‘Cumhuriyet devrimi, dünyaya örnek bir projedir’
28 Ekim 2015 16:04

‘Cumhuriyet devrimi, dünyaya örnek bir projedir’

Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Örgütü, Anıtpark’ta, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı.

 Açıklamayı yapan İlçe Başkanı İsmet İşeri, Cumhuriyet’in ilelebet süreceğini ifade ettiCumhuriyet Halk Partisi Gölcük İlçe Örgütü, Cumhuriyet’in kuruluşunun 92. yılı ve Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Gölcük Anıtpark’ta bir basın açıklaması yaptı. Programa CHP İlçe Başkanı İsmet İşeri ve yönetimi, Kadın Kolları Başkanı Semra Türken ve yönetimi, Gençlik Kolları Başkanı Murat Uzuner ve yönetimi, Belediye Meclis üyeleri, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı. Başkan İşeri, yaptığı konuşmada “Cennet yurdumuzun güzel insanlarının Aydınlanma Devrimi’nin 92. yıl dönümünde, tüm halkımızın Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyoruz. Cumhuriyet devrimi, çağdaş uygarlık düzeyini yurtta ve dünyada barışla hedefleyen, dünyaya örnek bir uygarlık projesidir. Atatürk Cumhuriyeti’nin sömürgeciliğe karşı duran tam bağımsızlıktan yana tavrı, dünyanın tüm mazlum uluslarına yol gösterici olmuştur. Cumhuriyetin ilanı ile yeni Türk devletinin adı konulmuş ve yönetim biçimi belirlenmiştir. Cumhurbaşkanlığı görevi ortaya çıkmış ve TBMM tarafından ilk Cumhurbaşkanı olarak TBMM Başkanı Gazi Mustafa Kemal seçilmiştir. Böylece devlet başkanlığı sorunu çözümlenmiştir. İlk Başbakan İsmet İnönü Paşa olmuştur. Meclis hükümeti sistemi yerine kabine hükümeti sistemi getirilerek hükümet kurma işleri kolaylaşmış, böylece meclisin yürütme işlevi hızlandırılmıştır. Artık TBMM Hükümeti yerine, Cumhuriyet hükümetleri kurulmaya başlanmıştır. ‘Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olması’ ilkesi hayata geçirilmiştir. Mustafa Kemal Paşa, en büyük eseri olarak Cumhuriyeti göstermiştir” dedi.

‘KARDEŞLİK VE BARIŞ, DEVAM EDECEKTİR’

Başkan İşeri, konuşmasının devamında “Hiç akıldan çıkarılmamalıdır ki Mustafa Kemal Atatürk, batı emperyalizmine karşı kazandığımız Kurtuluş Savaşı sonunda Türk milletinin yoksulluk ve perişanlık içinde olduğu bir dönemde, milletimizi muasır medeniyetler seviyesine çıkartmak için büyük bir gayret sarf ederek cumhuriyeti ilan etmiştir. Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın başarılmasında da en büyük payın birlik, beraberlik ve barış içinde dil, din, ırk, renk ayrımı gözetmeksizin yaşama arzusu olduğunu biliyoruz. Türk milletinin her şeyin en iyisine layık olduğunu ve cehalet ile hiçbir yere varılamayacağını her fırsatta dile getirerek Türk milletinin geleceğini adım adım inşa eden Mustafa Kemal Atatürk’ün başlıca hedeflerinden birisi, çağdaş medeniyetler seviyesine çıkmaktı. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar, Atatürk’ün gösterdiği hedefe doğru, tüm vatandaşlarımızın barış içinde, birlikte yaşadığı sevgi ve kardeşlik devleti olmaya devam edecektir” dedi.

‘ÜLKEMİZE YÖNELİK TEHDİTLER GİDEREK ARTTI’

Emperyalist tehditlerin daha da fazlalaştığını ifade eden Başkan İşeri, “Cumhuriyet, etnik kimliği ne olursa olsun tüm yurttaşlarını, Türk ulusu kimliğinde birleştirmiştir. Ülkemiz, Türkiye Cumhuriyeti’ne yurttaşlık bağı ile bağlı olan herkesin ortak yurdudur. Cumhuriyetimizin 92. yılında dahi hala cumhuriyet değerlerimizin her geçen gün yok edilmeye çalışıldığını, ülkemiz bölünmezliğine ve ulusal sınırlarımıza yönelik emperyalist tehditlerin her geçen gün daha da azgınlaştığını görüyoruz. Gerek Avrupa ülkelerinin Avrupa Birliği ile gerekse Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesi ile ülkemizin bölünmesine yönelik çabaları, Cumhuriyet Halk Partisi var olduğu sürece sonuçsuz kalacaktır. Tüm Cumhuriyet sevdalılarının Mustafa Kemal Atatürk’e vermiş olduğu sözler var: Vatanımıza ve milletimize kasteden hain elleri kırmak, bizim boynumuzun borcudur. Çünkü Ata’mıza söz verdik, sözümüzden asla dönmeyeceğiz. Biz var olduğumuz sürece bu ülke bölünüp parçalanamaz” dedi.

