Cintaş, sınıf farkları ve sınıf değişimlerini aktardı
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Mustafa Cintaş, önceki gün ilk olarak defter tutulması ile ilgili verdiği açıklamanın ardından bugün de 2016 yılında tutulacak ticari defterlerin belirlenmesi (sınıf değiştirme) hakkında bilgiler verdi
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Mustafa Cintaş, önceki gün ilk olarak defter tutulması ile ilgili verdiği bilgilerin ardından bugün de 2016 yılında tutulacak ticari defterlerin belirlenmesi (sınıf değiştirme) ve bu ticari defterlerin tasdik zamanı hakkında açıklamalar yaptı. Cintaş, konu ile ilgili açıklamasında “213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 174. maddesinde, defterlerin hesap dönemi itibarıyla tutulacağı, kayıtların her hesap dönemi sonunda kapatılıp ertesi dönem başında yeniden açılacağı ve hesap döneminin normal olarak takvim yılı olduğu hükmü yer almıştır. 176. ve izleyen maddelerinde ise defter tutma ile ilgili hükümlere yer verilmiş ve defter tutma bakımından mükellefler birinci ve ikinci sınıf tüccarlar olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Tüccarların tutacakları defterler ve dolayısıyla kazançların tespiti yönünden ikiye ayrılmasının amacı, iş hacmi dar olan mükellefler bakımından daha basit bir kayıt sistemi tesis ettirmek; iş hacmi ya da hukuki statüsü uygun olanlardan ise bu görevin tam olarak yerine getirilmesini istemek olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilanço esası, işletme hesabı esasına göre daha gelişmiş bir yapıya sahip olup; birinci sınıf tüccarlar, hesap dönemindeki iş hacmi belli bir seviyenin üzerinde olanlar, statüleri gereği birinci sınıf tüccar sayılanlar ve kendi isteği ile birinci sınıfa geçenlerden oluşmaktadır” dedi.
İKİNCİ SINIF TÜCCARLAR KİMLERDİR?
Cintaş, açıklamasının devamında “İkinci sınıf tüccarlar ise ilk kez işe başlayan mükellefler ve yıllık iş hacimleri itibariyle bu grupta yer alanlardan oluşmaktadır. Tüccarların hangi sınıfa gireceğinin belirlenmesinde, yıllık alım – satım hadleri ve gayrisafi iş hâsılatı gibi kriterlerden yararlanılmaktadır. Yıllık alım – satım hadleri belirlenirken sadece yıl içindeki faaliyetler dikkate alınmakta, önceki yıllardan devreden mal bedelleri yıllık alışların, sonraki yıllara devreden mal bedelleri ise yıllık satışların hesabında dikkate alınmamaktadır” dedi.
BİRİNCİ SINIFA KİMLER DÂHİL
Cintaş, yıllık alım – satım hadleri ve gayrisafi iş hâsılatı hakkında yaptığı açıklamada “Vergi Usul Kanunu’nun 177. Maddesi, yıllık alım – satım hadleri ve gayrisafi iş hâsılatı ölçütünü belirlemiştir. Buna göre aşağıda yazılı tüccarlar, 1. sınıfa dâhildir: 1) Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı (2015) 168.928.-- TL'yi veya satışları tutarı (2015) 232.276.- TL'yi aşanlar, 2) Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı (2015) 92.911.-TL'yi aşanlar, 3) 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı (2015) 168.928.- TL'yi aşanlar; 4) Her türlü ticaret şirketleri (Adi şirketler iştigal nevileri yukarıdaki bentlerden hangisine giriyorsa o bent hükmüne tabidir); 5) Kurumlar Vergisi’ne tabi olan diğer tüzel kişiler (Bunlardan, işlerinin icabı bilanço esasına göre defter tutmalarına imkan veya lüzum görülmeyenlerin, işletme hesabına göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığı’nca müsaade edilir); 6) İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler, bilanço usulüne göre defter tutmak zorundadırlar” dedi.
