‘Büyük Taarruz, altın bir sayfadır’
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölcük İlçe Yönetimi, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Anıtpark’ta, Atatürk Anıtı önüne çelenk sunumu gerçekleştirdi.
Ardından bir konuşma yapan CHP İlçe Başkanı İsmet İşeri, “Büyük Taarruz, altın bir sayfadır” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölcük İlçe Yönetimi, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla dün Anıtpark’ta çelenk sunumu gerçekleştirdi. Programa CHP İlçe Başkanı İsmet İşeri ve yönetimi, CHP İlçe Kadın Kolları yöneticileri, CHP İlçe Gençlik Kolları Başkanı Güney Yılmaz ve yönetimi, belediye meclis üyeleri ve partililer katılım gösterdi. Programda sözü alan CHP İlçe Başkanı İsmet İşeri, “26 Ağustos 1922 sabahı, her zamankinden daha sessiz bir sabah. Yunan karargahı derin uykuda. Buna karşın Türk taarruz birlikleri gece savaş düzenini almış bekliyor. Topçular tetikte. Saat 04.00’da Başkomutan Atatürk, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa, atlarına biniyorlar. Karanlıkta birkaç fenerle aydınlatılan patika yoldan Afyon Kocatepe’ye yöneliyorlar. Şafak sökerken Kocatepe’deki gözetleme yerine varıyorlar. Fevzi Paşa Kur’an-ı Kerim okuyor. Atatürk, eli şakağında savaş planlarını son kez gözden geçiriyor. Sabah 04.30’da topçu ateşiyle başlayan Büyük Taarruz. Büyük Taarruz, öyle muazzam bir vakadır ki dünyada hiçbir millete, tarihinin hiçbir devresinde bu kadar şanlı, bu kadar muazzam, bu kadar ferahlık veren bir zafer nasip olmamıştır” dedi.
‘BAŞKA ZAFERLERLE GÖLGELİYORLAR’
Sözlerine devam eden Başkan İşeri, “’Yeni Türkiye’ye yeni tarih yazılıyor. Atatürk merkezli tarihi olaylar ve zaferler, başka tarihi olaylar ve zaferlerle gölgelenmek isteniyor. Örneğin 23 Nisan’ı gölgelemek için aynı dönemlere denk gelen kut zaferi, 19 Mayıs’ı gölgelemek için de 29 Mayıs İstanbul’un Fethi öne çıkarılıyor. Aynı şekilde Ağustos ayındaki Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi de Malazgirt Zaferi ile gölgelenmek isteniyor. 1071’de Malazgirt Zaferi’yle yapılan bu toprakların, 1918 – 1922 yıları arasında emperyalist işgale uğrayıp elimizden çıktığı, 1921’deki Sakarya Zaferi’yle ve 1922’deki Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile bu toprakların ‘yeniden vatan yapıldığı’ toplumdan gizlenmek isteniyor. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi malumunuz ‘Keşke Yunan galip gelseydi, dinimizi daha rahat yaşardık’ deme cüret ve cesaretini gösteren sözde tarihçileri muhatap kabul eden ve onu ziyaret eden devlet büyüklerimizin tutum ve davranışlarını da yüce Türk milletinin takdirine havale ediyorum” dedi.
‘BAĞIMSIZLIĞIN VE ÖZGÜRLÜĞÜN TEMİNATI ADALETTİR’
Başkan İşeri, yapmış olduğu konuşmanın sonunda “Ebedi Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde 30 Ağustos günü zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz, bizi özgürlüğe kavuşturan altın bir sayfadır. 30 Ağustos günü aziz milletimiz ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyerek çıktığı yolda hedefine ulaşmış, bu topraklarda yaşayan insanların asla tutsak yaşamayacağını bütün dünyaya göstermiştir. Bu zafer ile halkımızın yaktığı adalet ışığı, daha mazlum milletlerin de tutsaklık zincirlerini kırarak özgürlüğe kavuşmasına ilham vermiştir. Özgürlük ve bağımsızlığa olan aşkımız, bugün de 30 Ağustos 1922 günü kadar canlıdır. Bu ülkenin bütün yurttaşları eşit haklara sahip olarak yaşayacak, adalet hakim olacak ve iktidar da halka saygı duyarak, halka hesap vererek görevini yerine getirecektir. Bağımsızlığın ve özgürlüğün teminatı adalettir. ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyen ruh, adalet mücadelesinin daimi ateşidir. Bu duygu ve düşüncelerle Kurtuluş Savaşı’nın önderi, Cumhuriyetin banisi Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehitlerimize rahmet diliyor, demokrasi ve özgürlük kahramanlarına şükranlarımı sunuyor, halkımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı coşkuyla kutluyorum” dedi. Erdem ŞENGÜL