‘Bu program ve tasarıya olumlu bakmıyoruz’
Geçtiğimiz gün gerçekleştirilen Gölcük Belediye Meclis Toplantısı 2. oturumunda CHP grubu, bazı maddeler hakkında toplantı heyetine soru önergesi verdi.
CHP grubu adına açıklama yapan Av. Hüseyin Yılmaz, çalışmaları inceleyeceklerini ifade etti
Gölcük Belediye Meclis Toplantısı’nın ikinci oturumu, geçtiğimiz gün Gölcük Belediye Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda CHP grubu adına Hüseyin Yılmaz, bazı soru önergeleri verdi. Yılmaz, çalışmaların inceleneceğini ifade etti ve “2016 yılı performans programı ve 2016 mali yılı bütçesini rakamlar ve teorik yazılış bakımından değil, gerçeklik ve inandırıcılık açısından inceleyeceğimizi belirtiriz. Çünkü performans programı ve bütçe tasarısı bir kentin bir yıllık dönemine ilişkin vaatleri içerir bu vaatlerin gerek mecliste gerekse kamuoyunda kabul görebilmesinin birinci şartı ise o vaatlerin inandırıcı olmasıdır. Yoksa vaat edilenler, şüphesiz çoğu görünüşte olumlu icraatları içerecektir. Bu nedenle biz de 2016 yılı performans programını ve bütçe tasarısını bu açılardan, yanı gerçeklik ve inandırıcılık ölçüsünde bir değerlendirmeye tabi tuttuk” dedi.
‘GEÇTİĞİMİZ DÖNEMİN VAATLERİ TEKRARLANIYOR’
Yılmaz, açıklamalarının devamında “Belediyede çalışan personel durumuna baktığımızda bu yıl da geçen yıl olduğu gibi kadın personel sayısı erkek personel sayısının beşte biri kadar olduğunu görüyoruz. Performans programının 61. sayfasında belediye faaliyetlerinden bahsederken ‘...çağdaş ve demokratik’ bir yapının hedeflendiğinden bahsedilmektedir. Keşke bu yapı belediyede çalışan personelin cinsiyetinden başlansaydı. Performans programının 22. sayfasında ‘Şehir içi trafiğini rahatlatmak amacıyla köprüler, köprülü kavşaklar, alt ve üst geçitler ile kapalı ve açık otoparklar yapım’ hizmetlerinin hedeflendiği belirtilmektedir. Oysa 2010-2014 stratejik plana baktığımızda bu hizmetlerin 2014 yılında tamamlanacağı vaat edilmekteydi. Şimdi meclis üyeleri olarak bizler hangisine veya neye inanacağız ki Gölcük halkı da ona inansın? Gölcük halkı bu hizmetlerin bitirilmesi için verilen tarihin üzerinden 1 yıldan fazla zaman geçtiği halde, hala otopark sorunu yüzünden bütün sokak ve caddeler otopark haline dönüşmüş durumda. Hala vatandaş kent içi trafik ile boğuşmakta, evine veya işine gidebilmek için trafikte ömür tüketmektedir. Programın 24. sayfasında ‘Kent sağlığı, çevre koruma ve kent güvenliğini sağlamaya yönelik tedbirler ve uygulamalar, sürekli hale getirilecektir’ hedefine ise bu kentin gerçeği ve Sağlık Bakanlığı raporları acı bir tebessümle bakmaktadır. Sağlık Bakanlığı ve TÜBİTAK raporlarına göre hava ve çevre kirliliğinde Kocaeli 1. sıradadır. Peki, bu gerçeğin bu kentte yaşayan insanların yararına olarak değişmesi için belediyelerimiz ne yapıyor?” dedi.
