Deprem şehitleri dualarla anıldı
17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nin 23. yıl dönümü dolayısı ile önceki akşam Kavaklı sahili Marina’da düzenlenen Deprem Şehitlerini Anma Programı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve protokolün katılımı ile gerçekleştirildi.
17 Ağustos 1999’da meydana gelen ve merkez üssü Gölcük olan 7,4 şiddetindeki depremi anmak adına önceki akşam Kavaklı sahili Marina’da anma programı gerçekleştirildi.
Programa İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, AK Parti Kocaeli Milletvekilleri Radiye Sezer Katırcıoğlu, Emine Zeybek, Sami Çakır, Cemil Yaman, Mehmet Akif Yılmaz, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, Gölcük Kaymakamı Cengiz Karabulut, AFAD Başkanı Yunus Sezer, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, AK Parti İl Başkanı Mehmet Ellibeş, MHP İl Başkanı Av. Yunus Emre Kurt, il ve ilçemiz kamu kurumlarının müdürleri, siyasi partilerin ilçe başkan ve yöneticileri, AFAD üyeleri, Gölcük Arama Kurtarma Derneği GESOTİM yönetimi, yardım kuruluşlarının başkan ve yöneticileri, dernek ve sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri ile çok sayıda vatandaş katılım gösterdi.
DUALAR OKUNDU
Gerçekleştirilen programda ilk olarak Anıtpark’ta toplanıldı ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, burada bulunan doğal afet yardım kuruluşlarının yöneticileri ile tek tek selamlaştı. Ardından Anıtpark’tan başlamak üzere, Kavaklı sahilinde bulunan Marina’ya kadar kortej yürüyüşü gerçekleştirildi. İçişleri Bakanı Soylu, program alanına geldiğinde halkın yoğun ilgisi ile karşılaştı ve kendisi ile fotoğraf çektirmek isteyenleri geri çevirmedi. Programın başında ilk olarak bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ardından İstiklal Marşı’mız okundu. Sonrasında Kur’an-ı Kerim tilavetinde bulunuldu. Ayasofya-i Kebir Cami İmam Hatibi Bünyamin Topçuoğlu, Hafız Abid Duman ve Kurra Hafız Abdulkadir Şehitoğlu tarafından dualar okundu, son dua ise İl Müftüsü Sinan Cihan tarafından okundu.
‘TEDBİR ALMAMIZ, HAZIRLIKLI OLMAMIZ GEREKİYOR’
Programda ilk konuşmayı yapan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, “Depreme karşı tedbir almamız ve hazırlıklı olmamız gerekiyor. Bu konuyla alakalı olarak ilçemizde kentsel dönüşüm çalışmaları yapıldı. Denizevler Mahallesi’nde yapıldı ve tamamlandı. Hemşerilerimiz Sivritepe konutlarına taşındılar. Eski sanayi sitesi yıkıldı ve yeni sanayi sitesi kuruldu. Şu anda Gölcük merkezinde 36 dönüm alanda kentsel dönüşüm çalışmasına başlandı. Ben bu çalışma ve her ihtiyaç duyduğumuzda yanımızda yer almasından dolayı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’a şükranlarımı sunuyorum. Projenin hayata geçmesinde taşın altına elini koyan ve 100 milyon lira ile beraber altyapı sorumluluğunu üstlenen Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Doç. Dr. Tahir Büyükakın’a, projeye baştan sona destek olan İl Başkanımız Sayın Mehmet Ellibeş’e de teşekkür etmek istiyorum” dedi.
‘TOPLAM 161 BİNAYI YIKTIK VE ENKAZLARI KALDIRDIK’
Başkan Sezer, “Çarşının da değişmesi ile beraber Gölcük’ün modern kimliğinin bir üst noktaya taşınacağını düşünüyoruz. Biz ne yaptık? İlçemizde meydana gelen depremde etkilenen orta hasarlı binalar vardı. İçlerinde onarım güçlendirmesi yapılmamış olanları ve metruk olanları yıktık. Bu şekilde 101 bina yıktık. Denizevler’deki 50 binayı, eski sanayi bölgesindeki 10 binayı yıktık. Toplam 161 binayı yıktık ve enkazları kaldırdık. Bunun yanında, ilçemizde afet acil durumu grubu oluşturduk. Sivil ekipleri de içlerine dahil ettik. Derince’de kurduğumuz telsiz ile deprem anında telefonların çalışmaması durumunda telsiz ile irtibat kurabilme imkanını elde ettik. Bundan dolayı Sayın Valimiz Seddar Yavuz ve İl AFAD Müdürü’müze teşekkür ediyorum. Saygıdeğer Bakanım, ülkemizin dört bir köşesinde meydana gelen afetlere günün her saatinde koşturuyorsunuz. Bizler de sizlerin yapmış olduğu çalışmalara gerek Büyükşehir, gerekse ilçe belediyesi olarak destek oluyoruz. Gölcük kadirşinas, yardımsever insanların şehri” dedi.
