Çanakkale Zaferi’nin 107. yılı
18 Mart 2022 16:58

Çanakkale Zaferi’nin 107. yılı

18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 107. yıldönümü dolayısıyla bugün ilçemizde ilk olarak Anıtpark’ta çelenk sunma töreni düzenlendi

18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 107. yıldönümü dolayısı ile bugün Gölcük’te bir dizi program gerçekleştirildi. İlk olarak Anıtpark’ta düzenlenen çelenk sunma programına Gölcük Kaymakamı Cengiz Karabulut, Gölcük Deniz Ana Üs ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Aziz Bakıoğlu, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Gölcük Cumhuriyet Başsavcısı Tayfun Akbaş, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Gölcük Temsilcisi Mehmet Oğur, siyasi partilerin ilçe başkan ve yöneticileri, kaymakamlık daire müdürleri, dernek ve sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri, askeri erkan, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katılım gösterdi.
‘CUMHURİYETİN TOHUMLARI ATILDI’
Gerçekleştirilen programda ilk olarak Gölcük Kaymakamlığı, Gölcük Deniz Ana Üs ve Garnizon Komutanlığı, Gölcük Belediye Başkanlığı ve Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Gölcük Temsilciliği çelenkleri, sırasıyla Atatürk Anıtı önüne sunuldu. Ardından bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı’mız okundu. Sonrasında Deniz Binbaşı Ersan Bostancı, günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı ve “Çanakkale Zaferi, boğazları ve İstanbul’u ele geçirmek isteyen İtilaf Devletleri’ne karşı zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan kahraman Türk ordusunun Gelibolu’da diktiği kahramanlık abidesidir. Çanakkale Zaferi, büyük bir ulusun Gelibolu’da gösterdiği vatan sevgisidir. Yalnızca Birinci Dünya Savaşı’nın bir cephesi değil, dünya tarihinin de en müstesna olaylarından biridir. En önemlisi de milli mücadelemizin önsözüdür. 18 Mart 1915, cumhuriyet tohumlarının atıldığı, bugünün savaş şartlarına göre üstün sayılacak Fransız- İngiliz ortak donanmasının, inanmış Türk ordusu tarafından bozguna uğratıldığı gündür. Düşmana göre ‘hasta adamı’ yıkmak için para, makine ve çok iyi bir plan yeterliydi” dedi.
‘BOĞAZLARIN GEÇİLEMEYECEĞİ TÜM DÜNYAYA GÖSTERİLDİ’
Sözlerine devam eden Binbaşı Bostancı, “Tüm bunlara sahip olmalarının vermiş olduğu özgüvenle son bir hamle peşindeydiler. Ancak bir noktada yanıldılar. Kazanmak için tek bir şeye ihtiyaç vardı: İnanç. O inanç da Türk milletinin sarsılmaz iradesinde fazlasıyla mevcuttu. Tam 107 yıl önce, 18 Mart 1915 sabahı Fransızlar, Anadolu yakasını, İngilizler Rumeli yakasını bombardıman altında tutarak boğazlardan çok kısa sürede geçmeyi ummuşlardır. Ancak karşılarına 7/8 Mart gecesi Nusret Mayın Gemisi ile boğaza mayın döşeyen Türk denizcisi çıkmıştır. Ardından Türk askeri, yaklaşık 7 saat süren bombardımana cesurca karşılık vererek 270 bin ton ağırlığındaki 278 ağır topa sahip zırhlı gemilerden üç kruvazör ile yedi mayın gemisini batırmış, üç gemiyi ağır yaralamıştır. Böylece 18 Mart gecesi Türkler, İngiliz ve Fransızların boğazları geçemeyeceğini tüm dünyaya göstermiştir. Yarbay Mustafa Kemal, Conkbayırı ve Kocaçimen’de işgalcileri durdurmuş, 19. Tümen ve 57. Alay’ı kendi inisiyatifiyle cepheye sürerek Çanakkale Cephesi’nin düşmesini engellemiş ve hem boğazları hem de İstanbul’u kurtarmıştır. Cephedeki savaşlar, 17/18 Aralık gecesi Anzak bölgesinden yapılan tahliye harekatı ile başlamış, 9 Ocak 1916 tarihinde tamamlanmıştır” dedi.