‘GÜCÜMÜZÜ KÖKTEN YOK ETMEYE ÇALIŞTILAR’

Ülke sorunlarına da değinen Başkan İşeri, “Ülkemizi çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkarmanın yolu, Cumhuriyet devrimlerini koruyup yaşatmakla mümkündür. Son yıllarda bazı karanlık güçler, Türkiye Cumhuriyeti’nin değer ve kazanımlarıyla ulusal bütünlüğümüzü kökten yok etme çabasına girmişlerdir. Cumhuriyet devrimlerinin demokratik özünü ve ulusal bütünlükçü yanını küçümseyenler, gerçek yüzlerini hukuk tanımaz tavırlarıyla tüm dünyaya göstermişlerdir. 2010 yılında dönemin başbakanının açıkladığı demokrasi paketinin Güneydoğu sorunu ile ilgili Kürt açılımında, bugün gelinen noktayı hepimiz ibretle izlemekteyiz. 2011 Genel Seçimleri sonrası yine dönemin başbakanın balkon konuşmasında söylemiş olduğu demokrasi, hukuk, insan hakları, düşünce ve ifade özgürlükleri alanında hiçbir ilerleme kaydedilmediği gibi daha da geriye giderek dünya sıralamasında oldukça gerilere düştüğümüzü üzüntüyle belirtmek isteriz. Şöyle ki Economist Dergisi’nin 167 ülkeyi kapsayan dünya demokrasi endeksi araştırmasına göre, tam ve kusurlu demokrasiler arasında yer bulamayan Türkiye daha alt sıradaki Hibrit (melez) rejimler gurubuna dâhil edildi. Economist’in iki yılda bir yaptığı dünya demokrasi endeksi araştırmasının üçüncüsünde Türkiye 2 yıl öncesine oranla iki basamak geriye düşerek 89. sırayı Nikaragua’yla birlikte paylaştı. Türkiye. Tanzanya ve Uganda gibi ülkelerle aynı kategoride yer aldı. Sınırlarımızın yolgeçen hanına dönmesi, terör örgütlerinin ülkemizde cirit atması, etimizden tırnağımızdan ödediğimiz vergilerle inşa ettiğimiz kamu mallarının ateşe verilmesi, terör örgütlerine sınırlarımızdan koridor açılması, Güneydoğu’da askerlerimizin, emniyet görevlilerimizin şehrin göbeğinde katledilmeleri, teröristlerle mücadele yerine müzakere edilerek İmralı ve Kandil’den, terörist başlarından talimat alınması, ülkemizi sonu belirsiz bir sürece sokmuştur” dedi.

‘İNSANLAR, GÜLEMEZ HALE GELDİ’

Başkan İşeri, açıklamasının devamında “Mustafa Kemal Atatürk 31 Temmuz 1920’de Afyonkarahisar Kolordu Karargâhı’nı teftişi sırasında subaylara hitaben konuşmasında ‘Kuvvet ordudur. Ordunun hayat kaynağı ve mutluluğu, istiklali takdir eden milletin kuvvetin gerekliliğine olan inancıdır. Kuvveti olmayan, bundan dolayı mücadele edemeyen bir millet, mahkûm ve esir vaziyettedir. Böyle bir milletin istikbali zorla elinden alınır. Dünyada hayat için, insanca yaşamak için istiklal lazımdır. İstiklal sahibi olmak için kuvvet sahibi olmak ve bunun mevcudiyetini ispat etmek gerekir.’ Bugün 92. yıldönümünü kutladığımız Cumhuriyetimizin tüm kurum ve kurallarıyla birinci sınıf demokrasinin, barış, huzur ve güven ortamının tam olarak tesis edilmiş olması gerekirken bugün ülkemizde her gün şehit haberlerinin geldiği, acıların yüreğimizi dağladığı, henüz hayatlarının baharlarında toprağa verdiğimiz bu gençler, geride kalan ailelerine ve tüm ulusumuza büyük acılar vermektedir. Adeta her gün ülkemizde bir matem havası yaşanmaktadır. İnsanlar gülemez hale geldi. 7 Haziran’dan sonra ne oldu da ülke kan gölüne döndü? Halkımızın bunu iyi etüt etmesi gerekir. Sadece terör mü? Demokrasi, insan hakları, özgürlükler, bilhassa basın özgürlükleri, makul şüphe adı altında rastgele tutuklamalar, demokratik bir ülkede insanları korkulu yaşar hale getirmiştir” dedi.

‘KURTULUŞ MÜCADELESİNE BİR KEZ DAHA İHTİYAÇ VAR’

Başkan İşeri, açıklamasının sonunda “Görünen o ki ülkemizin bir kez daha ulusal Kurtuluş mücadelesine ihtiyacı vardır. Biz Atatürk devrimlerine sarılan ve cumhuriyetimizin kazanımlarını yaşatanlara düşen en büyük görev, ülke yönetimini Mustafa Kemal Atatürk’ün gerçek mirasçıları olarak devralmaktır. Bunun yolu da önce Gölcük ve Kocaeli’de, daha sonra da tüm Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi’ni iktidara taşımaktır. Gölcük’ü ışıklandırmadan Türkiye’yi aydınlığa çıkaramayız. Herkesin özgürce düşüncesini ifade edebileceği demokratik, laik, hukukun üstünlüğüne dayalı, sözde değil özde, ileri bir demokrasi beklentisi ile bu büyük aydınlanma devriminin 92.yılında Atatürk ilke ve devrimlerinden yana, cumhuriyetimizin kazanımlarını koruyup yaşatan güzel insanlarımızın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor, ülkemiz için hayatlarını kaybeden tüm şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyorum. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, ne mutlu Türküm diyene” dedi.

BENZER HABERLER
X