‘BU ACIYI EN İYİ BİLEN İLÇEYİZ’
Başkan Sezer, “Elazığ-Malatya Depremi’ne, Batı Karadeniz ve Doğu Karadeniz’de meydana gelen sel felaketlerinde, Antalya Manavgat’ta meydana gelen yangın felaketinde ve İzmir Depremi’nde, tamamında en hızlı hareket eden ilçe olmuştuk. Örneğin geçen sene yangın felaketinde ilçemizden 10 tır dolusu yardım gönderildi. İlçemizde depreme yönelik olarak yardımlaşma bilincinin oluştuğunu gösteriyor. Biz depremi yaşayan, bu acıyı en iyi bilen ilçeyiz. Hala o depremin izlerini taşıyan kardeşlerimiz var. Depremde ve başka şekillerde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza, şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Yakınlarına Allah’tan sabırlar diliyorum. Bu anma etkinliğinde acımızı paylaştığınız için sizlere şükranlarımı sunuyorum” dedi.
‘AFETSELLİĞİ YÜKSEK OLAN BİR BÖLGEDE YAŞIYORUZ’
AFAD Başkanı Yunus Sezer, “Gerçekten bugün milletimiz açısından çok önemli bir gün. Asla unutmayacağımız, her yıldönümünde acılarımızın tazelendiği bir gün olarak tarihe geçmiş durumda. Maalesef afetselliği yüksek olan bir bölgede yaşıyoruz. Afetlerle sürekli karşı karşıyayız. Bu bizim sürekli olarak afetlere hazır olmamız için çalışma ve çaba içerisinde olmamızı gerektiriyor. Ben bugün vesilesi ile öncelikle bu depremde hayatını kaybeden depremzedelerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Geride kalan aileleri ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum. Yine Rabbimden niyazımız, üzerimizde büyük bir sorumluluk var ve bu sorumluluğu tüm kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ile üstlenmiş bulunuyoruz” dedi.
‘KENTİN TAMAMININ TARAMASINI YAPTIK’
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, “23 sene önce bugün hep birlikte yıkıldık. Hepimizin hafızasında bugün, çok acı bir gün olarak yer etti. Silinmesi de mümkün değil, unutulması da mümkün değil. Zaten unutturmak da istemiyoruz. Ama her yıl hatırlamak için yaptığımız organizasyonlarda, anma törenlerinde şikayet etmek, ah vah etmek yerine, geçtiğimiz organizasyonlarda söylediğimiz üzere her yıl yapmamız gerekenleri yapacağımızı, onlarla ilgili bilgileri sizlerle paylaşacağımızı söylemiştik. Karanlıktan şikayet etmeyi bırakıp gereken işleri yapmaya başladık. Son organizasyonumuzdan bu güne kadar 278 hasarlı binayı daha yıktık. Önümüzdeki ay da 22 bina daha yıkılacak. Sayın Valimizle birlikte, ilçelerde belediye başkanlarımızla birlikte organizasyonlarımızı yaptık, hasarlı binaların tamamının ortadan kaldırılması, ağır hasarlıların tamamının yıkılması, orta hasarlıların ise gereken tedbirlerinin alınması konusunda tüm tebligatları gerçekleştirdik. Kentin tamamının taramasını yaptık” dedi.
‘100 BİN KİŞİYE EĞİTİM VERDİK’
Başkan Büyükakın, “43 tane alt bölgede, toplam 1135 hektarlık alanı kapsıyor, 100 bin kişiyi ve yaklaşık 19 bin ayrı binayı ilgilendiriyor. Bunların tamamı ile ilgili çalışmalarımızı bitirdik. Bunun adına kentsel dönüşüm strateji belgesi deniyor. Bunu Çevre Bakanlığı’mıza teslim ettik, onaylanmasını bekliyoruz. Tamamının fizibilitesi bitti. Hangi alanda imar değişiklikleri yolu ile şahısların kendinin değiştirmesi, dönüştürmesi gerekiyor tespit edildi. Hangi alanda belediyelerimizin, TOKİ’nin çalışacağının çalışmasını da tamamlamış bulunuyoruz. Strateji belgesinin onaylanmasından sonra da inşallah hızlı bir şekilde gerek imar değişiklikleri, gerek belediyelerimiz, gerekse de TOKİ eliyle gerekli çalışmalar yapılacak ve bu kent, depreme en hazırlıklı kenti olacak. Afet ve acil durumlarla ilgili yapılması gereken başka çalışmalar da var. Deprem öldürmez bina öldürür, binanın içindeki eşya öldürür ama insanlara da bunu unutturmamamız lazım. Eğitimlerimizi hızlı bir şekilde tamamlamak ve gerekli eğitimleri vermek lazım. Bu kapsamda bugüne kadar 100 bin kişiye eğitim verdik ve eğitimlerimiz devam ediyor” dedi.