‘ZAFER, TÜRK ULUSUNUN KADERİNİ DEĞİŞTİRDİ’
Bostancı, “Çanakkale zaferi, hiç kuşkusuz sonuçları itibariyle tarihin akışını ve her şeyden önemlisi, Türk ulusunun kaderini değiştiren çok önemli bir başarıdır. Çanakkale zaferi, vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı söz konusu olduğunda Türk milletinin neleri başarabileceğinin en güzel kanıtıdır. ‘Başarabiliriz’ cümlesini Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ‘Ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum’ cümlesiyle, Seyit Onbaşı 276 kiloluk topla, adı gönüllere kazınmış on binlerce şehit süngüsüyle eylemleştirdi. Çanakkale’den tüm cihana ‘Başarmıştık, başarıyoruz, başaracağız’ diye haykırdık ve biz orada sadece düşmanı ve makus talihimizi değil, önyargıları da yendik. Çanakkale Zaferi, ismi açısından her ne kadar bölgesel gibi görünse de sonuçları evrensel nitelikte olmuş, Türklerin azim ve kararlılığını gözler önüne sermiştir. Kanları ve canları pahasına büyük mücadeleler sonucu cumhuriyetimizi kurarak bizlere armağan eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Hakk’ın rahmetine kavuşan şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor, aziz ruhları önünde saygıyla eğiliyoruz” dedi.
‘ÇANAKKALE’NİN GEÇİLEMEYECEĞİNİ TARİHE YAZDIK’
Sözlerine son veren Binbaşı Bostancı, “Türk Silahlı Kuvvetleri, sizlerin bıraktığı zafer meşalesini daha da yükseklere taşıyacak ve kendisine verilen her türlü görevi başarıyla yerine getirmeye devam edecektir. Bizlere kutsal bir emanet olarak bırakmış olduğunuz Türkiye Cumhuriyeti’ni sizlerden aldığımız güç, inanç ve özveriyle, Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda, Cumhuriyetin temel değerlerine sadık kalarak gerektiğinde gözümüzü kırpmadan canımızı feda ederek sonsuza kadar koruma, yaşatma azim ve kararlılığı içerisindeyiz. Unutmayalım ki 18 Mart 1915’te her biri çelik bir kale olan büyük bir armada karşısında Nusret Mayın Gemisi, Muavenet-i Milliye ve topçu bataryalarıyla Çanakkale’nin geçilemeyeceğini tarihe yazdık. 18 Mart 1915’te Conkbayırı ve Kocaçimen tepelerini ele geçirmek isteyen düşmanın amfibi harekatına karşı büyük devlet adamı ve eşsiz komutan Mustafa Kemal Atatürk’ün emir, görüş ve direktifleriyle Çanakkale’nin geçilemeyeceğini tarihe yazdık. 18 Mart 1915’te bir hilal uğruna tertemiz alnından vurulan on binlerce şehit vererek Çanakkale’nin geçilemeyeceğini tarihe yazdık. Muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur” dedi.
ŞEHİTLER DUALARLA ANILDI
Çelenk sunma töreninin ardından, Gölcük Şehitliği’nde Kuran Kerim tilaveti ve dualarla şehitlerimiz anıldı. Başkan Sezer burada yaptığı açıklamada, “Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, milletimize ‘Çanakkale Geçilmez’ dedirterek bu eşsiz zaferin gururunu yaşatan, vatan ve mukaddesat uğruna canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum” dedi.
