Deprem şehitleri dualarla anıldı
17 Ağustos 2026 10:51

Deprem şehitleri dualarla anıldı

17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nin 27. yıl anma programı, dün akşam Kavaklı sahilinde bulunan marinada protokol ve vatandaşların katılımı ile gerçekleştirildi

17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nin 27. yıl anma programı, dün akşam Kavaklı sahilindeki marinada yer alan deprem anıtının bulunduğu alanda gerçekleştirildi. Programa Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan, AK Parti Kocaeli Milletvekilleri Radiye Sezer Katırcıoğlu ve Veysal Tipioğlu, Deniz Eğitim-Öğretim ve Garnizon Komutan Vekili Dz. Alb. Mustafa Doğan, Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Mehmet Özgür Özömek, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Berna Abiş, Vali Yardımcısı Mustafa Ayhan, Gölcük Kaymakamı Müfit Gültekin, İl Emniyet Müdür Vekili Erdal Aydınlık, İl Jandarma Komutan Vekili J. Alb. Vahittin Kalay, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, AK Parti MKYK Üyesi Davut Coşkun Şiviloğlu, AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şahin Talus, MHP İl Başkanı Enes Emengen, DSP İl Başkanı Halim Dedeoğlu, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Yasemin Özdemir, AK Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Doğan Orak, AK Parti Gölcük İlçe Başkanı Kemal Yavuz, MHP Gölcük İlçe Başkanı Murat Motor, AK Parti Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkan Yardımcısı Talha Kös, AFAD İl Müdürü Mehmet Emin Koçan, KSO Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, GESOTİM Başkanı Necmi Kocaman, kurum müdürleri, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

KUR’AN-I KERİM TİLAVETİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Programda ilk olarak bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ardından İstiklal Marşı’mız okundu. Sonrasında Ayasofya Camii Başimamı Kurra Hafız Ferruh Muştuer ve Fatih Camii Başmüezzini Kurra Hafız Recep Yaşan tarafından  Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Sonrasında Gölcük İlçe Müftü Vekili Mustafa Kömü tarafından 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi ve diğer depremlerde hayatını kaybetmiş vatandaşlarımız için dualar okundu. Akabinde protokol konuşmalarına geçildi.

‘MEVZUATTA ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER YAPILDI’

Programda ilk konuşmayı yapan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, “17 Ağustos sadece depremi yaşayan bizler için değil, milletimiz ve devletimiz açısından da özellikle afetlere hazırlanma noktasında bir milat teşkil etmiştir. Öncelikle yasal mevzuatta yapılan değişikliklerin ardından kurulan ve teşekkül ettirilen kuruluşlarla, depreme hazırlık ve deprem sonrasında yapılacak çalışmalar konusunda mevzuat anlamında önemli değişiklikler yapıldı. Pratikte de kurumların faaliyete geçmesiyle, özellikle AFAD ve Kentsel Dönüşüm Başkanlığı gibi kurumlarla birlikte afetlere hazırlık konusunda çok ileri bir noktaya taşındık. Bunun etkilerini yakın zamanda yaşadığımız, 6 Şubat 2023 tarihindeki Kahramanmaraş merkezli depremlerde gördük. O bölgede Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımızın başkanlığında, ilçe belediyeleri olarak Antakya’da görev yaptık. AFAD'ın ne derece önemli bir fonksiyon üstlendiğini orada yakından gördük” dedi.

‘KAMU BİNALARI DEPREME HAZIR’

