‘Canımız yanmadan önlemleri almalıyız’
10 Ağustos 2018 17:02

‘Canımız yanmadan önlemleri almalıyız’

‘Canımız yanmadan önlemleri almalıyız’

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne araştırma önergesi vererek deprem konusundaki aksaklıkların ve önlemlerin tespit edilmesini isteyen CHP PM Üyesi Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, “Canımız yanmadan önlemleri almalıyız” dedi. 17 Ağustos Gölcük Depremi’nin üzerinden geçen 19 yıla ve uzmanların sık sık gündeme getirdiği İstanbul Depremi alarmına rağmen halen birçok ilde hasarlı binalar ayakta dururken gerekli önlemlerin de alınmadığı görülüyor. Konuya ilişkin birçok kez Meclis’te söz alan CHP PM Üyesi Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, Meclis’e araştırma önergesi vererek deprem konusundaki aksaklıkların ve önlemlerin tespit edilmesini istedi.

‘81 İLİN 55’İ DEPREM KUŞAĞINDA’

Türkiye’nin yüzde 96’sının aktif deprem kuşağında yer aldığını belirten Akar, 81 kentin yaklaşık 55’inin ciddi deprem tehlikesi altında olduğuna dikkat çekerek bu konudaki çalışmaların yetersiz olduğunu söyledi. 17 Ağustos depremi sonrasında irili ufaklı birçok depremin yaşandığının altını çizen CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, 17 Ağustos Gölcük Depremi sonrasında ülkemizde irili ufaklı yaklaşık 164 bin depremin gerçekleştiğini söyledi.

80 BİN CAN KAYBI

Akar, son 100 yılda yaşanan ciddi depremlere de değinerek 1903’den bu yana 6 ve üzeri 66, 7 ve üzeri 15 depremin yaşandığını bu depremlerde 80 bin vatandaşın hayatını kaybettiğini belirtti. 17 Ağustos Gölcük ve 12 Kasım Düzce depremleri sonrası birçok binanın hasarlı olduğunun altını çizen Akar, yapılan araştırmalarda ağır, orta ve hafif hasarlı olmak üzere yaklaşık 400 binanın bulunduğunu buna karşın gerekli güçlendirmelerin yapılmadığını Kocaeli’de halen bu yapılarda yaşam sürüldüğünü söyledi. Akar, muhtemel yaşanacak depremde mal ve can kayıplarının önlenmesi için bir an önce çalışmaların yapılması gerektiğini belirterek bu konuda Meclis’te komisyon kurularak saptamaların yapılması gerektiğini söyledi.

CHP PM ÜYESİ KOCAELİ MİLLETVEKİLİ HAYDAR AKAR’IN VERDİĞİ ÖNERGE:

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Ülkemizi yasa boğan, binlerce vatandaşımızın hayatını kaybettiği ve binlercesinin yaralandığı 17 Ağustos depreminin üzerinden yaklaşık 19 yıl geçmesine rağmen hala yeterli tedbirlerin alınmadığı bilinmektedir. Ülkemizin %96’sının aktif deprem kuşağında yer aldığı ve 81 il’in 55’inin ciddi deprem tehlikesi altında olduğu görülmektedir. Nitekim ülkemizin birçok yerinde irili ufaklı birçok depremin meydana geldiği yaşanan gerçeklerdir. 17 Ağustos depremi sonrasında ülkemizde 164 bin depremin gerçekleştiği belirtilmektedir. Türkiye ve çevresinde ise 1903'ten bugüne kadar 6 ve üzeri büyüklükte 66, 7 ve üzerinde de 15 deprem yaşandığı görülmektedir. Yaşanan bu depremlerde yaklaşık 80 bin vatandaşımız hayatını kaybederken yüz binlerce vatandaşımız da yaralanmıştır. Yıllardır bilim adamlarının İstanbul’da beklenen depremin 7 şiddetinin üzerinde olacağı ve binaların yüzde 10-15’nin yıkılacağı bunun da 600 bin konut olacağı uyarılarına rağmen halen gerekli önlemlerin alınmadığını görüyoruz. 17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan ve Gölcük depremi olarak bilinen 7.4 olarak kaydedilen deprem felaketi ülkemizin 20. yüzyılda yaşadığı en büyük felaket olarak tarihe geçmiştir. Resmi rakamlara göre 17.733 vatandaşımız hayatını kaybederken, 48.901 vatandaşımız da yaralanmıştır. 17 Ağustos 1999 Gölcük depremi ve 12 Kasım 1999 Düzce depremlerinde 103.000 ağır hasarlı, 119.000 orta hasarlı, 128.000 hafif hasarlı ve tespiti yapılmayanlar da dahil edildiğinde bazı kaynaklara göre 400.000 yapının hasar gördüğü tespit edilmiştir. Depremin üzerinden yaklaşık 19 yıl geçmesine rağmen, deprem yaşanan illerimiz de depremin yarattığı sorunlar maalesef tam olarak çözülememiştir. Deprem de hasar gören yapıların onarımı ve güçlendirme işlemi hala sonuçlandırılamadığı gibi bu alanda sıkıntıların yaşandığı da resmi ağızlardan belirtilmektedir. Şöyle ki Deprem sonrası Kocaeli’de 617 adet yıkılması gereken bina belirlenmesine rağmen 2012 yılında Valilik tarafından tekrar yapılan tespitler sonrasında 3.756 bina olduğu, bu binalarda 9 bin 971 konut ve işyeri bulunduğu, yıkılması gereken binalarda 4 bin 200 kiracının bulunduğu belirtilmiştir. Bu rakamlar ve çelişkileri göstermektedir ki deprem konusunda birçok acı tecrübeler yaşanmasına rağmen hala gereken tedbir ve önlemler alınmamakta birçok vatandaşımız da habersiz olarak bu hasarlı binalarda yaşamına devam etmektedir. Depremde mal ve can kaybını önlemenin en etkili ve en ucuz yönteminin binaları, depremi göz önüne alarak depreme karşı dayanıklı yapmak olduğu net bir şekilde yakın geçmişte yaşadıklarımızla ortaya çıkmaktadır. Bu nedenlerle Marmara Bölgesi başta olmak üzere ülkemizde yaşanabilecek depremlerle ilgili binaların onarım ve güçlendirme çalışmalarının amaca ve tekniğe uygun yapılıp yapılmadığının, bu konuda bugüne kadar yaşanan aksaklıkların kaynaklarının tespit edilmesi ve gereken tedbirlerin alınması için Anayasanın 98’nci ve TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105. Maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

BENZER HABERLER
X