CHP, 93. Yaşını Anıtpark’ta kutladı
Cumhuriyet Halk Partisi Gölcük İlçe Örgütü, partilerinin 93. kuruluş yıldönümünü dün Gölcük Anıtpark’ta kutladı. Programda bir konuşma yapan Başkan İşeri, “CHP, toplumumuzda değişimin gücü olmuştur” dedi
Cumhuriyet Halk Partisi Gölcük İlçe Örgütü, partilerinin 93. kuruluş yıldönümünü dün Gölcük Anıtpark’ta kutladı. Düzenlenen etkinliğe CHP Gölcük İlçe Başkanı İsmet İşeri ve yönetimi, CHP İlçe Kadın Kolları, CHP İlçe Gençlik Kolları, CHP’li belediye meclis üyeleri ve partililer katılım gösterdi. Programda ilk olarak CHP İlçe Başkanı İsmet İşeri, Atatürk Anıtı önüne partilerinin çelengini sundu. Bir dakikalık saygı duruşunda bulunup İstiklal Marşımızın da okunmasının ardından Başkan İşeri, günün anlam ve önemi ile ilgili bir basın açıklaması yaptı. Başkan İşeri açıklamasında, “Cumhuriyet Halk Partisi, Mustafa Kemal Atatürk tarafından Kurtuluş Savaşı’nı örgütleyerek yürüten Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin devamı olarak, 9 Eylül 1923'de kuruldu. Bugün burada, kökleri toplumumuzun tarihinde ve ulusal Kurtuluş Savaşımızda olan partimizin 93. yaş gününü kutluyor ve yüce Atatürk’ü bir kez daha saygı ile anıyoruz” dedi.
‘ÇAĞDAŞ TÜRKİYE CUMHURİYETİ'Nİ BİÇİMLENDİRDİK’
Başkan İşeri, açıklamasının devamında “Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Cumhuriyeti ile iç içe gelişti, birlikte olgunlaştı ve toplumumuzun temel değerlerini paylaşıp geliştirerek büyüdü. Başlangıçta Halk Fırkası adıyla kurulan parti, 1924 yılında Cumhuriyet Halk Fırkası, 1935 yılında da Cumhuriyet Halk Partisi oldu. 1927 yılında Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Milliyetçilik ve Laiklik, CHP’nin dört temel ilkesi olarak benimsendi. 1935 yılında ise bu ilkelere ‘Devletçilik ve Devrimcilik’ eklenerek partimizin amblemi olan altı ok ve altı ilke belirlendi. Cumhuriyet Halk Partisi, her dönemde yenileşmenin ve büyük dönüşümlerin öncülüğünü üstlenerek toplumumuzda değişimin gücü olmuştur. Bu özellikleriyle Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihi, ulusal kurtuluş mücadelesi ve Türkiye Cumhuriyeti tarihiyle özdeştir. Kurucusu ve ilk Genel Başkanı Atatürk önderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi ile bağımsızlığımızı kazandık, cumhuriyetimizi kurduk, saltanatı kaldırıp hilafete son verdik, ulusal birliğimizi sağladık, ulusal sanayimizin ve ekonomimizin geliştirilmesine öncülük ettik, hukuk, eğitim ve toplumsal alandaki reformlarla çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'ni biçimlendirdik” dedi.
‘TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ GELİŞTİRME MÜCADELESİ VERDİK’
Açıklamasına devam eden Başkan İşeri, çok partili sisteme geçişte CHP’nin öncülüğü olduğunu dile getirdi ve “Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra da devrimci ve öncü çizgimize sadık kaldık. Çok partili rejime geçiş sağlayarak temel hak ve özgürlükleri geliştirme mücadelesi verdik. 1960’lı yıllarda sola açılarak kendimizi ortanın solu olarak tanımladıktan sonra, 1970’li yıllarda düzen değişikliğini hedefleyerek ideolojimizi demokratik sol kavramıyla tanımladık. Bu süreç sonunda Cumhuriyet Halk Partisi, devlet partisinden halkın partisine, düzen partisinden değişimin partisine dönüştü; sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini de benimsedi. Bu temel ilkelerin ışığında özgürlük, eşitlik, dayanışma, emeğin üstünlüğü, gelişmenin bütünlüğü ve etkinliği ile demokratikleşme ilkeleri de Cumhuriyet Halk Partisi programında yer aldı. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı arası dönemde dünyada yaşanan genel eğilim, totaliter (faşist ve komünist) rejimlerin yükselişte olmasıdır. Kemalist Türkiye’nin bu tarz partilerle ilişki kurmak yerine radikal/ilerici ve demokratik partilerle ilişki kurması ve dünya konjonktürünün tersine iki kez çok partili rejim denemesinde bulunması ve iktidarı kaybetme pahasına çok partili rejimi üçüncü denemede başarması dikkat çekicidir” dedi.