Sezer, “Bunun dışında, 1999 öncesinde az önce alana gelirken görmüş olduğumuz, hemen tamamı akredite olmuş STK'lar ve kurtarma birimleri yoktu. Bunlar da 1999 depreminden sonra teşekkül ettiler. İlçemiz açısından belirtmem gerekir ki bugüne kadar gerçekten çok önemli çalışmalar yapıldı. Önceki dönemde Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın İbrahim Karaosmanoğlu, ilçe belediye başkanlarımız Sayın İsmail Barış ve Sayın Mehmet Ellibeş tarafından, keza şimdi bayrağı devralan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Doç. Dr. Tahir Büyükakın tarafından depreme hazırlık noktasında çok önemli çalışmalar yapılıyor. Özellikle Hatay’da deprem bölgesinde görev yaptığımız zaman en net şekilde gördüğümüz konulardan biri de kamu binalarının ayakta kalabilmesi oldu. Kamu binaları ayakta kalacak ki kamu görevlileri de depremin yaralarının sarılmasına gayret edebilsin. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bakanlıklarımız tarafından özellikle ilçemizde çok önemli çalışmalar yapıldı. Belediye binamız, adliye binamız, yeni hükümet konağımız, 2023 yılının Eylül ayında açılan yeni devlet hastanemiz, yenilenen okullarımız ve sağlık ocaklarımız, jandarma binamız başta olmak üzere kamu binaları anlamında baktığımız zaman ilçemiz depreme hazır hale geldi. Sivil binalar açısından bakıldığında ise 200'e yakın orta hasarlı ve güçlendirmesi yapılmamış metruk binanın yıkımını gerçekleştirdik” diye konuştu.

‘DÖNÜŞÜM EYLÜL AYINDA TAMAMLANACAK’

Sezer, sözlerinin devamında “Yine Gölcük Merkez Kentsel Dönüşüm çalışmalarımız Eylül ayı itibarıyla tamamlanacak. Gölcük'te karayolu kenarında ve merkezde ikinci etap olarak yine kentsel dönüşüm çalışmaları yapılacak. Ancak hukuki anlamda baktığımızda, sağlam olan binaların ve güçlendirmesi yapılan orta hasarlı binaların bir deprem anında nasıl performans göstereceğini bilemiyoruz. Bunların da dönüştürülmesi noktasında planla ilgili yapılan çalışmalar devam ediyor” dedi.

‘AFET YÖNETİMİ İÇİN DÖNÜM NOKTASI’

Ardından söz alan Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Ali Hamza Pehlivan, 1999 Marmara depreminin Türkiye'nin afet yönetimi anlayışında dönüm noktası olduğunu belirterek, “Tabii ki 1999 yılı; afetlere, özellikle deprem başta olmak üzere afet yönetimi anlayışına yeni bir bakış açısının getirilmesi gerektiğini ortaya koyan bir dönüm noktasıydı. Nitekim sonrasında birçok bilimsel çalışma yapıldı. 2004 yılında Deprem Şûrası toplandı, yasal düzenlemeler yapıldı. Büyükşehir Yasası'nda, Belediye Yasası'nda ve İl Özel İdaresi Yasası'nda yerel yönetimlere de afet yönetiminde belli görev ve sorumluluklar yükleyen düzenlemeler gerçekleştirildi. Zorunlu deprem sigortası getirildi. DASK olarak bilinen zorunlu deprem sigortasının oranı 1999'lu yıllarda yüzde 5'lerdeyken bugün yüzde 58'lere ulaştı. İnşallah bu oran daha da artacak. 2007 yılında Bina Deprem Yönetmeliği güncellendi. Çünkü şehirlerin ve binaların dönüşmesi, çağdaş normlara göre yeniden yapılması gerekiyordu. Yapı denetimi de zorunlu hale getirildi. 2009 yılında, Sayın Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı döneminde vizyoner bir bakış açısı ortaya konularak, afet yönetiminde üç ayrı genel müdürlük halinde görev yapmakta olan kurumlar tek bir çatı altında birleştirildi ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığımız, yani AFAD Başkanlığımız kuruldu” diye konuştu.