‘BÜTÇE, FAYDALI İŞLERE AKTARILMIYOR’
Yılmaz, açıklamasının devamında oturumda konuşulan maddeler hakkında partisinin görüşlerini aktarmaya devam etti ve “Çarpık ve kontrolsüz sanayileşmenin zararlarına karşı belediyelerimiz hiçbir şey yapmamakta, aksine bizim sanayimiz yetmediği gibi İstanbul’un çıkarı için yapılan faaliyetlerin çoğu da artık kentimizde yapılmaktadır. Fakat o faaliyetlerin ürününü İstanbul yemekte ama o faaliyetlerin ceremesini Kocaeli çekmekte. Ve adeta İstanbul’un arka çöplüğü haline dönüşmektedir. Taş ocakları ilçemizde neredeyse merkezlerde üretim yapmaktayken Gölcük Belediyesi olarak somut hiçbir şey yapılmamıştır. Derince Limanı, Gölcük tarafına doğru genişletilmesi nedeniyle gelecekte oluşacak deniz kirliliğine karşı belediye olarak durulmuş mudur? Hayır... Performans programına teorik olarak birçok vaatlerin yazılması gerçekleri örtmeye yetmez. Kültürel ve sanatsal hedeflere gelince: İlçemizde bir sinema dahi bulunmamakta, akşam 19.00'dan sonra Gölcük adeta kabuğuna çekilmektedir. Programın 25. sayfasında ‘Ticari hareketliliği arttırıcı projeler yapılacaktır’ hedefi var. 2010-2014 stratejik plana baktığımızda kademe kademe bu hedefe gidilmesi amaçlanmaktaydı oysa. Belediye yönetiminin işbaşına geldiği tarihten itibaren geçen 12 yıla ve bu vaadin en son olarak verildiği tarihten itibaren geçen 5 yıla baktığımızda bırakın Gölcük’te ticari hareketliliğin artmasını, tam tersine esnaf gün geçtikçe kan ağlamaktadır. İşyerini ayakta tutarak ekmeğini kazanmak için sürekli borç, kredi alarak ticari yaşamını sürdürmektedir. 34.sayfada ‘Vatandaş memnuniyeti anketi’ yapılacağı ve bunun için de 25 bin 500 TL bütçe ayrıldığı yazmaktadır. Yine 35. sayfada ‘Broşür, kitap, cd vb. yayınların bastırılması ve ilan verilmesi’ faaliyetleri için 330 bin TL bütçe ayrılmıştır. Borç içinde olan bir belediyenin borcunu ödemek için ve kamuya faydalı hizmetler için bütçe ayırması gerekirken broşür, cd veya bir anket için böyle bütçeler ayırması, kamu hizmeti ile bağdaşmadığı gibi yapılan anketlerden iktidar korkusu yüzünden doğru yanıtlar alınamayacağı için bütçedeki bu parada boşa harcanmaktadır. 61. sayfadaki ‘Gölcük Belediyesi’nin sektörler arası işbirliğine, paydaşlarına ve vatandaşların görüşlerine önem veren, çağdaş, demokratik, paylaşımcı, herkesi kucaklayan bir belediye yapısı oluşturmak’ hedefinden bu hedefin bugüne kadar oluşturulamadığı ama bundan sonra hedeflendiği anlaşılmaktadır. Bundan sonrası için hedeflenen, bu faaliyet için söylenecek tek söz inşallahtır” dedi.
‘ALTYAPI GÖRMEZDEN GELİNİYOR’
Av. Hüseyin Yılmaz, konuşmasının sonunda ise “Yağan her şiddetli yağmur sırasında Gölcük’te hayat durmaktadır. Vatandaşlar derelere dönen yollardan geçmek için paçalarına kadar ıslanmakta, rögarlardan taşan pis sular evleri, işyerlerini basmakta ve insan sağlığı için tehlike oluşturmaktadır. Yıllardır, her yağan şiddetli yağmur sonrası Belediye Başkanı’mız tarafından ‘Son yılların en şiddetli yağmuru, yani afet bu’ denilmektedir. Bazen de suçu kadere atmaktayız. Yani her yağan şiddetli yağmur sonrası suçlu ya doğa ya da kader. Altyapımız olmadığı için ya da 12 senedir belediye tarafından alt yapıya önem verilmediği için cadde ve sokakları su basıyor gerçeğinin ustu sürekli örtülmektedir. Şimdi belediyemizin aldığı son çağdaş tedbir ise meteorolojinin şiddetli yağmur tahmininden sonra anons yaptırarak ‘Evlerinizden çıkmayın’ tedbiridir. Bir belediyenin asli görevlerinin başında alt yapı, sosyal hizmetler gibi kalıcı kamu yatırımları gelir. Fakat bizim belediyemiz, bütçesinin çoğunu tanıtıma, reklama, ankete veya sivil toplum örgütleri ile ilişkili hizmetlere ayırmaktadır. Yanı ışın siyasi yanına... Ya da merkezi hükümetin genel politikası olan inşaat sektörüne ağırlık veren faaliyetler ile bütünleşmektedir. O faaliyetlerin çoğu da yan şirketler aracılığı ile yapıldığı için onları kamu adına denetleme ve kontrol etme imkânı da meclis üyeleri olarak bulunmamaktadır. Ama performans programının 61. sayfasında ne yazıyor ‘....çağdaş, demokratik paylaşımcı...’ bir belediye yönetimi, yani işin reklamı. 2016 bütçe tasarısındaki ‘Gider bütçesi ekonomik 1. düzey dağılımına baktığımızda ‘Sermaye giderlerine’ ayrılan pay bütçenin %17'si gibi bir oranı teşkil etmektedir. Yani Gölcük için kalıcı yatırımlara ayrılan pay bütçenin ancak %17'sidir. Peki, bunca vaat edilen hizmet nasıl ve hangi bütçeyle yapılacak, belli değildir. Sonuç olarak 2016 yılı performans programı ve bütçe tasarısı inandırıcılığı ve gerçekliği olmayan vaatlerden ibarettir. Gölcük’e bir yıl daha zaman kaybettireceği için bu programa ve tasarıya olumlu bakmak, Gölcük halkına karşı sorumluluğumuz gereği mümkün olmadığını saygılarımızla belirtiriz” dedi.