‘Darbe, eğitim camiasına yapıldı’
03 Kasım 2016 13:34

‘Darbe, eğitim camiasına yapıldı’

Türk Eğitim-Sen İlçe Başkanı Yaşar Tokay, 15 Temmuz’dan sonra çıkarılan olağanüstü hal ve kanun hükmündeki kararnamelerle en büyük darbenin, eğitim camiasına yapıldığını belirtti

Türk Eğitim-Sen İlçe Başkanı Yaşar Tokay, 15 Temmuz’dan sonra çıkarılan olağanüstü hal ve kanun hükmündeki kararnamelerle en büyük darbenin, eğitim camiasına yapıldığını belirtti. Tokay, yapmış olduğu açıklamada; “Ülke ve millet olarak tarihin en sıkıntılı dönemlerini yaşamaktayız. Dış mihrakların maşası FETÖ, 15 Temmuz darbe girişimi ile yarım kalan devlete sızma işlemini tamamlamak istemiştir. Yaşanan bu girişimde, çok sayıda şehit ve yaralı bırakmıştır. Birlik ve beraberliğimize kastetmek isteyen bölücü hainler de ocaklarımıza her gün ateş düşürmekteler. Acımıza acı katıyorlar. Sınırlarımızın dibinde DEAŞ-YPG gibi terör örgütleri de Türkiye’nin bu bataklığa saplanması için ayrıca çaba göstermektedir. Karanlık senaryoların yazılıp sahnelendiği bu ortamda bize düşen devlet, millet olarak vatan, bayrak ve beka davamıza sonuna kadar sahip çıkmaktır. Türk Eğitim-Sen, meselelere milli çizgi ve refleksler üzerinde yaklaşım göstermekte, çözüm ve önerilerini bu sorumlulukla paylaşmaktadır. Nerden ve kimden gelirse gelsin, bu ülkeye kastedenler hangi post içine girerse girsin, hak ettiği cezaya çarptırılmalıdır. Dünyada bazı ülkeler eğitimde devrim yapıp kalkınmada ivme yakalarken, bizde durum, eğitimle devlete sızma, ele geçirme düşüncesiyle kanlı darbe teşebbüsüne dönmüştür. Çok büyük bir badire atlattığımız bu olayı tarih, en kara sayfalarına kaydetmiştir” dedi.

‘EĞİTİM DÖNEMİ SORUNLARLA BAŞLADI’

Tokay, açıklamasının devamında; “Yıllardır sendikamızın işaret ettiği devlete ehliyet, liyakat ve beceri anlayışının ne kadar zedelendiği, kurumların içinin nasıl boşaldığı ortaya çıktı. Beş bin yıllık Türk devleti geleneğinde görülmeyen, yaşanmayan hadiseleri akla hayale gelmeyenleri hep beraber yaşadık. Bu durum bizi büyük bir arınmaya da götürmüş, ilgisi ve desteği olanların kamudan atılmasını beraberinde getirmiştir. Devlette hak etmediği yerlere babasından miras gibi konanların da hesap vereceği bir ortam, en büyük beklentimizdir. Çıkartılan OHAL ve KHK’lerle en büyük darbe, eğitim camiasına olmuştur. Elli bini aşan açığa alma, ihraç ve tutuklamalarla yeni eğitim dönemi, yine sorunlarla başlamıştır. Darbe ve terörü destekleyen kim varsa mutlaka ceza almalıdır. Burada suçu günahı olmayan kimselerin de aynı muameleyi görmesi, hakka ve hukuka sığmamaktadır. Kaldı ki 3 bin 400 öğretmenin tekrar göreve iade edilmesi, yargılamanın çok daha titiz yapılması zorunluluğunu doğurmaktadır” dedi.

‘SENDİKAL MÜCADELEMİZ DEVAM EDİYOR’

Rejimin, güvencesiz bir modele dönmesine karşı sendikal mücadelelerinin devam ettiğini belirten Tokay, “Yaşananlardan sonra devlete personel alımı değişmiş, sınavdan mülakata geçişlerle bir büyük yanlışın da içine düşülmüştür. Referans ve torpili olanın işe yerleşeceği haksız ve adaletsiz yeni bir dönem daha yeşerecektir. Yaşadığımız en büyük travma da işi ehline vermediğimizin bir sonucudur. Büyük devlet olmanın yolu, siyasi veya başka nedenlerle ayrım yapmadan, hak edenin hak ettiği yere gelmesini sağlamaktır. Bu bağlamda Yenikapı ruhu uzu zamandır Türk insanın görmeyi arzuladığı ve beklediği bir ortamdır. Birlik ve beraberliğin darbeye karşı duruşta nasıl hayati olduğunu gördük. Aynı ruhun kamu hayatında da karşılık bulmasını bekliyoruz. Vatan ve millet sevgisini her şeyin üstünde tutan, bayrağını ve namusunu gören Türk Eğitim-Sen üyesi arkadaşlarımızın da kamuda ve eğitim alanında en üst görevlerde olması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

‘YENİ SIKINTILARA YOL AÇACAK’

Tokay, açıklamasının sonunda; “Bakanlığın yeni dönemdeki bazı garip uygulamaları, eğitimde yeni sıkıntılara yol açacaktır. Sözleşmeli öğretmenlere dayatılan 4+2 yıl zorunlu çalışma yükümlülüğü ile aile kurma ve bütünlüğü tehdit edilmiştir. Öğretmenin idareci, tarafından performansa tabi tutulması, öğrenci ve velilerin de öğretmene puan vermesi, yeniden zorunlu rotasyon uygulanmasına geçilmek istenmesi, ders kitaplarının hala yokluğu ve kaynak kitap meselesi yüzünden aşırı baskı yapılması da can sıkan hadiselerdir. Ülkemiz gelişmiş dünya ile rekabet edecek ortamı yakalamak, insan kaynağımızı en iyi şekilde geleceğe hazırlamak için tabandan gelen öneri ve taleplerin dikkate alınmasını ve değerlendirmesini istiyoruz. Türk insanı, her şeyin en iyisi ve en güzeline laiktir. Milletimizin beklentilerini karşılayabilecek, birlik ve beraberliği gerçekleştiren, güveni esas alan bir tutumun devlet yönetiminde karşılık bulmamasını bekliyoruz” dedi.  Fahri HANER

BENZER HABERLER
X