‘UNUTMUYORUZ, UNUTMAYACAĞIZ’

Pehlivan, “Başkanlığımızın kurulmasıyla birlikte afet yönetiminde bir paradigma değişikliği yaşandı. Öncesinde kriz odaklı, afetler yaşandığında müdahale ağırlıklı bir yönetim anlayışı varken AFAD'ın kuruluşuyla birlikte afetleri öncesi, sırası ve sonrasıyla ele alan, "bütünleşik afet yönetimi" dediğimiz bir afet yönetimi anlayışına geçildi. Bütünleşik afet yönetiminde risk azaltma ve hazırlık birinci aşamayı teşkil ediyor. Elbette sonrasında etkin müdahale; arama kurtarma çalışmaları başta olmak üzere beslenmeden barınmaya, sağlık hizmetlerinden tahliye hizmetlerine kadar bir bütün olarak yürütülüyor. En nihayetinde ise afet sonrası iyileştirme dediğimiz süreçler geliyor. Bütün bu süreçler, tabii AFAD Başkanlığının kurulmasıyla birlikte hızlandı. Ancak bunu tek başına AFAD gerçekleştirmedi, gerçekleştirmiyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız kentsel dönüşüm tarafında; Sağlık Bakanlığımızdan Milli Eğitim Bakanlığımıza kadar bütün bakanlıklarımız ve kurumlarımız görev alıyor. Türkiye Afet Müdahale Planı'nda, yani TAMP'ta nasıl ki bütün kurum ve kuruluşların sorumlulukları belirlenmişse, aynı şekilde risk azaltma aşamasında da Türkiye Afet Risk Azaltma Planı ve illerimizde İl Risk Azaltma Planları kapsamında bütün kurum ve kuruluşlar üzerlerine düşen görevleri yapma gayreti içerisinde. Biz bugünleri, elbette acıları yüreğimizde hâlâ taze olan vatandaşlarımızı anarak icra ediyoruz. Unutmuyoruz, unutmayacağız. Bir yandan hatırlıyor, bir yandan da muhtemel afetlerde kayıplar yaşanmaması için hazırlıklı olmak gerektiğinin altını hep birlikte bir kez daha çiziyoruz” ifadelerine yer verdi.

‘ATILAN BİR ADIM, 7-8 BİRİMLİK YÜKTEN KURTARIYOR’

Pehlivan, “Risk azaltma dememizdeki kasıt, risk azaltma planları yapmamızdaki maksat; illerimizin, ilçelerimizin ve yerleşim birimlerimizin afet riski karşısındaki fotoğrafını çekmek ve bununla ilgili adımlar atmaktır. Bir yandan da yine yasal çerçevede adımlar atılmaya çalışılıyor. Bina Deprem Yönetmeliği'nden bahsetmiştim. 2018 yılında bir kere daha güncellendi ve yeni binalarımız artık çağdaş normlara göre yapılıyor. Afetleri bir bütün olarak ele alıyoruz diyoruz ama şunu da biliyoruz; öncesinde atacağımız bir adım, öncesinde bertaraf edeceğimiz bir birimlik maliyet, bizi afet anlarında en az 7-8 birimlik yükten kurtarıyor. O yüzden bir saniyemizi bile boşa geçirmememiz, bir saniyemizi bile afetlere hazırlıklı olma konusunda değerlendirmemiz gerektiğini ifade ediyorum” diyerek konuşmalarını sonlandırdı.

‘ŞEHRİN YAPI STOKUNUN YARISI YENİLENDİ’

Akabinde konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Depremden sonra şehrin yapı stokunun yaklaşık yarısı yenilendi. Ama diğer yarısı depremden önce yapılan binalar. Oradaki taramaları tamamladık, bunu şehrimize deklare ettik ve bilgilerini paylaştık. Yaklaşık 160 bin bina, depremden önce inşa edilmiş binalar. Bunların içinde zemin yapısı ile binanın kendi durumu açısından baktığımızda, bağımsız birim anlamında yaklaşık 150 bin bağımsız birimin dönüştürülmesi gerekiyor” dedi. Kentsel dönüşümün önünde mülkiyet, kullanıcı, ekonomik ve hukuki süreçlerden kaynaklanan çeşitli zorlukların bulunduğuna dikkat çeken Büyükakın, dönüşümün yalnızca teknik değil, sosyal ve ekonomik boyutları da olan kapsamlı bir süreç olduğunu ifade etti.