‘ERKEN UYARI SİSTEMİ GELİŞTİRİYORUZ’
Başkan Büyükakın, “Deprem anında zaman kazanmak ve bir dakikanın bile avantajını yakalayabilmek için Gebze Teknik Üniversitesi ile erken uyarı sistemi geliştiriyoruz. Şehre yerleştirilecek çeşitli sismik sensörler vasıtasıyla depremin bir dakika öncesinden uyarısını alabilmek ve bununla ilgili tedbirleri alabilmenin sistemini kuracağız. Sanıyorum 2023 yılının başından itibaren bu sistem kurulmuş olacak. 1 dakika öncesinden uyarı aldığımız zaman gazı keseriz, elektriği keseriz, suyu keseriz ve bunların yıkılan binalarda ortaya çıkarabileceği tehditlere karşı vatandaşımızı korumuş oluruz. İnşallah bir yıl sonra da sizlerle bunun müjdesini paylaşmış olacağız. Şehrimizin yedi farklı noktasında kentsel dönüşüm çalışmasını gerçekleştiriyoruz. Merkez Mahallesi’nde geçmiş dönem belediye başkanımızın başlattığı riskli alan çalışmasına TOKİ ile birlikte devam ediyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak 100 milyon liralık kaynak ayırdık. Cedit Mahallesi’nde de ihale safhasına gelindi. İnşallah orası da hızlı bir şekilde ilerleyecek. Benzer çalışmalar, Körfez’de Barbaros Mahallesi’nde yapılıyor. Çayırova Sazlıdere, Derince, İzmit Merkez’de, Dilovası’nda çalışmalar devam ediyor. Kentsel konut stokunun yenilenmesi çalışmalarını da Çevre Bakanlığı’mız ile hızlı bir şekilde yürütüyoruz” dedi.
‘AYIRDIĞIMIZ KAYNAKLARIN TOPLAM TUTARI 200 MİLYONU BULDU’
Başkan Büyükakın, “Büyükşehir Belediyesi olarak bunlar için çok ciddi kaynaklar ayırıyoruz. Şu ana kadar ayırdığımız kaynakların toplam tutarı da 200 milyonu buldu. Bunun dışında acil durumlarda müdahale araçlarını da kentimize kazandırdık. Bunlardan iki tanesi burada, bir diğeri de AFAD’ın Ukrayna’da insani yardım kapsamında, ekibinin içinde çalışmakta. İkisi yemek tırı. Acil durumlarda 3 bin kişiye yemek çıkarabilecek kapasitede. Bunlar aynı zamanda hareketli halde de ekmek üretebiliyor, 10 bin kişiye kadar çorba servisi yapabiliyor. Bir başka tırımız da acil durumlarda müdahale edebilecek; içinde on kişinin yatabildiği, 40 kişilik ekibin tüm ekipmanlarının taşınabildiği, herhangi bir yerde afet olur olmaz tırın gönderilip anında müdahaleye başlayabileceği bir ekipman mantığı ile hazırlanmış müdahale tırlarımız var. Bunların şöyle bir özelliği de var: Bazen afet bölgelerine gönderdiğimiz yardımlar, orada ayrıca bir organizasyon problemi yaratıyor. Oysa bu tırlar vasıtasıyla oraya ulaşan ekiplerimiz orada ilave problem çıkarmak, barınma sorunu yaratmak yerine kendileri gidip kendi kendilerine, yanlarında banyo ve tuvalet gibi tüm ihtiyaçlarının karşılanabileceği bir ekipmanla birlikte afet durumlarına müdahale etmek üzere hazır durumdalar. Şehrimizde bir afet mutfağının hazırlanması için günde 30 bin kişiye hizmet verecek bir mutfağın da temellerini attık. Çalışmalarımızı inşallah bitirmek üzereyiz. Rabbim bu acıları bir kez daha yaşatmasın. Kocaeli için çalışmaya var gücümüzle devam ediyoruz. Afet anında her birimizi ayakta, sapasağlam, dipdiri tutsun. Vatanımızı, milletimizi ayakta tutacak devletimizi daim eylesin” dedi.
‘45 SANİYE BİNLERCE ÖMRE BEDEL OLDU’
AK Parti Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz, “Bugün bundan 23 yıl önce kaybettiğimiz canlarımızı anmak üzere bir araya geldik. Acılarımızı paylaşmak, acılarımızdan ders çıkarmak üzere bir araya geldik. Biz onların şehit olduğuna inanıyoruz. Şüheda ölümsüzdür. Şu anda deprem şehitlerimizin ve bu vatan toprağını bizlere emanet eden ecdadımızın, şühedanın manevi huzurunda Gölcüklüler, Kocaelililer ve bir millet olarak bu gece bir araya gelerek geleceğimize daha güçlü nasıl yürürüz, daha tedbirli nasıl yol alırız, onun da muhasebesini yapmak üzere buradayız. Yaşadığımız 45 saniye, binlerce ömre bedeldi. Komşularımızı, akrabalarımızı, evlatlarımızı, eşlerimizi ellerimizle enkazlardan çıkardık. Ellerimizle toprağa verdik. Rabbim rahmet eylesin. Rabbim cennet-i alada hepimizi buluştursun. Bu 45 saniye binlerce ömre bedel oldu. Ellerimizle yaptıklarımızın bedelini Marmara Depremi’nde, Gölcük’te, Kocaeli’de millet olarak ödedik” dedi.
