“Bu işin peşini bırakmayacağız”
03 Mayıs 2015 11:44

“Bu işin peşini bırakmayacağız”

Balyoz ve Ergenekon gibi davalarda tutuklanan askerlerin eş, arkadaş ve akrabaları tarafından, alınan karar ile her ayın ilk Cumartesi günleri düzenlenen Sessiz Çığlık eylemi, geçtiğimiz Cumartesi günü Değirmendere Çınarlık Meydanı’

Balyoz ve Ergenekon gibi davalarda tutuklanan askerlerin eş, arkadaş ve akrabaları tarafından Değirmendere Çınarlık Meydanı’nda yapılan Sessiz Çığlık eyleminde adalet çağrısı devam ediyor. Geçtiğimiz gün yapılan eyleme Vatan Partisi İlçe Başkanı Gürsel Albayrak, Atatürkçü Düşünce Derneği Gölcük Şubesi Başkanı İsmet Bucak, komutanlar, eşleri ve arkadaşları katıldı.

“Amaç, Cumhuriyeti ortadan kaldırmaktır”

Eylemde bu haftaki konuşmayı Emekli Tuğamiral Ali Sadi Ünsal yaptı. Ünsal, yaptığı konuşmasında “Kumpas davalarla zindanlara gönderilmemizin ardından yıllar geçti. Sessiz Çığlık, bu süreçte sesi kesilmek istenen insanların sesi oldu. Önceleri sadece hapisteki askerler için atılan çığlık, Türkiye üzerinde oynanan oyunları ve ülkemize yönelik tehdidi halka ve sorumlulara açıklamak için de atılmaya başlandı. Geçen yıllar içerisinde kumpas davaların yarattığı kirliliğin sisi dağıldıkça gerçekleri bilinçli bir algı ile fark etmeye ve uluslararası bir planlama ile sahneye konan senaryoları daha iyi görmeye başladık. Ancak, parlak sözlerle yutturulmaya çalışılan kirli senaryoları ve olası tehlikelerin neler olabileceğini, bu tehlikelere karşı neler yapılması gerektiğini bıkmadan usanmadan haykırmaya devam etmemiz gerekiyor. Kirli senaryoların amacı, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmaktır. Bu senaryonun hayata geçirilmesinin olmazsa olmazı ise ‘kumpas davalardır’. Kumpas davaların hedefi de ‘gizli’ bir yapılanmaya olanak sağlayarak Türk Silahlı Kuvvetleri’ni etkisizleştirmek ve böylece TSK’yı milli çıkarlarımız için kullanılamayacak duruma getirmektir. Bu amaçla; Balyoz, Ergenekon, Amirallere Suikast, Arınç’a Suikast, Atabeyler,  Askeri Casusluk, Poyrazköy gibi kumpas davalarla Türk Silahlı Kuvvetleri’ne saldırdılar. Hukuk kullanılarak yapılan bu saldırılarda yaşamlarını yitiren arkadaşımız oldu. O arkadaşlarımızdan biri de geçen yıl, bugün toprağa verdiğimiz Dz. Kur. Alb. Murat Özenalp’dir” dedi.

“Hukuk ve adalet bugün mü sözlüğünüze girdi?”

Ünsal, açıklamasının devamında “Tarih 20 Eylül 2012. Özel Yetkili 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 117. celsede son sözler alınmaktadır. O gün Albay Murat Özenalp sakin, tertemiz ve hüzünlü bir ses tonu ile mahkeme heyetine şöyle seslenir: ‘Varsayımlara dayalı, gerçekdışı, akıl tutulması örneği iftiraları kabul etmiyorum. Sizin de çok iyi bildiğiniz gibi suçsuzum, beraatımı talep ediyorum.’ Bu bir anlamda, sadakatle hizmet ettiği devletine ve bu ülkenin adalet sistemine son çağrısıydı. Bu çağrı sonrası Mamak Cezaevi’nde bir ziyaret günü, ailesinin gözleri önünde sonsuz bir yolculuğa çıktı. Bu çağrıyı duyması gerekenlerin bir kısmı kulaklarını tıkadı, bir kısmı duydu, umurunda olmadı ama bir kısmı var ki onlar televizyon ekranlarında, gazete manşetlerinde ve köşelerinde ağızlarının salyası aka aka, zevk ala ala, bayıla bayıla konuştu ve yazdı. O günler ‘adalete tecavüzün’ zirve yaptığı günlerdi. Sadece o günlerin değil her dönemin soytarıları; sizlere sesleniyoruz: Hukuk ve adalet bugün mü sözlüğünüze girdi?

“Mücadeleye devam edeceğiz”

Emekli Tuğamiral Ali Sadi Ünsal, açıklamalarının sonlarında “Cuma 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü idi. Tüm emekçilerin bu bayramını kutluyoruz. 1 Mayıs 2015’in ülkemize ve bölgemize adalet, barış, huzur, kardeşlik ve özgürlük getirmesini diliyoruz. 1 Mayıs 1977’de yine bir kumpasla Taksim Meydanı’nda yitirdiğimiz canlarımızı da saygıyla anıyoruz. Önümüzdeki hafta Salı günü 5 Mayıs’dır. Bu günün de bizler için bir anlamı var. Bir yıl önce Dz. Kur. Alb. Murat Özenalp’i yitirmemizin ardında cesur yürek bir kadın, bir adalet savaşçısı Avukat Şule Nazlıoğlu Erol, AYM önünde ‘adalet nöbetini’ başlatmıştır. Cesur yürek Şule Abla’mıza ve şahsında avukatlarımıza bir kez daha sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz. Bir diğer cesur yürek, Cumhuriyetin yılmaz savunucusu gazeteci yazar Sayın Oktay Akbal’ın da rahatsızlandığını ve Cumhuriyet Gazetesi’ndeki işine de son verildiğini öğrendik. Sayın Oktay Akbal’a geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, kumpas davalarla yıllarını cezaevlerinde geçirenler için ‘başka kapıya’ yazılarını yazanların Sayın Oktay Akbal için aldığı kararı da kınıyoruz. Bizler, kumpas davaların planlayıcıları, emir verenleri ve ‘kullanılıp bir köşeye atılan piyonları’ adalet önüne çıkarılana kadar, mücadelemize devam edeceğiz. Hiç bir namussuzun ve işbirlikçi alçağın peşini bırakmayacağız” dedi.

BENZER HABERLER
X