“Büyük Türkiye'yi kurmayı amaçlıyoruz”
Saadet Partisi İlçe Başkanı Sami Aytaç; “Biz Milli Görüşçüyüz. Bizim hayata geçirdiğimizi birçokları hayal bile edemez. Türk milletinin tüm insanlığı kucaklayan bir medeniyeti var, batıya boyun eğen bir Türkiye değil...
...ecdadının yolunda ilerleyen büyük Türkiye'yi kurmayı amaçlıyoruz”. Saadet Partisi İlçe Başkanı Sami Aytaç haftalık toplantısını parti binasında gerçekleştirdi. Toplantıya ilçe yönetimi eksiksiz olarak katılım sağladı. Toplantıda konuşma yapan İlçe Başkanı Sami Aytaç; “Devlet, ülkemde açlık sınırı bin 400 lira diyor. Asgari ücret 949 lira olarak belirliyor. Peki, insanlar aradaki bu farkı nasıl kapatacak? Bizim sistemimizde hiçbir vatandaşımız açlık sınırının altında kalmayacak. Vatandaşımız açlıkla mücadele ettirilmeyecektir. Milli Görüş iktidarında en düşük asgari ücret mutlak suretle açlık sınırının üzerinde olacak. Biz Milli Görüşçüyüz. Bizim hayata geçirdiğimizi birçokları hayal bile edemez. Türk milletinin tüm insanlığı kucaklayan bir medeniyeti var, batıya boyun eğen bir Türkiye değil, ecdadının yolunda ilerleyen büyük Türkiye'yi kurmayı amaçlıyoruz. Müslümanlar üzerinde yürütülen kampanaya bambaşka bir boyuta doğru seyrediyor. On yıllardır Müslümanlar üzerine abanan emperyalizm büyük bir soykırım uyguluyor. Öldürülen masum ve mazlum Müslümanların sayısı on milyonları aşmış durumda.
“FRANSA’DA YAPILAN KATLİAM KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL”
Garip bir çelişki var. Filistinli Müslümanların önde gelenleri MOSSAD ajan ve tetikçileri tarafından sıkı bir takip ile öldürülüyor. Yakın zamana Türkiye’de Çeçenlerin önde gelenleri veya kimi şahsiyetleri ortadan kaldırılıyor. Şu yeryüzünde kimsenin kılı kıpırdamıyor. Fransa’da yapılan katliam kabul edilebilir değil. Değil ama bu zemini hazırlayanlar ise asla tartışma konusu edilmiyorlar. Paris’in göbeğinde bırakın bir katliamı, anti Semihtik bir eylemde bulunmak, kalem oynatmak yürek ister. Yıllar önce bir Alman tarihçi Yahudi soykırımının yapılmadığını iddia ediyor. Soykırım var veya yok, önemli olan Batı’daki düşünce özgürlüğünü, bu bilim insanının başına ne geldiği bilinmiyor. Yurdumuzda Ankara İlahiyat’ta Doç. Yaşar Kutlay TeodorHerzl’in hatıralarını Türkçeye çevirdi diye götürüp Mersin açıklarında denize attılar öldürdüler. Bu faili meçhul olayın failleri bilindiği halde hiçbir şey yapılamadı. Petrol Fırtınası yazarının da akıbeti bilinmiyor.
“YAŞADIKLARI TOPRAKLAR HER GÜN BOMBALANIYOR”
Yeryüzünde dokunulmazlar var. Fransa özgürlük kapılarını İslam söz konusu olunca kapatıyor. Her türlü hakareti yapıyor, İslâm Peygamberini aşağılıyor bunu abartarak da sürdürüyor. Peki, Fransa’da bırakın Hz. Musa’yı hedef alan bir davranışı, sıradan bir Yahudi aleyhtarlığına asla izin verilmiyor. Adamın canına okunuyor. Kaldı ki özgür batı basınında hiçbir zaman Hz. İsa, Hz. Musa alay konusu edilmiyor, edilemiyor. Bazı konularda fazla özgür, bazılarında hiç değil. Müslümanlar tam bir kıskaç içindedir. Dört bir yandan, kılını bile kıpırdatamıyor. Yaşadıkları topraklar hemen her gün bombalanıyor ve onlarca insan ölüyor. Bir günün toplamında bu sayı neredeyse 50’nin üzerindedir. Peki, batı neden bunlarla ilgili hiçbir eylemde bulunmuyor? Bazı insanlar birinci sınıf, bazılarının hiç sınıfı yok. Müslümanlar ikinci grupta yer alıyorlar. Onlar öldürülebilirler, birbiriyle savaştırılabilirler, topraklarından olabilirler, sürüngenler gibi yaşayabilirler. Ama onların hiçbir zaman insani hakları yoktur. İşin tuhafı başbakanımızın Fransa’daki liderler yürüyüşüne İsrail Başbakanı Netanyahu ile aynı kortejde yer alıyor olmasıdır.
“MÜSLÜMAN OLARAK İNSANI KORUMA YÜKÜMLÜLÜĞÜMÜZ VAR”
Peki, bu Netanyahu Filistinli Müslümanları kırarken, bir soykırım uygularken, acımasızca Müslümanlara ait yerler işgal edilirken, Mescid-i Aksa’ya girmelerine bile izin vermezken nasıl oluyor da görünürde kavgalı olunan biriyle anti terör yürüyüşüne birlikte katılabiliyor. Bu bir çelişki değil midir? Bülent Ecevit, İsrail soykırım işliyor, diye adama yapmadıkları kalmadı. Terörist Müslümanlara karşı eli kanlılarla işbirliği yapıldığı, yapılabildiği halde, Müslümanları katledenlere karşı aynı kortejde yer alınabiliyor mu? İnsanın öldürülmesi kadar vahim bir durum olamaz. Kim olursa olsun bu böyledir. Müslüman olarak insanı koruma yükümlülüğümüz var. Müslümanlar elleri kolları bağlanacak, özgürlük alanları sınırlanacak, kapana sokulacak ve orada yaşamaya zorlayacaklar. Mısır’da bir kalemde binlerce insan öldürüldü. O katil bugün devlet başkanı hem de Batılıların desteğiyle katliamları yapıyor.Doğrusu biz Fransa’da yaşanan katliamı lanetliyoruz. Ama Filistinlilere, Pakistanlılara, Afganlılara, Iraklılara, uygulanan katliama da karşıyız. Ey dünya yıllardır Müslümanlara karşı süren bu katliamlarda bir yürüyüşe var mısınız” dedi.