‘İHMAL, ON BİNLERCE CANA MAL OLUYOR’
Milletvekili Yılmaz, “O günden bu güne her sene bir araya gelerek bu anmayı yapıyoruz. Hem de bu ödediğimiz acı bedeller, bir daha evlatlarımız açısından ödenmesin diye bugünün anne ve babaları, büyükleri, idarecileri olarak üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmenin gayreti içerisindeyiz. İhmal, on binlerce cana mal oluyor. O yüzden ihmale yer yok. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, bu konuda devamlı ifade ediyor. 1 milyon 200 bin konut yapıldı. Kocaeli’de kentsel dönüşüm ve diğer konutlaşma, depreme dayanıklı konutlar üretme anlamında yapılanları anlattı. Bir nevi muhasebesini yaptık. Dünyanın en büyük aktif fayı üzerindeyiz. Deprem gerçeği ile yaşıyoruz. Onun için bu bilinçle biz yerel yönetimlerimiz, hükümetimiz, bakanlıklar, bu manada yapılması gereken konutlaşma, kentleşme, konutları iyileştirme anlamında azami en üst seviyede gayreti ortaya koymak, millet-devlet el ele vererek bu süreci hızlandırmak zorundayız. Sadece belediyeye, hükümete bırakmak olmaz. Site sorumluları, konut idarecileri de bu işten sorumlu” dedi.
‘YARALARA MERHEM OLAN EKİPLERİMİZE TEŞEKKÜR EDİYORUZ’
Milletvekili Yılmaz, “Bu anma merasimleri çok önemli. Rahmetle anıyor, acıları paylaşıyoruz. Aramızda olan canlarımıza bunları aktarıyoruz. Bu konuda zor zamanlarda birbirinin yardımına koşan, komşusunun sıkıntısını gidermek için elindeki tüm imkanları seferber eden, o gece kimse yok mu diye bağıran komşusuna tanımadığı insanlara ölümü göze alarak yardım etmeye çalışan bir ecdadın evlatlarıyız. Türkiye’nin neresinde hangi afet varsa, bir telefon mesajıyla işini gücünü bırakıp Türkiye’nin en ücra köşesine, dünyanın bilmediği topraklarına koşan ve yaralara merhem olan ekiplerimize teşekkür ediyoruz. Biz böyle bir milletiz. Zor ve sıkıntılı zamanlarda bir ve beraber olan bir millet olduk. Bundan sonra da böyle olacak inşallah. Gençlerimizin özellikle Türkiye’de ülkemizin müdafaası, sınırlarımızın müdafaası, şehirlerimizin asayişi noktasında Hakkari’den Edirne’ye yapmış olduğu takdirle izlediği, sel, afet ve deprem gibi meselelerde dakika geçirmeden o alanın içerisinde bizzat bulunan, mücadele eden Sayın Süleyman Soylu, gençliğimize örnek, davranışıyla örnek olmuştur” dedi.
‘BİZ ÖNCELİKLE RİSK ANALİZİ YAPIYORUZ’
Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, “Marmara Depremi’nin 23. yılında, hayatını kaybeden kardeşlerimizi bir kez daha rahmetle yad ediyoruz. Engelli olan ve hayatlarını engelli olarak sürdüren kardeşlerimize de sağlık, afiyet ve kolaylıklar diliyorum. Hepinizin bildiği gibi Marmara Depremi, milletimizin yaşadığı belki de en büyük felaketlerden bir tanesi. 18 binin üzerinde vatandaşımız hayatını kaybetmiş, binlerce kardeşimiz yaralanmış, ocaklar sönmüş, evler yıkılmış. Elbette acı günleri hatırlamak istemeyi, unutmak isteriz ancak böylesine felaketleri unuttuğumuzda tekrarlanması ve hayatların tekrar kaybedilmesi riski de ortada. Bu nedenle bu felaketleri unutturmamak, yapı stokumuzu değiştirmek, daha kaliteli binalar yapmak, depreme dayanıklı hale getirmek en önemli hususlardan bir tanesi. Diğer taraftan farkındalık ve eğitim faaliyetlerine ağırlık vermeliyiz. Özellikle İçişleri Bakanımızın liderliğinde, AFAD Başkanlığı tarafından birçok proje ve faaliyet yürütülüyor. Biz daha önce afet olduğunda afeti yönetirdik. Oysa biz şu anda afeti yönetmek yerine önce risk analizi yapıyoruz. Bölgemizde hangi riskler var, bu riskleri tespit ediyor ve bu risklere yönelik olarak faaliyetler yürütüyoruz. İşte her ilimiz, şu anda özellikle risk afet planlarını yapmak suretiyle çalışmalarına devam ediyor” dedi.