HEP BİRLİKTE ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

Başkan Büyükakın, “Bir taraftan şehrimizi güvenli yapılarla geleceğe hazırlarken diğer taraftan afet anı ve sonrasındaki müdahale kapasitemizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Bugün Kocaeli; güçlü arama kurtarma ekipleri, donanımlı sivil toplum kuruluşları ve kurumlarımız arasındaki koordinasyonuyla 1999’a göre çok daha hazırlıklı bir şehir. Ancak depreme hazırlık yalnızca yapıların yenilenmesi ya da afet anına hazırlıklı olmakla sınırlı değil. Kentsel dönüşümden güvenli yapılaşmaya, afet bilincinden arama kurtarma çalışmalarına kadar bu süreç; belediyelerimizin, kamu kurumlarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın ve hemşehrilerimizin birlikte sahiplenmesi gereken topyekûn bir mücadeledir. Geçmişin acılarından ders çıkararak, ortak bir irade ve güçlü bir dayanışmayla Kocaeli’mizi daha güvenli, daha dirençli yarınlara hazırlamak için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

‘BİNANIN ÖLDÜRDÜĞÜ GERÇEĞİNİ BİLİYORUZ’

Ardından konuşan AK Parti Kocaeli Milletvekili Veysel Tipioğlu “İnsanların ve şehirlerin hayatında bazı tarihler vardır ki unutulmaz. 17 Ağustos 1999 da Kocaeli için, bizim için öyle bir tarih. O gece, saat 03.02’de binlerce ocağa ateş düştü. Binlerce vatandaşımız hayata veda etti. Bugün o acı hâlâ yüreğimizde, kaybettiklerimizin hatıraları hâlâ bizimle. Tabii bilinmesi gereken bir gerçek var. Ülkemiz deprem bölgesinde, deprem kuşağında olan bir ülke. Bu gerçekle çok sık karşı karşıya kalıyoruz. İşte 17 Ağustos’ta karşı karşıya kaldık. Devamında Elazığ’da, İzmir’de ve tarihin kaydettiği en büyük depremlerden biri olan 6 Şubat depremlerinde bu gerçekle yüzleştik. Elbette ki depremleri engelleme imkânımız yok. Ama depreme karşı dirençli, depreme karşı dayanıklı binalar yapma imkânımız var. Depremin öldürmediği gerçeğini biliyoruz, binanın öldürdüğü gerçeğini de biliyoruz” dedi.

‘YAPILAN ÇALIŞMALAR ÇOK KIYMETLİ’

Tipioğlu, “Onun için özellikle son yıllarda inşaat alanında yapılan çalışmaların, yönetmeliklerin, depremlerden kaynaklanan kayıpları en aza indirmek için yapılan çalışmaların çok kıymetli olduğunu ifade etmek isterim. Bu manada Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığımızın ve belediyelerimizin kentsel dönüşüm çalışmalar çok kıymetli” ifadelerini kullandı.

‘GÖNÜLLÜLERİN HAKKINI ÖDEYEMEYİZ’

Sonrasında söz alan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Nilhan Ayan, “Bugün çok kıymetli arkadaşlarımla bir aradayım. Çok mutlu oldum, tek tek bütün stantları gezerken, çünkü ben de uzun yıllar gönüllü çalışmış bir kardeşinizim. Gönüllü çalışanların hepsi birbirleriyle kardeştir. Bağları kan bağıyla değil, iyilikledir. Onların hepsi bizlerin kardeşleri. Çok vefakâr, cefakâr kardeşlerimiz. Onların haklarını hiçbir şekilde ödeyemeyiz. Bunu defalarca da gördük. Ne yazık ki pek çok imtihandan geçtik, pek çok afet yaşadık ama en büyük acıyı da gördük, dayanışmanın en güzelini de gösterdik. Toplumumuz, zor zamanlarda her zaman bir araya gelmesiyle tanınan bir toplum. Bu toplumun bir ferdi olmanın her zaman gururunu yaşadım” dedi.

