Çanakçı: Tarım arazilerinin parçalanması önlenmeli
08 Temmuz 2015 16:17

Çanakçı: Tarım arazilerinin parçalanması önlenmeli

Türkiye Ziraat Odaları Birliği İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Gölcük Ziraat Odası Başkanı Bekir Çanakçı, ülkemizde tarımın kalkınabilirliği hakkında açıklamalarda bulundu

 Türkiye Ziraat Odaları Birliği İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Gölcük Ziraat Odası Başkanı Bekir Çanakçı, Ziraat Odası’nda yapmış olduğu görevleri ve ülkemizde tarımın kalkınabilirliği hakkında açıklamalarda bulundu. Başkan Çanakçı, “Ben Anadolu kesiminde doğup, büyüyen ve dolayısıyla kırsal kesimin içerisinde olan bir kişiydim. Dolayısıyla bu durumla beraber Ziraat Odalarında görev yapmaya başladım. Bizim için önemli olan tarımı, üreticiliği ve çiftçilerimizi ne kadar kalkındırabiliriz, bunun hesabını yapmaktır. Elimizden gelen çabayı da en iyi bir şekilde yerine getirmeye ve üreticilerimize, çiftçilerimize yardımcı olmaya çalışıyorum” dedi.

 Bize kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

1953 yılında Kırşehir’de dünyaya geldim. 1971 yılında sanat endüstrisini bitirdim ve aynı yıl Aralık ayında Gölcük Tersane Komutanlığı’nda işbaşı yaparak çalışmaya başladım. 1975–1977 yılları arasında vatani görevim olan askerliğimi yaptıktan sonra tekrardan Tersane’de işçi olarak çalışmaya devam ettim. 2003 yılında da Tersane’den emekli olarak Sivil Toplum Kuruluşları içerisindeki hayatıma atıldım.

 Gölcük Ziraat Odası hangi yıl kuruldu ve siz ne zaman görev almaya başladınız?

Gölcük’te Ziraat Odası ilk defa 15 Ocak 2003 tarihinde kuruldu ve kurucu başkan olarak göreve başladım. Bizlerde Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu tarafından  görevlendirildik. 2003 yılında Tersane’den emekli olduktan sonra tarımın içerisinde bulunmuş ve bu bağlamda bana da oldukça yardımcı olabilecek 15 arkadaşımla birlikte Gölcük Ziraat Odası’nı kurduk. Odamızın kurucu başkanıyım. Bu zamana kadar geçen 12 yıllık süre içerisinde sadece 2007 ve 2008 yılları arasında başkanlık görevini üstlenmedim sonrasında ise yeniden Oda Başkanı seçildim. Ve o günden sonra da çalışmalarıma aynı şekilde devam etmekteyim.

 Odanızın kuruluş amacından bahseder misiniz?

Şu anda Ziraat Odaları Birliği’nin her ilçede olması zorunludur. İlk başlarda ilgi alanımızın dışında yer alıyordu ve ben buna rağmen bu sorumluluğu üstlendim. Kısa zamanda bütün gerekli işlemleri tamamlayarak resmi bir kurum haline geldik ve günümüzde Gölcük Ziraat Odası olarak bine yakın üyemiz var. Ziraat Odaları Birliği tarafından bu görevin bana verilmesinde, daha önceden kooperatifçilik ve sendikacılık yapmış olmam bir avantaj oldu. Yani idarecilikte tecrübeli olduğumuz için bizleri gösterdiler. Aynı zamanda Gölcük’te her ne kadar da bu işle uğraşmasak da neticede çiftçi kökenli bir aileden geliyorum. Dolayısıyla ilçemizde böyle bir kuruma çiftçilerimizin ihtiyacı da vardı. Bende arkadaşlarımla beraber böyle bir oluşumun içerisine girdim.

 Odayı kurduğunuzda İlçemizde tarım alanında ne gibi sorunlar vardı?

Sivil toplum kuruluşlarının amacı herkesin bildiği gibi beraberliği, birlikteliği ve işbirliğini artırarak daha fazla başarıya imza atmaktır. Bu bağlamda Ziraat Odamız kurulana kadar en küçük bir örnekle ifade edecek olursak, çiftçilerimizi temsil edebilme noktası yoktu. Yani bizler ilk olarak böylesine eksikliği ortadan kaldırdık. Çiftçilerimiz sorun ve sıkıntılarını gerekli şekilde dile getiremiyorlardı ve bu sorun yine odamız tarafından giderildi. Bakanlıklara yapılması gereken müracaatlar konusunda köprü vazifesi gördük. Çiftçilerimiz 2004 yılından bugüne kadar devletimizin vermiş olduğu desteklerden yararlanmaya başladı ve ilçemizde her geçen yıl destekten yararlananların sayısı artıyor.

 Tarım sektöründe daha fazla verim elde edilebilmesi için ne gibi çalışmalar gerekiyor?

Öncelikletarımarazilerinin parçalanmalarını önlememiz gerekiyor. Çünkü bu arazilerimiz miras ve ya farklı yollarla parçalanıyor. O sebeple tarım sektöründe yeteri kadar gelişim sağlanamamıştır. Daha sonra çiftçilerimizin ürün yetiştiriciliği konusunda gerekli bütün eğitimleri alması gerekiyor. Böyle olduğu sürece yetiştiricilerimiz daha bilinçli olacaklar ve ürünlerdeki verimlilik artacak. Ayrıca yeni çıkan modern tarım araçlarının ve çeşitli imkânların çiftçilere sunulması, teknolojiden yararlanabilme konusunda çiftçilere olanak sağlanması gerekiyor. Günümüzde tarım için yapılan mazot, gübre ve ekipman desteğinin yüzde yüz artırılması gerekiyor. Ayrıca turistik yatlara verilen indirimli yakıtların, tarım arazilerinde kullanılan traktörlere de verilmesi gerekiyor.

 Gölcük halkının Sivil Toplum Kuruluşları’na olan bakış açısını nasıl buluyorsunuz?

Öncelikle tabi daha eski yıllarda halkımız sivil toplum kuruluşlarına yeterince ilgi ve rağbet göstermiyordu. Fakat bu durum her yıl ortadan kalmaya başladı ve insanlarımız Sivil Toplum Kuruluşları’nın değerini daha fazla anlamaya başladı. Bu bağlamda yine bu yükseliş devam ediyor ve insanlar birlikteliğe, beraberliğe daha fazla ihtiyaç duyuyorlar. Ayrıca halkın arasında yaşayan her hangi bir kişinin istek ve taleple sesini duyurması oldukça zor oluyor, fakat bir araya gelerek sivil toplum kuruluşu haline gelmiş olan kişilerin sesini duyurmaları daha kolay bir hale geliyor. İnsanlar da gün geçtikçe bu durumun bilincine varıyorlar ve STK’lara olan rağbet artıyor.  

BENZER HABERLER
X