‘KOCAELİ’DEKİ İŞBİRLİĞİ, TÜM ŞEHİRLERE ÖRNEK OLABİLECEK DÜZEYDE’
Vali Yavuz, “Eğitim faaliyetlerini yürüttük, Kocaeli’de yaklaşık 1 milyon 550 bin kardeşimize gittik. Şu anda da özellikle Kocaeli açısından en büyük sorunlardan bir tanesi endüstriyel yangınlar. Elbette deprem çok önemli ama Kocaeli’nin şu anda Türkiye’de 70 şehirden daha fazla vergi verdiğini, yaklaşık 100 milyar dolar dış ticaret hacmi olduğunu, Türkiye’nin dünya ile yarışan yüzü olduğunu, bilim, sanayi ve teknoloji üssü olduğu kadar bilişim ve inovasyon merkezi olarak ülkemize katkı sunduğunu, ülkemizin geleceğinin inşa edilmesinde çok önemli bir rolü olduğunu da hatırlatmak istiyorum. Bu vesile ile tüm Kocaelili kardeşlerimi bu çalışmalar vesilesiyle gönülden tebrik ediyor, milli gelire katkısının artmasını yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Bu vesile ile özellikle Büyükşehir Belediyemizin ve Valiliğimizin, diğer kurum ve kuruluşların işbirliği içerisinde çalışması, bu şehrin kurumsal kapasitesinin birçok şehirden daha üst seviyede olması, her düzeyde işbirliği ve koordinasyonun belki de Türkiye’de tüm şehirlere örnek olabilecek düzeyde gelişmiş olması da elbette bu şehre ayrı bir değer katıyor. Bu çalışmalarımızda her daim yanımızda olan Sayın İçişleri Bakanımıza, Bakan Yardımcımıza, AFAD’ımıza, her daim birlikte çalıştığımız, birlikte katkı sunduğumuz çok kıymetli Büyükşehir Belediye Başkanımıza, milletvekillerimize, tüm kurum ve kuruluşlarımıza, bir kez daha teşekkür ediyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum” dedi.
‘YALOVA’DA GÖRDÜĞÜMÜZ, KIYAMET SENARYOSUYDU’
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Ben de o geceyi hatırlıyorum. Eşim Samsun’daydı. Ben de İstanbul’da rahmetli annem ve babamla evimizin balkonunda otururken uyumuşum. Bir ses duydum. Hayatımda ilk kez böyle bir sesle karşılaşıyordum. Sanki yerin içerisinde büyük bir iş makinesi çalışıyor, güçlü bir uğultu yükseliyordu. Gözümü hafif bir açtım, terasın balkonundaki demirlerin hepsinin aşağı yukarı kalktığını ve s çizdiğini gördüm. Buluştuğumuz yer alt kattaki salonumuzdu. Koşa koşa hep beraber aşağı indik. Kaos, karmaşa, her kafadan çıkan bir ses, radyolar ayrı söylüyor, elektrikler gitmiş. İstanbul İl Başkanıydım. Önceki dönem başbakanlardan Sayın Çiller ile ilk önce sabahın erkeninde Avcılar’a gittik. Ben bu tabloyu daha sonra Giresun’da gördüm. Elazığ-Malatya depremlerinde gördüm. Ben bu tabloyu Kastamonu Bozkurt’ta gördüm. İnsanlar belli belirsiz, istemli istemsiz bir yerlere gidiyorlar. Gözlerinde herhangi bir ifadesi yok. Sanki ne yaptıklarını bilmiyorlar. Avcılar’da önceki dönem başbakanımıza rica ettik, Yalova’ya geçtik. Yalova’da gördüğümüz, kıyamet senaryosuydu. Binlerce ceset yerdeydi. Ceset torbaları yoktu. O günün Başbakanı rahmetli Ecevit, o günün Cumhurbaşkanı rahmetli Demirel’di. Sayın Çiller, yanımda ikisini de aradı. Durumu anlattı, anlıyordum ki sahadan ilk kez sağlıklı bir bilgi Ankara’ya gidiyordu. Acilen konuya müdahale edilmesi, çok büyük bir felaket olduğunun ifadesi orada gerçekleşiyordu. Yalova’dan burası o kadar uzak değil. Biz 11.00 gibi Yalova’daydık” dedi.
‘DEPREMİ UNUTABİLİRİZ AMA DEPREM BİZİ UNUTMAZ’
Bakan Soylu, “Sanıyorum ki gece saat 03.00’te Gölcük Donanma’ya gelmiştik. Kapkaranlık, oradaki hali hepimiz biliyoruz. Değirmendere, Karamürsel, Kocaeli, burada gördüğümüz o tablo, aslında insanın nasıl çaresiz olduğunu ortaya koyuyordu. Şunu size söylemem gerekir: Elbette, karşı karşıya kaldığımız sıkıntılarda yetemeyeceğimiz durumlar söz konusu olabilir. Bu elbette gerçekleşebilir. Milletvekilimizin yetmeyeceği durumlar olabilir. Valimiz var, Büyükşehir Belediye Başkanımız, Emniyet Müdürümüz, komutanlarımız, ilçe belediye başkanları ve kaymakamlarımız var. Yetemeyecek durumlarımız söz konusu olabilir. O gün hiç hak etmediğimiz bir çaresizlikle karşı karşıya kalma durumumuz, büyük bir travma oluşturmuştur. 23 yıl önce bugün 18 bin 373 vatandaşımızı kaybettik. Allah rahmet eylesin, cenneti nasip etsin. İnşallah o günden sonra yaptıklarımız, bizden sonra yapılacaklar için onlara mahcup olmayız. Şunu ifade etmem gerekir: 23 yıl önce aldığımız ders; her afetten, zorluktan, her sınamadan birçok ders alıyoruz. Aldığımız ders, bize birçok adım attırdı. Bugün alacağımız dersler de bizlere birçok adım attıracak. Cenab-ı Allah bunlara dayanıklı olmayı nasip etsin. Biz depremi unutabiliriz ama deprem bizi unutmaz” dedi.
