapı denetim firmaları oluşturuldu. Ama duyuyoruz ki bazı yapı denetim firmaları görevini tam anlamıyla yerine getirmiyor. Bina kontrol edilmiyorsa vatandaşımızın şikayet etmesi lazım. Artık bir insanımızın dahi burnunun kanamasına dahi tahammülümüz yok. Devlet her yardımı yapıyor. Yeter ki vatandaşlar, mezar olacak binalardan kurtulsun” dedi.

‘DEPREM BİLİNCİ ÇOCUKLARIMIZA AŞILANMALI’

Milletvekili Şeker, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde deprem zararlarının en aza indirilmesi konusunda araştırma komisyonu kuruldu. Komisyon raporunu tamamladı ve meclis başkanlığına sundu. Ciddi anlamda öneriler var. Okullarımızda deprem bilincinin çocuklarımıza aşılanması lazım. İlkokuldan üniversite öğrencisine kadar deprem bilinci ile ilgili konuların işlenmesi lazım. Vatandaşın bilinçlendirilmesi konusunda ciddi öneriler var. Bugüne kadar doğal afetlerde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza baktığımız zaman bunların tamamı, insanların yapmış olduğu yanlış uygulamalardan oluyor. Kocaeli’de 1999 depreminde 17 binin üzerinde insan hayatını kaybediyor. Sadece bir kişinin ölümüne depremin neden olduğu söyleniyor. Arazide açılan fay hattına düşerek hayatını kaybediyor. Kalan hepsi, depreme dayanıksız binaların yıkılmasından kaynaklı. Bina depremde hasar görebilir. Ama binanın paket olması kabul edilebilir değildir” dedi.

‘DEPREME DAYANIKLI KONUT YAPIMI HIZLANDIRILMALI’

Milletvekili Şeker, “Türkiye’deki bina stoğuna baktığımız zaman 20 milyonun üzerinde bina stoğu var, 6,5 milyonunun riskli olduğu söyleniyor. Bakanlık elini taşın altına koyarak ciddi çalışmalar yapıyor. TOKİ aracılığıyla 1 milyonun üzerinde konut üretimi yapıldı. Kentsel dönüşüm aracılığı ile konutlar üretildi. 50 bin konutun yapımı devam ediyor. Belediyelerimiz de katkı sağlıyor ancak bunu hızlandırmamız lazım. Deprem her an olabilir. Mevcut binaların büyük çoğunluğunun, yaklaşık yüzde 70’inin 2000 öncesi yapıldığını düşünürseniz ne kadar riskli olduğunu görürsünüz. Hep birlikte hareket ederek binaların yenilenmesi lazım. Vatandaşlarımız, oturdukları binaların en yakınlarına mezarlık olmasını istemiyorsa hesap yapmayacak. Bu işin şakası yok. Bu konu üzerinde hep birlikte çalışmamız gerekir. Bu organizasyonu yapan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Gölcük Belediyesi ile destek veren ekiplere teşekkür ediyorum. Depremlerde hayatlarını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.

‘YAPILMASI GEREKENLERİ KONUŞMAMIZ LAZIM’

TBMM Başkan Vekili ve CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, “22 yıl önce yitirdiğimiz canlara Allah’tan rahmet diliyorum. Deprem ülkemizin bir gerçeği. 22 sene önce yaşadığımız depremlerle şimdi yaşadığımız depremler arasında fark görebiliyor muyuz? Göremiyoruz. Hiçbir değişiklik yok. Doğal afet sadece deprem midir? Daha yeni orman yangınlarını yaşadık. Sel felaketi yaşadık. Adları doğal afet. Nedenleri insandan veya doğadan kaynaklı olabilir. Bunları yaşamaya devam edeceğiz. Pandemi diye adlandırdığımız ve son bir buçuk yıldır önü bir türlü alınamayan hastalıkla yaşamımızı idare etmeye çalışacağız. Ne kadar iyi hizmet ettik, orman yangınlarını söndürdük, selleri bertaraf ettik, toplanan kum ve çakılı topladık değil, orada can kaybı ve çok fazla maddi hasar olmaması için yapılması gerekenleri konuşmamız lazım. Aslında bu toplantıyı Türkiye çapına yayabilirdik. Gölcük’ün önderliğinde Türkiye deprem merkezi yapılabilirdi ve Türkiye’ye buradan büyük bir mesaj verilebilirdi. Bunu da başaramadık. Bütün kentsel dönüşüm kanunları neredeyse Gölcük depreminden sonra çıktı ama en az yararlanan Gölcük oldu. Yapılan çalışmalara yanlıştır demiyorum ama yeterli olmadığını söylüyorum. Ama Gölcük depremidir kentsel dönüşümün, riskli alan tanımının yapılmasına vesile olan” dedi.