‘KENTSEL DÖNÜŞÜM BİR İSTİKBAL MESELESİDİR’

Ayan, “Ama bugün, 27 yıl sonra çok büyük bir afetin acısını andığımız bu günde, yarınımızın ve geleceğimizin de planını yapmamız gerekiyor. Bundan 27 yıl önce, 1999'da çok büyük bir acı, büyük bir felaket yaşadık. Ben de Marmara Bölgesi'nde yaşayan bir İstanbul milletvekiliyim ve deprem sırasında Yalova'daydım. İlk gönüllü katıldığım afet Gölcük depremiydi. 7,6 büyüklüğündeki depremde 45 saniye boyunca tüm Marmara sallandık. Çok büyük bir kayıptı. Hepimizin, mutlaka buradaki herkesin tanıdığı, kardeşi, yakını büyük bir kaybı oldu. Bunun acısı hiçbir zaman dinmeyecek. Burada acımızı paylaşıyoruz ama bunun dışında bir şey yapmamız lazım. Geleceği planlamamız lazım. Kentsel dönüşüm bir imar meselesi değil, bir istikbal meselesidir, bu saatten sonra” diye konuştu.

‘ÇOK DAHA FAZLA ÇALIŞMAMIZ LAZIM’

Ayan, “Tabii günümüze geldiğimizde 27 yıl içinde çok şeyler yapıldı. Bunların hakkını teslim etmek lazım. 2,5 milyon bağımsız birim dönüştürüldü ve bunların içinde 20 bin kadarı Kocaeli ilimizde. Ama bizim kaybettiğimiz 18 bin 373 canımıza çok borcumuz var. Bunun için çok daha fazla çalışmamız lazım. Hep birlikte el ele verip çalışmamız lazım. Türkiye Yüzyılı şehircilik vizyonunda yapmamız gereken çok plan var. Biz her zaman bugünü değil, yarını düşünen bir siyaseti şiar edindik. Öyle de yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Ayan, “TOKİ ile bugüne kadar 1 milyon 800 bin konut inşa ettik. Sosyal konut çalışmalarımıza devam ediyoruz. Asrın Konut Projesi'ni yapıyoruz. Çünkü biz istiyoruz ki dar gelirli vatandaşımız da orta gelirli vatandaşımız da sağlam, dirençli yapılarda otursun. Şehirlerimizin daha dirençli, daha sağlam, yarınlara daha güvenle baktığımız şehirler olmasını istiyoruz” şeklinde konuşmasını sonlandırdı.

‘ÖNEMLİ BİR NOKTAYA GELMİŞ BULUNMAKTAYIZ’

Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, konuşmasında “Bu tür günler, bizim aslında o acıları bir daha yaşamamak için neler yapmamız gerektiğini, orada ne eksikti de bu kadar insanımızı kaybettik diye düşünmemizi, yarın aynı acıları yaşamamak için ne tür dersler çıkarmamız gerektiğini hatırlatan birer anma günüdür. O günden bugüne kadar Türkiye'de gerek kurumsal bazda yaşanan gelişmeler, gerek afetle ilgili vatandaşlarımızın kendi geleceğini kurma noktasında, başta deprem olmak üzere yaşadığımız diğer afetlerle beraber önemli bir noktaya gelmiş bulunmaktayız” dedi.

‘DÜNYANIN ÖNDE GELEN ÜLKELERİNDEN BİRİYİZ’

Aktaş, “Yapılanmalarla aslında devlet, birçok afette, depremler başta olmak üzere, eski Türkiye'de duyduğumuz "Nerede bu devlet?" sloganlarını artık afetler yaşandıktan sonra duymuyoruz. Kamuda, vatandaşlarımızın bilinçli hareketlenmesiyle, AFAD gönüllülerimizle, işte bugün burada da gördüğümüz akredite olmuş ya da olmamış STK'larımızla afet anında müdahale noktasında herkes üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirip canhıraş çalışıyor. Sonrasında da iyileştirme çalışmaları olarak dünyanın önde gelen ülkelerinden biriyiz. Son asrın depreminde de yine yaptığımız iyileştirme çalışmaları Avrupa ülkeleri ve diğer dünya ülkelerinde de gıpta ile seyredilmekte” dedi.