‘ÖNCEKİ TÜM AFETLERDEN DERSLER ÇIKARDIK’
Bakan Soylu, “Türkiye bir afet ülkesi. 2018’in ortasından itibaren AFAD, İçişleri Bakanlığı’na bağlandı. O günden itibaren karşı karşıya kalmadığımız afet kalmadı. Kaya düşmesinden çığa kadar, heyelandan sel baskınına, depreme, orman yangınına, hortumdan kum fırtınasına kadar birçok afetle karşı karşıya kaldık. Elazığ-Malatya depreminden Giresun sel afetine kadar, Rize’deki sel afetinden Artvin’deki sel afetine kadar, İzmir depreminden Van Başkale’deki depreme kadar, aynı zamanda Antalya Manavgat yangınından Muğla yangınına kadar hepsini yaşadık. Köyceğiz’de helikopterdeydik. Helikopterde telefonuma bir çağrı geldi. Gaziosmanpaşa’da tanıdığım bir kardeşim beni aradı. Sesini duymuyorum dedim. ‘Evin çatısındayız çocuklarla beraberiz, abi kurtar bizi” dedi. Helikopterden indik. Kıymetli Çevre Bakanımız, Ulaştırma Bakanımız, Eski Tarım Bakanımız Bekir Bey, hep beraber bir değerlendirme yaptık. Kastamonu, Sinop ve Bartın’da çok büyük bir sel felaketi var. Bekir beyi orada bıraktık. Biz hep birlikte ayrı ayrı vasıtalarla oralara yetişmeye çalıştık. Şunu söyleyeyim. Orada da bir kıyamet tablosu gördüm. Giresun’da gördüğümüz gibi. İki kat boyunca toprakla, kumla kaplı olan bir şehri görüp o şehrin üzerindeki insanların nereye gittiklerini bilmedikleri halde yürümelerine şahit olduğum gibi Kastamonu Bozkurt’ta çaresizliği gördük. 1999 ve ondan önceki süreçlerin tamamından ders çıkaran bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir millet, bir sivil kuruluşu var. Allah şahittir, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve onun organizasyonunda, koordinasyonunda afetten afete koşuyoruz” dedi.
‘TEK BİR KULA ‘NEREDE BU DEVLET?’ DEDİRTMEDİK’
Bakan Soylu, “Bütün dünyada 1980’den itibaren afetler 4 kat arttı. Bizim nesil siyah-beyaz televizyonlarla büyüdü. Her zorluktan, afetten sonra, televizyonlarda muhabirlerin uzattığı mikrofona, ülkemin birçok tarafında vatandaşlarımızın söylediği bir tek cümle vardı: Nerede bu devlet? Ben Yalova’da da aynısını gördüm, diğer noktalarda da. Allah’a hamd olsun, tüm arkadaşlarımızla devlet, tüm kurumlarımız, il özel idareleri, sivil toplum kuruluşlarının tamamı, vatandaşımız, milletimizin yardımıyla ‘Nerede bu devlet?’ diye bir tek kula bu sözü söyletmedik. Allah inşallah bizi milletimize mahcup etmesin. O günden bu güne yaklaşık 23 yıldır çekilen acılar üzerinde herkes elinden geleni yaptı. Kanunlar çıktı, yapı denetimler kuruldu. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı ile AFAD diye, Türkiye’nin bu konulardaki en önemli organizasyonunu yapan kurum Türkiye’de kuruldu. Ardından şunu söylemek istiyorum: On binlerce hasarlı bina yıkıldı, yerlerine yeni konutlar yapıldı, okullarımız güçlendirildi, yeni hastanelerimiz yapıldı. Mümkün olduğunca ülkemizin kapasitesi, gücünün yettiği kadar afete, depreme dayanıklı bir Türkiye, dirençli şehirler oluşturabilmek için hepimiz aklı, bilimi, devletin kapasitesini ortaya koymaya çalıştık” dedi.