‘SİYASİ DÜŞÜNCEYE BAKILMAKSIZIN ÇALIŞMALIYIZ’

Milletvekili Akar, “Kanunları uygulamak gerekir, merkezi yönetim ve yerel yönetimlerin birlikte çalışması gerekir. Asla siyasi düşünceye bakılmaksızın çalışmamız gerekiyor. Okullarda çalışmak ve deprem farkındalığı yaratmak, doğal afet farkındalığı yaratmak lazım. Kurallara uymayı öğretmek lazım. Bir tek şey yapacağız: Kurallara uyacağız. Siyasetle uğraşanlar da yerel yöneticiler de kurala uyacak, vatandaşlar da uyacak. Bunlardan biri eksik kalırsa, siyasetçi siyasi beklentilerini karşılamak için olmaması gereken işlemlere imza atarsa, vatandaş birtakım imkanları devreye sokarsa, müteahhit daha çok kazanmak için farklı işlemler uygularsa olmaz. Kurallara uyulması lazım. Uymazsak aynı şeyleri konuşmaya devam edeceğiz. Bunun temel işi eğitimden geçer. Çocuk ve gençlerimizi gelecekle ilgili eğitmeliyiz. İyi işler yaptık deyip bundan sonraki afetlerde can kaybımız olmaması için çalışmalıyız. Nerede bir felaket meydana gelirse can kaybı yaşıyoruz. Farklı ülkelerde deprem oluyor, insanların burnu kanamıyor. Bizde böyle şeyler oluyorsa bu hepimizin zafiyetidir. 22 yıl önce burada aynı şeyleri söyledik. Kocaeli’de tabut evler var dedik. Ev sahibi orada oturmuyor, öğrenciye veriyor evini. Sayının önemi yok ama canların önemi var. Kanunda eksik varsa kanunları tamamlamalıyız. Bu vesile ile hayatlarını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.

‘TÜRKİYE’DEKİ YAPI STOĞU ESKİ’

Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, “Milletimizin 81 evladı, yani 81 ili var. Hangi ilimizde bir acı yaşansa içimiz yanar. Onlara yardıma koşarız. Bu vesile ile 17 Ağustos tarihinde de yüreğimiz yanmıştı, kardeşlerimizi kaybetmiştik. Yangın ve sellerde de canlarımızı kaybettik. Hayatlarını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Orada görev yapan tüm kardeşlerimize görevlerinde kolaylıklar diliyorum. 17 Ağustos depreminden sonra bir paradigma değişikliği ülkemizde gerçekleşti. AFAD’ın kurulması ile birlikte tüm tedbirlerin yönetimi tek merkezden yönetiliyor. En son olarak da İçişleri Bakanlığı’na bağlandı. Türkiye’deki yapı stoğu eski. Bunların bir anda dönüştürülmesi çok kolay değil. İlimizde 28 ağır hasarlı bina var. 8 tanesi fiilen yıkıldı. 19 hasarlı karar kalmıştı. 3 tanesi yürütmeyi durdurma kararı aldı. 11 tanesinin yıkılması ile ilgili olarak vali yardımcılarına talimat verdim. Bir tanesi yıkıldı, 10 tanesi de bir ay içerisinde yıkılacak. Yani 28 ağır hasarlı binanın 3 tanesi hariç yıkılmış olacak. Binanın yıkılacağını bile bile yargıya başvuran vatandaşlarımız var. Mal canın yongasıdır. Mal kıymetlidir ama can, malı getirebilir, mal canı getiremez. 2 milyonluk bir nüfusa sahibiz. Hepimiz aynı şeyleri tekrar edersek çözemeyeceğimiz sorun yok. Görülen durum şu ki maalesef binaların yıkılmaması için halen telefonlar söz konusu oluyor. Arayan insanlar binanın ağır hasarlı olduğunu söylemiyor, yıkılmamasını istiyor. Biz her türlü desteği vermeye hazırız. Belediyelerimizin yanında durduğumuzu söylüyoruz” dedi.

