CHP, toplantıda insan haklarına değindi
11 Aralık 2016 15:33

CHP, toplantıda insan haklarına değindi

CHP İlçe Başkanı İsmet İşeri, önceki gün parti binasında Dünya İnsan Hakları Günü, CHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Türkan Çimen de, kadın hakları dolayısıyla açıklamalarda bulundu

Cumhuriyet Halk Partisi Gölcük İlçe Yönetimi, geçtiğimiz gün parti binasında Dünya İnsan Hakları Günü ve Kadın Hakları hakkında bir açıklama yaptı. Gerçekleştirilen programa CHP Gölcük İlçe Başkanı İsmet İşeri ve yönetimi, CHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Türkan Çimen ve yönetimi ile partililer katılım gösterdi. Toplantıda ilk olarak CHP İlçe Başkanı İsmet İşeri, Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı ve “2. Dünya Savaşı'ndan sonra dünyadaki devletlerin, bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması konusunda birleşerek mutabakatla hazırladıkları İnsan Hakları Bildirisi, 10 Aralık 1948’de genel kurulun Paris'te yapılan oturumunda kabul edilmiştir” dedi.

 

‘İNSAN HAKLARI, AYRIMLARIN TÜMÜNÜ REDDEDER’

Başkan İşeri, açıklamasının devamında “Türkiye Cumhuriyeti de Birleşmiş Milletlerin kurucu üyelerinden ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'ni ilk onaylayan ülkelerden biri olarak, Cumhuriyeti kuran iradenin de insan haklarına büyük önem verdiğini deklare etmiş, bunu Anayasa’nın değiştirilemez hükmü haline getirmiştir. İnsan hakları, doğuştan var olan ve toplumları oluşturan bireyler arasında dil, din, mezhep, ırk, renk, yaş, cinsiyet ayırımını tümden reddeden ilkeler bütünü olarak tanımlanmaktadır. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra kabul edilen İnsan Hakları Bildirisi ile temel hak ve hürriyetler, olumlu olarak bir ivme kazanmış olmasına rağmen günümüzde, dünyada ve Türkiye’de insan hakkı ihlallerinin her geçen gün katlanarak büyüdüğünü, söz konusu bildirgeye iktidarı döneminde imza atan CHP olarak her geçen gün daha fazla görmekte ve hissetmekteyiz” dedi.

 

‘BUGÜN DEMOKRASİ ASKIDA, İNSAN HAKLARI KOMADADIR’

Başkan İşeri, konu hakkında açıklamasının devamında “İşbaşına geldiği günden bu yana koltuğunu korumak için her türlü haksızlığı ve hukuksuzluğu meşru gören ve icraatlarını da bu doğrultuda gerçekleştiren AKP iktidarları, 15 Temmuz’dan sonra ise toplumsal muhalefet kesimlerinin tümüne yönelik bilinçli ve sistemli bir operasyona girişmiş, insan hakları gaspını meşru hale getirmiştir. Bugün Türkiye, Demokrasi Endeksi’nde 165 ülke arasında 98. sıraya gerilemiş, demokrasinin temel taşı sayılan düşünce özgürlüğünde ise 180 ülke arasında 154. sırada yer almaktadır. İnsanın en temel hakkı olan, anayasamızca da güvence altına alınan yaşam hakkı ihlalleri her yıl katlanarak artmaktadır. Sadece bu yıl içinde 224 kadınımız, gördüğü şiddet nedeniyle can vermiş, çocuklara yönelik cinsel istismar vakaları 14 yılda yüzde 434 artmıştır. 14 yıldır ülkeyi yöneten irade, temel hak ve özgürlüklerin teminatı olan laik ve demokratik cumhuriyeti tek adam rejimine dönüştürmenin derdindedir. Bu nedenle de bugün demokrasi askıda, insan hakları komadadır. Bu krizden çıkışın tek yolu, kuruluş ilkeleriyle birlikte Cumhuriyetimize sahip çıkmaktır. İnsanı özgür, devleti güçlü ve bağımsız bir Türkiye’ye yeniden kavuşmak uğruna verilen her mücadele kutsal ve meşrudur. Bu inanç ve kararlılıkla tüm ilke ve değerleri ile birlikte Cumhuriyet Halk Partisi olarak sadece sözde değil özümüzde de benimseyerek ulusumuzun ve tüm insanlığın 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nü kutlarız” dedi.

 ‘KADINLAR OKUMA YAZMA DAHİ BİLMİYORDU’

Başkan İşeri’nin ardından sözü CHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Türkan Çimen aldı. Başkan Çimen, kadın hakları ile ilgili olarak yaptığı açıklamasında “Cumhuriyet öncesi döneme değinecek olursak o zamanlarda çocuk yaşta evlilik serbestti. Kadınlar, bir erkeğin ikinci, üçüncü veya dördüncü karısı olabilirdi. Çok eşlilik vardı. Boşanma tamamen erkeğin iradesindeydi. Boşanma ile kadın hiçbir hak talep edemiyordu. Kadınlar okuma yazma dahi bilmiyordu. Eğitim hakları ellerinden alınmıştı. Kadının mülk edinme hakkı yoktu. Kendisi mülk sayılırdı. Kadınlar sokakta tek başına gezemez, kocasının, babasının, abisinin veya dedesinin izni olmadan seyahat edemezdi. Kadınların seçme ve seçilme hakkı yoktu. Kadınlar meslek sahibi olamazdı. Cumhuriyet dönemi ile birlikte çocuk yaşta evlilik yasaklandı. Tek eşlilik yasayla zorunlu hale getirildi. Boşanma kadının hakları yasayla güvence altına alındı. İlköğretim zorunlu hale getirildi. Kadın erkek ayrımı olmaksızın mülk edinme hakları elde edildi. Seyahat etme özgürlüğü anayasa ile güvence altına alındı. Siyaseten söz sahibi olmak adına ‘Seçme ve Seçilme Hakkı’ yasayla eşit hale getirildi. Eğitim alma hakkı anayasa ile güvence altına alındı” dedi.

 ‘36 BİN 401 KIZ ÇOCUĞU OKULA KAYDOLAMADI’

Başkan Çimen, açıklamasının sonunda ise “Son 14 yıla baktığımız zaman ise Türkiye’de 3 milyondan fazla çocuk yaşta evlendirilmiş kadın var. Çok eşlilik, politikalar ve basın aracılığı ile özendirilmekte. İktidarın yanlış eğitim ve kadın politikaları sonucu kadın eve hapsedilmeye ve özgürlük alanları kısıtlanmaya çalışılmaktadır. Kadınları ikinci sınıf gören uygulama ve söylemleri karşısında son 8 yılda kadına şiddet yüzde 1400 arttı. 4+4+4 eğitim sistemi nedeniyle 2014 yılında ortaokuldan mezun olan 36 bin 401 kız çocuğu okula kaydolamadı. Kadının adı bakanlıklardan dahi silindi. Kadından Sorumlu Devlet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı haline getirildi ve kadınların sorunları görünmez hale geldi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yalnızca yüzde 7’sini kadınlar oluşturuyor. Kadınların maruz kaldığı ayrımcılık, taciz, tecavüz olayları cezasız bırakılmaktadır” dedi.

Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X