‘ÜZERİMİZE DÜŞENLERİ YAPMAMIZ LAZIM’

Vali Aktaş, “Bir eksiğimizi tamamlamamız lazım. Afetten önceki çalışmalar, depremden önceki çalışmalar. Bizim illerde hazırladığımız İl Risk Azaltma Planları, illerin potansiyel risklerini, belirleyerek; ilimizde de deprem başta olmak üzere deniz kazalarına, büyük sanayi kazalarına, orman yangınlarına kadar risklerin belirlenerek, geniş katılımlarla yapılan çalışmalar sonucu bu riskleri azaltarak şehirleri dirençli hâle getirme noktasında çalışmalar yapılıyor. İkinci aşaması müdahale aşaması. Ama asıl olan, o birinci taraftaki kendi üzerimize düşen görevleri hem kamu olarak en iyi şekilde yerine getirmemiz hem de vatandaş olarak bu konulara sahip çıkarak kendi üzerimize düşenleri yapmamız lazım” dedi.

‘EKONOMİK KAYGILAR İKİNCİ PLANDA OLMALI’

Aktaş, “Biz burada kamu görevlisi olarak kendi üzerimize düşen görevleri yerine getirirken, vatandaşımızın görevlerini, sorumluluklarını onlara bırakıyormuşuz gibi bir izlenim olmamasını özellikle istirham ediyorum. Bu konuyu gündeme getirmemizin sebebi, bu hazırlıkların hep beraber yapılması gerektiğindendir. Mülkiyet hakkı, insanlarımızın refah düzeyi, kendi anıları, komşulukları, yaşanmışlıkları varken insanların evini devlet olarak, kamu olarak elinden alıp "Burayı yıkacağız, yenisini yapacağız." deme şansımız yok. İnsanların kendi yaşam alanlarının ne kadar güvenli olduğuna bakarak ekonomik kaygıları ikinci plana edip bu konuya sahiplenmesi lazım” diye konuştu.

‘VATANDAŞIMIZ KAMUYA YARDIMCI OLMALI’

Aktaş, “Gerçekten de yaşadığımız münferit olaylarda sadece mülk sahipleri değil, bazen yıkılması gereken teknik eleman tarafından incelenmiş ve kesinlikle birinci derecede hasarlı, ağır hasarlı bina dediğimiz binalarda bile bırakın mülk sahiplerini, kiracıların bile zorluk çıkardığını görüyoruz. Bizim aslında arama kurtarma faaliyetleri, STK'ların çalışmalarını biraz da bu tür çalışmalara doğru yönlendirip buralarda da vatandaşımızın, deprem anında ve deprem sonrasında yaptığı toplumsal dayanışmayı burada da göstermesi, taşın altına elini koyarak kamuya yardımcı olması, yerel yönetimine yardımcı olması, kendisine sunulan imkânlardan faydalanarak hızlı bir şekilde bu kentsel dönüşümü sağlamamız lazım. Yoksa yaşayacağımız bir afette aynı acıları tekrarlamak durumundayız” dedi.

‘ACILAR HAFİFLESE DE ÖZLEMLER HİÇ BİTMEDİ’

Konuşmaların ardından 17 Ağustos Depremi Anma Programına katılan ekiplere Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi. Sonrasında Gölcük Arama Kurtarma Derneği GESOTİM’in yemin töreni gerçekleştirildi. Tören öncesinde konuşan GESOTİM Başkanı Necmi Kocaman, “Bugün burada sadece bir depremi anmak için değil, insanlığın, dayanışmanın ve umudun yeniden doğduğu bir gecenin hafızasını yaşatmak için bir aradayız. 17 Ağustos 1999, saat 03.02’yi gösterdiğinde Gölcük’te zamanın durduğu o gecede binlerce ev sessizliğe büründü. Binlerce çocuk annesiz, binlerce anne evlatsız kaldı. O gece sadece beton yığınları değil, yürekler de yıkıldı. Aradan yıllar geçti. Acılar hafiflese de özlemler hiç bitmedi. Çünkü deprem takvimlerde eskiyebiliyor ama yüreklere yazılan acının tarihi hiç değişmiyor. Bugün burada bulunan her birimiz, kaybettiklerimize karşı büyük bir sorumluluk taşımaktayız. Onları yalnızca dualarla değil, alacağımız tedbirlerle de yaşatmak zorundayız. Çünkü deprem kaderdir ama ihmal kader değildir. Afet kaçınılmaz olabilir fakat hazırlıksız yakalanmak asla olmamalıdır” dedi.