‘AFET GÖNÜLLÜSÜ SAYISINI ARTTIRMAMIZ GEREKİYOR’

Vali Yavuz, “Deprem dahil olmak üzere yapı stoğunun değiştirilmesi, çok ciddi maliyetlere sevk edecek yeni bir alan olarak görülüyor. Biz dayanışması güçlü bir milletiz. Aklımız Kastamonu’da, Sinop’ta. Bizim 81 evladımız var. Bütün imkanlarımızla oraya koşuyoruz. Büyükşehirimizin o bölgede çalışan araçları var. İlçe belediyelerinin araçları orada. Biz de bunu koordine ediyoruz. Tam bir dayanışma içerisinde 81 ilimizin 2 ilimize koştuğu bir süreçteyiz. Milletimizin en önemli özelliği, olağanüstü dönemlerde organizasyon kapasitesidir. Tüm kurumların bir araya gelmesi, elbette birçok kaybı da ortadan kaldırıyor. Devletimizin ulaştığı imkanlar, hepimiz için gurur verici. Mal canın yongasıdır ama can malı geri getirebilir. Küçük hesaplar yaparak belediyemizi, diğer kurumlarımızı sıkıntıya sokmanın bir anlamı yok. Birlik ve beraberlikle bunlar aşılabilir. Aksi takdirde burada yine acıları konuşuruz. Daha çok eğitim, daha çok işbirliği yapacağız. Afet gönüllüsü sayısını arttırmamız gerekiyor. Afete acil müdahale edebilecek kurtarma ekipleri oluşturuyoruz. Yakın bir zamanda eğitim programlarını başlatacağız. AFAD’ın, büyükşehirimizin, belediyelerimizin okullarda ve diğer alanlarda bilinçlendirme çalışması devam ediyor. Kocaeli’mizin özellikle sanayiye yönelik çalışmalarımızı arttırmamız gerekiyor” dedi.

‘TEDBİRLERİMİZ, BİLİMSEL TEDBİRLERDİR’

Vali Yavuz, “İlimizdeki orman bölgeleri tarandı ve harita üzerinde gerekli işaretlemeler yapıldı ve kurumlara dağıtıldı. Şu dönemde orman içerisine girilmemesi ve ateş yakılmaması konusundaki tedbirlerimiz, bilimsel tedbirlerdir. Tüm haritalar, bilmesi gereken prensibine göre gereken yerlerdedir. Gerek orman teşkilatımız, gerekse de güvenlik birimlerimiz tüm tedbirleri alırken çalışmalarını yürütüyorlar. Ormanlarımıza yönelik faaliyetler konusunda halkımızı daha tedbirli olmaya davet ediyoruz. Orman yangını çıktığında ne kadar zarar edildiğine, canlarımızı kaybettiğimize şahit olduk. Her gün, özellikle hafta sonunda neredeyse şehrimize 200 – 300 bin insan geliyor. Aldığımız tedbirler halkımızı huzursuz edebilir. Hava sıcaklıkları belirli seviyeye gelinceye kadar uygulamak zorundayız. Belediyelerimizin desteği oldukça önemli. Diğer kuruluşlarımızı da buna ekliyorum. Tarla temizliği başlıyor. Lütfen otları yakmayın. Daha dikkatli ve duyarlı olmaya herkesi davet ediyorum. Afetlerde hayatını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Hepinizi en derin sevgi ve saygıyla selamlıyorum” dedi. Konuşmaların ardından Kocaeli İl Afet ve Acil Durum Müdürü Mehmet Emin Koçan tarafından Afet Hazırlıkları konulu bir sunum gerçekleştirildi. Programın sonunda ise saatler gece 03.02’yi gösterdiğinde Kavaklı sahilinde bulunan deprem anıtı önünde protokol üyeleri tarafından dualar okundu.  Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X