‘Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkan parti CHP’dir’
Cumhuriyet Halk Partisi Gölcük İlçe Yönetimi, partilerinin 92. kuruluş yıldönümü olan 9 Eylül’de bir basın açıklaması yaptı ve geçmişten bu güne Cumhuriyet’e her zaman sahip çıkacaklarını ifade etti
Cumhuriyet Halk Partisi Gölcük İlçe Yönetimi, partilerinin 9 Eylül 1923 tarihinde kurulmasının 92. yılında, dün bir basın açıklaması yaptı. CHP Gölcük İlçe Başkanı İsmet İşeri, İlçe Kadın Kolları Başkanı Semra Aris Türken, İlçe Gençlik Kolları Başkanı Murat Uzuner, CHP İlçe Yönetimi ile partililer, Anıtpark’ta bir araya geldi. Programda ilk olarak Atatürk heykeli önüne partinin çelengi kondu ve bir dakikalık bir saygı duruşunda bulunuldu. Sonrasında İstiklal Marşı’mız okundu. Ardından CHP Gölcük İlçe Başkanı İsmet İşeri, bir açıklama yaptı. Başkan İşeri, “Cumhuriyet Halk Partisi, Mustafa Kemal Atatürk tarafından; Kurtuluş Savaşı'nı örgütleyerek yürüten Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin devamı olarak 9 Eylül 1923'de kuruldu. Bugün burada, kökleri toplumumuzun tarihinde ve ulusal Kurtuluş Savaşı’mızda olan partimizin 92. yaş gününü kutluyor ve yüce Atatürk'ü bir kez daha saygı ile anıyoruz” dedi.
‘PARTİMİZİN İLKELERİ BELİRLENDİ’
Partinin tarihsel gelişimi hakkında bilgiler veren Başkan İşeri, “Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Cumhuriyeti ile iç içe gelişti, birlikte olgunlaştı ve toplumumuzun temel değerlerini paylaşıp geliştirerek büyüdü. Başlangıçta Halk Fırkası adıyla kurulan parti, 1924 yılında Cumhuriyet Halk Fırkası, 1935 yılında da Cumhuriyet Halk Partisi oldu. 1927 yılında Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Milliyetçilik ve Laiklik, CHP'nin dört temel ilkesi olarak benimsendi. 1935 yılında ise bu ilkelere Devletçilik ve Devrimcilik eklenerek partimizin amblemi olan altı ok ve altı ilke belirlendi. Cumhuriyet Halk Partisi, her dönemde yenileşmenin ve büyük dönüşümlerin öncülüğünü üstlenerek toplumumuzda değişimin gücü olmuştur. Bu özellikleriyle Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihi, ulusal kurtuluş mücadelesi ve Türkiye Cumhuriyeti tarihiyle özdeştir. Kurucusu ve ilk Genel Başkanı Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi ile bağımsızlığımızı kazandık, cumhuriyetimizi kurduk, saltanatı kaldırıp hilafete son verdik, ulusal birliğimizi sağladık, ulusal sanayimizin ve ekonomimizin geliştirilmesine öncülük ettik, hukuk eğitim ve toplumsal alandaki reformlarla çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'ni biçimlendirdik. Mustafa Kemal Atatürk'ten sonra da devrimci ve öncü çizgimize sadık kaldık. Çok partili rejime geçiş sağlayarak temel hak ve özgürlükleri geliştirme mücadelesi verdik. 1960'lı yıllarda sola açılarak kendimizi ortanın solu olarak tanımladıktan sonra, 1970'li yıllarda düzen değişikliğini hedefleyerek ideolojimizi demokratik sol kavramıyla tanımladık. Bu süreç sonunda Cumhuriyet Halk Partisi, devlet partisinden halkın partisine, düzen partisinden değişimin partisine dönüştü. Sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini de benimsedi. Bu temel ilkelerin ışığında özgürlük, eşitlik, dayanışma, emeğin üstünlüğü, gelişmenin bütünlüğü ve etkinliği ile demokratikleşme ilkeleri de Cumhuriyet Halk Partisi programında yer aldı” dedi.
‘ÇOK PARTİLİ SİSTEMİ CHP GETİRDİ’
Çok partili sisteme geçişte CHP’nin etkisinin büyük olduğunu belirten Başkan İşeri, “Birinci ve İkinci Dünya Savaşı arası dönemde, dünyada yaşanan genel eğilim totaliter (faşist ve komünist) rejimlerin yükselişte olmasıdır. Kemalist Türkiye'nin bu tarz partilerle ilişki kurmak yerine radikal/ilerici ve demokratik partilerle ilişki kurması ve dünya konjonktürünün tersine iki kez çok partili rejim denemesinde bulunması ve iktidarı kaybetme pahasına çok partili rejimi üçüncü denemede başarması dikkat çekicidir. CHP'nin millet ve milliyetçilik anlayışı, hiçbir zaman ırk temeline dayalı olmamıştır. Yeni Türkiye'nin millet ve milliyetçilik anlayışı, 1924 Anayasası'nda net bir şekilde yer almaktadır. Anayasanın 88. maddesi şöyledir: Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın Türk itlak olunur. Türkiye'de veya hariçte bir Türk babanın sulbünden doğan veyahut Türkiye'de doğup da memleket dâhilinde ikamet ve sini rüşte vusulünde resmen Türklüğü ihtiyar eden veyahut vatandaşlık kanunun mucibince Türklüğe kabul olunan herkes Türk’tür. Türklük sıfatı kanunen muayyen olan ahvalde izahe edilir” dedi.