SINIFLAR ARASI DEĞİŞİM OLABİLİR
Tutulacak ticari defterlerin belirlenmesi, yani sınıf değiştirme hakkında bilgiler veren Cintaş, “Ticari hayatın devamlı olarak aynı kalmayacağı noktasından hareketle; birinci sınıftaki tüccarların ikinci sınıfa, ikinci sınıftaki tüccarların birinci sınıfa geçişleri ile ilgili düzenlemelere yer verilmektedir. Belirli koşulların gerçekleşmesi durumunda tüccarların bulundukları sınıftan diğer sınıfa geçmeleri söz konusu olmaktadır. Ancak, sınıf değiştirme işlemi sadece gerçek kişi tacirlerle ilgili olup; bunların işletmelerinin cirolarına bağlı olmaktadır. Yani sınıf değiştirmede esas ölçü iş hacmi olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.
SINIFLAR ARASINDA DÜŞÜŞ SÖZ KONUSU
Sınıf düşme hakkında açıklamalar yapan Cintaş, “Vergi Usul Kanunu’nun 179. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, 177. maddede yazılı ciro veya hâsılat hadlerinin altında gerçekleşecek iş hacimleri dikkate alınmak suretiyle, bilanço esasından işletme hesabı esasında defter tutmaya geçiş, bir ya da üç yıl içerisinde olabilmektedir. Bir hesap dönemindeki iş hacmi hadleri Vergi Usul Kanunu’nun 177. maddesinde yer alan hadlerden % 20’yi aşan bir oranda düşük olursa veya arka arkaya üç dönemin iş hacmi, Vergi Usul Kanunu’nun 177. maddesinde belirtilen hadlere göre % 20’ye kadar bir düşüklük gösterirse, izleyen hesap döneminden itibaren ikinci sınıfa geçmek mümkündür. Burada önemli olan husus, birbirini izleyen arka arkaya üç hesap döneminde düşüş ortaya çıkmasıdır. Bir başka önemli husus, iş hacmindeki düşüklüğün arka arkaya, yani araya bir fasıla girmeden meydana gelmiş olmasıdır. Ayrıca bu düşüklük, hem mal alış miktarında hem de satış tutarında olmalıdır. Kanuni tutarların yıldan yıla artırılması halinde değerlendirmeler, her yıl için ilgili yılda geçerli olan tutarlara göre yapılmalıdır” dedi.
DÜŞÜŞ KADAR YÜKSELTME DE OLABİLİR
Cintaş, açıklamasının sonunda sınıf yükseltmeye değindi ve “İkinci sınıf tüccarlar, aşağıda belirtilen koşulların gerçekleştiği hesap dönemini takip eden hesap döneminin başından itibaren birinci sınıfa geçerler. Sınıfların belirlenmesinde ilgili maddedeki koşulların tam olarak var olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. Bunlar, ‘Bir hesap döneminin iş hacmi Vergi Usul Kanunu’nun 177. maddesinde yer alan hadlerden % 20’yi aşan bir oranda fazla olursa, arka arkaya iki dönemin iş hacmi Vergi Usul Kanunu’nun 177. maddesinde yer alan hadlere göre % 20’ye kadar bir fazlalık gösterirse’ şeklinde belirtilmiştir. Tüccar sınıflarındaki değişiklikler, ikinci sınıftan birinci sınıfa geçişte zorunlu olarak göz önüne alınırken bilanço esasından işletme hesabına geçişte aynı zorunluluk söz konusu olmayıp isteğe bağlıdır. İşletme hesabı esasından bilanço esasına geçenlerin yukarıdaki zorunluluğa uymamaları, tutulan defterin tutulmamış hükmünde sayılması sonucunu doğurur ve bunun sonucunda da re’sen cezalı tarh işlemleri kaçınılmaz olabilir.