‘18 MART, DÖNÜM NOKTASIDIR’
Ardından Gölcük Belediyesi Kazıklı Kervansaray Kültür Yapısı’nda, Gölcük Fen Lisesi’nin organizasyonu ile bir program gerçekleştirildi. Protokolün katılım gösterdiği program, bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’mızın okunması ile başladı. Gölcük Fen Lisesi Müdürü Hasan Kılıç programda yaptığı konuşmada, “Tarihin unutulmaz, şanlı günleri vardır. Böyle günler başlı başına bir destan ve tek başına bir ulusun tarihinde dönüm noktasıdır. Türk ulusunun kaderini tayin eden en büyük dönüm noktası, 18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi’dir. Çanakkale, bağımsız yeni Türkiye’nin başlangıç noktasıdır. Dünü tanımadan bugünü değerlendiremez, yarınların yolunu çizemeyiz. Türk çocuğu, tarihini tanıdıkça en büyük dersini alacak, kendini tanıyacak, aldığı güçle geleceğe daha sağlam adımlarla yürüyecektir. Türk tarihinin öğrenilmesi gereken en önemli sayfalarından biri de Çanakkale Zaferi’dir. Bir ulus, 250 bin insanını o topraklarda şehit vermiştir. Hemen hemen her aile, bir evladını Çanakkale’de şehit vermiştir” dedi.
‘ÇANAKKALE GEÇİLMEZ’
Sözlerine devam eden Müdür Kılıç, “Türk ulusunu yok etmek isteyen düşman Çanakkale’de durdurulmasaydı şimdi hem Türk hem de dünya tarihi olumsuz yönde başka türlü yazılmış olacaktı. Çanakkale Savaşı’nın bir önemli yanı da büyük devlet adamı, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü bize kazandırmış olmasıdır. Mustafa Kemal, 198. Tümen Komutanı’dır. Gelibolu çıkarmasının tam karşısındadır. İşte bu noktada hiçbir komutanın hiçbir orduya veremeyeceği ve hiçbir ordunun da yerine getiremeyeceği, sadece Atatürk ile Türk ordusu arasında geçebilecek olan emrini verir: Size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum…’. Bu büyük çarpışmada 57. Alay’ın erlerinin dörtte üçü şehit olmuştur. Harekatı gemisinden dürbünle izleyen İngiliz Başkomutanı Hamilton, ‘Gelibolu Hatıraları’ kitabında şöyle demiştir: Vurduğumuz vahşiyane darbelere rağmen gebe dağlar, hala Türk doğurmaktaydı.’ Mustafa Kemal ve şanlı Türk ordusu, bu zaferin sonrasında tarihe şu sözü yazdırdı: Çanakkale geçilmez. Ve tüm dünya da bu sözü tekrarladı” dedi.
‘ZAFER, YURTSEVER İNSANLARLA KAZANILDI’
Kılıç, “Savaşın destanını yazan Mustafa Kemal, savaşın sonunda barışın da destanını yazdı. Çanakkale’de düşman askerlerinin mezarlarına bakarak Anzak askerler için şunları söyledi: Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar’ Burada bir dost yurdun toprağındasınız. Huzur ve sessizlik içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını savaşa gönderen anneler, gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır. Çanakkale zaferi, ulusal birlik ve beraberliğin büyük güçleri nasıl ezdiğinin göstergesidir. Zafer, en modern silahların, bu silahlarla donanmış dünya ordularının karşısında insanla, yurtsever insanlarla kazanılmıştır. En büyük tehlikeleri bile yenecek tek güç, milli birlik ve beraberliktir. Bu zaferden alınacak en büyük ders de budur. Çanakkale zaferimizin 107. yılında şehitlerimizi rahmetle anıyor, böylesi büyük bir zaferi kazanmış bir ulusun evladı olarak hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum” dedi.
ORATORYO İLGİ İLE İZLENDİ
Müdür Kılıç’ın konuşmasının ardından Çanakkale Savaşı ile ilgili olarak bir belgesel izletildi. Ardından Gölcük Fen Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan bir oratoryo gösterisi sunuldu. Öğrenciler, burada savaşı hem anlattı hem de yaşattı. Programın sonunda ise 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’ne istinaden yapılan resim, şiir ve kompozisyon yarışmaları ile ayak tenisi turnuvasında derece alan öğrenci ve okullara ödülleri verildi. Program, ödül töreninin ardından anı fotoğrafının çekilmesi ile son buldu. Protokol, fotoğraf çekimi sonrasında, Çanakkale Zaferi’ni anlatan resim sergisini gezdi. Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X