‘TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE DEĞİL’
Bakan Soylu, “Geçen gün Batı Karadeniz’de sel felaketi oldu. Bolu, Düzce, Bartın, Zonguldak, Kastamonu, Sinop sel felaketi yaşadı. Bir yıl önce olan sel felaketinde yağmur aynı şiddetle yağdı, alan da büyük bir şekilde gerçekleşti. Ama aldığımız dersler, tedbirler oldu. Bartın’da son beş yılda 3 baraj yapıldı. 100 milyon metreküp su tuttu. Eğer tutmamış olsaydı, 100 milyon metreküp su şehrin içerisine girseydi çok daha büyük bir felaketin üzerinden konuşuyor olurduk. Barajlar, bentler, aynı zamanda orada yapılan birçok iyileştirme çalışmaları ile aynı zamanda, uyarı sistemleri ile Batı Karadeniz’de valiliklerin, belediyelerin, il özel idarelerinin uyarıları ile herkes tedbirlerini mümkün olduğunca aldı. İki can kaybımız oldu, ikisi de selden değil. Çok az maddi kaybımız oldu, hepsini karşıladık. Devlet eski devlet değil, Türkiye de eski Türkiye değil. Orman yangını gördük, bir felakettir, cehennem gibidir. Su azametli aktığı zaman yapılabilecek bir şey söz konusu değildir. Artvin’de bir esnafımızın yanına gittim. Ümitsizlik içerisindeydi. Bir taraftan devlet yardım edecek, bir taraftan halkımız yardım edecek, zararları telafi edeceğiz. Artvin’i terk ederken ümitsiz gözlerin yerini geleceği yine kucaklayabilecek insanlar aldı. Bunu biz kendimiz yapmadık. Bunu insanımızın desteği, devletin azameti, gayreti ve işini bilen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu irade ile yaptık. Başımız yere eğik olabilirdi ama sadece burası için değil, bir millet olarak şu Ayasofya’nın minareleri kadar dik olun, kimseye boyun eğmeyecek kadar dik olun” dedi.
‘DEVLETİMİZİN GÜCÜNÜ DÜNYANIN BİRÇOK YERİNDE GÖRDÜK’
Bakan Soylu, “Bu kardeşiniz, bu memleketin gücünü ve kuvvetini dünyanın birçok yerinde gören bir kardeşiniz. Buradan Bangladeş’e gittik. Arakanlı Müslümanlara gittik. Bir milyon insan, bir kampın içerisinde yaşıyor. Şuradaki sivil toplum kuruluşlarımızın, hayır kuruluşlarımızın birçoğu orada Ay-Yıldızlı bayraklarla birlikte duruyor. Bundan daha önemlisi, onları orada bir adaya götürmek istiyorlar. Oraya gittiğimde bana dediler: Eğer şu Ay-Yıldızlı bayrağın altında olan dernekler bize ‘Biz bu adaya gideceğiz, siz de geleceksiniz’ derse, Türkiye bize ‘Bu adaya gideceksiniz’ derse biz gideceğiz. Türkiye orada olmazsa biz buradan hiçbir zaman kıpırdamayız dediler. Aynen Osmanlı Devleti gibi dünyanın her yerinde eminlik oluşturmuş bir devletin, milletin mensuplarıyız. Bu kolay bir iş değil. Eksiksiz olmaz, biz kuluz ve eksiğiz. Yaptıklarımızda hatalar olabilir. Biz bu millete sırtımızı dönersek bu dünyada da öteki dünyada da vebal içerisinde olduğumuzu bilmeliyiz. Onun için çalışıyoruz” dedi.
‘ÖRNEK GÖSTERİLECEK EVLER YAPILDI’
Bakan Soylu, “Depremde veya afetlerde üç temel prensip vardır: Öncesi, anında ve sonrası. Öncesi için 2026’da bitebilecek ve bir şehrin tüm afet risklerini tanımlayacak planları yapıyoruz. Tendürek Dağı’nı temizledik. Sadece temizlemedik, o dağın en tepesine Ay-Yıldızlı bayrağı diktik. Allah bize ömür boyu oradan etrafımızdaki coğrafyaya bakma fırsatı sağlasın. Arkadaşlarımız geldi, il risk azaltma programı yapılacak dediler. Kahramanmaraş’a gittik. Genç bir kadın öğretim üyesi bu meseleyi anlattı. Arkadaşlarımla toplandım. 2021 yılının sonuna kadar bütün Türkiye’de bunu yapmalıyız dedik. Valilerimiz, belediyelerimiz, üniversitelerimizin koordinasyonunda bunu gerçekleştirmeliyiz. Bir yerden sel gelecekse, binanın nerede yapılabileceği, fay hattı ile şehir yaşantısının birbiri ile nasıl risk oluşturacağına yönelik onlarca riski, bir şehrin geleceğinin nasıl planlanması gerektiğini 81 vilayette yaptık. Türkiye Afet Müdahale Planı dediğimiz planı ilk kez Elazığ’da uyguladık. Eksiklerini, fazlalıklarını gördük. Bütün kurumlar bir arada. Herkes el birliği ile çalışıyor. Afetlerden sonra iyileştirme planı yapıyoruz. İki buçuk yılda 61 bin afet konutu yapıldı. Öyle konutlar değil. Sayın Cumhurbaşkanımız bize bu talimatı verirken bize bir şey söyledi: Ben sizden vatandaşımızın içerisine girdiği zaman birinci sınıf konutlar, lüks konutlar görmesini istiyorum dedi. Son iki yılda bu konutlar yapıldı, 41 bini teslim edildi. Köyleri bir görün. Sıkıntılı evleri görüyoruz. Deprem bölgelerinde daha sıkıntılı. Oralarda öyle modern evler yapıldı ki orada da Cumhurbaşkanımızın bir talimatı oldu: Öyle köyler yapacaksınız ki köylerde afete dayanıklı, sağlık açısından örnek gösterebileceğiniz evler yapılacak dedi. TOKİ, bizim başımızı göğe değdirecek kadar güzel köy evlerini yaptı. Öncesinde, anında ve sonrasında millet olarak büyük işler yapılabilecek bir hadiseyi gerçekleştiriyoruz” dedi.