‘CUMHURİYETİ KURAN CHP, DEMOKRASİYİ DE KURMUŞTUR’
Açıklamalarına devam eden Başkan İşeri, “Yeni Türkiye’nin millet ve milliyetçilik anlayışı, 1924 Anayasası’nda net bir şekilde yer almaktadır. Anayasanın 88’nci maddesi şöyledir: Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın Türk itlak olunur. Türkiye’de veya hariçte bir Türk babanın sulbünden doğan veyahut Türkiye’de doğup da memleket dâhilinde ikamet ve sini rüşde vusülünde resmen Türklüğü ihtiyar eden veyahut vatandaşlık kanunu mücibince Türklüğe kabul olunan herkes Türktür. Türklük sıfatı kanunen muayyen olan ahvalde izahe edilir. Türk Devrimi’nin öncelikle ülkeyi kurtarma girişimi, sonrasında da bir modernleşme projesi niteliği taşıdığı dikkate alındığında, bu hareketin doğal sonucunun demokrasi olması gerektiği açıktır. Nitekim 1924–1925 yıllarında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası denemesi, 1930’da Serbest Cumhuriyet Fırkası denemesi, müstakil milletvekilliği (1931–1939) ve Müstakil Grup (1939–1946) arayışları demokrasinin yerleştirilmesi girişimleri olarak değerlendirilmelidir. Türk Devrimi’nin tamamlanması, 1950 seçimlerinin dürüst ve güvenilir bir şekilde gerçekleşmesi ve bunun neticesinde 27 yıllık tek parti iktidarının sorunsuz ve demokratik yollardan sona ermesi ile önemli ölçüde gerçekleşmiştir. Bir tek parti yönetiminin kendi isteği ile çok partili rejime yönelmesi ve iktidarı muhalefete devri, o döneme kadar ve sonrasında görülmüş bir uygulama değildir. İsmet İnönü’nün ve dönemin CHP yöneticilerinin bu çabaları ile Cumhuriyet rejimi demokrasi ile tamamlanmıştır. Söz konusu çaba, o yıllarda tüm dünyada hayranlık ve saygı uyandırmıştır. Nitekim ülkeyi işgalden kurtaran, tam bağımsızlığı sağlayan ve Cumhuriyeti kuran CHP, demokrasiyi de kurmuştur” dedi.
‘PARTİMİZ, 1992’DE YENİDEN AÇILDI’
12 Eylül sonrasındaki CHP’den de bahseden Başkan İşeri, “1992 yılında DYP-SHP koalisyon hükümeti döneminde yapılan bir yasal düzenlemeyle 12 Eylül sonrasında kapatılan siyasal partilerin yeniden açılabilmeleri önündeki yasal engeller ortadan kaldırılmıştır. Böylece 9 Eylül 1923’teki ilk açılışından 69 yıl sonra, 9 Eylül 1992’de CHP yeniden açılmıştır. 12 Eylül öncesindeki, 1979’daki delegeleriyle toplanan CHP Kurultayı, CHP’nin aynı ad ve amblemle açılması kararını vermiştir. Genel Başkanlığa ise Deniz Baykal seçilmiştir. CHP’nin yeniden açılması, Türk solunun CHP çatısı altında yeniden toparlanması, Türkiye’deki sol birikimin yeniden yapılanması ve yenilenmesi açısından önemli bir fırsat sağlamıştır. Bugünlerde ülkemiz önemli bir süreçten geçmektedir. Uzun yıllardır devam eden PKK terör belasının verdiği derin acılar yetmiyormuş gibi bir de 15 Temmuz darbe girişimiyle terörist bir örgüt oldukları alenen tescillenen FETÖ örgütüyle de mücadele etmek zorunda kalmış bulunmaktayız” dedi.
‘SAPLA SAMANIN BİRBİRİNE KARIŞTIĞINI GÖRMEKTEYİZ’
Başkan İşeri, açıklamasının sonunda ise “Demokratik laik hukuk devlet yapısının devamı için tüm bu terörist faaliyetlerle mücadelemiz devam edecektir. Ancak OHAL nedeniyle yürütülmekte olan soruşturmalarda ve göz altılarda sapla samanın birbirine karıştığını görmekteyiz. Yapılan bu mücadelede ve göz altılarda FETÖ ile hiçbir bağı olmayan milliyetçi, Atatürkçü, cumhuriyetçi, demokratik, laik hukuk devletine saygılı birçok insanın da kurban gittiğini görmekteyiz. Bunlar hukuk devletine yakışmıyor. Nitekim bu durum ülkedeki var olan ayrışmayı daha büyük ayrışımlara ve kutuplaşmalara sürükleyebilir. Böylesine olağanüstü durum karşısında tüm siyasi partiler, ülke çıkarlarını kendi siyasi çıkarlarının üzerinde görmek zorundadırlar. Bizim Cumhuriyet Halk Partisi olarak ülkenin bugünkü zor günlerinde üzerimize düşeni, kendi siyasi çıkarlarımızın üzerinde tutarak elimizden gelen tüm çabayı göstererek yapacağımızdan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Çünkü bu ülke bizim; hepimiz aynı gemideyiz, batarsak hep birlikte batarız. Bundan dolayıdır ki tüm ülke insanlarını akıllı ve sağduyulu olmaya davet ediyoruz. Kuruluşumuzun 93. yılında Atatürk ilke ve devrimlerinden ayrılmayacağımıza, ulusal bütünlüğümüzü ve üniter yapımızı koruyacağımıza, ülkemizi, bilim ve fennin ışığında çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkaracağımıza bir kez daha söz veriyoruz. Yurdunu ve ulusunu seven, cumhuriyetimizin kazanımlarına sahip çıkan, emperyalizmin oyuncağı olmayan, bölücü, gerici ve iş birlikçilere karşı tavır alıp çağdaş ve aydınlık bir gelecek hedefleyen tüm yurtseverleri saflarımızda mücadele etmeye çağırıyoruz. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi” dedi. n Erdem ŞENGÜL