‘AFETLERE DİRENÇLİ ŞEHİRLER EN DEĞERLİ MİRASTIR’

Kocaman, “İşte bunun için GESOTİM var. GESOTİM olarak yıllardır, tamı tamına 27 yıldır, tamamen gönüllülük kapsamında, hiçbir karşılık beklemeden; yağmur demeden, kar demeden, gece gündüz demeden eğitim alıyor, tatbikat yapıyor ve afetlere hazır olmak için çalışıyoruz. Bizim üniformamızın değeri üzerindeki armadan değil, gerektiğinde bir canı kurtarmak için ortaya koyduğu fedakârlıktan geliyor. Biz biliyoruz ki en büyük madalya, kurtarılan bir insanın gözlerindeki umuttur. En büyük ödül ise bir annenin evladına yeniden kavuştuğu andır. Afet yönetimi yalnızca arama kurtarma ekiplerinin omzuna bırakılacak bir görev değildir. Bu; devletimizin, yerel yönetimlerimizin, üniversitelerimizin, okullarımızın, özel sektörümüzün ve toplumun her ferdinin ortak sorumluluğudur. Afetlere dirençli şehirler inşa etmek, gelecek nesillere bırakabileceğimiz en değerli mirastır” diye konuştu.

‘ENKAZIN ALTINDA YALNIZCA TAŞ VE BETON ARAMAYIZ’

Başkan Kocaman, “Bugün burada özellikle herkese seslenmek istiyoruz: Lütfen afet bilincini hayatınızın bir parçası yapın. Gönüllü olun, eğitim alın. Bir hayat kurtarmanın ne kadar büyük bir değer olduğunu hissedin. Çünkü bazen öğrendiğimiz tek bir doğru bilgi, bir ailenin geleceğini değiştirebiliyor. Bizler her enkazın altında yalnızca taş ve beton aramayız. Biz umudu ararız, bir nefesi ararız, bir sesi ararız. Ve biliriz ki bir can kurtarmak, bütün insanlığı kurtarmak gibidir. Bugün burada rahmetle andığımız tüm vatandaşlarımıza 27. yılımızda söz veriyoruz: Sizi asla unutmayacağız. İsimlerinizi yaşatacağız. Hatıralarınızı geleceğe taşıyacağız. Ve en önemlisi, sizin yaşadığınız acıları bir daha hiçbir çocuğun yaşamaması için çalışmaya devam edeceğiz. 17 Ağustos’u yalnızca ananlardan değil, ondan ders çıkaranlardan olalım. Çünkü unutulan her afet, yeniden yaşanma riski taşımaktadır” diyerek konuşmalarını sonlandırdı. Konuşmanın ardından GESOTİM’de eğitim alan ekip Başkan Kocaman önderliğinde yemin ederek sertifikalarını protokolün elinden aldı. 

DEPREM ANITI’NDA DUALAR EDİLDİ

Törenin ardından depremin meydana geldiği saat 03.02’de Kavaklı Sahili'ndeki Deprem Anıtına çelenk sunuldu. Törene Gölcük Kaymakamı Müfit Gültekin, Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Mehmet Özgür Özömek, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Çelenklerinin sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunan katılımcılar, depremde yaşamını yitirenler için dualar ettiler. Sonrasında deprem şehitlerimiz için denize karanfiller bırakıldı. Meltem ALKAN

BENZER HABERLER
X