‘DEMOKRASİYİ CHP KURDU’
CHP’de yenilenme sürecine değinen Başkan İşeri, “Türk Devrimi'nin öncelikle ülkeyi kurtarma girişimi, sonrasında da bir modernleşme projesi niteliği taşıdığı dikkate alındığında bu hareketin doğal sonucunun demokrasi olması gerektiği açıktır. Nitekim 1924-1925 yıllarında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası denemesi, 1930'da Serbest Cumhuriyet Fırkası denemesi, müstakil milletvekilliği (1931-1939) ve Müstakil Grup (1939-1946) arayışları demokrasinin yerleştirilmesi girişimleri olarak değerlendirilmelidir. Türk Devrimi'nin tamamlanması, 1950 seçimlerinin dürüst ve güvenilir bir şekilde gerçekleşmesi ve bunun neticesinde 27 yıllık tek parti iktidarının sorunsuz ve demokratik yollardan sona ermesi ile önemli ölçüde gerçekleşmiştir. Bir tek parti yönetiminin kendi isteği ile çok partili rejime yönelmesi ve iktidarı muhalefete devri, o döneme kadar ve sonrasında görülmüş bir uygulama değildir. İsmet İnönü'nün ve dönemin CHP yöneticilerinin bu çabaları ile Cumhuriyet rejimi demokrasi ile tamamlanmıştır. Söz konusu çaba, o yıllarda tüm dünyada hayranlık ve saygı uyandırmıştır. Nitekim ülkeyi işgalden kurtaran, tam bağımsızlığı sağlayan ve Cumhuriyeti kuran CHP, demokrasiyi de kurmuştur” dedi.
‘HEPİMİZ AYNI GEMİDEYİZ, BATARSAK HEP BİRLİKTE BATARIZ’
12 Eylül döneminin sonrasında CHP’nin durumuna değinen Başkan İsmet İşeri, “1992 yılında DYP-SHP koalisyon hükümeti döneminde yapılan bir yasal düzenlemeyle 12 Eylül sonrasında kapatılan siyasal partilerin yeniden açılabilmeleri önündeki yasal engeller ortadan kaldırılmıştır. Böylece 9 Eylül 1923'teki ilk açılışından 69 yıl sonra, 9 Eylül 1992'de CHP yeniden açılmıştır. 12 Eylül öncesindeki 1979'daki delegeleriyle toplanan CHP Kurultayı, CHP'nin aynı ad ve amblemle açılması kararını almıştır. Genel Başkanlığa ise Deniz Baykal seçilmiştir. CHP'nin yeniden açılması, Türk solunun CHP çatısı altında yeniden toparlanması, Türkiye'deki sol birikimin yeniden yapılanması ve yenilenmesi açısından önemli bir fırsat sağlamıştır. Saygıdeğer partililer, bugünlerde ülkemiz önemli bir süreçten geçmektedir. Terör belası yeniden hortlamış, bu acılarımız yetmiyormuş gibi özgür basına ve medya gruplarına yapılan Vandalizm hareketleri terörün ekmeğine yağ sürmektedir. Demokratik hukuk devletinde bunlara seyirci kalmak son derece tehlikelidir ve bu durum ülkeyi büyük bir kaosun içine sürükleyebilir. Böylesine olağan üstü bir durum karşısında tüm siyasi partilerin ülke çıkarlarını kendi siyasi çıkarlarının üzerinde görmek zorundadırlar. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak ülkenin bugünkü zor günlerinde üzerine düşeni kendi siyasi çıkarlarımızın üzerinde tutarak elimizden gelen tüm çabayı göstereceğimize hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Çünkü bu ülke bizim, hepimiz aynı gemideyiz, batarsak hep birlikte batarız. Bundan dolayıdır ki tüm ülke insanlarını akıllı ve sağduyulu olmaya davet ediyoruz. Kuruluşumuzun 92. yılında, Atatürk İlke ve Devrimleri'nden ayrılmayacağımıza, ulusal bütünlüğümüzü ve üniter yapımızı koruyacağımıza, ülkemizi bilim ve fennin ışığında çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkaracağımıza bir kez daha söz veriyoruz. Yurdunu ve ulusunu seven, cumhuriyetimizin kazanımlarına sahip çıkan, emperyalizmin oyuncağı olmayan, bölücü gerici ve iş birlikçilere karşı tavır alıp çağdaş ve aydınlık bir gelecek hedefleyen tüm yurtseverleri saflarımızda mücadele etmeye çağırıyoruz. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti. Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi” dedi.