‘YALAN AFETİYLE DE KARŞI KARŞIYA KALIYORUZ’
Bakan Soylu, “23 yıl önce, 100 yıl önce yaşadığımız afetlerden elde ettiğimiz derslerle yolumuza devam ediyoruz. 2021 yılını Türkiye Afet Eğitim Yılı ilan ettik. 56 milyon insana anlatmaya çalıştık. Bu yılı Türkiye Tatbikat Yılı olarak ilan ettik. 54 bin 302 tatbikat planladık. İnşallah 60 bin tatbikata doğru gidiyoruz. Marmaris yangınları çıkmadan 5 vilayette yangın tatbikatı yaptık. Orada ne yaptıysak Marmaris’te 3-4 gün içerisinde helikopterlerimiz, uçaklarımızla hep beraber bunları söndürebilme, karadan söndürme şansına sahip olduk. Ama bir derdimiz var. Biz afetle uğraşıyoruz ama yalan afetiyle de karşı karşıya kalıyoruz. Siyaset her yerde yapılabilir. Yalan söylenmemesi lazım. Genel ahlakımıza, medeniyetimize, inancımıza karşı yapılmaması gereken bir iştir. Ama zor zamanda yalan söylenmez. Baraj patladı diyorlar. Baraj patlamadığını anlatmakla mı uğraşalım, evin dördüncü katından ne olursunuz bizi kurtarın diyen kadını kurtarmakla mı uğraşalım? Ben de siyaset yaptım, muhalefet partilerinde siyaset yaptım, orman yangınlarına gittim, yapacağımız tek şey Allah kolaylık versin, üzerimize düşen bir şey var mı demektir. Bizim ahlakımız, hiçbir zaman yalan, iftira, olanı farklı göstermeye müsaade etmez. Biz büyük bir geleneğin evladıyız. Bunlarla da uğraşıyoruz. Helikopterlerle köylere jeneratör getirdik, 24 saatte elektrik bağladık. Şeker hastası varsa ayaklarına getirdik. Kimseyi yalnız bırakmadık” dedi.
‘İSTANBUL’DA YAŞANABİLECEK DEPREM ÜZERİNDEN HAZIRLIK YAPIYORUZ’
Bakan Soylu, “Allah başımıza bir afet vermesin ama tüm hazırlıklarımızı İstanbul’da yaşanabilecek 7,5’lik bir deprem üzerinden yapıyoruz. Zamanını bilmiyoruz. Yer küreyi tutabilecek bir halimiz söz konusu değil. Ama tedbir almalıyız. Bu tedbirleri almak için öncesinde, zamanında, sonrasında yapmamız gerekli olanları gücümüz yettiğince yapıyoruz. Allah bizi milletimize mahcup etmesin. 23 yıl sonra bir acıyı paylaşarak acaba azaltabilir miyiz inancı içerisindeyiz. Azaltmak doğru ama bunu unutmamalıyız. Unutursak bu sorumluluk hepimizin üzerinde olur. Bu ülkenin öyle bir Cumhurbaşkanı var ki ekonomik krizden dolayı 0-2 yaş çocukların süt içemedikleri için onların süt ihtiyaçlarını karşılamak adına dert edinen, çaba gösteren, Müslüman dünyada kimseyi mağdur ve mazlum bırakmamak için gayret sarf eden bir Cumhurbaşkanımız var. Burada hep birlikteyiz. Allah birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. Allah bizi mahcup etmesin. Bu vesile ile tekrar bu depremde hayatını kaybedenlere, hem yer hem de gökten gelen tüm afetlerde hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun. 23 yıl sonra üzerimizdeki sorumluluğu hissettiğimizi ifade ediyor, emrinize amade olduğumuzu bir kez daha belirtiyor, gelecek nesillerdeki bu evlatlarımıza güçlü ve büyük Türkiye’yi bırakmanın bizim en büyük sorumluluğumuz olduğunu bir kez daha belirtiyor, hepinize hürmetlerimi ve saygılarımı ifade ediyorum” dedi. Bakan Soylu’nun konuşmasının ardından Kocaeli Cemil Meriç Engelsiz Yaşam Merkezi’nin öğretmen ve öğrencileri, Bakan Soylu’ya hediyelerini takdim etti. Ardından bir anı fotoğrafı çekimi yapıldı. Programda son olarak depremde kaybettiğimiz şehitlerimizin anısına denize karanfil bırakıldı. Gecenin devamında ise Şair ve Sanatçı Dursun Ali Erzincanlı, şiirler okudu. n Erdem ŞENGÜL